|
|
| Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir.. |
Yalnızlık ne demektir?Felsefe içerisinde Yalnızlık ne demektir? konusu: Yalnızlık
ne olursa olsun anlaşılmamak, çünkü anlaşılmak istenmemek
ve seni anlamayanın sadece kendisinin anlaşılmasını istemesidir.
O nedenle, yalnızlık faşisttir.
O kadar faşisttir ki, sonra bir de sen geri çekilince, sana ...

20-12-2008, 02:01
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
|
|
|
Yalnızlık
ne olursa olsun anlaşılmamak, çünkü anlaşılmak istenmemek
ve seni anlamayanın sadece kendisinin anlaşılmasını istemesidir.
O nedenle, yalnızlık faşisttir.
O kadar faşisttir ki, sonra bir de sen geri çekilince, sana utanmadan şizoid falan derler.

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

20-12-2008, 13:31
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 21-10-2008
Yaş: 22
Mesajlar: 27
|
|
kendinden gidememektir.bazen bir seçimdir.ama bazen bu duygu hayatın anlamsızlığı düşünceesinin ortaya çıkmasına neden olur ve insanı kendi varlığına son vermeye özendirir.
bir de kolera şarkısındaki gibi bir yolculuğun yalnızlığı.
Alıntı:
|
""""bu yolculuk insanın sonunda ölümü bile üç gün sonra duyulan bir kişinin ya da gökyüzündeki tek bir yıldızın yalnızlığı kadar büyük bir yalnızlığa iter. çünkü ego ancak tam bir ümitsizlik noktasına gelince teslim olur. bu teslimiyet acı vericidir. çünkü kişi kendini yutacak dipsiz bir uçurum açılmış gibi hisseder. bu ölüm gibi gelir. ancak bu bir taraftan ölümdür diğer taraftan da o bir diriliştir. o doğmak için ölmektir. yolcu önce bilinç altının karanlıklarına dalar. iç dünyamızın bu karanlığı, gerçek benliğimizin tanrı'nın şekilsizliğinin göz kamaştırdığı yerdir. benliğimiz karanlıkta gizlenmiş bir ışıktır."""
|
ama kimse yalnız değildir bence de.Osman Cemal Kaygılı idi galiba;
"İnsan toplum içinde yaşamasaydı yalnızlık duygusu diye bir duygunun var olduğunu bilebilir miydi?"
Rüyasında gördüğü rüyayı anlatan adam gibi kendimi uyanık sandığım yerde,uykumun en derinlerinde...
|

