Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Felsefe

Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir..


Acıyı Çeken Ruh mu Yoksa Beden mi?

Felsefe içerisinde Acıyı Çeken Ruh mu Yoksa Beden mi? konusu: Alıntı: illyanarch ´isimli arızadan alıntı Şurada son 200 senedir çıplak gözle görülemeyen boyutta maddi parçacıkları yeni yeni kanıtlamış primitif insan biliminin kanıtlayamadığı şeyleri kanıtlanana kadar yok saymak da başka bir ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #21 (permalink)  
Alt 11-02-2010, 02:51
firari - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Delinin zoru
Bubble Trouble Champion, Mahjong Solitaire Champion, Rope Walker Champion, Balloon Hunter Champion, Crab Volleyball Champion, Space Runner Champion, Mini KickUps Champion, KickUps Champion
 
Üyelik Tarihi: 24-05-2009
Yaş: 20
Mesajlar: 154
Alıntı:
illyanarch´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Şurada son 200 senedir çıplak gözle görülemeyen boyutta maddi parçacıkları yeni yeni kanıtlamış primitif insan biliminin kanıtlayamadığı şeyleri kanıtlanana kadar yok saymak da başka bir büyük yanılgı olsa gerek...

Ruh sadece dogmatik anlayışa göre yoktur, evet... ama Hermetisizm, gnostisizm bunlar dogmatik değildir...

o yerdiğiniz dogmatiklerden hiçbir farkınız yok aptallık ve cahillik bakımından. ikiniz de aynı derece de yanılgı içerisindesiniz.
Bütün bu yazdıklarınızdan ‘ruh aslında maddenin enerji biçiminde olan yaşamıdır, bütünün diğer yarısıdır’ sonucunu çıkarsayabilir miyiz? Eğer öyleyse kuantum teorisini tarif ediyorsunuz. Ruh, tanrı ya da diğer mistik kavramlara enerji derseniz, o pekala enerji olur. Bu durum gören ve görünen arasındaki izafi/relative bir ilişkidir. Henüz bilinemiyor demekle yetinilmesi gereken yerde bu tür ruhsal/tanrısal lafları kullanmak bilime kaba bir müdahaleden başka bir şey değildir zannımca.

Bu kurmuş olduğun inanç ile bilim arasında ki bağ da, olasılık hesabı gibi birşey olsa gerek ve olasılık da asla mağlup edilemez. Hele ki olasılık hesabı iki rasyonel sayı arasına indirgenirse, bu iki rasyonel sayı arasına sonsuz sayıda irrasyonel sayı gireceğinden dolayı sonuç yine sonsuzluk olacaktır. Sizin düşünce sistematiğinizde işte böyle bir şey sanırım, sonsuzluk içerisinde önce başlangıcı daha sonra sonu aramak. Belki ileride insanoğlunun bilgi düzeyi yükseldikçe kuantum teorisine de bakış açısı da değişecektir, bilemiyorum. Ama kendimden örnek verecek olursam, kuantum teorisini mantığa vurduğum vakit çoğu mevzu bana dayatmaya dayanan birer hayal/masal gibi geliyor.

Bir de üslubunuza çeki düzen verirseniz iyi olacak ‘aptallık, cahillik’ falan, bu nasıl bir benzetmedir? Benim yazdıklarıma riayet etmek zorunda değilsiniz, zira pekala beğenmediğinizin bir diğer alternatifini üretebiliyorsunuz ya da derdinizi onları ileri sürenlere anlatabilirsiniz. Bu bağlam dahilinde ben kendimi yalnızca masum bir gözlemci olarak görüyorum.

