|
|
| Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir.. |
Özgürlük Nedir?Felsefe içerisinde Özgürlük Nedir? konusu: Bireysel özgürlükler topluma zarar veriyorsa özgürlüklerde kısıtlanmalıdır. Özgürlük çoğu insan içinde yaptığı hatalara kılıf oluyor. Karşısındakini ezmeyi ya da yolda yalnız bırakmayıda özgürlük adı altında değerlendirip masum rolüne soyunuluyor.
Neye ...

08-07-2008, 13:36
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 08-07-2008
Nerden: Sakarya
Yaş: 28
Mesajlar: 38
|
|
|
Bireysel özgürlükler topluma zarar veriyorsa özgürlüklerde kısıtlanmalıdır. Özgürlük çoğu insan içinde yaptığı hatalara kılıf oluyor. Karşısındakini ezmeyi ya da yolda yalnız bırakmayıda özgürlük adı altında değerlendirip masum rolüne soyunuluyor.
Neye göre özgürlük ?
Ya da sınırları olmalı mıdır ?
Olmalıdır bal gibi. Özgürlüğünde sınırları olmalıdır. Özgürlük insanın bencilleşmesine giden tehlikeli bir oluşumdur aslında.
(Tabii bu bireysel özgürlükle alakalı bir durum.)
|

08-07-2008, 13:52
|
 |
azılı anarşist
|
|
Üyelik Tarihi: 11-06-2008
Nerden: kronstadt
Yaş: 28
Mesajlar: 394
|
|
Alıntı:
|
ESHQUIA´´isimli arızadan alıntı
Sizin için özgürlük nedir?
Özgürlüğün sınırları varmıdır?
Var ise nereye kadardır?
Yaşadığımız dünyada özgürmüyüz?
|
Özgürlük bir şeyin yokluğuunu çekmemektir. Açlık sefalet hissetmeden bir şey çalmaya mecbur bırakılmayan, birini öldürmek zorunda bırakılmayan, emeklerini satıp karın tokluğuna geçinmeye çalışmayan, kurallarla hayatı kısıtlanmayan insanlarla beraber soluduğumuz havadır
Özgürlüğün sınırı başkasına zarar verebilme anıdır. Kişisel ahlakla sınırlıdır.
Kesinlikle özgür değiliz. Bunu anlatmak için nedenlerini saymaya dahi gerek yok.

i destroy to make, i hate love, i live to die what an anarchy causes myself...
|

18-07-2008, 18:32
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-07-2008
Mesajlar: 499
|
|
|
Özgürlük sosyal anlamda kabaca bireylerin kendi tercihlerini,başkalarının temel haklarına zarar vermeden,eksiltmeden yapabilmesidir.
Felsefi anlamdaki özgürlüğe gelirsek tanımı zordur,mümkün olup olmadığı sorunu daha da bir zordur.
Ancak nedenselliği(determinizmi) göz önünde tutarak bu konuda derin düşünülünce felsefi anlamdaki özgürlüğün mümkün olmadığını görebiliriz.
Bireylerin temel kişiliklerinin oluşup,bu kişilik üzerinden tercih yaparak hayatlarını devam ettirdiklerini düşünürsek ve tercih yapabilmenin bir özgürlük olduğunu düşünürsek sığ düşünmüş oluruz.Tercihi yapan kişiliklerimizdir ve kişiliklerimizi hiçbir şekilde belirleyen saf bir benlik olamaz.
Genel anlamda bir örnek vermek gerekirse kimse nerede doğacağını,cinsiyetinin ne olacağını,anadilini,genetik özelliklerini,yetişeceği sosyokültürel ortamı kendi belirleyemez ve bütün bunları biraraya getirdiğimizde ortaya çıkan şeyin bizim "kişilik" dediğimiz kavramı oluşturduğunu ve hayatımız boyunca bu kişilik üzerinden tercih yapacağımızı görebiliriz.
Yani her bireyi potansiyel bir bilgisayar olarak değerlendirsek,her bireye belirli programlar(yetğiştiği ortamın verdiği kişilik özellikleri) yüklenir ve bu program(kişilik) da karşılaştığı durumlara göre değerlendirme yapar eğer buna özgürlük diyebiliyorsak özgürüz.Ki şahsi görüşüm buna özgürlük diyemeyeceğimiz yönünde.
“Yumruğumda bir ordu hissediyorum - ya ölüm ya özgürlük!”
Friedrich Schiller
|