01-01-2009, 23:13
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 01-12-2008
Nerden: sakarya
Yaş: 24
Mesajlar: 17
|
|
|
Yalnızım çünkü sen varsın"
"gel" desen gelirdim
gittiğin uzakta bendim
dağ gibi bir ihanetten düştüm
bu kendime son gelişim
ölümbaz öpüşler kusuyorum ceplerime
kendimi suçüstü yakalıyorum
ve kentsizliğimin isimsizliğini
Araz'a uyak düşüyorum
gözlerime senden düşler sürüyorum
ıslak bileklerim kan bayramına yatıyor
bana en büyük tehdit yine ben oluyorum
sonra bir durağa yaslanıyorum
sonra bir kente
ve sen gidiyorsun
ben kanıyorum
diyorlar ki "kendini dinleme hiçbir şey söylemiyorsun"
oysa "gel" desen gelirdim biliyorsun
yorgun Haliç'e biraz inat
biraz ihanet bırakıyorum
ellerinden bir tedirginliği bir tehdidi avuçluyorum
aklıma düşüyorsun
düşüyorum
düşünce
üşüyorum
azgın hüzünlerle körlüğüme göçüyorum
ayrılığın saati kaç geçiyor bilmiyorum
yalanlarımla bir hiçlikteyim
beni içinden kaç
bu kentte her yağmur kendini ağlar
aklıma düşsen yalnızlık oluyorum
ağzımdaki uykudan öpmüyorsun nicedir
nerde kimi üşüyorsun
artık kendini yakan bir ateşim
kendimize birbirimizden düşler yapamıyoruz
şimdi boş duraklara yaslanıyorum
boş kentlere
oysa "gel" desen gelecektim
gün düşlerime dönüşlerimde
bakışın içiyor beni gözlerimden
gövdemi düşürüyorum güz yavrusu duraklara
uzaklığına uzanıyorum
sevdiğin sonbahar geçiyor üstümden
ama artık hiçbir göğü içmiyorsun dudaklarımdan
yıkılıyorum şarkılara
"kimseler biliyor"
yalnızlık dostumdu
şimdi korkum oluyor
oysa "gel" desen gelecektim
artık her şey kımıltısız bir geceye dönüşüyor
güz artığı saçlarımda oynaşan sensizlik
göz karana yenik düşüyor en korkak yanlarımdan
kendimi yitirdikçe sana gidiyorum
göbek çukurumda sobelere karanlık uyutuyorum
düş satıcısı ispiyoncu bir ihtiyarın insafına kalıyorum
uysal yalnızlıklar satın alıyorum
gülüşümle ödeyerek
ve içimde yalancı bir katil taşıyorum
yeni utançlar biriktiriyorum eski günahlarıma
cüzamlı ruhlar cehennemine gidiyorum ben
kirli sözlerimi temize çekme
oysa "gel" desen gelecektim
gözlerim ihanete ihbar taşıyor
kuşkulu bir cinayeti fısıldıyor kaşlarına
sözü namluna sürmelisin şimdi
en yaralı yanımdan vurmalısın beni
çünkü uçmak düşmeyi göze almaktır
avlunda bıraktığım az kullanılmış intiharları deniyorum
ne vakit nikotinli ellerinden yola çıksam
susuşuna kan döküyor gözlerim
sen gözüne çiğ kaçtı sanıyorsun
oysa bilmelisin Araz'ım
kimsenin içi görünmez
ve hiç bulamadıklarını
asla yitiremezsin
bak şimdi aramızda sessiz kalıyor
söylenecek bütün sözler
her sabah akşam oluyorsun
alnından ellerine damlıyorsun
yüzündeki yağmurla iniyorsun kente
içine dert oluyorsun kentin
dışına yağmur
yüreğinde dağılıyor kristal şehirler
duvarların kan öksürüyor
ve sen
başkalarının gözlerini
yüzümde aramamayı öğreniyorsun
beni bir durağa yaslıyorsun
beni bir kente
gidiyorsun
oysa "gel" desen gelecektim
susmak en inatçısı olmaktır yalnızlığın
en susmakta neydi öyle
sen en dinlerken
biliyorum Araz'ım
insan kendini bulmamalı, hep aramalı
gittiğin yerden başlıyorum öyleyse
gece cinnetlerimi de alıp yanıma
denize bakmayı bilmeyenler
bir gün mutlaka boğulur
işte bundandır gözlerinden kaçışlarım
siz hiç yar saçının bir telinden kendinize gurbet yaptınız mı
ben şimdi gurbetim
içimde taşıyorum
heba olsa da senlerce yılım
oysa "gel" desen gelecektim
ömrümden düşürdüğüm sol anahtarlarına takılıyorum hep
ve hayat yüklü kamyonlar geçiyor üstümden
şairler ölüdür derler
inanmıyorum
en karanlık ceketimi giyiyordum
ışığa kördüm çünkü
şimdi ise güneşe ilerliyorum
dirilmek için
kimliği paslanıyor eski bir anarşistin
gecenin kör gözünden utanıyorum
hadi bana en militan kelimelerle saldır
batır içime cümlelerini
beyhude bir dehşet bırak
hak ediyorum
gizlilikten ölmek üzere olan bir akrep sızıyor içime
can kaybından ölüyorum
cenazemde namaz kılacağım
zan altındayım
yalanıma inanıyorum
yorgun söylentiler kanıyor solgun yaralarımdan
kırılır mı bilmem hüznümde taşıdığım kin
kinim kendime
susuşum sana
küsüşüm tüm dünyaya
üstü kalsın ihanetimin
"gel" desen gelecektim
yine bir tren geçiyor içimden
sen kesiliyorum gülüşümün karşılığı
saçların bir rüzgarın öyküsünü taşıyor
görmüyorum söylemiyorsun kırılıyorum
hiçliğimin etleri yolunuyor şizofrenik bir gecede
sana bir öykü çıkarıyorum ağzımdan
süsle beni ey aşk
geçtiğin yerleri öpüyorum
yarısı yanık bir aşkın küllerini taşıyorum
dişlerindeki nikotin tadı terkimde
sirenler ve ateş hatları içip
sesini peydahlıyorum kendimden ve kentimden
ıslak ceplerimi buluyorum el yordamıyla
yasadışıyım
tutukla beni gözlerimden
kalemim bitti yitirdi şiirini şuur
öldü kanımdaki mürekkep balığı
solumdaki sise intihar etti intiharlar
bir aşkı kaça katlayabilirdi ki ezik bir yürek
yaşamak için geç bir zaman
ölmek için ise erken
çok davullu bir senfoni sürçüyor
dikiş tutmaz ayrılığımda
kirpiğinden yapılma bir darağacına
geceyi asıyorum
yoksun
bu yağmurlar ıslatmıyor beni
bir durağa yaslanıyorum sensiz
gidişinin en sessiz harfinden yırtılıyorum
"gel" desen gelecektim oysa
kulaklarımdan bordo denizler dökülüyor
şimdi herkes biraz sen biraz acı
göğsümde bir vagon
gizli sözler batıyor
fırtınalar çıkıyor üstüme
şakağımda
intihar acemisi bir şairin
delilik provaları
arkandan uluyan kapılardan
söküyorum kokunu
yokluğunu kokluyorum
yokluğunu yokluyorum
çöz gözlerimi senden hadi
ücranda yak bakışımı
gözlerine bekçi sevdam
dünden ve senden kalmayım
içine her düşen
kendi keşfi sanıyor seni
oysa sen
melekleri bile kıskandıracak kadar kendinsin
ve kendini acıtmak istiyorsun
ama güller kendine batamaz
bilmiyor musun
"gel" mi diyorsun
herkes kendi gördüğüne bakar
peki hayatın rüzgarında kime yelkeniz
kıpırdamadan duramayız bir aşk boyu
hadi en kanadığımız yerden susalım
"gel" desen gelirdim
"git" dedin ve gittin
Aşka...
Rüzgara...
Ayrılığa...
Zamana...
eyvallah...
kahraman tazeoğlu
Konu alska tarafından (01-01-2009 Saat 23:17 ) değiştirilmiştir..
|

