|
|
| Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir.. |
Nietzsche:Seçilmiş Düşünceler....Felsefe içerisinde Nietzsche:Seçilmiş Düşünceler.... konusu: Hakikat şu:biz hayatı seviyoruz,ne ki hayata değil sevmeye alıştığımız için.
Bazıları kendi hakikatleri ve zaferleri uğrunda pek yaşlanırlar.Dişsiz bir ağızın artık her hakikati söylemeye hakkı yoktur.
Yürümeyi öğrendim:öğrendim öğreneli koşar ...

23-05-2008, 16:16
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 22-05-2008
Mesajlar: 9
|
|
|
Hakikat şu:biz hayatı seviyoruz,ne ki hayata değil sevmeye alıştığımız için.
Bazıları kendi hakikatleri ve zaferleri uğrunda pek yaşlanırlar.Dişsiz bir ağızın artık her hakikati söylemeye hakkı yoktur.
Yürümeyi öğrendim:öğrendim öğreneli koşar dururum.Uçmayı öğrendim:öğrendim öğreneli ihtiyacım kalmadı,yerimden kımıldamak için itilmeye.
Ne vakit,şu ağacı ellerimle sarsmaya kalksam gücüm yetmez buna.Lakin bizim görmediğimiz rüzgar onu hırpalar ve istediği tarafa eğer.İşin kötüsü biz en çok görünmeyen ellerce eğilip bükülür ve eziyet görürüz.
Köle misin? O halde dost olmazsın.Zorba mısın ? O halde dostun olmaz.
Ne zaman kendi lehinize konuşmak isteseniz bir şahit davet edersiniz;ve onu hakkınızda iyi düşünmeye ikna ettiğinizde iyi düşünmeye başlarsınız siz de kendiniz hakkında.
İnsanlar ışığın etrafında toplanırlar.Daha iyi görebilmek için değil daha çok parıldamak için.
|

23-05-2008, 19:02
|
 |
mecbur...
|
|
Üyelik Tarihi: 30-04-2008
Yaş: 31
Mesajlar: 40
|
|
|
"benim arzum, başkalarının bir kitapta anlattıkları şeyi on cümlede anlatmaktır."
nietzsche
|

25-05-2008, 13:02
|
 |
_b/s/en s/b/enim *
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 1,287
|
|
|
Bazı yerlerde daha uluslar ve sürüler vardır, ama bizde yoktur kardeşlerim: burda devletler vardır...
Devlet mi?... O da ne?... Peki!... Şimdi bana kulak verin, size ulusların ölümünden söz açacağım...
Bütün soğuk canavarların en soğuna devlet denir... Soğuk soğuk yalan söyler o; ve ağzından şu yalan sürüne sürüne çıkar: "Ben, devlet, _ulusum ben..."
Yalan!... Yaratıcılardı ulusları yaratanlar ve onların üstüne bir inanç ve bir sevgi asanlar: böylece hayata hizmet ettiler...
Yıkıcılardır, nicelere tuzak kuranlar ve buna devlet diyenler: onların üstüne bir kılıç ve yüz arzu asarlar...
....
"Yeryüzünde benden büyüğü yoktur: düzenleyen parmağıyım ben Tanrı'nın... " böyle böğürür o canavar... Ve yalnız uzun kulaklılar ve kısa görüşlüler değildir diz çökenler!...
Evet, sizi de bulur çıkarırır o, ey eski Tanrı'yı yenenler!... Siz savaştan yorgun düştünüz, şimdiyse yorgunluğunuz yeni puta yarıyor!...
Siz ona taparsınız, herşeyi verir size, bu yeni put: Böylece erdemlerinizin parıltısı ve gururlu gözlerinizin bakışını satın alır...
Devlet derim ona, herkesin ağı içtiği yere, iyilerin ve kötülerin: Devlet herkesin ağır ağır kendi canına kıymasına "hayat" denen yer...
Bin gölge, bin ağaçtan, bir güneşin gölgesidir.. _/ *
_gölge'li/ *
|

25-05-2008, 13:13
|
 |
M€M€ÑTØ MØRÍ
|
|
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 29
Mesajlar: 2,355
|
|
Devletçiliği bırakmana sevindim sangre 
Bu pasajdan bir alıntıyı logoya da eklemiştim oradan dikkatini çekti sanırım.
Metnin bütün hali için bkz. http://www.anarsist.org/felsefe/9585...tanri-uzerine/
Çeviriler farklılık gösterebiliyor ama hepsini okunmalı 
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

