Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Felsefe

Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir..


Nietzsche:Seçilmiş Düşünceler....

Felsefe içerisinde Nietzsche:Seçilmiş Düşünceler.... konusu: yeni değerler bulanların çevresinde döner dünya: sessizce döner......

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #31 (permalink)  
Alt 21-10-2007, 05:30
Janice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sui generis
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,329
yeni değerler bulanların çevresinde döner dünya: sessizce döner...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #32 (permalink)  
Alt 21-10-2007, 11:07
lanetlizeynep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 19-10-2007
Nerden: ne fark ederki
Mesajlar: 400
yoksulluk hiç bir zaman feci değildir.öldürücü olan doygunluktur.

Nietszche
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #33 (permalink)  
Alt 21-10-2007, 19:58
sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
_b/s/en s/b/enim *
Bloody Pingu Champion
 
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 1,287
(...) “Biri hep fazladır çevremde” - böyle düşünür yalnız kişi! “Hep bir kere bir, - iki olur çıkar sonunda!” “Ben” ve “Beni” hep pek ateşli görüşürler: dost olmasa nasıl katlanılırdı? Yalnız için dost, hep üçüncü kişidir: üçüncü, iki kişi arasındaki konuşmanın derinlere dalmasını önleyen bir tapadır. Ah, bütün yalnızlar için birçok derinlikler vardır. Bundandır, dosta ve dostun yüksekliklerine özlem çekmeleri. Başkalarına inancımız, kendimizde neye inanmak istediğimizi açığa vurur. Dost özlemimiz bizi ele verir. ( ... ) Kişi dostunda en iyi düşmanını bulmalı. Dostuna karşı koyduğunda, ona yüreğinle en yakın olmalısın. Dostunun önünde çıplak durmak mı istersin? Kendini olduğun gibi göstermen, dostunun şerefine midir? Ama bu yüzden, şeytan görsün yüzünü, der sana dostun! Kendisini hiç gizlemeyen, kişiyi deli eder: öylesine çekinmeniz gerekir çıplaklıktan! Evet, tanrı olsaydınız, o zaman utanabilirdiniz giysinizden!

Şöyle der deli: “ İnsanlarla düşüp kalkmak kişiliği bozar, hele kişilik yoksa.”

F.Nietszche (Böyle Buyurdu Zerdüşt)


Bin gölge, bin ağaçtan, bir güneşin gölgesidir.. _/ *

_gölge'li/ *
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #34 (permalink)  
Alt 21-10-2007, 20:43
Janice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sui generis
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,329
yaratıcının yolu üzerine
ey kardeşim, yalnızlığa mı çekilmek istersin? kendi yolunu kendin mi aramak
istersin? biraz dur ve dinle beni...
kendine kötünü ya da iyini verebilir misin ve asabilir misin istemini bir yasa
gibi? olabilir misin kendi kendinin yargıcı ve intikamcısı kendi yasanın? bugün
bile birçok şeyde ıstırap çekiyorsun ey sen tek kişi: bugün hala cesaretin ve
umutların tam. fakat bir gün yoracak seni yalnızlık, bir gün bükülecek gururun
ve yerinden oynayacak cesaretin. haykıracaksın bir gün: 'ben yalnızım' diye.
bir gün göremeyeceksin artık yükseldiğini ve çok yakınında olacaksın alçaldığının;
kendi yücen bile korkutacak seni bir hayalet gibi. bağıracaksın bir gün: 'her şey
yanlış!' diye. duygular vardır yalnızları öldürmek isteyen; başaramazlarsa
öldürmeyi, o zaman kendileri ölmek zorunda kalırlar. fakat yeter mi gücün senin katil olmaya?
koru kendini iyilerden ve adillerden! onlar hoşlanırlar kendi erdemini yaratanları
çarmıha gerçekten- nefret ederler yalnızlardan...
koru kendini sevginin nöbetlerinden! çok çabuk uzatır elini yalnız kişi, karşılaştığı
her insana...
fakat karşılaşabileceğin en büyük düşman kendin olacaksın yalnızca; bizzat kendinbekleyeceksin mağaralarda ve ormanlarda, pusuda.
ey yalnız kişi, kendine giden yolu yürürsün! kendinden ve yedi şeytanın önünden
geçer yolun!
ey yalnız kişi, yaratıcının yolunda yürürsün: bir tanrı yaratmak istersin kendine yedi şeytanından.
ey yalnız kişi, seveninin yolunda yürürsün: kendini seversin sen, bu nedenle
küçümsersin kendini, sevenlerin küçümsediği gibi. yaratmak ister seven kişi, çünkü küçümser! sevdiği şeyi küçümsemek zorunda kalmamış bir kişi, ne anlar ki sevgiden? sevginle gidesin yalnızlığına ve yaratmanla, kardeşim; çok sonra topallar adalet, senin ardından. gözyaşlarımla gidesin yalnızlığına kardeşim. ben kendisinden ötesiniyaratmak isteyeni ve öyle yok olanı severim. böyle dedi zerdüşt...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #35 (permalink)  
Alt 21-10-2007, 21:00
possible_outside
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart Yarı deli bilge'den devam...

