Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Felsefe

Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir..


Deizm Nedir ?

Felsefe içerisinde Deizm Nedir ? konusu: Deizm;tanrı tarafından gönderildiği söylenen dinleri,peygamberleri ve bunlarla ilgili söylenen mucize tarzı masalları reddeder.Bu doğrultuda bildiğimiz kainata karışmayan bir yaratıcının varlığını kabul eder.Bu yaratıcının belli bir sıfatı veya kuralları yoktur,buyüzden her ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 03-01-2010, 12:16
SatanicMajesty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 02-01-2010
Nerden: Dünya
Mesajlar: 72
Standart Deizm Nedir ?

Deizm;tanrı tarafından gönderildiği söylenen dinleri,peygamberleri ve bunlarla ilgili söylenen mucize tarzı masalları reddeder.Bu doğrultuda bildiğimiz kainata karışmayan bir yaratıcının varlığını kabul eder.Bu yaratıcının belli bir sıfatı veya kuralları yoktur,buyüzden her deiste göre değişiklik gösterebilir.Birçok kişi bu konuda hepiniz farklı özelliklerde yaratıcılara inanıyorsunuz ama hepiniz deist sayılıyorsunuz nasıl oluyor bu gibi şeyler söyleyebilir.Buna cevap olarak şunu söyleyebiliriz;biz deistler yaratıcının bize ihtiyacı olmadığını düşünürüz bu fikir zaten kainata karışmamasından gelir.Dolayısıyla deistlerin herhangi bir ibadeti yoktur,yaratıcıya ihtiyaçları yoktur,dinlerdeki gibi ondan dua tarzı şeylerle bişey istemezler.Buyüzden mantıklarındaki yaratıcının farklı olması birşeyi değiştirmez.
Deizmin bir başka özelliği ise;ahlaki doğrulara mantıkla ulaşılabileceği.Yani deist kişi yaptığı davranışı doğruya göre seçerken kuralları veya ceza korkusunu göz önünde bulundurmaz.Mantıklı ve doğru olan o olduğu için yapar ve öyle düşünür.Mantık tabiki özneldir fakat ahlaki konuda değil.Yani doğru veya yanlış dediğimiz kavramlar kişilere göre değişir şeyler değildir bu ancak dini dogmalarda ve geleneklerde farklılık gösterir.Tabiki deist olarak bu dogmaları ve gelenekleri reddediyoruz.Örnek vericek olursak;bir deist insan öldürmenin mantıklı ve doğru;diğeriyse mantıksız ve yanlış olduğunu düşünemez;insan öldürmenin mantıklı olduğunu düşünen deist olamaz.Bu bağlamda mantık bencillik ve egodan öte bütün insanlık için evrensel bir düşünce şeklidir.
Deizm normal hayatta ateizmden veya materyalizmden farklı değildir;deistler bilimi reddedemez çünkü bilim algılara yöneliktir,algıların yanlış olduğunu düşünmek mantıklı değildir ama deistler tamamen algılara güvenirde diyemeyiz.Deizm bu konuda hem algıların gerçekliğini hemde algılanamayacak şeylerin olabilirliğini göz önünde bulundurur.Bu konuda öznel mantık devreye girer ve bazı deistler algılayamadığımız şeylerin mantıklı olduğunu ortaya atabilir.TAbiki bu dinlerdeki açıklamalardan uzak olmalıdır.Örnek vericek olursak,bir deist ruh diye birşeyin varlığına inanabilir ama bunun dinlerdeki gibi olduğunu söyleyemez çünkü mantıksızlık olur.Reankarnasyon ruh bağlamındaki en mantıklı kavramdır çünkü başka güçlerin olaya etkileşime bulunmasına gerek duymaz bir kere başladımı döngü hep devam eder.Ama kendi tecrübelerimi göz önünde bulundurarak şunuda söyleyebilirim;bir deist yaratıcıyı bir enerji olarak görebilir ve her canlıdada bu enerjiden bir parça yani ruh olduğunu söyleyebilir.(Ruh mantıklı olarak açıklanamaz niye mi ? Çünkü ruh zaten bilinmeyen birşeydir,bilinmeyen bir kavramı başka bilinmeyenlerle açıklamak nekadar mantıklıdır ? Buyüzden en mantıklı ruh açıklama yöntemi reankarnasyondur çünkü içinde bilinen şeyler vardır.)
