|
|
| Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir.. |
''Nasıl''cılar ve ''Niçin'' cilerFelsefe içerisinde ''Nasıl''cılar ve ''Niçin'' ciler konusu: Ben nasıl sorusunu değil, niçin sorusunu sevdim.’’Nasıl’’ sorusuna cevap arayanlar, Allahın hikmetiyle karşılaştı, ‘’Niçin’’ sorusunu yöneltenler yaratılışının cevabını buldu. Bu yüzdendir ki ‘’Nasıl’’ sorusunu soranlar mühendis, niçin sorusunu soranlar kahraman ...

07-03-2011, 17:04
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 08-04-2009
Mesajlar: 108
|
|
''Nasıl''cılar ve ''Niçin'' ciler
Ben nasıl sorusunu değil, niçin sorusunu sevdim.’’Nasıl’’ sorusuna cevap arayanlar, Allahın hikmetiyle karşılaştı, ‘’Niçin’’ sorusunu yöneltenler yaratılışının cevabını buldu. Bu yüzdendir ki ‘’Nasıl’’ sorusunu soranlar mühendis, niçin sorusunu soranlar kahraman oldu.Evet !Garp ‘’Nasıl’’ sorusunun cevabını aradığından elinde cetvelle dolaşan pis bir materyalist, Şark ‘’Niçin’’ sorusunu sorduğundan manasını bulan bir gönül eri oldu.
August Comte’nin dediği gibi ‘’Pozitivizm niçinlerle uğraşmaz, ama nasılları iyi bilir’’.O yüzden bizler cami dikerken onlar gökdelenler dikti.O yüzden onlar ellerinde cetvelle dolaşırken, bizler ellerimizde tesbihle dolaştık.Bu sebeptendir ki onlar terapi ordusu olmuşken bizler başlarına terapist olduk.
O yüzden tüketim çılgınlığında boğulan Garp, bu kadar zenginlikte yüzü gülmezken, Şark üzerine yağan bombalara rağmen gülebildi.Garp dedelerinin ‘Nasıl’’ sorusunu sormasından sebep, terapi ordularına malikken, Şark dedelerinin ‘’Niçin’’ sorusunu sorduğundan elindeki kazma kürekle gülebilen tayfa..Niçin sorusu ilk soruydu, ‘’Niçin’’e cevap veremeyen sorular hakikat değil batıldı.Bu batıllıkla küfrün çarkına su taşıdılar, patentleriyle gururlanıp, gökdelenleriyle bize yukardan baktılar.Nicelik bakımından yükselip, nitelik bakımından alçaldılar.
Kurallarını niçini bilinmeyen nasıl sorusuyla kurdukları rejimlerin Demokles’in kılıcıyla güvence altına alsınlar.Fıtrata muhalif manifestolar yayımlasınlar, meydanlara çıkıp ‘’halkımız, hakkımız, emek’’ nutuklarına girişip bütün dertleri nasır tutmayan proleterya sınıfı inşa etmek olsun.Fetvasını vicdanından değil, bilimlerin etiğinden alanlara, sayıların azametinde boğulanlara, dünyaya mikroskopla bakanlara, Nietzsche inanıp ailesine düşman bakanlara lanet olsun.İsveçli bilim adamların aldıkları fetvayla şarap içe durup, mürşidlerinn icatları diş macunlarıyla 24 saaat kesintisiz beyazlıkla hayata karşı korkmadan sırıtıp dursunlar,
Norveçli balıkçıların ellerinin güzelliğinin sırrını dört bir yana ifşa eden elleri öpülesi insanlar.Şehitleri, gökteki yıldızları Galileo dünyanın yuvarlak olduğunu ikrar ederken bizler dünyanın dönek olduğunu bildirdiğimiz yığınlar.Ellerinde fosillerle inkar eden, dev geçinen cüce topluluğu Devir çatışması yaşadığımız insanlar, Ortaçağ’la beraber bizi gömdüklerine inanan, keşifleriyle kıçımıza tekmelediklerine sanan, patentleriyle megolaman kesilen, gözünün gördüğüne iman eden ahmaklar.Materyallerimiz vardı, molotoflar bizlerin, heronlar onlarındı, bizim elimizde sapanlar, onların altlarında tanklar vardı.Bizim payımız taş fırlatmaktan nasırlaşan eller düştü, onlara direksiyon başına geçip üzerimize sürdükleri zırhlı araçların başında pörsüyen kıçlar.Hem yumuşak, hem hesaplı Solo tuvalet kağıdı artık iki kat daha dayanıklı cümleleriyle kıçımızı temizlemek için methiyeler düzen, necisimizi temizlemek için marketlerin reyonlarında sıraya dizilen tahriş etmeyen kıçların maliki kapitalist köpekler olarak çıktılar karşımıza.Onlar Balzac okudu, bizler Hugo’dan alıntı yaptık.Aynı şartlar altında aynı sebepler aynı sonuçları verir dediler biz ise onlara ebabil
kuşlarını hatırlattık.Ölen mustazaflar için ağıt yakarken, onlar zulümlerine doğal seleksiyon diyerek vicdanlarının üzerinden akıllarıyla geçtiler.Her birimiz inanmıştık, tekbirlerle meydanları sıçramış, sesimiz kısılıncaya kadar, avazımız çıktığınca bağırmış, meydanları doldurmuştuk; tv ekranlarında bize bakıp ‘’Nasıl olur’’ diyen toplum mühendislerine inat.Hurafeci, yobaz diye adlar verilmişti hepimize.Afyonu fazla kaçırıp kapı gıcırtısında oynardık, firavunların kaba etlerimizde şaklayan kırbaçlarına rağmen, Engizisyon mahkemelerinde sallandırdıklarımız için, İstiklal mahkemelerinde öcünü almaya yeltenen uşaklardı dedeleri. İşledikleri zulumlere karşı söyledikleri gerekçeleri , dünyanın bir öküzün boynunda duruyor olmasından da aptalcaydı..
Sonraları bunlar anlamsız hayatına, anlam yüklemek çabasıyla dolaşan, niçin sorusuna cevap verememesinden, bir hiç olduğunu anladığında bunu herkese etiketlemek için sözde dünyaya nihilist yaftasına vuran, ‘’Nasıl sorusuyla’’ kafayı bulan akşamcılar.Müsebbibil esbab sıfatını görüp doksan dokuz esmaya gözlerini yuman yığınlar, şeytanın maskarası, küfrün daimi hizmetkarı.
Yobaz
|