MÜTHİŞ BİR UYARAN OLARAK Nietzsche almak -iyice doyduktan sonra, tavsiye edilir; aç karnına kesinlikle almayınız.

Nietzsche'nin sürüsüne bereket çok yüksek değerli sözlerinden biri benim için:
"İnsanların çoğu, insanın eksik ve özel bir görünümüdür: Bir insan elde etmek için onları birbirine eklemek gerekir. Bu anlamda bütün dönemlerin, bütün halkların eksik olan bir şeyleri vardır; insanın ancak parça parça gelişmesi, belki de gelişim için gereklidir. Aynı zamanda sözkonusu olanın aslında yalnızca sentetik insanı üretmek olduğunu ve aşağı insanların, büyük çoğunluğun ise, tasarlanan oyunun, vardığı noktayı gösteren binlerce yıllık bir sınıra benzeyen bütün insanı herhangi bir yerde ortaya çıkarmasını sağlayacak ilk belirtiler ve hazırlık çalışmaları olduklarını bilmek gerekmez mi?"
Güç İstenci






Ve giderim ben, zira: "Kendimiz olmayan varlıklardan bir şey öğrenmek istiyorsak bir süre için kaybolmayı da bilmemiz gerekiyor."
Şen Bilgi

Konu possible_outside tarafından (21-10-2007 Saat 21:04 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #36 (permalink)  
Alt 21-10-2007, 21:59
sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
_b/s/en s/b/enim *
Bloody Pingu Champion
 
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 1,287
Büyük aklı olanların bile sadece beş parmak genişliğinde deneyimleri var... Hemen onun yanında düşünüp taşınmaları son bulup..... Sonsuz boş uzamları ve aptallıkları başlar.

İnsan bir düşmanın üzerine yürüdüğü zaman, kötü müzik ve kötü nedenler kulağa ne kadar hoş gelir!

Ahlaka boyun eğme, bir hükümdara boyun eğme gibi kölece ya da mağrur ya da çıkarcı ya da teslimiyetçi ya da budala bir heyecan ya da düşüncesizlik ya da umutsuzluk eylemi biçiminde olabilir. Bu tür bir boyun eğme aslında ahlaksal değildir.

Bizi farklı kılan şey, tarihte, doğada veya doğanın arkasında hiçbir Tanrı'yı tanımamamız değildir. Bizi farklı kılan, Tanrı diye hürmet edileni Tanrı'ya benzer bulmamamızdır

Ben artık sizin gibi duymuyorum: bu altımda gördüğüm bulut, bu gördüğüm karaltı ve ağırlık, - bu sizin fırtına bulutunuzdur işte.
Siz, yükselmek isteyince yukarı bakarsınız. Bense aşağı bakarım; yükselmişimdir çünkü.

Gerçekten insan kirli bir nehirdir, kirli bir nehri kirlenmeden içine alabilmek için bir insanın deniz olması gerekir....

Yaşam bana şu sırrını verdi: " Bak, ben kendimi daima yenmeye mecbur olanım!" Siz ona üreme iradesi, hedefli bir içgüdü daha yükseğe, daha uzağa ve daha yukarıya yönelen bir içgüdü dersiniz. Fakat bunların hepsi birdir ve bir sırdır. Şu noktayı reddedeceğime ölmeyi tercih ederim: Nerede aşağılama ve yaprak dökümü varsa, orada hayat kendini kudret uğruna feda eder.

Ben bir savaş, bir oluş, bir hedef ve çelişkiler hedefi olmaya mecburum. Benim irademi keşfeden, onun hangi eğri yollardan gitmeye mecbur olduğunu da bulur.

