Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Felsefe

Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir..


ATEİSTİM AMA KARANLIKTAN KORKUYORUM?

Felsefe içerisinde ATEİSTİM AMA KARANLIKTAN KORKUYORUM? konusu: Ateis bir arkadaşım var ve karanlıktan korkuyor fobisi veya herhangi bir piskolojik rahatsızlılğı olmadığı halde evde tek kalınca karanlıktan korkuyorum diyor..Bu saçma bir konu gibi gelebilir ama duruma birde şu ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 26-01-2012, 17:25
art of break - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ete kemiğe büründüm..
 
Üyelik Tarihi: 22-05-2011
Mesajlar: 42
Standart ATEİSTİM AMA KARANLIKTAN KORKUYORUM?

Ateis bir arkadaşım var ve karanlıktan korkuyor fobisi veya herhangi bir piskolojik rahatsızlılğı olmadığı halde evde tek kalınca karanlıktan korkuyorum diyor..Bu saçma bir konu gibi gelebilir ama duruma birde şu açıdan bakalım;arkadaşım karanlıkta kaldığında azrailin birden canını almaya geleceğinden veya cinlerden falan korktuğunu söyledi ama adam ateist bu nasıl olur?Bu tür inançlara zaten inanmıyor ama hala bunlardan korkuyor sizce zihnen ateist olamıyor mu?Bu duruma ne derdiniz?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 28-01-2012, 01:20
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 04-12-2011
Mesajlar: 12
bunun birlikte yaşadığı ebeveyne çok bağlı kişilerde görüldüğünü duymuştum. ne kadar doğru bilemem. belki de bununla ilgili çocukluktan kalma kötü bir anısı vardır. böyle birşey hatırlamıyorsa bile buna karanlığın sebep olduğu bilincinde kalmıştır belki . mesela ben hep bir tekerlek gördüğümde aklıma bir tanıdığım gelir ama nedenini bilmem. sadece, o jant bana onu hatırlatır .
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 30-01-2012, 02:37
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 17-07-2008
Mesajlar: 72
bi hayli saçma geldi bana bu durum... dediğin gibi zihnen ateist değil bu kişi korktuğu durumların anlam kazandığı tek yer din... hayalet ya da ne bilim zombi dese bile daha mantıklı gelirdi bana
bu arada başlık da biraz absürd gibi dostum ateistim ama karanlıktan korkuyorum? bu ne demek şimdi...ateistler hiçbişeyden korkmaz onlar birer süper kahraman )

Konu dengesiz tarafından (30-01-2012 Saat 02:41 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 31-01-2012, 01:12
kewo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 10-01-2011
Yaş: 24
Mesajlar: 16
beyler bende müslümanım . tam dine yöneliyorum dinimle bütünleşmek istiyorum . her gusul boy abdesti aldığım zaman günün sabahı kendimi boşalmış olarak buluyorum .. namaz kılmaya yöneliyorum ..bir hafta devam ediyorum bir haftanın sonrası başıma olmadık felaket geliyo bir şekilde namazdan uzaklaştırılıyorum .bu bi gerçek yani birşeylerin var olduğunu hissediyorum ..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 07-02-2012, 12:13
dışardaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
çatısıcamdan
 
Üyelik Tarihi: 17-09-2008
Mesajlar: 105
bence arkadaşın kimlik arayışında. herşeyden etkilenmiş biraz. kedi kafasıda pek almayınca yanlızca kendini korkutan şeyleri önemser olmuş. çingene kaçıracagına inandırıldıgı için sokaga çıkmakmaktan korkan çocuklardan farksız geldi anlattıgın davranışları.

vardı benimde böyle bir arkadaşım. sonra bir ara beş vakit namazda kılmıştır kendisi. ama hiçbir davranışı samami şekilde düşünülerek seçimlermiş gibi gelmemiştir bana. oyüzden kendisni hiç ciddiye almadım.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 08-02-2012, 14:16
bekir_91 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 01-07-2008
Mesajlar: 92
Bence bu kişi inanmadığından değil inanmak istemediğinden ateist. Zor geliyor inanmak. Çünkü inanmakta her an izlendiğini bilmek var. Aklına kabul ettirememiş sonsuzluğun yokluğunu. Gözünü kapayamamış.
Gelin yapmayın, biraz insafla bakın. Varlığı ne ile açıklıyorsunuz? Güzelliği evrim teroisiyle mi açıklıyorsunuz? İnsan elinin değmediği yerler ne kadar güzel farkediyor musunuz? Sevgiyi ne ile açıklıyorsunuz? Şefkati? Her bu soruyu sorduğumuda karşıma gelen soru şu: Madem Allah cc. var ve mutlak iyi, neden dünyada kötülük var?