Konu firari tarafından (11-02-2010 Saat 03:53 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #22 (permalink)  
Alt 11-02-2010, 13:40
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 18-09-2009
Yaş: 29
Mesajlar: 15
konuya kendine zarar veren (faça atan, başını duvarlara vuran vb) insanların (bir arkadaşım, bir film karesi ve ben örnek olabiliriz sanırım) anlamsız acılı belki ruhsal belki düşünsel ???? gelgitler ve anlamsız gelgitlerin belki bir yansıması(ruhtan bedene), belki bastırılması(ruhun acısını bedenin acısı ile bastırmak), belki fazlalaştırmak (mazoşist bir vaka) netice faça...


HİÇ BİR ŞEY İÇİN HİÇ BİR ŞEYDEN BAŞKA HİÇBİR ŞEYE GEREK YOK
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #23 (permalink)  
Alt 11-02-2010, 22:48
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
Ben, duygu ve düşünce acısı çekildiğini düşünüyorum. Sangre'nin "ruh ne ya" demesine katılıyorum; ruh ve beraberinde sürüklediği "vicdan" da, her ikisi de korteksle şekillenen ve kortekste anlam bulan ama tam olarak korteksten kaynaklanmayan çıktı/kaynaklardır.

Esas, "acı"dan NE kastedildiğini sormak istiyorum.

Örneğin, utanma duygusu acı verir, ama çok edepsizce ya da çok ulvi bir menşei olabilir. Biri sizden daha başarılı olduğu için de utanabilirsiniz, sağlıklı bir Türk aileniz varsa onların şırıngaladığı ruh hastalığı olan utandırılmaktan dolayı da... Ya da, olan biten zulme bakar, insan olarak insanlığa yine insanlar tarafından atfedilen içi boş şişik yaftalarla kıyaslayıp insanlığınızdan da utanabilirsiniz. Her birinde de sonuçta acı çekersiniz...

Hangi acıdır ki çekilen??

O zaman daha rahat söylerdim belki kendimce, acı çekenin neresi olduğunu...

Bitirmeden önce söylemeden edemeyeceğim bir şey var:

Alıntı:
illyanarch´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
hiç kusura bakmayacaksın ama bu tam bir aptal insan mantığı... senin gibiler de, kitap üzerinden dincilik yapanlar da aynısınız... basit insan algılarının algılayamadığı şeyleri yok saymak... ne büyük bir yanılgı... sen gerçek varlığın ruh olduğunu biliyormusun?
Sen BİLİYOR musun da

İnanmak eşit değildir bilmek.

Bunu bilemediğin için, yanlış açıyorsun olayı. Üstelik aşağılayarak egonubesliyorsun (kendince), ama unutma, sadece seni kaale alanı aşağılayabilirsin. Seni kaale almayan da seni aşağılar. Mesela ben cehaletine baya bir üzüldüm. Ama senin için değil, çünkü cahilliğin seni bağlar. Oysa cehaletinin çıktısı beni de bağlar, çünkü içine sıçtığımın bu boktan sistemi, senin kendini hem biat edip hem "senden ıolmayanlara" kıyasla daha DEĞERLİ bulabilmen üzre icat edilmiş ve senin de olanca tembelliğinle yapıştığın bu olmayan şeyi "var" sayar (asla BİLemezsin, sadece sanırsın)... Sonra sistemin oluşturduğu idari ve yasama/yönetme erki seni var sayar. Sen gibiler çok olunca nefes alınacak yer kalmaz...

Senin ve senin gibi cahillerin farkına varamadan gaspettikleri yüzünden kendime acıyorum... Velhasılı konuya dönelim: ciddi bir ACI kaynağı oluyorsunuz


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor

Konu alchemy tarafından (11-02-2010 Saat 22:52 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #24 (permalink)  
Alt 12-02-2010, 02:54
White Cloud Over The Sky
 
Üyelik Tarihi: 24-08-2009
Yaş: 23
Mesajlar: 248
Alıntı:
alchemy´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Sen BİLİYOR musun da

İnanmak eşit değildir bilmek.

