Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Felsefe

Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir..

Şehirlere nasıl bakıyoruz?

Felsefe içerisinde Şehirlere nasıl bakıyoruz? konusu: Şehirlere nasıl bakılmalı, ondan ne anlamalıdır? İnsanların bir araya gelmesi ve yeteneklerini geliştirmesinin en ileri yolu mu? Yoksa yalnızlık korkusunun bir cinneti mi? Özgür şehir var ise, şehirde özgür insan ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 25-08-2011, 14:38
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-06-2011
Yaş: 20
Mesajlar: 37
Standart Şehirlere nasıl bakıyoruz?

Şehirlere nasıl bakılmalı, ondan ne anlamalıdır? İnsanların bir araya gelmesi ve yeteneklerini geliştirmesinin en ileri yolu mu? Yoksa yalnızlık korkusunun bir cinneti mi? Özgür şehir var ise, şehirde özgür insan mümkün mü? Peki organik şehir mümkün mü ya da bütünüyle insan dostu şehir?
Kısacası, şehri topluluklara parçalamak mı, onu yok etmek mi? Özgür şehir mi? Şehirsiz insanlık mı?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 25-08-2011, 16:41
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 23-08-2011
Yaş: 32
Mesajlar: 8
Kanımca şehir hayatın kendisidir biraz ....Özgür bir şehir olduğuna inanmıyorum ama içinde özgürlük arayabileceğin bir yer dersen şehir derim.Kaçabileceğin sokakları da barındırır içinde Bangır bangır bağırıp isyan edebileceğin meydanları da .
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 26-08-2011, 01:30
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 24-08-2011
Yaş: 24
Mesajlar: 20
Şehirler düşüncelerin doğruluğunu kendinde ve bir başkasında tespit etmen için deney alanlarıdır. İdeal denekler birbiri içerisinde yaşama uyum sağlamış ve sağlamaya zorlamıştır. Bu forum örneğinde olduğu gibi. Soruyu soran kişinin kendi cevabını sınaması için cevap yazanlar ile kıyaslaması gerekir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 26-08-2011, 01:59
drunken lord - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 28-11-2007
Mesajlar: 254
Blog Başlıkları: 1
yeni hayvan çiftlikleri. orwell, huxley distopik şehir tasvirlerinde gittikçe daha da haklı çıkıyorlar. hatta modernist kapitalist mimarların bu kitapları okuyup notlar aldığından şüpheleniyorum. düşünün ki avrupada neredeyse bütün köyler boşalmış şehirler bir megalaşma hamlesi içinde varoşlara ve normal vatandaşların yaşadığı banliyömsü kapalı toplululuklara bölünüyor(john wagner'in judge dredd'de yarattığı distopyayayı hatırlayın) muhafazakarlığın son zamanlarda kapitalizmin beşiği dediğimiz ülkelerde neden patladığına şaşmamalı önce apartmanların içine hapsedilen birey artık "bölge"lerin içine hapsediliyor. toki ler banliyö ller kentsel dönüşüm alanları hepsi bizi birbirimizden uzaklaştırıyor. en küçük bir temastan kaçınır hale geliyoruz. kaldırımda yürürken insanlara çarpmamak için gösterdiğim özene şaşıyorum bir çok insan böyle kopuyoruz birbirimizden. sulukulelileri alır toki'nin şehrin bilmemkaç kilometre ötesinde toki evleri adı verilen "ıslah evleri"ne kaparız. sadece farklı oldukları için. köylüleri önce müthiş makineleşmeyle, havayı kirleterek, doğal iklimsel döngünün içine ederek şehirlere gelmeye zorlar, onları şehir içinde yabancılaştırır sonra aynı şehrin yabancı bir başka bölgesinde "diğerlerinden" ayrı normal bir hayat yaşamalarını bekleriz. mimari dediğimiz şey modernleştiği her dakika bizi dünyanın kendisinden koparmak için daha etkili bir araç oluyor kendimizden bile kopuyoruz. hayatımız ekranlara bakarak güvenli apartmanlarımızın içinde geçiyor. tv ekranı, bilgisayar ekranı... facebook denen bir sitede her saniyemizi paylaşıp kendimizi tatmin ederken londra da yukarıda bahsettiğim yabancılaştırma çabasına direnen bir gurup insan hakkında en anlamsız savlarla gereksiz yüzlerce cümle sıkıyoruz anlamsız bir terim bulutu içinde kendimizi tekrarlayıp duruyoruz. aklımda ise hala apartman hayatının şirinleri nasıl birbirine düşman ettiğini hatırladığım o bölüm var