01-01-2009, 23:17
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 01-12-2008
Nerden: sakarya
Yaş: 24
Mesajlar: 17
|
|
|
Hayat Yapayalnız Bir Hıçkırıktır...
Hayat hep kendini tekrarlayan yapayalnız bir hıçkırıktır
herkesin yüreği kendine yanılsama ve filler mezarlığıdır
söz çoğu zaman çentik atar kanatır yürekleri
ve zamanla yüzler sözlerin mezar taşları olur
işte bu, çokça ölümdür ama ölümlerden hayat bulmak gerektir
gerçek olan dolanan dildir, sarhoşluk değil
bazen de gerçek olan sarhoşluktur, dolanan dil değil
günler çok uzadı ömürlerse çok kısa
öpüşerek buluşmalar, öpüşerek ayrılmalar nedense çok sıkıcı
artık insanlar kendilerini kanatarak arasın ve bulsun
çünkü artık eller, yüzler, gözler, yürekler gibi mevsimler de bitiyor
çünkü artık parça parça ve yavaş yavaş insan bitiyor
insan o gizli ve kirli yanlarını ortaya çıkartsın ve kanatsın artık
kanayan yüzlerde yanılsama değil, gerçek insan vardır çünkü
oysa üstümüze yapışan hiçbir şey kendimizin değil
aslında hiçbir insan kendisi değil, hiç kimse gerçek insan değil
artık insanlar birbirlerinin gözlerinin içine ne kadar baksalar da gerçeği ve içtenliği göremezler
ama yine de herkes duymak istediği şarkıyı dinler kendini aldatarak
çünkü her sahte buluş gerçek bir yitiriştir, zamanla anlaşılır
Kordon'da sefa yaşayanlar her gece veremdir aslında
alkolle büyütülen yalan ve yanlışları, en büyük mutsuzluklarıdır aslında
her gece yaşanan yavşaklık, ertesi güne aktarılan büyük doyumsuzluklarıdır aslında
ne yazık ki herkes herkese küllerini bağışlayabiliyor artık
herkes herkese iğreti bir emanet artık
herkes herkese yakınlaştıkça uzaklaşıyor artık
kimse kimseyi aradığı yerde bulamaz artık
herkes bir şeylerini birilerinde unutur ya da yitirir artık
herkes birilerine sarılırken korkuyor artık
her söz inceliksizlik, her dokunuş içtensizliktir artık
herkesin çığlığı korkunç bir yalnızlık artık
kimsenin sesi kimsenin sesine değmiyor artık
bu yüzden oturup alkol akşamlarında gizli gizli ağlıyorlar
herkesin her konuda bilge olduğu bir zamanda hiç kimse mutlu değildir aslında
soytarı bilgelik hiçbir zaman mutluluk getirmez çünkü
artık herkes gizlice bir iç kanama yaşar usulca
gözler artık sadece göz, diller sadece dil, eller sadece eldir artık
her şey sentetik, her şey plastik, her şey metaliktir artık
işte bu yüzden mutsuz ve yalnızdır insan
işte bu yüzden bitmiştir... bitmiştir insan.
Mahmut AYAZ
|