Bunu bilemediğin için, yanlış açıyorsun olayı. Üstelik aşağılayarak egonubesliyorsun (kendince), ama unutma, sadece seni kaale alanı aşağılayabilirsin. Seni kaale almayan da seni aşağılar. Mesela ben cehaletine baya bir üzüldüm. Ama senin için değil, çünkü cahilliğin seni bağlar. Oysa cehaletinin çıktısı beni de bağlar, çünkü içine sıçtığımın bu boktan sistemi, senin kendini hem biat edip hem "senden ıolmayanlara" kıyasla daha DEĞERLİ bulabilmen üzre icat edilmiş ve senin de olanca tembelliğinle yapıştığın bu olmayan şeyi "var" sayar (asla BİLemezsin, sadece sanırsın)... Sonra sistemin oluşturduğu idari ve yasama/yönetme erki seni var sayar. Sen gibiler çok olunca nefes alınacak yer kalmaz...

Senin ve senin gibi cahillerin farkına varamadan gaspettikleri yüzünden kendime acıyorum... Velhasılı konuya dönelim: ciddi bir ACI kaynağı oluyorsunuz
BİLİYORUM... çünkü astral seyahat yaşadım... senin gibi ateizm yobazları oldukça da kimse gelişemez, din yobazlarının çok olması ateizm yobazlarını mağdur elit kesim gibi göstersede bu onları aklamaz. ikisinide sevmem. açık görüşlü, yeni fikirlere açık insanlar olun... genelleme yapıp bana cahil deme. sokaktaki çoğu insandan bilgili ve gayet entelektüelim ama sadece teist'im.. ateizm, din adına yapılmış saçmalıklar ve vahşetler yüzünden dine karşı çıkmak ve dini kısıtlayıcı ve baskıcı olarak görmek ve reddetmektir. Çoğu ateistin öne sürdüğü "din insanın inanma ihtiyacından gelir" savı da doğru bile olsa hiçbirşeyi kanıtlamaz, insansal özellikler evrensel gerçekleri açıklamada kullanılamaz, bunun dayanağı yoktur... Hatta bu söz, varolan tanrının, bizi kendisine yönlendirecek bir duyguyu içimize yerleştirmiş olması olarak teist bir argüman olarak da kullanılabilir... Ruh vardır, çünkü enerji beden vardır.

Evrendeki her varlığın bir yaşam enerjisi vardır, buna RUH denir. bu enerji başta birbirinden bağımsız görünse de atomaltı dünyada birbirine bağlıdır, bu birleşik yaşam enerjisine de TANRI adı verilir. Herşeyin bir ruhu vardır. Yani kitap şeriatçılarının yanlış anladığı gibi O'ndan başka tanrı yoktur değil, ondan başka hiçbir şey yoktur. Herşey O'dur...

bunlar dogma değil, sezgisel bilgidir. Gnosis olarak da bilinir. Yani öğretilmedim(dogma), kanıtlamadım(bilim), ama deneyimledim ve hissettim(gnosis)... insanın içinde doğal olarak varolan fakat derin konsantrasyon ve meditasyon gerektiren bir yetenektir fakat insan bunları unutmuştur.

Ruhsal boyut tek gerçekliktir, şimdiki yaşamlarımız 5 duyu organına bağlı birer ilüzyondur. küçücük beyinlerimizin ve 5 duyu organımızın yada henüz son 200 senede yeni yeni gözle görülemeyen parçacıkları açıklayabilmiş insan biliminin göremediği, kanıtlayamadığı şeylerin varolma ihtimalini bile yok saymak, en az kitap şeriatı dinciliği kadar kör ve katıksız cahilliktir...

Ama sen yine ateist bağnazlığına devam et ve herşeyi ateist teist diye ayırarak beni yobaz, bilim karşıtı ilan et. O kocaman egonla kendini haklı görüp hiç de düşünme, araştırma yazdıklarım üzerine. Olsun varsın...