=> Her şey zıttıyla bilinir. Kötülük olmasa idi iyiliğin anlamı olmazdı. İyiliğin gerçek değeri ancak kötülüğün varlığıyla bilinir.

=>Kötülük bir kaynaktan gelmez. (Bu inanç tanrının karşısında kötülüğün kaynağı şeytan Hristiyanlıkta vardır.) Kötülük iyiliğin olmaması durumudur. Isı olmadığında soğuk olur. Ancak bu soğuğa varlık vermez. Aynı şekilde ışık olmazsa karanlık. Onun gibi adalet olmazsa kötülük olur. Peki neden bazı yerlerde kendini göstermiyor diyorsanız aşağıda devamında kendiliğinden anlayacaksınız.

=>Bazen kötülük ceza olarak verilir. Bu ise inanmayanlarda misliyle peşin cezadır. İnananlar ise bunun sonsuz bir kötülükten kurtuluş vesilesi olduğunu bildiğinden ona fazla koymaz. İnanmayanlar inanmadıkları için bir de bunun cezası olarak her kötülüğü kendi vicdanında bir ceza olarak görür. Vicdanındaki iyilik ona azap eder. Onu oradan çıkarana kadar çalışır. Çünkü her kötülüğün kötülerin yanına kalması düşüncesi bir misli daha azabı artırır. Peşin olarak inançsızlığın cezasını da verir. Allah'a inanan birisi onun Hakîm isminin bir neticesi olarak her işinin hikmetli olduğunu bilir. Tevekkül eder. Sabreder. Dayanır. Bu onun vicdanında bir yara açmaz. Örneğin İsrail'in yaptığı zulmü direkt olarak bir ateist görse neredesin varsan (haşa!) derken hikmet penceresinden bakan Müslüman ayrı ve parça parça bulunan Müslümanların ortak düşmanlar etrafında nasıl birleştiğini görür. Zafer işaretindeki ikinin manası da budur. Ölürsek cennete gideriz. Zafer bizim, kalırsak zaten zafer bizim. Her koşulda galip Allah'tır. Bakmayın şimdi önüne gelen kullanıyor. Bugün ülkede Allah'ın kanunları değil de insanların kanunları insan kendi yaptıkları yüzünden neden onu suçlar ki, onun kanunlarının geçerli olduğu devirlere bakın, Selçuklu, Osmanlı, Hindistan'da gazneliler, daha öncesinde endülüs emevileri, vs. Osmanlı yıkıldığı zaman Allah'ın kanunları ortadan kaldırıldığı zaman bakın ne oldu? kat kat küçüldük, Müslümanlar başsız ve ayrı kaldı. kuzey afrika, batı rumeli, batum, ırak, suriye, filistin, vs. hepsi elimizden çıktı ve bu yerlerin hepsi şimdi ateş içinde. Dünyada Allah'ın kuralları ile yönetilen ülke neresi var? Şii iran mı? Yoksa İngilizlerin kurduğu vehhabi olan Suudi arabistan kralı mı? Şii esat mı? Parça parça ırak mı? Neresi?

=>Bir diğer nedeni imtihandır. Bir sınav esnasında bir sınıfta sınav bitmeden bir öğrencinin kafasına vursa ve neden böyle yaptın böyle yapmalıydın çık dışarı dese herkes doğru cevabı öğrenmiş olur.O sınav adil olmaz. Onun gibi kötülük yapan herkes açık olarak cezalandırılsa idi insanlar içindekileri saklayacak ve gerçekten Allah'a sadık olanlar ortaya çıkmamış olacaktı. Hiç kimse birazdan dayak yiyeceğini bile bile bir iş yapmaz. İyi olan iyiliğinden dolayı iyi olurken kötü korkusundan iyidir. Bu da altınla bakırı elmasla kömürü aynı kefeye koymaktır. O kötülüğü yani ateşi madene vereceksin ki biri diğerinden önce erisin maden, cevher ortaya çıksın ayrılsın, elensin. Kötülük hem topluluk için hem de kötülüğe maruz kalan için imtihandır.

=>Sonsuzluğun yanında her sayının değeri sıfırdır(matematikte limit konusunu işleyenler bilir sıfıra yakındır ancak onun da karşılığı tam verildiğinden sıfırdır). O yüzden sonsuz bir alemin yanında bu dünyada çekilen acılar verilen sonsuz mükafat yanında bu dünyada çekilen acının önemi yoktur.