28-02-2009, 22:32
|
 |
çaylak madam
|
|
Üyelik Tarihi: 05-07-2008
Yaş: 26
Mesajlar: 467
|
|
Derinlerden çekip çıkartılmış bir konu olacak ama benim için önemlidir bu durum.
Anıma göre mana kazanan yalnızlık şu an için sadece huzuru ifade etmekte. O kadar ki bir adada tek başıma izole edilmeyi bile gözüm kapalı tercih edebilirim.  (ehe sırf şekil olsun diye koydum, yeni keşfetmiş olmanın görgüsüzlüğünden kaynaklı =D)
"Eğer insanlar Tanrı olsaydı, kendilerini demokratik olarak yönetebilirlerdi. İnsanlar Tanrı olmadıklarına göre, mükemmel bir devlet insanlara göre değildir."
Jean-Jacques Rousseau
|

01-03-2009, 02:29
|
 |
.b/s/en s/b/enim
|
|
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Mesajlar: 536
|
|
|
.şu andır
..
.gölge'li_\
|

01-03-2009, 17:43
|
|
Equites
|
|
Üyelik Tarihi: 09-12-2008
Nerden: Atteleia
Mesajlar: 634
|
|
|
yasamak, anlamaktır
|

02-03-2009, 23:22
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 18-06-2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 37
|
|
|
Yalnızlık, aynaya baktığında hiç birşey görememektir.
|

03-03-2009, 01:19
|
 |
ganimet tüccarı
|
|
Üyelik Tarihi: 29-05-2008
Nerden: ankara, kütahya
Mesajlar: 468
|
|
|
ben hiç yalnız değildim
ormanda yürürüm kimseyi tanımam
|

07-03-2009, 14:55
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 15-07-2008
Nerden: denizde
Yaş: 36
Mesajlar: 30
|
|
|
yalnızlık
yalın kökünden türeyen
ız ve lık yapım ekleriyle yalnızlığını gideren
bir riyakar aslında.
kendisi
bir başına değil
ama onu benimseyenleri
bir başına bırakacak kadar bencil
ama
biz yalnızlar da
yanlış yazarak onu
alıyoruz intikamımızı
yalan yanlış
yan lız lıklar gibi
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Benzer Konular
|
| Konu |
Konuyu Başlatan |
Forum |
Cevap |
Son Mesaj |
|
Yalnızlık-Yanlışlık
|
osslem |
Sosyoloji & Psikoloji |
8 |
11-08-2010 17:01 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:59 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|