Konu illyanarch tarafından (12-02-2010 Saat 03:21 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #25 (permalink)  
Alt 12-02-2010, 21:58
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 08-04-2009
Nerden: Samsun
Yaş: 21
Mesajlar: 107
Ruh olmadan beden acı çekmeye haiz değildir.Bedenin ruhsuz acı çekmek gibi bir lüksü olsa bedenlere acı çektiren firavunlar eksik olmazdı.

Ruh güçlenirse veya güçlenmiş bir anına gelirse ( güçlenmişden kasıt kişinin kendinden geçmesidir, tasavvufda cezbe denir) beden üzerinde uygulanan şiddetler bedene acı vermez.Tasavvufun bir kolu olan rufailer cezbeye geldiklerinde kendilerine şiş, kılıç sokma gibi eylemlerden zararsız olarak çıkarlar.Aynı zamanda kendini terbiye etmiş budistler ruhlarını güçlendirdiklerinden materyalist bakış açısıyla açıklanamayacak bir güce ulaşırlar ve dillerini kopartıp yerlerine takma, 6 ay aç kalma gibi maddenin izin vermediği koşullar sergilerler.
Bu gibi olaylar ruhun bedenden daha güçlü olduğunu ve ruhun yenemediği bir gücün insana zarar verdiğinin göstergesidir.Buda bizi gösterir ki ilk acıyı ruh hisseder.Aynı zamanda acı çekmek için bedene ihtiyaç duyulmadığı görülür.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #26 (permalink)  
Alt 12-02-2010, 22:18
White Cloud Over The Sky
 
Üyelik Tarihi: 24-08-2009
Yaş: 23
Mesajlar: 248
Alıntı:
Serdar55´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Ruh güçlenirse veya güçlenmiş bir anına gelirse ( güçlenmişden kasıt kişinin kendinden geçmesidir, tasavvufda cezbe denir) beden üzerinde uygulanan şiddetler bedene acı vermez.Tasavvufun bir kolu olan rufailer cezbeye geldiklerinde kendilerine şiş, kılıç sokma gibi eylemlerden zararsız olarak çıkarlar.Aynı zamanda kendini terbiye etmiş budistler ruhlarını güçlendirdiklerinden materyalist bakış açısıyla açıklanamayacak bir güce ulaşırlar ve dillerini kopartıp yerlerine takma, 6 ay aç kalma gibi maddenin izin vermediği koşullar sergilerler.
Hiç kendini yorma arkadaşım, şimdi bu mankafalar "kanıt" isteyecek, "nerede göster" diyecek, senin hayal dünyasında yaşadığını, kendini fantazi RPG evreninde sandığını düşünecek, söyleyecekler... o yüzden boşver.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #27 (permalink)  
Alt 12-02-2010, 23:24
sourire - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-
 
Üyelik Tarihi: 26-08-2009
Mesajlar: 61
-

yazdıklarınıza saygınızı esirgememeniz gerektiğini hatırlattığım için utanıyorum!!!!

Alıntı:
firari´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Bütün bu yazdıklarınızdan ‘ruh aslında maddenin enerji biçiminde olan yaşamıdır, bütünün diğer yarısıdır’ sonucunu çıkarsayabilir miyiz? Eğer öyleyse kuantum teorisini tarif ediyorsunuz. Ruh, tanrı ya da diğer mistik kavramlara enerji derseniz, o pekala enerji olur. Bu durum gören ve görünen arasındaki izafi/relative bir ilişkidir. Henüz bilinemiyor demekle yetinilmesi gereken yerde bu tür ruhsal/tanrısal lafları kullanmak bilime kaba bir müdahaleden başka bir şey değildir zannımca.

