|
|
| Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir.. |
Nietzsche:Seçilmiş Düşünceler....Felsefe içerisinde Nietzsche:Seçilmiş Düşünceler.... konusu: öyle kolay değil uyumak,onun uğruna bütün gün uyanık kalmak zorundasın.....

21-11-2007, 22:34
|
 |
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 19-10-2007
Nerden: ne fark ederki
Mesajlar: 400
|
|
|
öyle kolay değil uyumak,onun uğruna bütün gün uyanık kalmak zorundasın..
|

21-11-2007, 23:01
|
 |
sui generis
|
|
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,329
|
|
|
en fena şeyin bile iyi raks edecek bacakları vardır: bundan ötürü öğrenin ey yüksek insanlar doğru bacak üzerinde durmayı!
|

22-11-2007, 01:37
|
 |
yıvgım
|
|
Üyelik Tarihi: 20-11-2007
Yaş: 32
Mesajlar: 157
|
|
|
neden niçe hep açıklarmısınız
daha mı çok düşünmüş
yoksa daha mı doğru düşünmüş?
|

24-11-2007, 03:28
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 24-11-2007
Nerden: Sol Yanım
Mesajlar: 33
|
|
|
Sizler Yükselmek için Yukarıya Bakarsınız Ben ise Asagıya...
|

24-11-2007, 03:42
|
 |
sui generis
|
|
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,329
|
|
|
hummadan hür olmak irfan demek değildir henüz! dondurulmuş ruhlara inanmam ... yalan söyleyemeyen hakikatin ne olduğunu bilmez...
|

24-11-2007, 13:23
|
 |
_b/s/en s/b/enim *
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 1,287
|
|
Hepimiz bazen birileriyle o kadar yakınlaşırız ki dostluğumuzu ya da kardeşliğimizi hiçbir şey engellemiyormuş gibi görünür, bizi ayıran küçücük bir kö prü vardır, hepsi o kadar.Ama tam sen bu kö prüye adım atacakken sana şu soruyu sorsam :"bu kö prüyü geçip bana gelir misin?" İşte o anda artık bunu istemeyiverirsin, sorumu tekrarlasam öylece suskun kalırsın.O andan itibaren aramıza dağlar ve azgın nehirler girer, bizi ayıran ve birbirimize yabancılaştıran duvarlar bitiverir önümüzde ve bir araya gelmek istesek de artık yapamayız.Ama o küçücük kö prüyü düşündüğünde sözcüklere sığmayacak kadar büyüyüverir gözünde; yutkunur ve şaşar kalırsın...
|

26-11-2007, 01:16
|
 |
_b/s/en s/b/enim *
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 1,287
|
|
|
Fakat acı çeken dostun varsa, acısına dinlenme yeri ol, sert bir yatak gibi ama, asker yatağı gibi: onun en çok böyle yararsın işine.
Ve dostun biri sana kötülük ederse, şöyle de: "Bana ettiğini sana bağışlıyorum; ama kendine ettiğini, -onu nasıl bağışlarım!"
Böyle buyurur her büyük sevgi: o bağışlamayı da, acımayı da alteder.
Kişi yüreğini sıkı tutmalı: onu bir koyverdin mi, kafanı da pek çabuk kaçırırsın!
|

26-11-2007, 21:52
|
 |
teoride normalim
|
|
Üyelik Tarihi: 23-11-2007
Yaş: 38
Mesajlar: 426
|
|
|
""" her alışkanlık elimizi daha becerikli, aklımızı ise daha beceriksiz hale sokar."""
|

27-11-2007, 11:02
|
 |
_b/s/en s/b/enim *
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 1,287
|
|
|
Düş gibi gelirdi bana dünya ve bir Tanrının masalı gibi; hoşnutsuz Tanrının gözleri önünde renkli dumanlar. İyi ve kötü, sevinç ve acı, ben ve sen, -yaratıcı gözler önündeki renkli dumanlar gibi gelirdi bana. Yaratıcı kendinden uzağa bakmak istedi, -bunun üzerine dünyayı yarattı.
|

