Doğrusunu istersen ben kişiye hak vermeyi onun yaptığını onaylamak anlamında kullanmamıştım. Örneğin dünyanın en ünlü seri katillerinden olan Ted Bundy, annesi ona çok küçük yaşta hamile kaldığı için annesi tarafından reddedilmiş ve hayatı boyunca sürekli annesi ve yanında yetiştiği anneannesi tarafından aşağılandığı için kadınlara karşı derin bir nefret geliştirmiş ve bilindiği kadarı ile 48 (ya da daha fazla da olabilir) kadını öldürmüş. Aslına bakarsanız bence de Bundy'nin çok geçerli nedenleri var ve ben de onu "anlıyorum" doğrusu. Ancak annesi tarafından kötü muamele gören her çocuk Bundy gibi olacaksa işimiz var. Tabi bu çok uç bir örnek...
Bilmem... Güç saplantısı ve güçsüzlere karşı duyduğu tiksinti yüzünden depresif kişilere ya da görünüşte iradesini kullanmak için güçsüz kalan kişilere acımasızca yaklaşan ve onları aşağılayan, küçümseyen hatta ezen birini de ele alabiliriz mesela. Ya da benim her gün rastladığım kırmızı ışıkta geçen, trafik kurallarını hiçe sayan, mal tıkar şekilde yolcu alan, havalı kornaları ve eşkıyalıklarıyla ortalıkta terör estiren minibüs şöförlerini de ele alabiliriz. Kocası tarafından ilgi görmediği için işyerinde çalışanlarını hallaç pamuğu gibi atan kadın patrona bakabiliriz. Müslüman olduğu için kürtaj yapmayı reddeden ya da erkek hastaya bakmam diyen kadın doktora bakabiliriz. Zamanlarını koca parası yemek ve homini gırtlak altın günlerinde tüketerek dedikodu yaparak geçiren kadınlara bakabiliriz. Karılarını aldatan kocalara bakabiliriz. Bu siteye gelip, Kürt propogandası yapıp adına solculuk diyen, buna itiraz edeni faşistlikle suçlayan gençlere bakabiliriz. Verilecek milyon tane örnek var... Tek ortak noktaları ise, kendilerini sürekli haklı görmeleri ve bu haklılıklarının sorgulanmadan kabul edilmesini talep etmeleri.
Yani sizden bu empati beklenirken, size hiç yapılmayan empati var. Peki ona ne denecek?

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|