Bu kurmuş olduğun inanç ile bilim arasında ki bağ da, olasılık hesabı gibi birşey olsa gerek ve olasılık da asla mağlup edilemez. Hele ki olasılık hesabı iki rasyonel sayı arasına indirgenirse, bu iki rasyonel sayı arasına sonsuz sayıda irrasyonel sayı gireceğinden dolayı sonuç yine sonsuzluk olacaktır. Sizin düşünce sistematiğinizde işte böyle bir şey sanırım, sonsuzluk içerisinde önce başlangıcı daha sonra sonu aramak. Belki ileride insanoğlunun bilgi düzeyi yükseldikçe kuantum teorisine de bakış açısı da değişecektir, bilemiyorum. Ama kendimden örnek verecek olursam, kuantum teorisini mantığa vurduğum vakit çoğu mevzu bana dayatmaya dayanan birer hayal/masal gibi geliyor.
-fazlasıyla açık,doyurucu bir cevap

paralelevren,şizofren atom,mekansızlık gibi kavramlar kuantum adı altında açıklanıyormuş gibi görünüyor.
aslında paradokslarla dolu uç bir dünya.bu durumu onlarda kabul ediyor.ve varsayımlarla yaklaşıyorlar olaylara.

teori olarak kabul gören bu enerjiyi tanrıyla ilişkilenirip birde kanunlaştırıyorsun?
algılayamadığını nasıl var olduğunu düşünüyorsun?

astral seyahat yaşadığı yazmışsın.....??

hayatlarımızın 5 duyu organına bağlı olan ilizyonu savını sezgisel olarak nasıl edinebiliceğim konusunda bi fikrin varmı??

---üslubumuza dikkat etmemiz hepimiz için çok daha faydalı olucaktır.!!

Konu sourire tarafından (12-02-2010 Saat 23:26 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #28 (permalink)  
Alt 13-02-2010, 00:46
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
Alıntı:
illyanarch´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
BİLİYORUM... çünkü astral seyahat yaşadım... senin gibi ateizm yobazları oldukça da kimse gelişemez, din yobazlarının çok olması ateizm yobazlarını mağdur elit kesim gibi göstersede bu onları aklamaz. ikisinide sevmem. açık görüşlü, yeni fikirlere açık insanlar olun... genelleme yapıp bana cahil deme. sokaktaki çoğu insandan bilgili ve gayet entelektüelim ama sadece teist'im.. ateizm, din adına yapılmış saçmalıklar ve vahşetler yüzünden dine karşı çıkmak ve dini kısıtlayıcı ve baskıcı olarak görmek ve reddetmektir. Çoğu ateistin öne sürdüğü "din insanın inanma ihtiyacından gelir" savı da doğru bile olsa hiçbirşeyi kanıtlamaz, insansal özellikler evrensel gerçekleri açıklamada kullanılamaz, bunun dayanağı yoktur... Hatta bu söz, varolan tanrının, bizi kendisine yönlendirecek bir duyguyu içimize yerleştirmiş olması olarak teist bir argüman olarak da kullanılabilir... Ruh vardır, çünkü enerji beden vardır.

Evrendeki her varlığın bir yaşam enerjisi vardır, buna RUH denir. bu enerji başta birbirinden bağımsız görünse de atomaltı dünyada birbirine bağlıdır, bu birleşik yaşam enerjisine de TANRI adı verilir. Herşeyin bir ruhu vardır. Yani kitap şeriatçılarının yanlış anladığı gibi O'ndan başka tanrı yoktur değil, ondan başka hiçbir şey yoktur. Herşey O'dur...

bunlar dogma değil, sezgisel bilgidir. Gnosis olarak da bilinir. Yani öğretilmedim(dogma), kanıtlamadım(bilim), ama deneyimledim ve hissettim(gnosis)... insanın içinde doğal olarak varolan fakat derin konsantrasyon ve meditasyon gerektiren bir yetenektir fakat insan bunları unutmuştur.