=>Bir diğer nedeni imtihan sırrıdır. Bu dünyada her şey sebepler dairesinde yürür. Bunun bazı nedenleri vardır. Allah fizik ve kimya kuralları gibi fen kurallarının koyucusudur ve belirleyicisidir. Bunlar dışında olay olmaz. Olanlar da bazı istisnai durumlardır ki çok özeldirler. Bunlara keramet ve mucize denir. Allah'ın bu koyduğu kurallara Adetullah, sünnetullah denilir. Bu kurallar dışında olay meydana gelmez. Bunlar sınavın en ana kurallarıdır. Kimse kendi aklınca bu sınav kuralları neden daha yüksek not alacağım şekilde düzenlenmemiş demesin. Adı üstünde sınav, kim ne kadar hak ediyor, çalışıyor onu öğrenmek maksadı iledir. Diğer yandan zaten Allah u Teala en az sevapta bire 10 veriyor. Kendi ikramından. (Not: Melekler adetullah kurallarının gerçekleştirilmesinde görevlidir. kendisiyle insanlar arasında değişik hikmetlere binaen bir perde olmasındandır. Bu başka bir mevzudur.)

Şimdilik notlarımda olan 28 maddenin aklıma gelenlerini aktardım. Gelin, oynadığınız büyük kumar. İnanmaktan bir şey kaybetmezsiniz. Ancak sonsuzluk üzerine bana göre kaybedeceğiniz %100 olan bir kumar oynamayın. Bugün geldi geçti, sonra bu yaşa kadar böyle geldi, daha sonrasında belki yaşlanacksınız belki ona da zaman kalmayacak ve öleceksiniz. Her günün gecesi ve sabahı, her seferinde mevsimlerin tekrarı ölümden sonra da bir dirilmenin olacağını söylüyor. Nasıl her ilkbaharda ağaçlar yeniden giydiriliyorsa sizin de benim de kemiklerimiz yeniden et giydirilecek. Yerden bir otun bitmesi nasıl olursa öyle bitiriliceğiz yerden. Bundan kaçış yok. Adam Fawer'in olasılıksız adlı kitabında(kitapta detaylı ele alınmış) da bahsedilen bu konu hiç hafife alınacak bir konu değil. Ben Bu konuda aklınıza gelen her soruya cevap verebileceğimi düşünüyorum bu noktada. eğer veremezsem de verecekleri biliyorum. Bu kumarı oynamayın. Çünkü kumarı kaybettiğinizde size bulaşık yıkatmazlar. (Bekirokumus91@hotmail.com, genelde facebook'tayım(Facebook için Bekir Okumuş diye aratın(diğerlerinden farkımı şu özelliklerimden çıkarabilirsiniz:AKÜ'de okuyorum, Afyonkarahisarlıyım. Türkçe öğretmenliği bölümündeyim. şu son günlerde profil resminde motorlu bir fotoğrafım var.) Bir mesaj da atarsanız eklerim sizi, cevap veririm. Bu benim sorumluluğum bildirmektir. Ben sorumluluktan kendimce kurtuluyorum, ama inanmak ya da inanmamak sizin vazifeniz. Allah irade vermiş seçmek ve sonucuna katlanmak sizin mükellefiyetiniz. )

Son olarak söyleyeyim ki, varlık ispat edilir ve ispat edilmesi kafidir. ancak yokluğu ispat etmek her yeri dolaşıp her şeyi bilmekle mümkündür. Bu da imkansızdır. 124.000 peygamber ve 124.000.000 gelmiş geçmiş veli öbür dünyanın var olduğunu haber vermiş. Siz bu yalan söylemeyen (ki hepsinin hayatı kitaplardadır hiç yalan söylemezler) insanların sözüne inanmak yerine bir zandan ibaret bir söze inanacaksanız o tercihin sonucunu çekerseniz. İki kişi bile görse varlığına inanılmasına kafidir. Sorumlu olursunuz. O yüzden aklınıza gelenlerin her birisinin bir cevabı var. Ben hepsinin buldum. Siz de bulabilirsiniz. Aklınıza gelen zanları yok diyerek delil zannetmeyin. Nasıl hata yaptığınızı görünce şaşıracaksınız.


بكر
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 08-02-2012, 14:18
bekir_91 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 01-07-2008
Mesajlar: 92
Fıtrî, Allah insanı acz ve korku ile yaratmıştır. Gücünün bir sınırı vardır. O da içinden gelen korkuya mani olamıyor. Belki bastırabilir. Ancak yok edemez. Çünkü Allah böyle yaratmış, insan inanmaya muhtaçtır.


بكر
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 10-02-2012, 03:03
drunken lord - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 28-11-2007
Mesajlar: 254
Blog Başlıkları: 1
şimdi sevgili bekir senin iyi niyetli bir adam olduğunu düşünüyorum yazdıklarını inanarak yazdığını düşünüyorum her ne kadar adı anarşist olan bir siteye neden üye olduğunu anlamasam da... şimdi yazdıklarını okudum ve tanrıya inanmayan biri olarak üzerime alındım ve kendi çapımda cevap vermek istedim.

