Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Felsefe

Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir..


Acımada büyük bir kendini beğenmişlik vardır.

Felsefe içerisinde Acımada büyük bir kendini beğenmişlik vardır. konusu: İnsan davranışını güdülerle açıklamak bana kalırsa, sıkıştırmak,kolaya kaçmaktır.her şeyi açıklamaya çalışan insan bilimsel araştırmalarla belirli seviyeye gelmiştir.ve açıklanamayan olayları da halen araştırmaktadır. Duygular konusunda da sayısız çalışma yapılmış.eğer bilimsel bilgi ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #21 (permalink)  
Alt 16-02-2010, 18:50
ozgen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
psy
 
Üyelik Tarihi: 10-09-2009
Mesajlar: 335
İnsan davranışını güdülerle açıklamak bana kalırsa, sıkıştırmak,kolaya kaçmaktır.her şeyi açıklamaya çalışan insan bilimsel araştırmalarla belirli seviyeye gelmiştir.ve açıklanamayan olayları da halen araştırmaktadır.
Duygular konusunda da sayısız çalışma yapılmış.eğer bilimsel bilgi istiyorsan(ki bana göre gerçek budur) şu kaynakları öneririm.

http://www.biyolojiegitim.yyu.edu.tr/bmk/Yuzifade04.pdf

Recent Books « Paul Ekman
Ç.Ü. :: Sosyal Bilimler Enstitüsü :: ENSTİTÜ DERGİSİ / e-dergi ISSN: 1304-8899

yok bilim olmadan yorum yaparım diyorsan sen bilirsin.
Alıntı:
bir bilinç varsa duyguların bilinç sahibi olduğu analitiğide var eden motive eden etkenin duygular olduğunu düşünüyorum
Duyguları tinsel bir kimliğe bürümüşsün.duygular bilincin bir parçasıdır.şimdi yine beyin diycem ama,duyguların merkezi beyindir.(beyin görüntüleme teknikleriyle çoğu duygunun hangi merkezlerden aktive edildiği de gözlemlenebilmekte.)

Sosyal olma vicdanla değil de evrimsel süreçlerle açıklanıyor.Mesela…

o Büyüklük/cüsse (size)
Daha küçük canlılar daha sosyal olmaktan avantaj elde etmiş çünkü iyi savunma yapabilmişler. Ayrıca ape’ler ve maymunlarda da orangutan hariç hepsi sosyal- orangutan hariç çünkü onlar sosyallikten fayda sağlayamıyor. Ama cüsse tek başına yeterli değil.

o Yiyecek dağılımı (patch size)
Yiyeceğin habitatta nasıl dağıldığı, kaynağın küçük veya büyük oluşu etkiler. Örn; 1 çekirgeyi 2 maymun yiyemez. Çünkü küçük yiyecek rekabeti artırır. Bu da sosyallik için dezavantajdır. Ancak yiyecek büyük olursa sosyallik ortaya çıkar. Örn; çekirgenin kanadında yaşayan bit için sosyallik hiç de problem değil; yani sosyal alışkanlıklar (habit) daha yaygın. Örn; orangutanlar subtropik kökenli. Yani ağaçlar belli bir mevsimde bol yiyecek verirken sonrasında kıtlık görülüyor. Diğer ape ve maymunlar için ise –Afrika’da evrimleştiklerinden- yiyecek her mevsimde bol. Bu nedenle onlarda sosyal alışkanlıklar daha kolay yayılmış.

o Güvenlik kaygısı
Kaygı yüksekse sosyallik de yüksek; kaygı düşükse sosyallik de düşük. Örn; orangutanlar ağaç tepelerinde yaşadığından onları avlayacak kadar büyük bir şey yok. Ancak Afrika savanlarındaki otçullar sürü halinde dolaşır.

o Çevrenin fiziksel zorluklarıyla baş edebilme yeteneği (örn; soğuk, aerodinamik güçlükler-göç eden kuşlar rüzgarın, atmosferin direnciyle karşılaşıyor- vs.)
Bazı Asya maymunlarında sosyallik, sırf güvenlik nedeniyle-geceleri ısınabilmek için- gelişmiş. Göç etmeyen kuşlar, göç edenler kadar sosyal değil.