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 26-08-2011, 16:45
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-06-2011
Yaş: 20
Mesajlar: 37
Alıntı:
sulukulelileri alır toki'nin şehrin bilmemkaç kilometre ötesinde toki evleri adı verilen "ıslah evleri"ne kaparız
Yoksul insanları fazla göze batmamaları için şehrin dışına veya en istenmeyen köşelerine iteklemek...Bu, 21. yüzyıl kapitalist batı kentleşmesinin özü aslında. Şehirlere, oraya ait olmayan insanların zorunlu göçü, şehri doğal olarak bozuyor. Ve özünde, sorun bir diğer yurttaşın her açıdan yoksulluğa düşmüş olması değil, o yoksulluğa düşen yurttaşların görünür olup olmamasıdır.Bu gün toki ve kentsel dönüşüm projelerinin de yaptığı bu. Kimse kendi kendini iskan etmekten,yaşam alanlarını ortak planlamaktan, insanların birbiriyle yüzleşmesinden ve mahalli birlikler halinde dayanışma ruhunu kazanarak,diğer birliklerle zorunlu işbirliği yapmasından,sorunlarını kendi insiyatifleriyle çözerek kentsel yaşam ruhunu kazanmasından söz etmiyor. Şehirlerimiz kirleniyor,çirkinleşiyor. Çünkü ne orada yaşayanlara ait, ne de orada yaşamak istiyenler yaşıyor gerçekten.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 09-10-2011, 16:25
narsistdeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 09-09-2009
Yaş: 23
Mesajlar: 5
her özgür irade bir noktada başkasının özgürlüksüz oluşudur ve mutlak özgürlük zaten ikinci canlının varlığıyla çelişkiye düşer şehir hayatı için ise özgürlük tam olarak yerleşemez. ama fikirler, düşünceler özgür kalabilir eylemler çekinceli olsada
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 09-10-2011, 18:40
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-06-2011
Yaş: 20
Mesajlar: 37
Alıntı:
her özgür irade bir noktada başkasının özgürlüksüz oluşudur ve mutlak özgürlük zaten ikinci canlının varlığıyla çelişkiye düşer şehir hayatı için ise özgürlük tam olarak yerleşemez
Bu görüşüne katılmadığımı ifade etmek isterim. Bana kalırsa, bir diğerinin özgürlüğünü gasp eden kişi özgür değildir. Karşılıklı zarar ve özgürlük birbiriyle çelişir, çünkü insan ilişkilerinde baskı ve şiddet daima karşılıklı olma eğilimindedir. Bu anlamda Bakunin'e katılıyorum, "İnsan ancak kendisi kadar özgür insanlar arasında özgürdür"
Alıntı:
ama fikirler, düşünceler özgür kalabilir eylemler çekinceli olsada
Hiyerarşi ve kapalı ahlak -ki bunlar birbiri ile doğrudan ilişkili kavramlardır- , insanın belki en büyük zaafı olan bir tür kendini idealleştirmeyi sapıkça ve dizginsizce salık verir. Ahlak, topluluk halinde, ve tabii toplumsal yaşamın doğal kurallarını anlamlandırabilmiş bir akılcılığın süzgecinden geçirilmelidir -ki bu önyargısız ve bilinçli bireyleri gerektirir. Birey, farklı olana saygıyı -ki bu eşitliğin en önemli koşuludur- öğrenmelidir. Ahlak kapalı bir ben-merkezcilikten ve dogmatizmden kurtulmalıdır; açık,akla ve toplumsal duygulara bağlı olarak gelişmelidir. Böylece, toplum-dışı içgüdülere özgürlük tanıyan, ve yalnızca toplum-karşıtı davranışlara öz-savunma geliştiren bir toplumsal düzen mümkün olacaktır....
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
bakıyoruz, nasıl, Şehirlere


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Nasıl seçiyoruz? Kale Sosyoloji & Psikoloji 7 25-05-2012 01:28
Bu ayı nasıl kurtarılır? High Hopes Resimler ve Düşündürdükleri 1 29-08-2009 21:20
Nasıl Bir Gelecek? lunatic Güncel Mevzular 2 09-08-2008 19:08
Bu nasıl iş! High Hopes Serbest Kürsü 25 19-10-2007 23:14
Nasıl Bi' Anne? Nasıl Bi' Baba? akRAP Geyik Mevzular 8 02-07-2007 23:59


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:30 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info