Alıntı:
varlığı ne ile açıklıyorsunuz? Güzelliği evrim teroisiyle mi açıklıyorsunuz? İnsan elinin değmediği yerler ne kadar güzel farkediyor musunuz? Sevgiyi ne ile açıklıyorsunuz? Şefkati? Her bu soruyu sorduğumuda karşıma gelen soru şu: Madem Allah cc. var ve mutlak iyi, neden dünyada kötülük var?
şimdi varlığı, güzelliği ne ile açıklıyorsunuz diye sormuşsun çok güzel bir soru. öncelikle belirtmeliyim ki inanmayan biri için varlığın kesin bir cevabı yoktur, olmak zorunda da değildir. inanmayan biri şuradan hareket eder, evrenin "olan" durumuna bakar ve şu çıkarımı yapar, düzenin şu anki hali buysa eğer bunun arkasında bir düzenleyici olmaması gerekir. yani aslında pek çok inançsız kimse varlığın veya güzelliğin temeliyle ilgilense de onları kendi açıklayış biçiminin yetersiz olduğunun farkındadır. bugün hiç bir inançsız kimse sana gelip kaos, kuantum veya sicim teorisini ya da bunlara göre anlaşılması çok daha kolay olan evrim teorisini mutlak dogmatik bir cevap olarak sunmaz. hepsine şüpheyle bakar. işte tanrı kavramına inanmamasının nedeni de tam olarak bu "arayışıdır" ancak tanrı kavramını aynı zamanda neden reddediyor o zaman da diyebilirsin bu sorunun cevabı tanrının önermelerinin hepsinin bir ön-kabul öngörmesidir. oysa ateistin üzerinde düşündüğü diğer bilimler böyle bir ön kabul sayesinde her şeyi açıklayacaklarını söylemezler onlar olanı yorumladıklarını söylerler sadece onları anlamak için öncelikle onların koşullarını kabul etmek zorunda değilsindir. İnsan elinin değdiği her şeyin nasıl bozulduğunun da tanrının varlığına kanıt olduğunu söylemişsin, bakış açın anlaşılır bir bakış açısı ancak o zaman da şu soruyu sormadan edemiyorum madem insanlar bu kadar vahşi, bu kadar bozguncu yaratıklar ve tanrı madem duyguları olan(sodom ve gomore'ye sinirlenen, kavimleri öfkeyle helak eden) ve dünyadaki olaylara müdahele edebilen bir tanrı neden bu malum müdahele gerçekleşmiyor. olan doğal afetler etliye sütlüye dokunmayan hindistanlıların, japonların başına geliyor bu aralar. sana sorulan soru konusunda çok haklısın bu soru yanlış bir soru allah varsa neden dünyada kötülük var ancak bu soru eğer olaya deist bir bakış açısından yaklaşırsak yanlıştır. oysa daha önce söylediğim gibi islamiyetin tanrısı ve tüm semavi dinlerin tanrısı kendi kutsal kitaplarında dünyadaki olaylara müdahale eden gayet antropomorf bir tanrı.


Alıntı:
Kötülük bir kaynaktan gelmez. (Bu inanç tanrının karşısında kötülüğün kaynağı şeytan Hristiyanlıkta vardır.) Kötülük iyiliğin olmaması durumudur. Isı olmadığında soğuk olur. Ancak bu soğuğa varlık vermez. Aynı şekilde ışık olmazsa karanlık. Onun gibi adalet olmazsa kötülük olur. Peki neden bazı yerlerde kendini göstermiyor diyorsanız aşağıda devamında kendiliğinden anlayacaksınız.
İşte burada yanlış bir tespitin olduğunu düşünüyorum. demişsin ki kötülük iyiliğin olmaması durumudur. oysa ki kötülük ve iyilik birbirleri sayesinde oradadırlar. bunun gibi oldukça soyut bir soruna siyah ve beyaz gibi soyut bir örnek vermek yerine somut bir sıcaklık, soğukluk örneği vererek sorunu materyalize ettiğini yani aslında buradaki tespitinin yanlış olduğunu bildiğin halde örnekle onu manipüle etmeye çalıştığını düşünüyorum. ssıcak soğuk örneği iyilik ve kötülüğü karşılamaz çünkü insan zihni dışında tanımlanmış olgusal bir durumdur oysa ki insan zihninde yaratılan kavram zıttıyla birlikte orada bulunur. lisedeki mantık konusunu düşün mesela. ki bu iyi ve kötünün beraber var olması zerdüşti dininde ahriman/ahura mazda karşıtlığı eski yunan da titanlar/yeni tanrılar karşıtlığı eski mısırda güneyli/kuzeyli tanrılar karşıtlığı ve tüm uzak doğu dinlerinde kavramsal(siyah beyaz olarak simgelenen) karşıtlıkta görülebilir. benzer durum aslını filistinli bir savaş tanrısı olan yehovadan alan semavi dinlerde de görülebilir. aynı zamanda forumun adı anarşist olduğu için bunu da söylemeden edemeyeceğim adalet olmazsa kötülük olur gibi(yine somut örnek dikkat çekerim) bir şeyi neye göre yazdığını gerçekten merak ediyorum adalet öyle girift öyle çarpaşık bir konudur ki "adalet" denen şeyin (en temel haliyle)bedeni bir mülkiyet halini korumak amacında oldukça iyilikten çok kötülüğe yol açtığını yakın zamanda ki bazı olaylara bakarak görebilirsin.