07-03-2011, 17:33
|
 |
CoSmiC VoiCe
|
|
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
|
|
|
Arabesk e edebiyatın zirvesi, insanlığın en samimi dışavurumu olarak bakan zihniyet kendi kepazeliğini polyannacılık ile sosa bulayıp köleliğini marifeti sayarken bir yandan da dua ve feryatlarla putuna ağlayıp batsın bu dünya der durur kıymeti müjdeleyerek. Hor gördüğü batının kendinden çaresiz olduğu sanrısına kapılarak. Tabi dünya batmaz da, her defasında kendi başına yıkılıverir doğa kanunları gereğince bu hala der yenildim ama ezilmedim. Ezildim demez sadece, kıçındaki kazıktan zevk alma erdemini uydurmuştur ne de olsa ters bakar ters şeylerden zevk alır. Sanırsın şimdi çağdaşlığın kitabını yazmışlar, emperyalizmin ne olduğunu biliyorlar. Onu bilenlere de imansız derler puta tapmadan adım atamadıklarından bismillahsız. Sonra da niçin diye sorarmış da de nasıl demezmiş. Nasıl diye sormak için akıl yürütmek gerek, niçin sorusunun cevabı ise hep aynı çünkü bu beyinsiz asalaklar için.
Konu Orgon tarafından (07-03-2011 Saat 17:36 ) değiştirilmiştir..
|

07-03-2011, 17:52
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 08-04-2009
Mesajlar: 108
|
|
Muhterem ben nasıl sorusuna karşı değilim, niçin sorusuna cevap vermeyerek, nasıl sorusuyla kafayı bulan afyonculara tizim ve onun batıl olduğunu söylüyorum.Diyelimki islam haşa safsatadan ibaret, ama mutlak bir gerçek, nasıl sorusunun cevabının verilmesi, niçin sorununun yerini doldurur mu?
İlk başladığım demlerden beri denilen bir söz vardır bize ''Din filan iyi hoşda, az gidin fen kimyada okuyum'', sanırsın ki halkevine giden komşunun veledi elinde bir ton projelerle sponsor bulamamaktan dolayı sürünüyor
Birde bizi emperyalizmi bbilmemekle şuçlarsınız, facede ne kadar uyduruk dandik felsefeyi kapmış yoldaşlarınız varsa duvarlarında Mısır, Libya, Tunus'taki kıyamları emperalizme karşı direnişimiş gibi sunuyorlar.Gidin ilk başta onlara söyleyin, oradaki intifadanın İslami bir hareket olduğunu, kıyamlaraımızdan nemalanmamayı öğretin.İslamın br emperyalist ideoloji olduğuna inanıyorsanız, ilk başta yoldaşlarımız dediğiniz, yahut en azından kendinize yakın gördüğünüz insanları inandırın.
|