Hominidler (atalarımız) neden sosyaldi?
• Hominidler, Australopithecus’lardan beri son 4 milyon yıldır açık alanlarda yaşadı; çünkü yaşam alanı jungle iken artık savanlara dönüşmüştü. Bu nedenle yırtıcılara av olma riski yüksektir.
• Hominidlerin diyeti diğer ape ve maymunlardan çok daha fazla hayvan avına dayanıyordu. Beraberce avlanmak da daha avantajlıydı. Tek başına yakalayamadığı hayvanları avlayabilme imkânı veriyordu.
• Hominidlerin beslenme alanları dağınık ama zengin bölgeler halinde dağılmış idi. Bulması zor ama bulunca paylaşılabilecek kadar zengindi. (hele kalori harcanmayan bir ortamsa bencilliğin âlemi yok)
• Hominidler aynı türden komşuları tarafından tehdit ediliyordu ve bu en büyük tehditti. Agresif erkekler dişilere saldırıyordu, dişinin kendi geninden yavru yapmasını sağlamak istiyorlardı. Böylece ilk olarak dişi koalisyonları kurulduğu düşünülüyor. Dişiler, kendilerini koruyacak erkekler arıyor çünkü erkekler daha iri ve daha ağır. Goril ve şempanzelerde ilk olarak böyle başladığı düşünülüyor. Yani aslında kendi türlerine karşı savunmak için sosyallik başlamış olmalı. SAVAŞ da buradan çıkmış olabilir.

Sosyal olmak bu gibi etkenlere bağlı,belgesellerden gözlemleyerek bile bu sonuca varabilirsin.
Ahlak da bir başkasının varlığı ile zaman içinde oluşan bir değer.

Alıntı:
katı bir red ediş vardır biz kesinlikden bahsederiz ama sadece bahsederiz yaşam veya gerçek ne ise kendi yolundan akar gider bir döngü ile döner yine akar...

örneklemelerimiz ise bize zaten ta baştan öğretilenler, peki bilinçimiz nerede sıkışıp kaldı da sürekli bir tekrardan ibaret söylem ve algılarımızla mevcut olanı aşmak yada aşamamak
klasik anlatımın dışına çıkamama sebebi olaylara gerçekçi yaklaşmam ve makalelere dayandırmaktan (makaleler belli bir standartta yazılmak zorunda.times new roman 12 punto) kaynaklanıyor olabilir.(ya da yetersizimdir dili kullanmada,aşamamışımdır )
Bilimsel bir gerçeği de duyguları katarak anlatamam ki…


Sana derim sana ey benim aklım
Sakın ha başıma gelme bir daha.
Şu dünyaya sarhoş olan yararmış
Ayık ol, kendini bilme bir daha.

Mahzuni
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #22 (permalink)  
Alt 18-02-2010, 14:42
chAos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ruimte
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2009
Mesajlar: 431
mevzuya bilimsel değil felsefik bakıyorum, konuda felsefe mekanına açılmış yani aşmak derken önü açık olan bir yorum idi. belirttiklerim kişiselliğinize dair değildir belkim öyle görünebilir ama değil. makaleler ve gerçek konusundaki bahsedişlerin ne kadar gerekçi olduğu tartışılır hatta gerçekliğin ne olduğu tartışılır. tartışsakda sonuçda bir gerçekle yüz yüze olduğumuzu sanırız ve sonunda pes edip gerçekliklerde boğuluruz sanırım sığlık belkide buna denmelidir.

matematiksel yada bilimsel değil felsefik ve kendince bakışdaki detay ve farklılıkları yazmanızı istemiştim. yoksa zaten bilimsel makale ve degiler uluslararası bilimsel deneyler ve çalışmaları klasik olarak güncel daha detaylı olarak da biraz bilgi hırsızlığı ile takip edebiliyoruz sonuçda.

kimseyi yetersiz görmek gibi bir akla sahip değilim. ve kimseninde başkasını yetersiz görmek gibi bir akla sahip olduğuna net kanaat getirmiş değilim.

sen beyini merkez alıyorsun bilinç beyin olmadanda pek ala var olabilir. beyin sadece dış koşulları algılamak için yani bedensel kontrol için vardır ve beyni var eden olguda veya enerji maddi olmayandır bunuda öyle çabuk tinselliğe bağlama. veya ruhaniliğe. yeni bir anlayışın yeni bir bakış açısının gerçekleştirlmesinden yanayım mevcut katı bilimsellik çoğu durumu anlatamaz çünkü bazı olgularda ispat mümkün değilidir hatta gözlem yapmak bile. fiziği ve felsefeyi bir arada alarak konuya deirnlik katmak istersen yararlanırım.