25-05-2008, 13:42
|
 |
_b/s/en s/b/enim *
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 1,287
|
|
Aslında tam olarak devletçi değildim .. bütün ideolojileri fikir edinebilmek için yaşadım, yaşım da pek yok fikirlerim yavaş yavaş yerine yerleşiyor
Zerdüştün de, Ayrıntı yayınlarının Mustafa Bahar çevirisi hoş -ilk o çeviriyi okudum, belkide ondan daha lezzetli geliyo 
Bin gölge, bin ağaçtan, bir güneşin gölgesidir.. _/ *
_gölge'li/ *
|

25-05-2008, 14:01
|
 |
M€M€ÑTØ MØRÍ
|
|
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 29
Mesajlar: 2,355
|
|
|
İki çeviri okudum ancak diğerini okuyalı çok olduğu için çevirmenini çıkaramıyorum. Beyazbalina yayınevinden kesinlikle önermem. Bu son eklediğim Ahmet Cemal'in çevirisini beğendim, tavsiye ederim. Bu arada diğer düşünceleri de görüp bağımsızca karar vermen çok güzel. Pek çokları bir takım değerlere takılıp kalıyor ki ben buna yani sürüye karşı çıkıyorum. Yok edilmeli tanrılar ve çobanlar.
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

02-06-2008, 23:31
|
 |
Rütbesiz anarşik
|
|
Üyelik Tarihi: 02-06-2008
Nerden: heryerland
Yaş: 20
Mesajlar: 471
|
|
|
Merhamet ve dinin koyun sürüsü için yeterli olacağını yüzyıllar öncesi dile getirerek adeta beyin analizmimi yapmıştır.
Nietzsche büyük adam.
Herkesin hayalgücü tükendiğinde artık hiçkimse dünya için tehdit olmayacak ...
|

17-06-2008, 14:41
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 04-04-2008
Yaş: 23
Mesajlar: 3
|
|
Nietzsche'den inciler....
Şu lüzumsuzlara bakın hele! Mucitlerin eserlerini ve bilgenin hazinelerini çalarlar: Kültür derler çaldıklarına, her şeyi hastalık ve felakete dönüştürürler.
Şu lüzumsuzlara bakın hele! Hep hastadır onlar, kendi safralarını kusarlar ve gazete derler ona. Birbirlerini parçalayıp yutrarlar ve kendilerini bile sindiremezler.
Şu lüzumsuzlara bakın hele! Servet edinir ve edindikleri servetle kendilerini daha da yoksullaştırırlar. Gücü, özellikle gücün kaldıracını, bol parayı isterler, bu güçsüz insanlar!
Şu tırmanışlarına, şu çevik maymunlara bir bakın! Birbirlerinin üstüne tırmanıyor, nasıl da çamurların ve uçurumların içinde debelenip duruyorlar.
Hepsi de tahta ulaşmak için çırpınıyorlar: Sanki mutluluk o tahtın üzerinde oturuyormuş gibi, çılgına dönmüşler! Oysa ço9ğu kez pisliktir tahtın üzerinde oturan ve pisliğin üzerinde oturan da taht.
|