07-03-2011, 18:37
|
 |
CoSmiC VoiCe
|
|
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
|
|
Kendini masum sanan müslümanın farazi yorumları.
Alıntı:
|
Muhterem ben nasıl sorusuna karşı değilim, niçin sorusuna cevap vermeyerek, nasıl sorusuyla kafayı bulan afyonculara tizim ve onun batıl olduğunu söylüyorum.Diyelimki islam haşa safsatadan ibaret, ama mutlak bir gerçek, nasıl sorusunun cevabının verilmesi, niçin sorununun yerini doldurur mu?
|
Niçin sorusu neymiş ne niçini? Niçin diye sormayan kimmiş, nasıl diye sormak neden niçinin yerini doldurmazmış? Ne saçmalıyorsun? İlahi safsatalarla ya varsa ,diyelim ki farz edelim ki şöyle oldu diyerek niçin diye sorduk cevabını da vermiş olduk zihniyeti mi nasıl sorusundan daha büyük boşluğu dolduran? Neyi anladınız siz, neyi cevapladınız 1400 yıldır da cevaplanmamış soruları cevaplamış gibi nasıl diye soranlara batıl diyorsunuz? Siz kimsiniz, ne yaptınız, ne katkıda bulundunuz şu dünyaya da bir faydası bir katkısı varmış gibi niçin diye sorduk diye böbürlenmektesiniz; niçin sorusunun nedeni zaten en baştan, "çünkü allah var" cevabınız değil mi sormanıza ne hacet? Taş var, su var, deniz mavi, gezegen yuvarlak, niçin? Demek ki allah var. O çok büyük soru bu, maksat puta gerekçe olsun ondan öbürü zor geliyor, çünkü demek ki allah var demekle mars a nasıl uydu gönderip hakkında bilgi devşireceksin, salak salak hayal kurarsın öyle oturduğun yerde anca.
Alıntı:
|
İlk başladığım demlerden beri denilen bir söz vardır bize ''Din filan iyi hoşda, az gidin fen kimyada okuyum'', sanırsın ki halkevine giden komşunun veledi elinde bir ton projelerle sponsor bulamamaktan dolayı sürünüyor
|
Camiye gideceğine üniversiteye giderse projelere sponsor bulunur elbet sıkma sen canını. Ama proje üreten yok pek islam ülkelerinde beleşcilik de allahın emri o yüzden sponsor çıkmıyor pek,millet enayi değil çünkü. Müslüman tanrısını bile enayi yerine koyup iki dua bir tövbeyle iyi insan taklidi yapıp cennetten köşe kapmakla uğraştığı için bu dünyadaki hayata bakışı da genelde milleti enayi kendini alemin kurnazı en bilir kişisi sanır göt üstü oturur hep. Olay o. Sen hafif raylı sistem açılışında övüne övüne bitiremezsin gelişmeni, adam senin rayını döşerken 30 yıl önceki kullanımdan kalkmış sistemi sana satar sonuçta senin bir şey ürettiğin yok alıcısın daima üreten değil niçin sorusu önemliymiş nasıl önemsizmiş ne de olsa. Seni salak seni, bekle allah göndersin. Bu kafayla daha çok sorarsın niçin diye de, soru saçma en baştan sanane niçinse niçin nasılını öğrensene? Senin neyine evren niçinmiş, kimler içinmiş faraziyet bunlar hep. Yok çok bilir ya herşeyin niçinini soracak da tanrıyı bulup miraca yükselecek osuruğunun gazıyla, roket neymiş sende bu gaz varken. Fen kimya neymiş kuranda yazar bütün niçinler.
Alıntı:
|
Birde bizi emperyalizmi bbilmemekle şuçlarsınız, facede ne kadar uyduruk dandik felsefeyi kapmış yoldaşlarınız varsa duvarlarında Mısır, Libya, Tunus'taki kıyamları emperalizme karşı direnişimiş gibi sunuyorlar.Gidin ilk başta onlara söyleyin, oradaki intifadanın İslami bir hareket olduğunu, kıyamlaraımızdan nemalanmamayı öğretin.İslamın br emperyalist ideoloji olduğuna inanıyorsanız, ilk başta yoldaşlarımız dediğiniz, yahut en azından kendinize yakın gördüğünüz insanları inandırın.
|
İslami hareket ha ha ha. Neymiş o islami hareket emperyalizmi mi suçluyormuşlar? İslami hareket oldukları için 40 yıldır indiremiyorlar zaten adamları muhtemelen. Ben marksist değilim yoldaşlar kim umurumda olmaz anarşi gerek diyenlerdenim. Ama sanmıyorum bir marksist arabın cinnetini anti emperyalist başkaldırı hareketi olarak görsün olsa olsa ajitasyon için uygun koşul oluşmuş mu onu tartışıyordur o, müslüman anlamaz onu. Senin kıyamın mı oldu şimdi libyadaki hareket islam adına mı islam felsefesinden hareketle mi oluştu. Önce bi götündeki donu topla sen bırak bu işleri kıyamımız falan o direniş de,hareket de sam amca hadi demeden başlamaz anlamazsın sen. İki bağırıncva da kral oldum sanırsın sonra 40 yıllık sultanlar inince görürsün sonra gününü pazar genişletme harekatı var çünkü sen uyumaya devam allah allah nidalarıyla.
arkadaşın çok kullandığı bir resim var, ben de kullanacağım bu sefer onu.