Deistler yukardada söylediğim gibi herşeyin yaratılışının başlangıç nedeni olarak yaratıcıyı görürler.Yaratıcı bu düzeni bizim kavrayamayacağımız bir şekilde başlatmıştır ve sonra hiç karışmamıştır;tabiki ne olacağını biliyordur.Örneklendiricek olursak; bir kutu içinde can kurtaran botu olduğunu düşünün;kutunun ipini çektiğinizde kutu açılır bot şişer ve koskocaman bir şey ortaya çıkar.İşte yaratan kimi deistlere göre bu kutu,kimilerine göre kutuyu yaratan ve ipini çeken şeydir.Bazılarımız onu bilinçli kabul ederken bazılarımız bilinçsiz olarak görebiliriz.Yaratıcının herşeyi bilmesini kaderle bağdaştırabilirsiniz diye ekliyorum;hiçbir alakası yoktur siz bile herşeyi hesap edebilirseniz neler olacağını bilebilirsiniz;yaratıcıyı tek mükemmel olarak kabul ettiğimiz için o herşeyi hesaplayabilir dolayısıyla bilebilir.
Deistler dinlerdeki gibi yaratıcının bu evreni ve insanları özel bir amaç için yarattığını düşünmez.Bilakist böyle bir amaç olsada asla bilemeyeceğimizi çünkü yaratanı asla kavrayamayacağımızı düşünürler.Yani deistler yaratanın herşeyi niye yarattığı konusunun bilinemeyeceğini sadece tez olarak ortaya atılacağını söylerler.
Deizm e eleştiri olarak en çok gelen sorulardan biri şudur;Deistler yaratıcının varlığından nasıl eminler ? Hayır değiliz;biz deistler yaratıcı kesin var veya kesin yok demeyiz.Elimizdeki bilgilerle düşünür ve mantıklı bir yorum yaparak olması gerektiğini iddia ederiz.Çünkü herşeyin başlangıcı paradokstan kurtarıcak tek mantıklı şey budur.Bilim dünyası bile bu paradokstan kurtarmak için hep varolan bir madde olduğunu söyler.Peki ozaman hep varolan bir yaratıcı olma olasığı,hep varolan bir madde olma olasılığından azmıdır ? Hayır bence %50-%50 dir.
Deizm birçok kişinin sandığı üzerine bir inanış değildir,düşünüştür.Mantığa dayalı bir düşünce sistemidir;hatta bana göre felsefe akımıdır.Lakin felsefe tarihini insanların önüne sıralayanlar din felsefesi diye aslında felsefe olmayan birşeyin içinde deizmi ufak bir ayrıntı olarak bahsederler.Bunun sebebi ise deizmin belli başlı kuralları olmaması ve hakkında hiçbir kitabın olmamasıdır.Bana kalırsa din felsefesi denilen bölümden çıkartılmalı ve felsefe tarihinde bir yerlere koyulmalıdır.
Deizmde insanlar ölümden sonra hayat sevdasıyla;sevap veya günah ticaretiyle yaşamazlar.Eğer böyle şeylere inanıp deist olduğunu iddia eden varsa bilinki yanlıştır.Neden derseniz birinci özellik deizmin dinleri ve içindeki öğeleri reddetmesi;ikinci özellik mantıksal düşünmek.Açıklayacak olursak;dinler korkuya dayalıdır,korku ise insanlara kendi düşüncelerini değil başka şeyleri yaptırır.Buda korku dolayısıyla sergilenen davranışların güvenilmez olduğunu gösterir.Ayrıca sevap kazanmak için iyi şeyler yapan insanların asıl amacı kendileridir,yani bencillerdir bunlarada güvenilmez.Kısaca butür şeyler tamamen mantıksızdır.
Bazı deistlerin kendilerini asıl hristiyanlar olarak ilan ettiği tarihte görülmüştür;örneğin Thommas Jefferson kendi incilini yayınlamıştır fakat bu yine bir dindir ve deizm dini dogmaları reddeder.Buyüzden bu kişileri deist olarak görmek yanlış olur.Benzer bir olay George Washington da da meydana gelmiştir;Washington deistlerin ölümden sonra hayata inanabileceğini söylemiştir bunun neden mantıksız olduğunu yukarda belirttim.