Alıntı:
Peşin olarak inançsızlığın cezasını da verir. Allah'a inanan birisi onun Hakîm isminin bir neticesi olarak her işinin hikmetli olduğunu bilir. Tevekkül eder. Sabreder. Dayanır. Bu onun vicdanında bir yara açmaz. Örneğin İsrail'in yaptığı zulmü direkt olarak bir ateist görse neredesin varsan (haşa!) derken hikmet penceresinden bakan Müslüman ayrı ve parça parça bulunan Müslümanların ortak düşmanlar etrafında nasıl birleştiğini görür.
inanan biri işin bir hikmeti olduğunu bilir. demişsin. bilir. hikmeytin olduğunu bilir. somut bir gerçekleşme değildir bilinen. sonra da bir örnek vermişsin israilin yaptığı zulmü gören bir ateist neredesin diye sorar ancak inanan biri parça parça olan müslümanların nasıl birleştiğini görür demişsin hikmet bu olmalı öyle bir hikmet ki o hikmeti de sadece inananlar görüyor sanırım hangi islam dünyası nerede birleşti merak ederim sayın bekir. yakında birbirlerini boğazlayacaklar bilmem farkında mısınız? kapitalist bir güce bile ihtiyacımız yok neo-sömürge orta doğu devletleri o "hikmeti" kendileri gösteriyorlar "inanan" efendilerine(belki hristiyanların tanrısı gerçek tanrıdır)

Alıntı:
Bir diğer nedeni imtihan sırrıdır. Bu dünyada her şey sebepler dairesinde yürür. Bunun bazı nedenleri vardır. Allah fizik ve kimya kuralları gibi fen kurallarının koyucusudur ve belirleyicisidir. Bunlar dışında olay olmaz. Olanlar da bazı istisnai durumlardır ki çok özeldirler. Bunlara keramet ve mucize denir. Allah'ın bu koyduğu kurallara Adetullah, sünnetullah denilir. Bu kurallar dışında olay meydana gelmez.
bak buna yorum yapmayacağım. kurallar koyuyor demişsin. bunu söylemek çok kolaydır. bunu aslında kurandaki ayetler üzerinden tartışabiliriz ama bu hem çok zaman alır hem de ben dinlerin üzerine yürüyen tartışmalların onların kutsal kitaplarından çok sosyal bilimler aracılığıyla yürümesini düşünmekteyim. bunun için sana spinoza okumanı öneririm sadece şu kural meselesine daha değişik(ve kesinlikle inançlı) bir açıdan tekrar bakabilmen için...

Alıntı:
Son olarak söyleyeyim ki, varlık ispat edilir ve ispat edilmesi kafidir. ancak yokluğu ispat etmek her yeri dolaşıp her şeyi bilmekle mümkündür. Bu da imkansızdır. 124.000 peygamber ve 124.000.000 gelmiş geçmiş veli öbür dünyanın var olduğunu haber vermiş. Siz bu yalan söylemeyen (ki hepsinin hayatı kitaplardadır hiç yalan söylemezler) insanların sözüne inanmak yerine bir zandan ibaret bir söze inanacaksanız o tercihin sonucunu çekerseniz.
yokluğu ispat nedir merak etmekteyim ve sana yine spinoza önermekteyim.124.000 veli diyorsun bunların yalnızca 20 küsürü tarafımızdan bilinir sadece 4'ünün kitabı vardır bu 4 kitabı "gerçekten" okuyarak içlerinde pek çok yalan barındırdığını kendin de görebilirsin. ama bu 20 küsür veliyi ve 4 kitabı sadece kuran aracılığıyla değil "indirilen" 4 kitap aracılığıyla okumanı tekrar tekrar öneririm. bu arada sonunda ki sonucuna katlanırsınız tavrını dinlerin kendisine yakıştırsam da sana yakıştıramadım hani gerçekten yazmayabilirdin. çünkü yine söylüyorum iyi niyetli bir adam olduğunu derdinin dini anlatmak olduğunu düşünüyorum...

esen kal...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 11-02-2012, 22:57
bekir_91 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 01-07-2008
Mesajlar: 92
Sözlerime anlayışla cevap verdiğin için teşekkür ederim. Ben de söylediklerinde farklı ve kendimce yanlış gördüğüm bir kaç noktayı kelam etmek isterim.