islami hareket
Konu Orgon tarafından (07-03-2011 Saat 18:43 ) değiştirilmiştir..
|

07-03-2011, 19:06
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 08-04-2009
Mesajlar: 108
|
|
''Siz kimsiniz, ne yaptınız, ne katkıda bulundunuz şu dünyaya da bir faydası bir katkısı varmış gibi niçin diye sorduk diye böbürlenmektesiniz; niçin sorusunun nedeni zaten en baştan, "çünkü allah var" cevabınız değil mi sormanıza ne hacet? Taş var, su var, deniz mavi, gezegen yuvarlak, niçin? Demek ki allah var. O çok büyük soru bu, maksat puta gerekçe olsun ondan öbürü zor geliyor, çünkü demek ki allah var demekle mars a nasıl uydu gönderip hakkında bilgi devşireceksin, salak salak hayal kurarsın öyle oturduğun yerde anca.''
Muhterem Necip Fazıl'ın bir sözünü nakletmek istiyorum ''Bu âlemde hiçbir şeyin tam ve mutlak izahı yoktur. Bir şeyi izah etmek için kullandığımız kelimenin izahı bile ayrıca izaha muhtaç, başka bir kelimeyle... Bütün izah edilemezleri yine izah edilemezlerle izaha çalışırken, farkında mıyız ki, bu izahı izah edilemeyenlerin en büyüğü, yine Allah?.. Kâinatın tek ve mutlak izahı, Allah...'' izahlarımız bile sonuçta bir izaha dayanıyor.Elma nerden ağaçtan, ağaç nerden topraktan toprak nerden ... ? bunların hepsi sonuçta bir izaha dayanıyor ben big banga dayandırsam bile, big bangi bile sonuçta Allaha dayandırcam, ondan sonrasına akıl yürütmeme gerek kalmayacak, bu sefer dinin teslimiyetle alakası kalmaz, artı olarak Allahı da bir sebebe bağlarsam Allahı mutlak sıfatını görmezlikten gelirim buda zaten din olmaz.İzahlarımızın hepsini bir izaha bağlıyoruz, bunda şaşılacak bir şeyde yok, lakin sizin dediğiniz gibi nasıl sorusunu sormamıza ''abes kılan''' bir durum da yok.Niçine cevap verilmediğinden, bütün izahlar tek bir izaha dayandığından, ve o tek izahtan mahrum olduklarından batıldır.Bu yüzdendir bunlar ikisinin arasında kalıp hiç bir şeye malik olamadan dünyadan göçüp giderler yine Kısakürekten bir alıntı yaparsak ''Allah'a iki cins insan inanır. Ya en aptal, ya en akıllı!.. îkisi ortası dediğimiz hakikî ahmak, inkâra memur...
Mikrobu keşfeden (Pastör) keşfinin açtığı harikalar ufku karşısında Allah'a inanır, fakat o keşfi (Pastör)den ğenen yarım adam, "Mikrobun keşfedildiği asırda hiç gizliye inanılır mı?" diye Allah'ı inkâra kalkar. Bakın, nerden gelen nereye gidiyor. Demek iş nasipte, düşünmede değil...
Allah'ı tel dolapta yemek ararcasına beş hassenin tamtakır sandığında arayıp bulamayanları ikna etmeye çalışmak, ne hazin faydasızlık!.. Rus (astronot) gibi "bütün fezayı gezdim, Allah'a rastlamadım" diyecektir.
Akıldan büyük nimet, zekâdan da ağır yük tanımıyorum.
Zekâ azaldıkça iman engelleri de azalıyor ve iman bir "az" üzerinde durabiliyor. Zekâ çoğaldıkça da engeller yıkılıyor, kökünden sökülüyor ve iman bir "çok" üzerinde duruyor.
Vah, ikisi ortası nasipsizlere!..--
Hafif raylı sistemide laf sokmak aracı nasıl kıldınız muhterem
''osuruğunun gazıyla, roket neymiş sende bu gaz varken'' çizgi film kuşagını kaçır uyorsunuz zannımca
''nce bi götündeki donu topla sen bırak bu işleri kıyamımız falan o direniş de,hareket de sam amca hadi demeden başlamaz anlamazsın sen.''
Bu yorumun dışarda gezen ''Bu olayın arkasında Amerika onun arkasında İsrail var'' diyen zihniyetten ne farkın kaldı
|