17-06-2008, 15:14
|
 |
her dem arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 23-01-2008
Nerden: ankara
Mesajlar: 253
|
|
|
Yalom'un "Nietsche Ağladığında" kitabından sonra, Nietsche'yi çok merak etmiş "Ve Böyle Buyurdu Zerdüşt" kitabını okumuştum. Aşığıya alıntıladığım satırlar okurken defterime kaydettiklerim arasından seçildi.
İsmi lazım değil bir arkadaşım da "Tan Kızıllığı"nı hediye etmişti ona başlayacağım ama taşınma esnasında kitabı kaybettim ama o arkadaşım merak etmesin kesin bulurum kitabı, gerekirse evi yeniden taşırım...
Ve Böyle Buyurdu Zerdüşt / Frıedrıch Nietzsche
** Yalnızlığı yaşarken, denizdeymiş gibi yaşardın, üstelik deniz seni taşıyordu.
Yazık karaya mı çıkmak istiyorsun? Yine bedenini kendin mi sürüklemek istiyorsun.
** Benim size verebilecek neyim olabilir ki. En iyisi ben acele gideyim de sizden bir şey almayayım.
** Dünyada, gösterecek kimse bulunmayınca, en iyi şeyler bile başarısızlığa mahkumdur.
** Çok düşünülen her şey şüphe uyandırır.
** Niceleri kendi zincirlerini çözemezler, fakat dostlarının kurtarıcılarıdır.
** Çok kısa süren delilikler -aşk diyorsunuz siz buna- ve bu kısa deliliklere,
uzun bir ahmaklık halinde son veriliyor, evlilik..
** Tanrı bir dayatmadır. Ama isterim ki, sizin dayatmanız yaratıcı iradenizi aşmasın.
** İnsan kendi öğretisi için ateşten geçse, neyi kanıtlamış olur.
Daha önemli bir şeydir, kendi yangınından kendi öğretisini çıkarmak..
** Dostlarım, özgürlüğün yolunu bulabilmeniz için, tüm kurtarıcıların en büyüğünden kurtulmanız gereklidir.
**Akışın çok coşkun geliyor bana, ey zevk pınarı! Doldurma isterken kadehi
çoğu kez boşaltıyorum.
** Kanatları olmayanlar, dik ve derin yamaçların kenarında yaşamamalıdırlar.
** Kendi sözünü dinlemeyen, başkasının buyruğu altında yaşar. Yaşamın
kendisi böyledir.
** Gözlerinin benimle konuşabilmesi amacıyla; dudaklarını birleştirdiğinde bin yüzlü bir aynayla yakaladım bakışlarını. Ve gözleri benimle konuştu..
** Güzellik nerdedir? Tüm irademi sonuna kadar kullanabildiğim yerdedir.
** Önce bedeninize ve kendinize yürekli davranmaya çabalayın. Kendine inanmayan daima başkalarının yalanlarıyla aldanır.
** Sen yolunu unuttun, yürümeyi de unutursun artık.
** Her düz olan şey yalan söyler. Her gerçek eğridir, zamanın kendisi bile
kısır döngüdür.
** İki kişinin yalnızlığı tek kişinin yalnızlığından daha yalnızdır..
** Yalnız bırakılmak ve yalnız kalmak ayrı şeylerdir.
** Artık bir yerde sevemiyorsan, geçip gidilmelidir oradan.
** Değer biçilerek alınan her şeyin değeri de az olur..
** Baselde profesör olmayı, tanrı olmaya elbet yeğ tutardım. Ama evrenin yaratımını yarıda bırakacak kadar bencilleşmek cesaretini bulamadım kendimde.
** Sevmek ve ölmek; Sonsuzluktan bu yana, bu ikisi birbirlerine uygun düşerler. Sevmeyi istemek aynı zamanda ölümü de istemektir. Siz yüreksizlere ben böyle derim.
** "Böyle idi"; idarenin diş gıcırtısı, iç sıkıntısının ismi bu. Olmuş şeylere karşı, güçsüz lan irade, bütün geçmiş şeylerin en kötü izleyicisidir. İrade geriye doğru gitmeyi istemez; Zamanı ve zamanın tutkularını kıramaması, budur işte iradenin en yalnız iç sıkıntısı.
** Erkekler pek fazla değil burada, bu nedenle de kadınlar erkekleşirler. Çünkü yeterince erkekleşen kadın, kadındaki kadınlığı kurtaracaktır..
** Benim kulağıma denk kulağı olmayan bu yerde ne demeye konuşayım ki? Hiç olmazsa rüzgarlara haykırayım.
** İyiler arasında yaşayan her insanı, yalan söylemeye alıştırır acıma. Acıma bütün özgür ruhları zehirler. Çünkü iyilerin budalalığı sonsuzdur.
** Bir sürü karışık yollarda dolaşarak kendi gerçeğime eriştim. Gözlerimin kendi uzaklığıma bakındığı yerlerdeki yüksekliğe, bir merdivenin üzerinde tırmanmadım ben, Başkalarına yol sormayı da sevmem. Yolu yollara sordum ve onları böyle sınamayı yeğledim.

** Gözlerinin benimle konuşabilmesi amacıyla; dudaklarını birleştirdiğinde bin yüzlü bir aynayla yakaladım bakışlarını. Ve gözleri benimle konuştu... Nietzsche
|

18-06-2008, 10:11
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 30-04-2008
Yaş: 29
Mesajlar: 181
|
|
Severim batmaktan başka bir yaşam bilmeyenleri, çünkü öte tarafa geçenlerdir onlar.
Severim büyük aşağılayanları, çünkü bunlardır büyük hizmetkarlar ve öteki kıyıya duyulan özlemin okları.
Severim mahvolmak ve kurban olmak için önce yıldızların ötesinde bir neden aramayanları: yeryüzü gelecekte üstinsana ait olsun diye kendilerini yeryüzüne kurban edenleri.
Severim idrak etmek için yaşayanı ve gelecekte Üstinsan yaşasın diye idrak etmek isteyeni. Böylece kendi batışını ister o.
Severim kendi erdemini seveni: çünkü erdem yok olma istemi ve bir özlem okudur.
Severim kendisi için bir nebze tin bile alıkoymak istemeyip, tamamen kendi erdeminin tini olmak isteyeni; böylece kö prüden tin olarak geçer o.
Severim şans ondan yana gittiğinde utanıp da kendine: "Ben hilebaz bir oyuncu muyum ki?" diye soranı. Çünkü mahvolmak ister o.
.......
böyle buyurdu zerdüşt/Nietzsche

Kendi kendine itaat edemeyenlere, emredilir! Nietzsche/böyle buyurdu Zerdüşt
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:48 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|