Burada olmamın nedeni irşad yani bu bana bir ilahi emir. Sadece bana değil bütün Müslümanlara. İyiliği emredip kötülükten men etmek gücü derecesinde her Müslüman'a farz-ı ayn yani 1. derecede herkese farzdır. Bu siteyi bir süredir girmiyordum, hocalarıma bu gibi yerlerde neden konuşmadığımızı sorduğumda bana hep o sitelerdeki insanlar tartışma için kavga için geliyor zaten dinlemek için değil demiişlerdi. Gerçekten de bir kaç istisna hariç sürekli küfür yedim. Lakin son zamanlarda okuduğum ve dinlediğim ayetlerin beni buraya yönlerdirdiğini düşündüm ve ilk karşıma gelen şeye yorum yazdım.

Alıntı:
İnsan elinin değdiği her şeyin nasıl bozulduğunun da tanrının varlığına kanıt olduğunu söylemişsin, bakış açın anlaşılır bir bakış açısı ancak o zaman da şu soruyu sormadan edemiyorum madem insanlar bu kadar vahşi, bu kadar bozguncu yaratıklar ve tanrı madem duyguları olan(sodom ve gomore'ye sinirlenen, kavimleri öfkeyle helak eden) ve dünyadaki olaylara müdahele edebilen bir tanrı neden bu malum müdahele gerçekleşmiyor. olan doğal afetler etliye sütlüye dokunmayan hindistanlıların, japonların başına geliyor bu aralar. sana sorulan soru konusunda çok haklısın bu soru yanlış bir soru Allah varsa neden dünyada kötülük var ancak bu soru eğer olaya deist bir bakış açısından yaklaşırsak yanlıştır. oysa daha önce söylediğim gibi islamiyetin tanrısı ve tüm semavi dinlerin tanrısı kendi kutsal kitaplarında dünyadaki olaylara müdahale eden gayet antropomorf bir tanrı.
Önceden de söylediğim gibi Allah'ın Hakim ismi her şeyi hikmetle yapar, ancak insanların sınavda olması münasebetiyle imtihan sırrının ortadan kalkmaması için bu hikmetleri sadece belli kişiler görebilir. Çünkü irade ve seçim imtihanın ana şartıdır. Bunu herkes görürse imtihan sırrı ortadan kalkar. İnsanların hepsi değil bir kısmı vahşi sayılabilir. İnsanlarda irade yani seçim özgürlüğü ve akıl vardır. İnsanlara nasıl bir insan olacaklarına kendileri karar verir bu nedenle. Genel olarak bir musibetin meydana gelmesi ise genel olarak işlenen suçlardan ileri gelir. "İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır." Rum Suresi 41 ayet. Bu onların bazı yaptıklarının sadece bir kısmının onlara tattırılmasından ibaret. Japonya şu anda denizleri en çok tahrip eden ülke. Balina ve yunus eti tüketiyorlar sürekli olarak. Dikkat edersen sürekli green peace le Japon gemileri kavga ederler. Marketlerde her yer balık eti. Dünyanın en güçlü ekonomisine sahip ülkesi ithalat yapmamak için denizin canına okuyor. Onlar denizi tahrip ediyorlar, cezaları da denizden geliyor. Sodom ve Gomorre'yu iyi ki örnek verdin. Oradaki insanların nden helak olduğunu bilirsin. Ancak İslam tarihi kitaplarına bakarsan orada meleklerin Allah u Teala'ya bu şehirde çok ibadet eden kimselerin bulunduğunu ancak Allah'ın onlara sırf başta söylediğim emri bil maruf nehyi anil münker yani bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığıyla hareket ettiğini görürsün. Beraberinde onlar da o yüzden helak edildi. Dünya'da her katliam, sesini çıkaran bir Türkiye var. Saysam bitecek gibi değil. Neyse aslında bu bile az. Ayette de belirtildiğini gibi sadece bir kısmını tattırıyor Allah. Kaldı ki küfür Allah indinde en büyük günahtır. Hava, su, yemek, el, yüz, göz, kulak vs. Allah'ın nimetleri sayısızdır. İnsanlar ise isyan ederek bu nimetlere şükürsüzlük ediyorlar. Hakaret ediyorlar. En ufak bir iyilik için insanlara teşekkür eden insanlar her şeyini veren Allah'a şükür etmiyorlar. Ene yani ben Allah'ın insanların kendi yarattıklarını anlayabilmesi için bir ölçü aracıdır. Bakmayın insanlar bunu kendinden sanıp gururlanıyorlar. Ancak bir bir patron bile sadece iş verdiği için insanlara köle gibi muamele ediyor. Her şeyi veren Allah'a karşı acaba nasıl davranılmalıdır? Kısacası bakış açısı deist değil, perdeli, insanlar bu nazarla bakmadıkları sürece bu perdeyi göremezler. Hikmet ve imtihan sırrı bu.