18-07-2008, 19:38
|
|
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 21-03-2008
Yaş: 24
Mesajlar: 356
|
|
|
Hayallerime kimse uzanamaz. Hayal kurmak sınırsız özgürlüktür. Uyurken de özgür olurum. Rüyalarımızda peri masallarındaki gibi hiçbirşeyin nedeni olmaz. Sadece istemek kalpten hissetmek yeter.
GÜR IRMAKLAR KENDİLERİYLE BİRLİKTE BİR ÇOK ÇAKIL VE ÇALI ÇIRPIYI DA SÜRÜKLER; GÜÇLÜ RUHLAR DA BİR ÇOK APTAL VE MANKAFAYI... Nietzsche
|

18-07-2008, 22:50
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
|
|
|
Komünizme kadar özgürlük olmayacak demiş bir arkadaş. Katılmıyorum. Özgürlük nefsinden özgür olmaktır bence. Bunun dış rejimle alakası yok, iç rejimle alakası var... Ve bu şekilde bakılmadıkça, kimse de özgür olamaz. İnsanoğlunun en büyük özgürlük kelepçesi kendi nefsidir... Ve tüm kölelik düzenlerini, barbarlığı ve eziciliği yaratan da odur. Sonra döner bir de, bunları uygulayabilmenin adını özgürlük koyar...

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

18-07-2008, 22:57
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 15-07-2008
Mesajlar: 67
|
|
|
başkalarının özgürlüğünü yargılamadığınız sürece özgür sayılan birey olarak yaşarsınız...özgür olabilmek özgürlük sunabilmekten geçer....
|

18-07-2008, 23:17
|
|
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-06-2008
Nerden: kendimde
Mesajlar: 256
|
|
|
Özgürlük;söyleyebilmektir alchemy'e;ne kadar güzel yazdınız diye.
Özgürlük;sonra, hep sonra diyene, sonra diye birşey yoktur demektir.
Özgürlük;dün çok güzeldi diyene,dün yok artık demektir.
Özgürlük;unutmayın,sahip olduğunuz tek şey ,bugün demektir.

Gerçek;kendi kanatlarıyla sonsuza uçan Hürr'lerindir,başkalarının malzemesiyle baraka yapan asalakların değil.
|

07-08-2008, 20:16
|
 |
eppur si muove
|
|
Üyelik Tarihi: 09-06-2008
Nerden: olympos / beşiktaş
Yaş: 23
Mesajlar: 128
|
|
|
her özgürlük diğer bir kişeye kıstlama mıdır?
yoksa kimseye zararı dokunmayan bir özgürlük mümkün mü?
|