07-03-2011, 19:25
|
 |
CoSmiC VoiCe
|
|
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
|
|
Her lafının ardından allaha kendi kendine gerekçe oluşturup buna inanan kişinin yine kendi kendine bu fikri en tepeye oturtması, sadece batıldır.
Dolayısıyla allaha inanan kişilerden alıntılarla olmayan allahın kanıtını sunup durman manasız, lakin inancın insanın kişisel arzusunun, evrenden beklentisinin yansıması olduğu aşikar, gerçeklikle bir ilgisi yok. Farazi şeylere aklın kanıtı dediler buna inananlar diye inanmaz,inançlarla bir şeyi kanıtlamaya kalkışmadığımız için salt inandığı için tanrı sıçan kişilerin boş laflarına cevap vermek de gerekli değil. Evrenin sırlarını ateiste sorup cevap beklemek, tıkandığı yerde de demek ki allah var bak cevap veremedin demek müslüman aptallıklarındandır. Şöyle konuşur;
"ateistim diyon diyon diyon allah yok diyon, evren neden var, herşeyin sebebi ne sorusuna cevap veremiyon hani nerde yok allah göster? Var işte olmadığını gösteremedin, sana kanıtladım bunu böylece"
müslümanın salak mantığı böyle kendine çalışır, reellik ile ilgisi olmaz pek.
Kainatın tek mutlak izahı allahmış.  allah sadece bir put,bir kelime, herhangi bir şeyin izahı değil. allahın izahını sorsan kainat kainatın izahını da allah yap oldu sana kısır döngüden ibaret kanıt kendi kendine.
"Her şey" i "bir şey" ile o bir şey de insani sıfata bir kişiliğe büründürdüğün putsal sembol ile açıklayamazsın. Bu izahın izahı değil osuruktan tayyare olur anca. osuruktan olduğundan salt ismi vardır cisminin olmayışı ötelerde olmasından değil olmamasından ötürüdür. Olmayan bir şeyi bilinenden ötedir ondan bilinemez demekler açıklamış olmaz , kendini olmayana inandırmaya kalkışmış olursun.
Bu arada psteur allaha falan inanmaz sallamayın hemen her mucidi de dindar yapıp.
Konu Orgon tarafından (07-03-2011 Saat 19:32 ) değiştirilmiştir..
|

07-03-2011, 19:36
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 08-04-2009
Mesajlar: 108
|
|
Tamam 
|