Ahlak diye bir kavram yoktur bu vicdanın pratikliğinden başka birşey değildir. yani ahlak vicdanın hayata geçen gerçekliğidir. Pratik akıl ahlakı biçimlendirmiştir.

Ek açıklama: Duyguların bilimsel olarak tümüyle gözlendiği sadece popüler bilimsel çalışmlarda yazılanlardır. Beyin ile ilgili çalışmlar son yıllarda malesefe tıkanmış durumda buda zihniyetin yani bakışın eskiden kopamamasındandır. zihniyet anlayış algılayış katı gözlem deneye dayandığı için işin içinden çıkılıamıyor. diğeri derin bilimsel mevzular hem banane değilmi dünyayı veya insanlığı kurtaracak durumda olmadığıma göre.

hörmetler efem
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #23 (permalink)  
Alt 18-02-2010, 17:33
ozgen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
psy
 
Üyelik Tarihi: 10-09-2009
Mesajlar: 335
Alıntı:
matematiksel yada bilimsel değil felsefik ve kendince bakışdaki detay ve farklılıkları yazmanızı istemiştim. yoksa zaten bilimsel makale ve degiler uluslararası bilimsel deneyler ve çalışmaları klasik olarak güncel daha detaylı olarak da biraz bilgi hırsızlığı ile takip edebiliyoruz sonuçda.
kendi düşüncelerimi de yazmıştım zaten...
Alıntı:
Vicdan dolaysızdır.kendini yargılarken ‘beyninle,düşüncelerinle’ yargılarsın.dışardan bir etki olmadan.Dayatılan ahlaki zorunluluk(toplumun benimsediği ahlak) olmadan.burada bahsettiğim yargılama sürecinde kişinin o ana kadarki çevresinden öğrendiği her şey devreye girer.mesela hırsızlık yapmışsa ahlaki olarak ‘suçludur’;fakat vicdani olarak suçsuzlaştırabilir kendini.ahlak ona haram lokma yeme,hakkın olmayanı alma,kul hakkı,suç... gibi kavramlar sunarken;vicdan dünya üzerindeki her şey herkese aittir,bu eşitsizliği ben yaratmadım ama adaleti böyle sağlarım… gibi şeyler sunabilir
Belki saçma olacak ama aklıma bu geldi.danny the dog(kır zincirlerini) filminde küçük yaştan itibaren sadece dövüşmeyi ve öldürmeyi öğrenmiş bir çocuk(büyüyünce jet li oluyor ) birini öldürürken vicdan yapar mı?yani birini öldürürken kendini yargılar mı?o ana kadar çevresinden gördüğü budur.
Demem o ki içsel sorgulamalarımızdır vicdan.İşte o içsel alanın ne kadar geniş olduğuna göre de değişir.Toplum ahlaklı olarak görse de, evlenmeden el ele tutuşmayı,öpüşmeyi; içinde allah inancı olan bir insanın vicdanı sızlar bunları yaparken.(burada da toplum tarafından ahlaklı bulunan eylem,kişi tarafından benimsenmemiş-bilinçli olarak kabul etmemiş,kendince bilinçli kabul ettiği dinin öngördükleridir-)
Alıntı:
chAos´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
bunuda öyle çabuk tinselliğe bağlama. veya ruhaniliğe. yeni bir anlayışın yeni bir bakış açısının gerçekleştirlmesinden yanayım mevcut katı bilimsellik çoğu durumu anlatamaz çünkü bazı olgularda ispat mümkün değilidir hatta gözlem yapmak bile. fiziği ve felsefeyi bir arada alarak konuya deirnlik katmak istersen yararlanırım.
sen beyini merkez alıyorsun bilinç beyin olmadanda pek ala var olabilir. beyin sadece dış koşulları algılamak için yani bedensel kontrol için vardır ve beyni var eden olguda veya enerji maddi olmayandır
akımları düşününce...her zaman diğeri kendinden öncekileri 'indirgemecilikle' suçlar.

evet açıklanamayan şeyler olduğu doğru ama bu açıklanmayacak anlamına da gelmiyor.Fizik hakkında bir bilgim yok (mucize parça,ışık,enerji,tanrı (fizikçilerin bahsettiği)... konularına giremiycem) bu reddettiğim anlamına gelmiyor bilgin varsa paylaşırsan sevinirim.