İşte Deizm budur;birazda işe kendi yorumumu katıcak olursam şöyle anlatabilirim:
Deizm bir felsefedir,bu doğrultuda birçok konuda tarafsızdır ve şüphecidir.Amaç mantıksal düşünmek ve insanları deizm e çağırmak yerine onlarada felsefeyi,şüphe duymayı ve mantıksal düşünmeyi öğretmektir.Bu doğrultuda bu özellikleri kullandıktan sonra insanın deist,ateist,agnostik olmasının önemi yoktur.Yeterki dini dogmalardan kurtulsun,şüphe etmeyi öğrensin ve kendini kul köle olarak görmesin.Çünkü insan zihni ve aklıyla birçok şey aşmıştır ve gelecektede birçok şeyi aşmak için kullanacağı en büyük silah bunlar olucaktır.Deizm korkulardan kurtulmak;merak etmek,şüphe duymak ve düşünmektir.Egolarımızdan ve bencilliğimizden kurtulup yaşamı benimsemektir.Hayatı hem doya doya hemde erdemli bir şekilde yaşayabilmektir.Bilimi ve mantığı göz önünden ayırmadan inanabilmektir.Şüphe ederek inanmaktır.Buyüzden bana göre deizm dengedir.

Yazar:Ben.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 03-01-2010, 19:45
rovereagle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kimliksiz
 
Üyelik Tarihi: 07-08-2008
Yaş: 20
Mesajlar: 212
Saygı değer SatanicMajesty deizmin Tanrının varlığına dair sunduğu kanıtlar nelerdir?

Not: Majesty'nin başındaki Satanic de ne oluyor?
Teşekkürler


Ne Mutlu Milletsizim Diyene!!!!!!!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 03-01-2010, 23:45
SatanicMajesty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 02-01-2010
Nerden: Dünya
Mesajlar: 72
Deizm bir kanıt içerisinde değildir.Zaten yazımda da belirttiğim gibi deizmde yaratıcının insanlar tarafından kavranamaz ve ulaşılamaz olduğu düşünülür dolayısıyla kanıt göstermekte mümkün değildir.Ayrıca deizm kesinliği içermez;yani yaratıcı kesin vardır ve şöyledir böyledir demez.Denilemeyeceğini söyler ama böyle olduğunu mantıklı görür.Bu mantıklı görme olayının sebebi ise evrenin oluşumuna dair paradokslar oluşmasıdır.Yeni bilimin gelişmesiyle ortaya sunulan hep varolan madde oluşumu ise bana göre hep varolan bir yaratıcı oluşumuyla aynı olasılıktadır buyüzden yaratıcı olması daha mantıksız değildir.Bilim bile bu maddeye dair kanıt gösterememekte ama paradokstan kurtulmak için bu tezi kabul etmek zorunda kalmıştır deizmde bu mantıkla paradokstan kurtulmak için yaratıcının olması gerektiğini kabul eder.

NotatanicMajesty bir nicktir;olmasa bile şeytani Majeste/Kral/hükümdar anlamındadır.Yan anlamlarıyla sinsi veya kötülük dolu da denilebilir.Satanist filan değilim yani;gerçi satanizmin nasıl bilindiği ve bu bilginin saçma ve uydurulma olduğu gerçeğini göz önünde bulundurursak satanizm de kötü bir inanç değildir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 04-01-2010, 09:15
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 03-01-2010
Mesajlar: 1
selamlar.

Deizmi anlatmak dendiği zaman biraz ucu açık bırakmalı hem böylece deizmi bi kavanozun içine kapatmamış oluruz.Ama dediğin gibi deizm dinleri reddeden fakat yaratıcıyı kabul eden bir inanıştır.Ve genelde tanrının olan bitene karışmadığına inanıldığıda doğrudur fakat karıştığınada inanan deistler vardır karıştığına inanan varsa deist değildir diye birşey yoktur.Ama cennet cehennem inancı yada günah gibi şeylere inanan değistde görülmemiştir görülsede deist değildir heralde dediğin gibi kader de deizm in reddettiği şeylerdendir.Genelde yaşam sürecinde karşılaşılanlar tanrının sunduğu değilde olasılık olarak görülür.Deizim dediğin gibi insan mantığı ve şüphesi ile değişim gösteren bir inanış şeklidir.