Ruhsal boyut tek gerçekliktir, şimdiki yaşamlarımız 5 duyu organına bağlı birer ilüzyondur. küçücük beyinlerimizin ve 5 duyu organımızın yada henüz son 200 senede yeni yeni gözle görülemeyen parçacıkları açıklayabilmiş insan biliminin göremediği, kanıtlayamadığı şeylerin varolma ihtimalini bile yok saymak, en az kitap şeriatı dinciliği kadar kör ve katıksız cahilliktir...

Ama sen yine ateist bağnazlığına devam et ve herşeyi ateist teist diye ayırarak beni yobaz, bilim karşıtı ilan et. O kocaman egonla kendini haklı görüp hiç de düşünme, araştırma yazdıklarım üzerine. Olsun varsın...
Söylediklerin üzerindeki araştırma "new age" denen ve çağın yeni bağnaz dini olan o abd pazarlamasına çıkıyorsa, almayayım. Sende bu saldırgan tarz varken kılımı da kıpırdatmam ayrıca söylediğin herhangi bir şeyi araştırmak için. Çünkü herşeyden evvel duruşunu dahi duru şekilde karşıya aktaramıyorsun. Derdini anlatmak isteyen sen olduğuna göre bu adım senden gelmeli, ama sen "sen BENİ araştır" diyorsun.

Benim mi şimdi o büyük ego senin mi? Peeh...

Astral seyahati yaşadın... Ben öldüğü anda bedeninden çıkıp kendini seyreden ve sonra bedenine geri dönen (iddia eden) kişiler tanıdım... Düşünce ve bunun ifaes olan dil ile iletişim kurulduğunu ve bunun insan iletişiminde max %30 yer tuttuğunu bilemeyecek kadar cahilce cümleler kurduktan sonra seni Fethoşçu sanmadığıma (şüphelenmedim de değil) dua et. Kimsin ki SEN bu kadar önemle merak edileceksin?

Zaten kumaşın, verdiğin yanıttaki "mankafa" terimi ile gayet güzel tiril tiril dökülmüş ortaya... Kendi söylediğine itiraz gelince, üzerinde insan kavrayışının ortak mutabakata varamadığı herhangi bir "budur" olayı üret(e)meden, hemen karalama çalışmalarına girmen, düşünmek üzerine pek de düşün(e)mediğinin açık kanıtından başka bir şey de değil ayrıca.

Senin ruh dediğin şey sezgi olmasın? O alt beyin olmasın? Ve gördüğünü sandığın şey, RNAlarla bilmemkaç kuşaktır sana genetik taşınan bilgi şifrelerinin bilinçaltı "aşılmaz" katmanını aralamayı başarabildiğin bir an korteksinin algılayamadığı şekilde onun görev alanına doluşan ata yadigarı olmasın ?

Sen bunları araştırdın mı peki? Ne dediğimden hiç haberin var mı?

Ha bu arada...

Kaç yaşındasın bakayım sen


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor

Konu alchemy tarafından (13-02-2010 Saat 00:50 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #29 (permalink)  
Alt 13-02-2010, 15:37
White Cloud Over The Sky
 
Üyelik Tarihi: 24-08-2009
Yaş: 23
Mesajlar: 248
Alıntı:
alchemy´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
.
Konuştuklatımın islamcılıkla bir alakası oladığını, evrensel hakikatle ilgili olduğunu anlayamayıp hala cahilce beni fethoşçu diye nitelendirebiliyorsun.

Bakış açımın, seninkinin islamcılardan (ve diğer teistlerden) üstün olduğun kadar benimkinin (ve benim görüşümdekilerin) de senden üstün olduğuna, seninkinin, teizmden benimkine bir geçiş köprüsü olduğuna inanmakta güçlük çekiyorsun. Çünkü kendini hep "masallara inanmayan akılcı üstün insan" olarak gördün. Ama değilsin. O ezdiğin, aptal bulduğun teistler kadar yanılgı içerisindesin. Ve aslında bilinçaltında bunun farkında olman seni deli ediyor ve daha savunmacı hale getiriyor...