Ne yaratsam ve ne kadar sevsem az. Sonunda ona ve sevgime düşman olmaya mecburum. İradem böyle ister.

Ve ey sen anlayan! İrademin bir patikası ve ayak izisin. Gerçekten, benim kudret iradem, senin iradenin ayakları üstünde gerçeğe doğru yol alır.


Bin gölge, bin ağaçtan, bir güneşin gölgesidir.. _/ *

_gölge'li/ *

Konu Ebruli tarafından (21-11-2007 Saat 22:16 ) değiştirilmiştir.. Sebep: flood...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #37 (permalink)  
Alt 24-10-2007, 14:34
lanetlizeynep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 19-10-2007
Nerden: ne fark ederki
Mesajlar: 400
benim insan sevgim; baskasinin duygusunu payla$makta degil, paylastigim duyguya katlanabilmektedir"
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #38 (permalink)  
Alt 24-10-2007, 15:45
Janice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sui generis
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,329
özdeyişler halinde ve kanıyla yazan kimse

okunmayı değil

ezberlenmeyi ister

neden ister ?

onaylanmak ve kabul edilmek duygusu mu ?

varlığını kanıtlama duygusu mu yoksa ?

ya da, yaşamı daha iyiye taşıyacağına inandığı düşüncelerinin,

başkalarını da aydınlatmasını istediği için mi?


kim ki, sahnede alkış sonrası duygularıyla, yuhalanma sonrası

duygularını tamamen birbirine eşdeğer bir olgunluğa taşıyabilir,

ilkinde kendini tamamlamak tatmini, diğerinde kendinden

eksilmiş bir bozgun hissi yaşamazsa, işte o sağlam bir kaledir,

ayakta durmak için, dışarıdan beklentili gereksinimleri yoktur, ona

yalnızca kendini yaratmış olmak duygusu yeter.


İnsana özgü onur ve büyüklüğün terazisi başkalarında değil,

kendi toplamımızda olmak gerekmez mi?.

Konu Ebruli tarafından (21-11-2007 Saat 22:17 ) değiştirilmiştir.. Sebep: flood...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #39 (permalink)  
Alt 27-10-2007, 00:43
lanetlizeynep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 19-10-2007
Nerden: ne fark ederki
Mesajlar: 400
Standart buda nietszche'den

"yetişmiş her insanın içinde oynamak isteyen bir çocuk vardır...."
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #40 (permalink)  
Alt 27-10-2007, 02:24
Janice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sui generis
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,329
Zerdüşt havarilerinden birine şöyle diyordu: "Bedeni daha
iyi tanıyalı beri ruhun bence ehemmiyeti kalmadı. Ve ''ebedi''
denen her şey bir sembolden ibaret."

Havari cevap verdi: "Evvelce de böyle bir şey söylemiştin.
Fakat şairler çok yalan söylerler diye ilave etmiştin. Bunu
neden demiştin."


Zerdüşt, "neden diye soruyorsun" dedi. "Ben o adamlardanım ki onlara neden diye sual sorulmaz. Ben bunları henüz dün mü yaşadım. Fikirlerimin sebeplerini yaşayalı beri hayli zaman geçti. Eğer sebeplerimi de yanımda taşımam gerekseydi benim bir hafıza ambarı olmam lazım değil miydi? Fikirlerimi kendim için saklamam bile bana fazla geliyor.

Ve nice kuşlar uçup gidiyorlar. Bazen güvercinliğime yabancı ve elimle dokunduğum zaman titreyen bir kuşun sığındığını görürüm.Fakat Zerdüşt sana bir zaman ne diyordu? Şairlerin çok yalan söylediğini mi? Fakat Zerdüşt de bir şairdir. Onun bu işte hakikati söylediğine inanıyor musun? Neden inanıyorsun?"Havari cevap verdi: "Ben Zerdüşt''e inanırım."

Zerdüşt başını salladı ve gülümsedi.
"İnanman, hele bana inanman, beni mesut etmez.Fakat, birisi ciddiyetle, şairler çok yalan söylerler diyorsa haklıdır. Biz çok yalan söyleriz.Biz pek az şey biliriz. Ve güç öğreniriz. Onun için yalan söylemeye mecburuz.Biz şairlerden, şarabını tağşiş etmeyen kim var?Kilerimizde nice zehirli karıştırmalar yaptık. Tarif edilmez nice işler yaptık.Çok az şey bildiğimiz için ruhça züğürt olanlar hoşumuza gider.