bu arada deistler oturup ayrıntıları konuşsalar pekte fikirler uyuşmaz Bu yüzden yerinin din felsefesi olması bencede uygun değildir çünkü kendisi bir düşünüş tarzıdır inanıştan öte.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 04-01-2010, 13:01
rovereagle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kimliksiz
 
Üyelik Tarihi: 07-08-2008
Yaş: 20
Mesajlar: 212
Bu yaklaşım bana sanki Deizmden çok Agnostizm gibi geliyor. Tanrının varlığına dair bir kanıt gösteremiyor, var olup olmadığıyla ilgilenmiyor ama var olabileceğine dair açık bir kapı bırakmayıda ihmal etmiyor.
Evrenin oluşumuna dair olan paradokslardan bahsetmek gerekirse şunu söyleyebilirim. Bilimsel ilerlemeler günümüz paradokslarını ileride paradoks olmaktan çıkarabilir. Bilmiyorum belki de çıkmayabilir zaten mantığı yada çözümlenmesi muhtemel bir şey olsaydı adı paradoks olmazdı. Sadece bilimin dinamizminin neler ortaya çıkarabileceğini bilmiyorum. Varsayalım bilim bu paradoksları çözümleyemedi (ki bu muhtemel olabilir) burada Deizm yine bir hata yapar çünkü çözümlenmeyenin yerine bir Tanrı koyar. Buda Teist mantığından farksızdır çünkü bir teist çözümlenemyen her doğa olayının arkasına Tanrıyı iterek nedenselliği yok eder.
Başka bir örnek vermek gerekirse Deizm'in vurdum duymaz mantığı kendi kendiyle çelişkiye düşer.Çünkü Deizm sizin deyiminizle Paradoksları yok etmek için Tanrının varlığına dair açık bir kapı bırakır yada var olduğunu dolaysız kabul eder. Eğer her şey paradoks kaynaklıysa şunu belirtmek gerekir ki Paradokslar sadece evrenin kendiliğinden var oluşuna dair değildir. En güzel paradokslar Tanrı ideasının varlığı üzerine çıkmıştır. Yani tanrının varlığı üzerine de bir çok paradoks vardır. Bu durumda Deizm acaba neden Tanrının varlığı üzerine olan paradoksları önemsemez ve evrenin oluşumuna dair bir paradoks gördüğü zaman oraya şak diye tanrıyı yapıştırır anlamış değilim. İşte deizmin bu noktada kendiyle çelişkiye düştüğüne inanıyorum.

Ama dediğim gibi düşünce ve mantık tarzınızı Deizmden çok Agnostik mantığına benzetiyorum.


Ne Mutlu Milletsizim Diyene!!!!!!!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 04-01-2010, 13:53
SatanicMajesty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 02-01-2010
Nerden: Dünya
Mesajlar: 72
Anlayamadığın şu sanırım;deizm bilimi yok sayıp bilinmeyenleri tanrıya mal etmez.Deizm tanrıyı evrenin başlangıç nedeni olarak görür.Tanrı deizm için arayışı durduran bir cevap niteliğinde değildir.Yani yazımda zaten deizm bilinmeyeni tanrının kanıtı olarak gösterir yazmıyor.Deizm evren içindeki herşeyin düzene sahip olduğunu ve nedensel olduğunu düşünür lakin evrenin başlangıcının nedeninide yaratıcı olduğunu düşünür.Bu yaratıcı bir deist için dua ettiği,bişeyler istediği veya cevap aradığı birşy değildir.Tanrı kavramında agnostizme benzediği doğrudur ama benzemek le aynısı olmak başka birşeydir.Şuan dandik bir laptoptan yazıyorum yazım yanlışım varsa kusura bakma neys devam delim.

