Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Felsefe

Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir..

Adcılık

Felsefe içerisinde Adcılık konusu: Adcılık , kavramların, sözcüklerin, tanımların, tasarımların, hatta konuşulan dillerin gerçek ya da nesnel hiçbir varlığının veya anlamının bulunmadığını öne süren felsefe anlayışı. Bu anlayışa göre, yukarıda sözü geçen, kullandığımız tüm ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 04-12-2009, 10:28
kaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Anarşi!
 
Üyelik Tarihi: 23-10-2007
Yaş: 37
Mesajlar: 957
Standart Adcılık

Adcılık, kavramların, sözcüklerin, tanımların, tasarımların, hatta konuşulan dillerin gerçek ya da nesnel hiçbir varlığının veya anlamının bulunmadığını öne süren felsefe anlayışı.
Bu anlayışa göre, yukarıda sözü geçen, kullandığımız tüm bu sınıflandırıcı semboller insanların onlara yüklediği anlamlar doğrultusunda varlık, anlam ve değer kazanır. Başka bir deyişle tümellerin gerçek olmadığını birer addan ibaret olduklarını öne süren adcılık akımı, gerçekçilik karşıtı felsefe akımıdır. Adcılığa göre tümeller seslerden ibarettir ve bu sesler düşünceleri adlandırmak için kullanılır, onların gerçeklikleri yoktur. Tümellerin yalnızca birer imge ya da simge olarak anlaşılması mümkündür, dolayısıyla da onlara bir gerçeklik atfedilemez.


Kelime Kökeni

Latince'de "ad" kelimesinin karşılığı olan "nomina" sözcüğünden türetilmiştir ve "nominalizm" kavramına denk düşer.
Tarihsel Gelişimi

Adcılık anlayışı Antik Çağ felsefesinde Sofistler ile Antisthenes tarafından temellerinin atıldığı, sonrasında Stoacılar'ın ve nihayet son dönem Ortaçağ düşünürlerinin geliştirdiği bir anlayış olmakla birlikte, 17. ve 18. yüzyıl İngiliz Deneycileri Locke, Berkeley ve Hume ile bazı 20. yüzyıl mantıkçı olgucularının da oldukça ilgilendiği bir öğretidir.

Tümel - Tikel Tartışması


Adcılık anlayışı kapsamında özellikle Ortaçağ'da en çok tartışılan konuların başında "Tümeller Tartışması", bu tartışmaya damgasını vuran filozofların başında ise Petrus Abelardus gelir. Nitekim Abelardus, asıl tartışmayı başlatan kişi olarak anılmaktadır. Hocaları Champeauxlu Guillaume ile Compiègneli Roscelinus'un tümeller hakkındaki görüşlerini reddederek bu konuda kendine özgü bir anlayış ortaya koymuştur. Abelardus'tan sonra tümeller sorununa eğilen filozofların en önemlileri ise "Nesneleri gerekmedikçe çoğaltmayınız" sözüyle varlıkbilgisel tutumluluk ilkesini geliştiren Ockhamlı William ile İngiliz filozof Thomas Hobbes sayılabilir.
Adcılığa göre gerçek olan bu dünyadaki tikel varlıklardır. Adların ya da kavramların nesnelerle ilişkileri nedensiz ve raslantısaldır. Bu şekilde sözkonusu tartışmaların ve felsefi eğiliminin günümüzdeki dilbilimsel ve felsefi tartışmalara uzandığı söylenebilir. Bu düşünce ilk olarak Orta Çağ döneminde şekillenmiştir ve din tartışmalarında önemli bir yeri vardır. Nitekim adcılığın tümeller üzerine kurulu Hırıstiyanlık düşüncesinde sarsıcı etkileri olmuştur. Tümeller sorununa yönelik tartışmaların en iyi görülebileceği yerlerden biri Boethius'un tümellerin varlıkbilgisel değergesi bağlamında Porphyrios'un Isagoge'si üstüne yaptığı ayrıntılı yorumdur.[1]

Gerçekçilik - Adcılık Tartışması


Gerçekçilik-adcılık tartışmasında adcılığın üstünlük kazanması ve güçlenmesi Ockhamlı William sayesinde olmuştur. Ockhamlı William özellikle kavramsal adcılığın temsilcisidir. Adcılık felsefi tartışmalarda gerçekçiliğin karşısına çıkar; bu anlamda Thomas Aquinas'ın kavramsal gerçekçiliğine karşılık Ockhamlı William kavramsal adcılığı öne sürer ve buna göre kavramların gerçeklikle doğrudan bağı kesilir.

Siyasi ve Dini Etkileri


Adcılık kavramlar ve gerçekler arasına kategorik bir ayrım koyduğundan dolayı, bilgi ile inanç, akıl ile iman arasına da ayrım getirmiş olur. Böylece adcılık güçlendikçe hem felsefi hem de siyasi alanda etkili olmuştur. Soyut inanıştan deneysel bilime doğru geçişte adcılığın felsefi müdahaleleri etkili olmuştur. Öte yandan William, Papa'nın mutlak egemenliğine karşı çıkan bir düşünürdü ve Fransisken mezhebine mensuptu. Adcılık ve Ockhamlı William bu anlamda Martin Luther'i ve Protestanlığın oluşumunu öncelemişlerdir. Daha da ötesi sekülarizmin ve Rönesans'ın meydana gelişinde doğrudan etkili bir akımdır.[2]

Ayrıca bakınız


  • Gerçekçilik (felsefe)
  • Kavramcılık
  • Universale in mente
  • Universale in voce
  • Tümeller Tartışması
  • Petrus Abelardus
  • Dil felsefesi
  • Analitik felsefe
  • Ockham'lı William
  • Ockhamlı'nın usturası
Dış Bağlantılar

  • Felsefe Ekibi Sitesi'nde adcılık
Notlar ve Kaynaklar

  1. ^ Felsefe Sözlüğü, Bilim ve Sanat Yayınları, Sf. 14
  2. ^ A. Kadir Çüçen, Orta Çağ Felsefe Tarihi, İ. Sf., İnkılap Yayınevi


fuck the system!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
adcılık, felsefe, felsefi akımlar


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:28 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info