Alıntı:
İşte burada yanlış bir tespitin olduğunu düşünüyorum. demişsin ki kötülük iyiliğin olmaması durumudur. oysa ki kötülük ve iyilik birbirleri sayesinde oradadırlar. bunun gibi oldukça soyut bir soruna siyah ve beyaz gibi soyut bir örnek vermek yerine somut bir sıcaklık, soğukluk örneği vererek sorunu materyalize ettiğini yani aslında buradaki tespitinin yanlış olduğunu bildiğin halde örnekle onu manipüle etmeye çalıştığını düşünüyorum. ssıcak soğuk örneği iyilik ve kötülüğü karşılamaz çünkü insan zihni dışında tanımlanmış olgusal bir durumdur oysa ki insan zihninde yaratılan kavram zıttıyla birlikte orada bulunur. lisedeki mantık konusunu düşün mesela. ki bu iyi ve kötünün beraber var olması zerdüşti dininde ahriman/ahura mazda karşıtlığı eski yunan da titanlar/yeni tanrılar karşıtlığı eski mısırda güneyli/kuzeyli tanrılar karşıtlığı ve tüm uzak doğu dinlerinde kavramsal(siyah beyaz olarak simgelenen) karşıtlıkta görülebilir. benzer durum aslını filistinli bir savaş tanrısı olan yehovadan alan semavi dinlerde de görülebilir. aynı zamanda forumun adı anarşist olduğu için bunu da söylemeden edemeyeceğim adalet olmazsa kötülük olur gibi(yine somut örnek dikkat çekerim) bir şeyi neye göre yazdığını gerçekten merak ediyorum adalet öyle girift öyle çarpaşık bir konudur ki "adalet" denen şeyin (en temel haliyle)bedeni bir mülkiyet halini korumak amacında oldukça iyilikten çok kötülüğe yol açtığını yakın zamanda ki bazı olaylara bakarak görebilirsin.
Kötülükle iyiliğin beraberce var olduğu noktasında beraberiz. Bir diğerinin varlık nedenidir. Verdiğim örnekleri işi somutlaştırma olarak değil de anlaşılmasını kolaylaştırmak olarak anlatmaya çalıştım. Dediğim olay şudur: Hristiyanlıkta şeytan ile tanrı bir savaş halindedir. Ancak İslamiyet'te şeytan da bir iradeye sahiptir, bencilliği yüzünden gururuna yidirememesi yüzünden Allah'ın huzurundan kovulmuştur. Bu evrenden gitmek anlamında düşünülmemelidir. Sonsuzluk adı üstünde sonsuzdur her şeyi kaplar. Neyse bu çok uzun bir konu kısaca söyleyeyim, Evrendeki her enerji, iş, oluş, hareket, madde vs. Allah'ın kurallarıyla ve gücüyle işler. Her iş onundur. Sadece kendi külli gücü içinde cüzi bir güç kullanımına izin verir. O da cüzi iradedir. Bu izni istese vermeyebilir ancak verir. Yani cüzi irade külli iradenin içindedir. Yani şeytan Allah'ın karşısında değil, izniyle hareket eden bir düşmandır. Kötülüğün varlık nedenlerinden birazını saydım. Akıl ve mantık çerçevesinde düşünüldüğünde bu zorunludur.