Deizm deki tanrı anlayışı newton mekaniği denilen şeyle alakalıdır yaratıcı bu mekaniğin düzeninin nasıl oluştuğuna dair cevaptır;geri kalan evrenle ilgili hrşy mekaniğin nedenselliğiyle ilgilidir.Buyüzden evren içindeki bilinmeyenlere veya paradokslara tanrıyı bağlamaz.Başlangıçla ilgili paradokslara bağlar sadece buyüzden teist anlayışta değildir.Tanrıya ait paradokslarıda zaten onun kavranamaz oluşuna bağlıyor olduğundan dolayı deizmde yaratıcı paradoks oluşturmaz,paradoksu oluşturan bizim kavrama yeteneğimizin yetersizliğidir.Agnostizmle benzer yanı ise şudur;materyalist bakış açısından bakınca tanrı bizim için yoktur çünkü bizim varlık anlayışımızdan ötedir ve onu kavrayamayız lakin kanıtın yokluğunuda,yokluğun kanıtı olarak görmediğimiz için varlığından kesin emin olamayız deriz.Yani olasılıklal düşündüğümüzde agnostizm olaya %50-%50 bakar deizm ise yaratıcı nın etkisini,rastlantısallıktan üstün gördüğü için yaratıcı olma olasılığını daha yüksek görür.Ama dediğim gibi %100 kesinlik söylemez.Ateizmin aslıda böyledir aslında niye anlamadınki,ateizm günümüzde materyalizmle karıştırılsada felsefe tarihinden buyana ateistler yaratıcı hakkında kesin birşey söyleyemem ama olmadığını düşünüyorum ve kabul ediyorum der.(bkz Hume)
İnsanların deizmi anlamamasındaki sorun şudur;yaratıcı kavramını dinlere bağlı tutmak ve tanrının bir kavram olduğunu unutmak.Yazımda belirttiğim gibi deizmde kesin bir tanrı modeli yok,nedeni ise yaratıcının olmama ihtimali.Yani 500 yıl sonra evrenin sırrı çözüldüğünde belkide deist kişinin yaratıcı dediği çok güçlü bir enerji olmuş olucak.Belki gerçekten bilinçli birşey olucak,belki bilimin söylediği gibi hep varolan bu madde yi bulucaz ve bu çıkıcak.DEİZM DEKİ TANRI ANLAYIŞI DİNLERDEKİ GİBİ DEĞİLDİR,DEİST KİŞİ HAYATINDAKİ HİÇBİRŞEYİ YARATICIYA BAĞLAMAZ,PRATİK ANLAMDA ATEİZMDEN BİR FARKI YOKTUR SADECE VARLIĞIN BAŞLANGIÇ NEDENİ OLARAK YARATICIYI GÖRÜR.Bu yaratıcıda öznldir,kişinin fikirlerine göre bilinçli veya bilinçsiz olabilir.

Not:5 tuşu olmayan,kndi kendin yazı yazan bir laptopla yazdım,sürekli silip baştan yazmaktan nasıl başladığımı unuttum buyüzden düzen olarak karışık bir yazı eve geçince düzeltirim.

Konu SatanicMajesty tarafından (04-01-2010 Saat 13:57 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 25-10-2010, 23:30
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Bu konunun anlaşılması için ciddi bir altyapıya ihtiyaç vardır. Bu sebeple konuyu kısa birkaç satırda özetlemek gibi bir imkânımız yoktur. Çünkü, bu konunun anlaşılması, Allah’ı bütün isim ve sıfatları ile tanımak, bu sıfatların neyi gerekli gördüklerini kavramak, ölümden sonraki hayatın varlığına inanmakla mümkündür. Burada birkaç noktaya işaret etmekle yetineceğiz.



Şimdi birkaç noktaya şöyle işaret edebiliriz:



Her konunun kendine has bir uzmanlık alanı vardır. Uzaktan bakmakla bazen bir yıldız, bir yıldız böceği görülebilir. Konuyu yakından bilmeyen kimselerin bir matematik, kimya, fizik formülünü saçma olarak görmesi normaldir. Semavî dinlerin hikmetlerini yakından bilmeyenlerin de bunların saçma olarak değerlendirmeleri kaçınılmazdır.



Bizzat gözümüzün önünde cereyan eden insanların yaratılması, mevsimlerin değişmesi, gece-gündüzün nöbetleşe yer değiştirmeleri, çekirdeklerin meyve veren ağaçlar olması, bir tane mısırdan bin tane alan mısır başaklarının bitirilmesi gibi binlerce olaylar -birer realite olarak- ortadadır. Bu olayların nasıl meydana geldiğini bilimsel olarak anlayıp kavrayan kaç insan vardır. Özellikle üç yüz yıl önce bunların mahiyetini bilenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu. Şu var ki, bu olayların, bu gerçeklerin çoğu insanlar tarafından bilinmemesi, bunların gerçekliğine zerre kadar tesir etmemiş ve bu gerçekler yollarına devam etmişlerdir. Dinî konuların bazı kimseler tarafından anlaşılamaması, akıl erdirilememesi, bu gerçeklerin durumunu değiştirmez.