Dapdar bir bakış açısı ve düzmantıkla teist ve ateist diye insanları ikiye ayırdığın, ve herhangi bir yeni düşünceyi kendi aklına göre hangisine daha yakın buluyorsan ona dahil ettiğin için; spiritüalist ve gelişimci bir anlayışla, kitap şeriatına uyan dogmatik anlayışı birbirinden ayıramıyorsun. Bu da senin bana karşı kullandığın bütün cahillik, bilgisizlik yakıştırmalarını ironik ve komik hale getiriyor.

Ama artık kimseden bir üstünlüğünüz kalmadı. Çünkü dinin, ve dincilerin yaptıklarına olan nefretiniz yüzünden bağlı olduğunuz körü körüne ateizminiz artık o düşmanınız olan dinin yanıbaşında, saçmalıklar listesinde yerini alacak...

Bir düşünceye ve savunucularına karşı beslenen nefretten, kinden ve antitezden ortaya çıkan düşünce, o düşüncenin zıttı başka bir düşünce demektir, ama bunun kesinlikle onun doğru ya da yanlışlığıyla doğrudan ilişkisi yoktur, diğerinden daha doğru değildir. Sadece öğretilerek büyütüldüklerini sorgulamaya meraklı heyecanlı kişilerin eline yeni bir düşünsel oyuncak verdiği için onlara "hah!" budur, bıkmıştık öbüründen dedirtir. İşte burada o inatlar, taraf seçme zorunlulukları, heyecanlar ortadan kalktığı anda elde avuçta kalan tarafsız, yegane gerçeklik; spiritüalizm ve hermetik yasalardır...

Gelelim şu diğer konuya, Amerikan oyunu dediğin new-age de yüzyıllardır sadece aristokratlar arasında yaygın olan bir felsefedir, son 50 senede popüler olmuştur, ki yine bir farkı ayıramadığını görüyorum, birşeyin popüler kültür tarafından üretilmesiyle, popüler kültür tarafından kendi isteği dışında manipüle edilmesi arasındaki farkı. Ki bu küçümsenecek bir fark değildir...

Ben binlerce yıldır süregelen kadim hermetik öğretilerin bilgeliğini savunuyorum.

insanın evrensel hakikatle ilgili üç aşamalı bir zihinsel evrim süreci vardır.

1.Inanmak (Teist)
2.Reddetmek (Ateist)
3.Hissetmek, Deneyimlemek, Bilmek (Hermetizm)

Bakın size bu konuya giriş niteliğinde bir kitap tavsiye edebilirim;

Adı: Kybalion
Yazar: Üç İnisiye

...

Konu illyanarch tarafından (13-02-2010 Saat 19:32 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #30 (permalink)  
Alt 13-02-2010, 22:34
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 08-04-2009
Nerden: Samsun
Yaş: 21
Mesajlar: 107
Alıntı:
illyanarch´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Hiç kendini yorma arkadaşım, şimdi bu mankafalar "kanıt" isteyecek, "nerede göster" diyecek, senin hayal dünyasında yaşadığını, kendini fantazi RPG evreninde sandığını düşünecek, söyleyecekler... o yüzden boşver.
Köre siyahdan başka rengi anlatamazsın.

Haklısın.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
aciyi, ceken, ruh, yoksa, beden


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Hangisi daha vahşi matador mu yoksa boğa mı? non serviam Resimler ve Düşündürdükleri 19 12-12-2008 16:50
Kim Verdi AKP'ye OY!, Yoksa Yalancı mıyız .? detays Serbest Kürsü 34 05-09-2007 11:50
AKP, Türkiye'ye mi yoksa kendine mi cumhurbaşkanı seçiyor Mental Köşe Yazıları 4 17-03-2007 20:53
Şahan(Yoksa Rüya Mı!) patis Komik Çizgiler 1 15-03-2007 01:56


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:22 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info