27-11-2007, 11:17
|
 |
_b/s/en s/b/enim *
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 1,287
|
|
|
...Gecedir: Yüksek sesle konuşuyor tüm fışkıran çeşmeler şimdi. Ve benim ruhum da bir çeşmedir fışkıran.
...Gecedir: Yeni yeni uyanıyor sevenlerin türküleri. Ve benim ruhum da bir sevenin türküsüdür.
...Dinmeyen, dinme bilmez birşey var içimde, ses olmak istiyor. İçimde sevgiye susamışlık var, sevginin dilini konuşuyor kendisi.
...Işığım ben: Gece olaydım keşke! Ama budur işte benim yalnızlığım, çepeçevre ışıkla sarılmış olmam.
Ah, karanlık olaydım, gece olaydım! Nasıl emerdim ışığın memelerinden!
Üstelik kutsardım bir de sizleri, ışıl ışıl yıldızcıklar, ateşböcekleri göğün! O ışıktan armağanlarınızla mutlu olurdum.
Ama öz ışığımla yaşıyorum ben, gene ben içiyorum benden taşan alevleri.
Bilmiyorum almadaki mutluluk nedir; çoğu zaman bana öyle geldi ki, çalmak daha da büyük mutluluktur almaktan.
Budur benim yoksulluğum, elim durup dinlemeden bağışlıyor; budur çekemediğim, bekleyen gözler görüyorum hep, özleyişin aydınlanmış gecelerini.
Vay, bağışlayanların mutsuzluğu, vay! Güneşimin kararması! Vay susamaya susamış olmak! Vay açlıktan kıvranmak doymuşluğun içinde!
Gerçi benden alıyorlar: Ama elim ruhlarına dokunuyor mu daha? Bir uçurum vardır vermekle almak arasında, -ve en küçük uçurumdur en zor kapanan.
Bir açlık büyüyor güzelliğimden: Aydınlattıklarıma acı vermek istiyorum, soymak istiyorum birşey bağışladıklarımı- hayınlığa böylesine susamışım ben.
Doluluğum böyle bir öç kuruyor, böyle bir kalleşlik sızıyor yalnızlığımdan.
Bağışlaya bağışlaya öldü bağışlamanın mutluluğu; kendi bolluğundan bezdi erdemim!
Durmadan bağışlayan için tehlike, utanmayı unutmaktır; hep dağıtan kimsenin elleri, yüreği nasır bağlar dağıtmaktan.
Gözüm yaşarmıyor artık yalvaranın utanması önünde; sertleşen elim artık duymuyor o dolu ellerin titreyişini.
Gözümde o yaş damlası nereye gitti, yüreğimde o belirsiz ürperiş? Vay, yapayalnızlığı tüm bağışlayanların! Vay, tüm ışıldayanların suskusu!
Issız uzayda nice güneş dönüyor: Karanlık ne varsa, hepsine konuşuyorlar ışıklarıyla -yalnız bana susuyorlar.
Işıyanlara karşı budur düşmanlığı ışığın: Acımadan gider kendi yoluna.
Işıyanlara karşı katı yürekli, güneşlere karşı soğuk- böyle döner her güneş.
Bir kasırga gibi döner güneşler yörüngeleri üzerinde.
Amansız istemlerine uyup giderler: Budur soğukluğu onların.
Yalnız sizler, ey karanlık, ey gecesel olanlar, siz ısınırsınız onların ışığında! Yalnız siz susuzluğunuzu dindirirsiniz, emersiniz ışığın memelerinden!
Ah, dört bir yanım buz; donmuş şeylere değmekten yanıyor elim! Ah, içimde susuzluk var, sizin susuzluğunuz için yanıp tutuşuyor.
...Gecedir: Neden böyle ışığım ben! Geceye susamışlık! Yalnızlık!
...Gecedir: Bir pınar gibi kaynıyor içimden isteğim, -konuşmak istiyorum.
...Gecedir: Yüksek sesle konuşuyor tüm fışkıran çeşmeler şimdi. Ve benim ruhum da bir çeşmedir fışkıran.
...Gecedir: Şimdi uyanıyor işte sevenlerin türküleri. Ve benim ruhum da bir sevenin türküsüdür.-
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:57 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|