Her devletin, her saltanatın, her sultanın yurttaşlarını -devlete itaat eden ve isyan edenler- diye ikiye ayırması, adalet ve merhametin bir gereği ve sosyolojik bir zorunluluktur. Çünkü, itaakâr vatandaşlar ile isyankâr vatandaşları aynı kefeye koymak büyük haksızlıktır. İnsanları öldüren bir seri katil ile, öksüzleri, yoksulları doyuran, huzurevleri inşa eden vatansever bir hayır sahibini aynı kefede değerlendirmek ne adalete, ne insanlığa, ne de büyüklüğe sığacak bir tarafı vardır. Din olmazsa, iyi ile kötü insanı birbirinden kim ayıracak? Ahiret hayatı olmazsa, zalime kim ceza verecek, mazlumun hakkını kim alacak?



Her padişahın, her sultanın, her hükümdarın kendine itaat eden, nimetlerine karşı teşekkür eden raiyelerini mükâfatlandırması, memurlarına maaş vermesi, yurttaşlarını himaye etmesi, bunun aksine davranışlarda bulunan canileri, katilleri, zalimleri, hırsızları cezalandırması, onları hapse atması, toplumda anarşinin olmaması, otoritenin sağlanması için elbette çok gereklidir. Mevcut otoritenin masumları himaye etmesi onun şefkat ve merhametinin bir gereği olduğu gibi, zalimleri cezalandırması da bu otoritenin izzet ve haysiyetinin korunmasının gereğidir.



Ezelî sultan, ebedî padişah olan yüce Allah’ın sonsuz merhametini göstermek için mahluklarına bin bir çeşit nimet verdiği gibi, otoritesinin haysiyetini muhafaza etmek için de edepsizlere hakkettiği cezayı vermesi de o kadar önemlidir. Hz. Adem (as)’den beri genel prensip olarak kendisine itaat eden peygamberleri ve onlara iman edenleri koruyup kollayan, onların davalarını üstün kılan, kendisine itaat etmeyen inkârcı nankörleri helak eden Allah’ın bu prensibinin varlığı, dinlerin bir vaka olarak var olduklarını göstermektedir.



Eğer ölüm zalim ile mazlumu eşitliyorsa, katil ile maktulü aynı akıbete yolluyorsa, her ikisi de ölmekle ebedi olarak yok oluyorlarsa, hiçliğe gidiyorlarsa, o zaman dünyada numunelerini dünyada gözle gördüğümüz Allah’ın sonsuz adaletini, merhametini bile bile inkâr etmek gerekir.



Adalet, dengelerin gözetilmesi manasına gelir. Gökleri ve yeri, atomları ve molekülleri, yıldızları ve sistemleri ve galaksileri harika bir düzen ve denge üzerine kurmakla sonsuz adaletini gösteren Allah’ın, öbür dünya hayatını yaratmayıp, zalim ile mazlumu aynı kefeye koyması mümkün müdür? Elbette her gecenin bir sabahı, her kışın bir baharı olduğu gibi, ölüm gecesinin de bir mahşer sabahı ve kıyamet kışının da bir haşir baharı olacaktır. Bu da hak dinlerin doğruluğunun en açık kanıtıdır.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
deizm, felsefe, felsefi akımlar, nedir


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Deizm (Yaradancılık) kaos Felsefe 2 29-11-2010 17:44
Kinaye nedir? Laf sokma nedir? biri size laf soktumu nasıl çıkartırsınız? fenasi Biri Bana Anlatsın 6 05-02-2010 14:29
GGT Nedir? kaos Anarşizm 0 20-09-2009 10:05
Felsefe Nedir? Ölüm Nedir? Avakúma Serbest Kürsü 21 03-02-2009 16:47
Deist deizm haykirtkan Felsefe 17 16-08-2008 11:14


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:48 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info