Peşin olarak inançsızlığın cezasını da verir. Allah'a inanan birisi onun Hakîm isminin bir neticesi olarak her işinin hikmetli olduğunu bilir. Tevekkül eder. Sabreder. Dayanır. Bu onun vicdanında bir yara açmaz. Örneğin İsrail'in yaptığı zulmü direkt olarak bir ateist görse neredesin varsan (haşa!) derken hikmet penceresinden bakan Müslüman ayrı ve parça parça bulunan Müslümanların ortak düşmanlar etrafında nasıl birleştiğini görür.
inanan biri işin bir hikmeti olduğunu bilir. demişsin. bilir. hikmeytin olduğunu bilir. somut bir gerçekleşme değildir bilinen. sonra da bir örnek vermişsin israilin yaptığı zulmü gören bir ateist neredesin diye sorar ancak inanan biri parça parça olan müslümanların nasıl birleştiğini görür demişsin hikmet bu olmalı öyle bir hikmet ki o hikmeti de sadece inananlar görüyor sanırım hangi islam dünyası nerede birleşti merak ederim sayın bekir. yakında birbirlerini boğazlayacaklar bilmem farkında mısınız? kapitalist bir güce bile ihtiyacımız yok neo-sömürge orta doğu devletleri o "hikmeti" kendileri gösteriyorlar "inanan" efendilerine(belki hristiyanların tanrısı gerçek tanrıdır)

Alıntı:
yokluğu ispat nedir merak etmekteyim ve sana yine spinoza önermekteyim.124.000 veli diyorsun bunların yalnızca 20 küsürü tarafımızdan bilinir sadece 4'ünün kitabı vardır bu 4 kitabı "gerçekten" okuyarak içlerinde pek çok yalan barındırdığını kendin de görebilirsin. ama bu 20 küsür veliyi ve 4 kitabı sadece kuran aracılığıyla değil "indirilen" 4 kitap aracılığıyla okumanı tekrar tekrar öneririm. bu arada sonunda ki sonucuna katlanırsınız tavrını dinlerin kendisine yakıştırsam da sana yakıştıramadım hani gerçekten yazmayabilirdin. çünkü yine söylüyorum iyi niyetli bir adam olduğunu derdinin dini anlatmak olduğunu düşünüyorum...
Kitaplarda zaten bildirilen binlerce veli vardır. Her şehidin derecesi veliliktir. Buna kıyasla 20.000.000 sayısı bile rahatlıkla veliler için kullanılabilir. Dediğin dört kitap 4 resul'e inen kitaptır. Bunlara büyük kitap denir. Bunlar dünyanın sonuna doğru kapsayıcı dinler olarak indirilmiştir. İnsanların arasındaki münasbet ve iletişimin artmasından dolayı. Nebiler ve resullerin toplamı 124.000'dir. (Nebiler kendinden önceki dinin düzelticisi, doğrulayıcısı ve tasdik edicisi olan peygamberlerdir. Resul ise yeni bir dinle gelen kişidir. )"Biz peygamber göndermediğimiz kavimi sorumlu tutmayız." ayetinin muktezisidir. Hadisçe haber verilen sayıdır. Montigne denemeler isimli eserinde Amerika yerlilerinden vahşi soylular diye bahseder. Onların kurallarındaki bozulmamışlıktan ötürü. Mitlere baktığınızda da aynısını görürsünüz. Hepsi benzerdir. Neyse bu uzun bir konu. İnsanlar günümüzdeki ekseriyeti oluşturan dinlere bile baksalar bunu görürler. Vedaizm, caynizm gibi dinlerin günümüz yansımaları olan hinduizm ve budizmde de aynı durum sözkonusudur. Zaten benim orada bahsettiğim o değil, bahsettiğim yokluğun ispatının olmayışıdır. İspat edilemez. Varlık ispat edilir. Bunu yazmamdaki ana kasıt da bu. Bütün yazı bundan bahsediyor. Dediğim olay mahkemede muteber iki şahit bile başka şahit yoksa kanaate kafiyken binlerce şahidi olan bir konuda sırf varsayımlar yüzünden inkar ve yok olma ihtimali yüzünden sadece inanmanın zor tarafları yüzünden inkar riskli bir kumardır. Demek istediğim yokluğa şahit gösterilemez. Yazdıklarım bu bağlamdadır. Dediğim de bu yokluk ispat edilmez. Varlık ispat edildiği zaman ortaya çıkan bazı muarızlar yüzünden reddetmek ve bu muarızları delil kaul etmek kabil-i akıl değildir. Kaldı ki muarız kabul edilen şeylerin açıklamasının olmadığını ve bunların hepsinin zamanın ve insan aklının yanlış anlamaları olduğunu gördüm.
Anlayışın için teşekkürler.


بكر
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
ama, ateİstİm, karanliktan, korkuyorum


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
korkuyorum anne... eco Film Arşivi 21 02-08-2009 17:47
Korkuyorum.Affet uykusuz Edebi Mevzular 1 09-03-2009 03:38
Korkuyorum... Anlıyor musun? High Hopes Hayata Dair.. 7 23-09-2007 17:49
Uyumaya Korkuyorum patis Geyik Mevzular 19 18-07-2007 21:24


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:45 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info