07-03-2011, 21:47
|
|
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-02-2010
Mesajlar: 648
|
|
allah falan yok. valla bak. hem valla hem billa allah mallah yok 
zeus yok, Ra yok, yahwe yok babasız doğan tanrının oğlu yok.
nasıl inanabiliyorsunuz şaşırıyorum. seni gören bilen, insanları bir amaç için yaratan üstün bir güç yok. yok öyle bir şey. hayal ürünü.
inanmayın böyle şeylere.
bunlar apaçık gerçekler değil zaten sizler de apaçık gerçekler olduğu için inanıyor değilsiniz. ananızdan babanızdan dedenizden ninenizden böyle aktarıldığı için inanıyorsunuz. mesela türkiye'de çok az bir istisna dışında birdenbire aydınlanıp isa mesih'in sevgisini içinde hissedene rastlanmaz. ama hristiyanlara sorsan isa'ya inanmayan sonsuza kadar kaybedenlerden olacak. bu kadar salakça bir şey olabilir mi?
dinler inançlar tanrılar mitler gibi uydururmalar sadece kültürel şeylerdir. gerçekle hakikatle hiçbir alakaları yok.
|

07-03-2011, 21:57
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 08-04-2009
Mesajlar: 108
|
|
|
Yok!
Diyenlere bir sözüm var:
- Siz bana gerçekten yok olan bir şeyi gösterebilir misiniz ki, yok'u ispat edebilesiniz?.. Gösterebilecek olsanız zaten o şey yok değil, var olur. Gösteremeyince de yok demeye imkânınız kalmaz! Allah'a yok diyebilmeniz ayrıca ispat ediyor ki, o "var"ın ta kendisi, "yok"un da yaratıcısı...
Şeriatte "muhal farz" demek ve bilmek şartıyla akla, hakikati tersinden muhakeme ve nefyi yolundan tespit hakkı verilmiştir. Hendesedeki "aks-i dâva"larda olduğu gibi...
Muhal farz:
- Allah olmasa, oluş ne olur?
Şeklinde... Bu noktada beyin çatlar ve hüküm şöyle gelir:
- Muhal farz, Allah olmasa insan için tek gaye, atomu çatlatırcasına dünyayı berhava etmek ve bir elden hayata son vermek olur.
Muhal farz:
Şeriat, boynu, elleri ve ayaklarıyla insanın çarmıha gerilip tek noktaya baka baka çıldırması ve ölüm nimetinden de mahrum, öylece kalması demek olsa tek saadet bu olur.
Muhal farz:
O'nun yolu ebedî cehennem olsa sonsuz devlet bu olur.
Bana:
"- Kuzum sen çıldırıyor musun, bu dipsiz fikirler de ne oluyor?" diye çıkışmayın!
Bu dipsiz fikirler, her şeyin Kâinatın Efendisinden geldiğini, O'nu Allah'tan sonra "1" diye kabul edip bütün sayıların işte bu "1" etrafında halkalanmakla hayat bulacağını, O olmasaydı, eflâkin yaratılmamış olacağını anlamaya yaklaşmaktan geliyor.
Siz yer çekimi sayesinde topuklarınızın dibine basar ve dengenizi bulurken, ben, bu soydan bütün dengelere boş vermiş, başımın topuklarıyla yedinci kat gökte çekimlerin çekimi noktasına, dipsizliğe tutulmuş bulunuyorum.
Aman, aman, aman!.. Muhal farz, Allah olmasaydı, bu kadar zulmün, bu kadar yanlışın, bu kadar küfranın, bunca mazlumluğun, bunca hakkın, bunca gözyaşının hesabı ne olurdu? Bu hesabın oluşu, oluşunun hasreti, oluşunun zarureti ilân ediyor ki, Allah var!.. Var olmaktan fışkıran bunca varlık yokluğa nasıl sığar? Ahenk ve nizamdan gelen bunca şey, hayâl edilmesi bile imkânsız bir nisbetsizlik ve karışıklıkta nasıl toplanır? Muhali konuşuyorum, anlamıyor musunuz? Yalnız Allah var!..
Necip Fazıl Kısakrek
|

07-03-2011, 22:01
|
|
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-02-2010
Mesajlar: 648
|
|
Zeus var ve sen ona inanmadığın için kıçına yıldırımlarını sokacak 
yok diyorsan ispat etmek zorundasın.
düşünsene Zeus olmasaydı ne olurdu? bu yıldırımlar şimşekler nereden geliyor? niçin yıldırım var?
Zeus yok diyorsan ispat etmek zorundasın. hehehe hahaha hoohoho
ksdajlkjgvrlkhkıg
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:30 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|