Alıntı:
|
Ama klasik olanın dışına taşarak yazarsan daha güzel olacağına inanıyorum.
|
Ben de buna inanıyorum

ama ansiklopedik bilgi gibi yazmanın dışına pek çıkamıyorum (belliydi zaten lisede yazdığım kompozisyonlardan :/ )
O zaman serbest çağrışım yapıyorum

elim sürçebilir
Vicdan dolaysızdır.kendini yargılarken ‘beyninle,düşüncelerinle’ yargılarsın.dışardan bir etki olmadan.Dayatılan ahlaki zorunluluk(toplumun benimsediği ahlak) olmadan.burada bahsettiğim yargılama sürecinde kişinin o ana kadarki çevresinden öğrendiği her şey devreye girer.mesela hırsızlık yapmışsa ahlaki olarak ‘suçludur’;fakat vicdani olarak suçsuzlaştırabilir kendini.ahlak ona haram lokma yeme,hakkın olmayanı alma,kul hakkı,suç... gibi kavramlar sunarken;vicdan dünya üzerindeki her şey herkese aittir,bu eşitsizliği ben yaratmadım ama adaleti böyle sağlarım… gibi şeyler sunabilir
Belki saçma olacak ama aklıma bu geldi.danny the dog(kır zincirlerini) filminde küçük yaştan itibaren sadece dövüşmeyi ve öldürmeyi öğrenmiş bir çocuk(büyüyünce jet li oluyor

) birini öldürürken vicdan yapar mı?yani birini öldürürken kendini yargılar mı?o ana kadar çevresinden gördüğü budur.
Demem o ki içsel sorgulamalarımızdır vicdan.İşte o içsel alanın ne kadar geniş olduğuna göre de değişir.Toplum ahlaklı olarak görse de, evlenmeden el ele tutuşmayı,öpüşmeyi; içinde allah inancı olan bir insanın vicdanı sızlar bunları yaparken.(burada da toplum tarafından ahlaklı bulunan eylem,kişi tarafından benimsenmemiş-bilinçli olarak kabul etmemiş,kendince bilinçli kabul ettiği dinin öngördükleridir-)
Forumdaki ‘Sorumluluk nedir?’ Başlığı altındaydı bu söz ve benim hayata bakış açım oldu
‘Bilinçsizce benimsenmiş bir ahlak kuralı zorda kalındığında görmezden gelinebilecek bir formüldür’
(yazarken kesinmiş gibi yazdım ama bence… tabi ki. Gerçi kesin olsa ne güzel olurdu.kuram atmış olurdum ortaya :P )