Hele kadınlar!
Hatta ihtiyar kadınların akşamları anlattıkları masallara bile hasret duyarız. Ve kendimizce buna "ebedi karanlık" deriz.Sanki hususi ve mahrem bir kapı varmış da öğrenmek isteyenlere oradan bilgi dağıtılıyormuş gibi, halka ve onun vecizelerine inanırız.
Çayırda veya münzevi tepelerde yatıp kulaklarını diken herkesin gökle yer arasındaki şeylerin bazılarına agah olabileceğine bütün şairler inanır.Ve şairler kendilerine nermin heyecanlar gelince bizzat tabiatın kendilerine aşık olduğunu ve tabiatın kulaklarına gizlice okşayıcı sözler fısıldadığını duyarlar ve faniler önünde bununla göğüs kabartırlar.

Ah yerle gök arasında o kadar çok şey var ki bunları ancak şairler tahayyül edebilir. Hele tanrı hakkında. Çünkü bütün ilahlar şair sembolleri ve şair uydurmalarıdır.Gerçekten, daima göklere yeni bulutların alemine yükseliriz bu bulutların üstüne alaca körüklerimizi kurarız. Ve sonra onlara tanrılar ve üst insanlar deriz.Onlar ancak bu iskemlelere oturabilecek kadar yufkadırlar. Bütün o şairler ve üst insanlar!

Ah, olağanüstü bir şeymiş gibi görünmek isteyen bütün bu acizlerden ne bıkkınım! Ah bütün şairlerde ne bezginim."Zerdüşt böyle deyince çömezi ona kızdı. Fakat sustu. Zerdüşt de sustu. Ve gözleri sanki çok uzaklara bakıyormuş gibi içine yöneldi. Nihayet içini çekti ve nefes aldı. Ve şöyle dedi:"Ben bugünün ve dünün eseriyim. Fakat içimde bir şey var ki,yarının, yarından sonranın ve daha uzak bir istikbalindir. Ben eski ve yeni şairlerden bezginim. Bence hepsi sathidirler. Ve sığ sulardır. Derinlere dalamamışlardır. Onun için duyguları dibe nüfuz edememiştir.Biraz şehvet biraz can sıkıntısı. Onların en çok düşündüğü bu idi.Onların saz tıngırtıları bir hayaletin hışırtılarıdır. Seslerin içliliğinden ne anlıyorlardı?

Onlar temiz de değillerdi. Derin görünsün diye bütün sularını bulandırmışlardır. Ve böylelikle barıştırıcı görünmek istediler.Fakat bence aracı, karıştırıcıdırlar. Yarım ve pistirler.Ah, ben ağımı onların denizlerine daldırdım ve balık avlamak istedim. Fakat daima eski bir tanrının başını çektim.Böylece deniz ancak bir taş vermiş oldu. Bizzat onlar da denizden gelmiş olabilirler.Tabii içlerinde inci vardır. Fakat kabuklu hayvanlara o nispette benzerler.

Ve kendilerinde ruh yerine ekseriya tuzlu bir sümük buldum.Onlar denizden gurur da öğrenmişlerdir. Deniz tavus kuşlarının en güzeli değil mi? Tavus en çirkin bir manda karşısında bile kuyruğunu açar gümüşten ve ipekten kanatlarından hiç bıkkınlık göstermez.

Manda hayretle bunu seyreder. Ruhunda kuma yakın, sazlıklara daha yakın, batağa en yakın olarak.Mandaya güzellikten, denizden ve tavus süsünden ne? Şairlere bu sembolü söylerim.Gerçekten, onların ruhları tavusların tavusudur ve bir kibir denizidir.Şairin ruhu seyirci ister. İsterse seyirci manda olsun.Fakat ben, bu ruh dan bezdim. Ve görüyorum ki o da kendinden bezecek.Ben şairleri değişmiş ve bakışları kendilerine yönelmiş görüyorum.Ruh tövbekarlığının geldiğini görüyorum. Bunlar onlardan meydana gelmiştir.Zerdüşt böyle dedi.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
dusunceler, nietzsche, nietzsche'den, secilmis dusunceler, secmeler


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:48 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info