19-08-2008, 04:09
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 01-08-2008
Nerden: Ankara
Mesajlar: 199
|
|
Özgürlük üzerine alınıtılar
Alıntı:
|
Kendinizi uzaydan dünyaya bakıyor farzedin! Uzaydan dünyaya baktıgınızda doğadaki herseyi görüyorsunuz. Tek basına yasayan ilkel bir insan gördünüz. Ama hiç bir duyu organını kullanamıyor, yasamını sürdürmek icın hıc bır sılahı yok, bulundugu noktadan 3 saat uzaklıkta bir göl var ve buradada balıklar bulunuyor. Buraya gittiğinde balıkları tutacak hiç bir silahı yok, bir balık yakalamak için 2 saat ugrasmaktadır, bu balıkta ona o gun sarfettiği enerjiyi depolamasına yetmektedir. Bu kişinin 3 saat gidiş, 3 saat geliş ve 2 saat balık tutmak için uğrasması toplam 8 saatini almaktadır. Bunu hergün yapmaktadır. Bu gidiş gelişlerde gittiği yerde bir çizgi oluşmaktadır. Bize biri sorsa bu çizgi nedir diye; biz "hergun gıdıp geldıgım yer" dıye cevap veririz. Yalın ayak gittığinden dolayı ayagında nasırlar olusmaktadır. Ve ulaŞacağı yere giden taşlı bir yol daha vardır ve ayağı nasırlı oldugu icın bundan etkilenmemektedir. Bu yol ise 2 saat sürmektedir, gelişte 2 saat sürmekte, balık tutması da 2 saat sürmekte. Toplam 6 saatini bu işe harcamaktadır. Eski gittiği yolu artık tercih etmeyecektir çünkü arada 2 saatlik fark bulunmaktadır. İşte bu 2 saat o insanın ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ifade etmektedir. O 2 saatte istediğini yapabilir o insan. Bu aşamada insan hem tarihi hem kendini değistirmiştir. Yeni yolu seçip eskiyi bırakması tarih kavramını ortaya çıkarmasına yol açmıstır.
|
Alıntı:
KÜÇÜK PRENS
23. BÖLÜM
“Günaydın” dedi küçük prens.
“Günaydın” dedi satıcı. İnsanların susuzluğunu gidermek üzere hazırlanmış tabletler satardı. Haftada bir kez bu tabletlerden aldınız mı, o hafta hiç susamazdınız.
“Peki bunları niçin satıyorsunuz?”
“Çünkü bu, insanlara çok vakit kazandırıyor. Uzmanlar bunun araştırmasını yaptılar. Haftada tam elli üç dakika kazanıyorsun.”
“Peki bu elli üç dakikada ne yapıyorlar?”
“Canları ne isterse.”
“Eğer elli üç dakikam olsaydı,” dedi küçük prens, “bir su pınarına doğru ağır ağır yürürdüm.”
|
Alıntı:
Bize özgürlük'ten söz et, dedi...
Ve El Mustafa yanıtladı:
Kentin kapısı önünde ve ocaklarınzın başında özgürlüğünüze tapınmak üzere yere kapanmış olduğunuzu görmüşümdür...
Bu tapınmalarınız sırasında,kölelerin,kendilerini ezip öldürmekte olan bir zalim buyrukçunun karşısında eğildikleri gibi öne kapanmıştınız...
Hatta aranızda en özgür diye bilinenin bile,tapınağın korusunda ve burçların gölgesinde özgürlüğünü bir boyunduruk ve kelepçe gibi taşımakta olduğunuda görmüşümdür...
Ve içim sıra yüreğim kanamıştır;ne zaman ki özgürlüğün arama tutkusu dahi sizi rahatsız eder ve özgürlüğün bir erek ve tatmin olduğuna dair konuşmayı keserseniz, işte ancak o zaman özgür olabilirsiniz...
Ne zaman ki günleriniz ihtiyaçları düşünmeden ve geceleriniz de bir pişmanlık ve tutkuyla dolu olmadan geçer, işte o zaman gerçekten özgür olursunuz...
Daha doğrusu bu gibi dertler yaşantınızı alt üst ettiği halde kendi bağımsızlığınız ve isteğinizle bunların üstesinden gelebildiğinizde özgür olabilirsiniz...
Ama idrakinizin sabahında,öğle saatlerinize vurduğunuz zincirleri kıramazsınız,gecelerinize ve gündüzlerinize nasıl üstün gelebilirsiniz...?
Oysa gerçekten,sizin özgürlük dediğiniz bu zincirlerin en sağlamıdır,ama her halkası güneşin ışınlarıyla parıldamakta ve gözlerinizi kamaştırmaktadır...
Ve özgür olabilmeniz için,kendi benliğinizin görüntülerinden uzaklaşmanız gerekir değil mi..?
Diyelim ki,bu görüntülerden biri adil olmayan bir kanun,ama onun sizlerin alnına yazmış olan yine kendi ellerinizdir...
Alnınıza yazmış olduğunuz bu kanunun,ne kanun kitaplarını ateşe atmakla,hatta ne de okyanusun bütün suyuyla yargıçlarımızın alınlarını yıkamakla silip-temizleyebilirsiniz...
Ve diyelim ki,kendisinden kurtulmak istediğiniz bir despot var,ilkin onun içinizde kurmuş olduğu saltanatı yıkmanız gerekir...
Çünkü,bir zalimin özgür ve başı dik insanlara hükmedebilmesi için,onların özgürlüklerinde bir zulüm ve gururlarında bir utanç bulunması gerekmez mi...?
Eğer kurtulmak istediğiniz bir dertse,bilin ki bu derdi bir başkası değil kendiniz kendi başınıza sarmışsınızdır...
Ve eğer kurtulmak istediğiniz görüntü bir korkuysa, o korkunun yerleştiği yer kendisinden korkulanın eli değil,sizin yüreğinizdir...
Gerçek şudur ki,varlığınızın içindeki her şey birbiriyle sarmaş dolaş devinmektedir..Arzulanan ile korkulan,nefret edilen ile kutlanan,kendisine yönelilen ve kaçılan birbirine girmiştir...
Bütün bu nesneler,sizlerin içinde birbiriyle kesişen gölgeler gibi çift çift gezinmektedir...
Ve ne zaman ki bir gölge soluklaşıp silinir,gerideki ışıklardan biri öne çıkar ve bir başka gölgelyle ışık olur...
Bu nedenledir ki,özgürlüğünüzün kendisine vurulmuş olan zincirlerinden kurtulduğunda,daha büyüyecek bir özgürlük zinciri olur...
|
Konu vasko tarafından (19-08-2008 Saat 04:14 ) değiştirilmiştir..
|

19-08-2008, 07:31
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 17-07-2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 214
|
|
|
Köle ruhlu olmamakdır.
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:12 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|