Alıntı:
sen beyini merkez alıyorsun bilinç beyin olmadan da pek ala var olabilir. beyin sadece dış koşulları algılamak için yani bedensel kontrol için vardır ve beyni var eden olguda veya enerji maddi olmayandır
beyin olmadan bilincin olması mümkün değil.mesela beynin spesifik bir bölgesine gelen en küçük tahribat o bölge ile ilişkili aktivitenin gerçekleştirilememesine neden oluyor. bu konuda sayısız kaynak var (ilgini çekiyorsa ulaştırırım).Eğer senin de varsa sunarsan sevinirim.beyin her şeydir.sadece dış koşulları algılamak,bedensel kontrol dersen aşırı küçümsemiş olursun.
Yeni bir bakış açısı katarak yaklaşmak istiyorsan mevzuya, önce eskileri bitirmen gerekmez mi sence?


Alıntı:
Ek açıklama: Duyguların bilimsel olarak tümüyle gözlendiği sadece popüler bilimsel çalışmalarda yazılanlardır. Beyin ile ilgili çalışmalar son yıllarda malesef tıkanmış durumda buda zihniyetin yani bakışın eskiden kopamamasındandır. zihniyet anlayış algılayış katı gözlem deneye dayandığı için işin içinden çıkılamıyor.
Deneysellik bazı yolları kapatıyor doğrudur;fakat bazı şeyler üzerine felsefe yapmak için önce o konudaki kanıtlanmış ya da yazılmış çizilmiş araştırmaları okumak gerekir bence.popüler ve popüler olmayan yazılarla neyi kastediyorsun acaba??
Alıntı:
Ahlak diye bir kavram yoktur bu vicdanın pratikliğinden başka birşey değildir. yani ahlak vicdanın hayata geçen gerçekliğidir. Pratik akıl ahlakı biçimlendirmiştir.
Ahlakın oluşumu sosyal olmakla geliyor zaten.eğer ahlak vicdanın pratikliğiyse neden herkeste aynı değil,ya da sen vicdanı nasıl tanımlıyorsun??
Alıntı:
vicdan en temel toplumsal yaşamın ve eko sistemin sağlığı için kodlanan bir duygudur güdüdür. tüm diğer sosyal olma siyasallaşma ile oluşan iktidar temelli erkek karakterli tanımlar yani güncel ahlak ve davranış biçimlerini besleyen vicdandır. vicdan olmadan ne ahlak nede sürü olarak yaşamak mümkün olmazdı sanırım. evrimsel döngü felan filan işte.
bu şekilde,güdü olarak tanımlıyorsan.güdü aynı türün tüm bireylerinde ortak görülen,evrimselleşmemiş davranışa denir.vicdan güdü olsaydı herkeste aynı olurdu.

hörmetler...


Sana derim sana ey benim aklım
Sakın ha başıma gelme bir daha.
Şu dünyaya sarhoş olan yararmış
Ayık ol, kendini bilme bir daha.

Mahzuni
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #24 (permalink)  
Alt 30-07-2010, 12:47
eco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
eco eco isimli Üye şimdilik offline konumundadır
daima arıza
 
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
güzel konuymuş... belki bir kaç şey söylemek isteyen olur dedim...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #25 (permalink)  
Alt 02-08-2010, 01:17
maviagac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
hiperuyuşuk
 
Üyelik Tarihi: 26-03-2009
Mesajlar: 695
Blog Başlıkları: 1
kendini beğenmişliğin olmadığı bir duygu-durum-yer var mıdır?acıma niye muaf sayılsın bundan?özelliği ne acımanın?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
acımada, beğenmişlik, büyük, kendini, vardır.


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Büyük şirketler neden kardan daha büyük dilim alır? kaos Anarşizm 0 19-09-2009 17:56
Irkçılık, Cinsiyetçilik ve Homofobi Neden Vardır? kaos Anarşizm 0 19-09-2009 16:50
Bazı insanlar VARdır sevginin yolu Şiirler 0 23-05-2009 13:50
Çirkin kadın yoktur, az alkol vardır! göte giren şemsiye Güncel Mevzular 10 11-12-2008 01:21
Absürdün Bir Felsefesi Vardır maria Lorem Ipsum 30 25-02-2008 23:37


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:33 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info