|
|
| Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir.. |
kişisel gelişim kitapları gerçekten bizi geliştiriyor mu?Felsefe içerisinde kişisel gelişim kitapları gerçekten bizi geliştiriyor mu? konusu: Kişisel gelişim = zihinsel masturbasyon...

26-05-2009, 17:23
|
 |
Dispossessed
|
|
Üyelik Tarihi: 10-07-2008
Yaş: 30
Mesajlar: 232
|
|
|
Kişisel gelişim = zihinsel masturbasyon
|

06-06-2009, 21:51
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 14-08-2008
Mesajlar: 126
|
|
|
İnsanlık tarihinde ideolojilerin, felsefelerin, bunlara bağlı kültürlerin ve yeni inanç sistemlerinin bu kadar zengin ve yoğun olarak bombardıman edildiği bir başka dönem daha yoktur herhalde.
Servet yönetim uzmanları, kuantum fiziği filozofları, spiritüalistler, çekim yasacılar, kozmik şifacılar, kişisel güçcüler, Feng Sui’ciler, insan potansiyelciler ve bunların yüzlerce, binlerce yayını dünyayı dolaşıp duruyor.
Sağolsunlar, hepsinin de görünür ortak amaçları; mutluluğumuz, huzurumuz, sağlığımız, insan ilişkilerimiz, paramız ve Tanrı’mız. Ama bütün bunları kazanabilmemiz için de illa ki o sırrı keşfetmemiz, ele geçirmemiz gerekiyor.
Büyük Sır’rın keşfedilmesiyle, insan Büyük Güç’ü de ele geçirmiş olacak zira.
Arayış sonsuz.
İdeolojik hedef ise tek: Global dünyanın yeni insan modelini oluşturmak.
Bu yeni model insan için din ve para yine olmazsa olmazların başında geliyor: “Ölüm ve yeniden doğuş mücadelesi evrimde her zaman var olmuş ve olacaktır. Bu yolculuğun İsa’nın yaşamından geleneksek din ile çıkarılması, onun ‘sıradan ölümlüler’ için erişilmez görünmesine sebep oldu. Oysa İsa’nın niyeti ya da öğretileri bunu içermiyordu. Sonuç olarak, Mesih inancı geliştirmek yerine, İsa ile ilgili bir inanç geliştirdik. Aynı şekilde Buda yerine Siddhartha ile ilgili pek çok inanç vardır. Gerçek güç insanı, hedefini tam bir Buda ya da Mesih bilincine aktarabilendir.”
Bu alıntı, James Arthur Ray’in Spiritüellik Nedir? Nasıl Kullanılır? kitabından. Bu kitabı -kazara- okur da yazarın öğütlerine uyarsak, spiritüel büyük gücümüzü kullanarak, akıl almaz işleri en kısa yoldan başarabilirmişiz meğer! Sonsuz benliğimizi farkına varabilmemiz için kitabın içerdiği 29 ilkeye uymak koşuluyla tabii. İlkelerden bazıları ilginç tabii; egoyu aşmak, kişisel geçmişimizi silmek, kendimiz için yaşamak, kendimize güvenmek, metafizikçi olmak, eşsiz olmak, kusursuz olmak, bağışlayıcı ve özür dileyici olmak, spiritüel kimliğimizi farkına varmak gibi, insanın sanki ilk defa duyduğu ve okuduğu şeyler bunlar.
Başka türlü modern sonsuzluğa varamayacakmışız. Bu sonsuzluk, dünyamızda bugüne kadar hiç yaşanmamış, hiçbir şeye benzemeyen yeni bir bilinç ve güç seviyesiymiş. Sisteme uyum sağlayacak yeni modern insan için neredeyse bir reenkarnasyon bu, anlayacağınız.
Paraya gelince, o bir yerlerde bizi beklermiş zaten. Yazara göre, insan bu konuda hiç merak etmemeli, içindeki gücü keşfettiği anda para da pul da gelecekmiş zaten.
İçimizdeki gücü keşfettiğimizde onu ölçebilirmişiz de. Ben yazarın yalancısıyım. Bu ölçünün adı da TAY’mış. “Güç, toplayabildiğiniz, yoğunlaştırabildiğiniz ve arttırabildiğiniz enerji miktarıyla ölçülür” diyor, James Arthur Ray. Yani ne kadar çok Tay’ınız varsa o kadar çok mutluluğunuz ve paranız olacaktır.
Bu tür kitaplar, Türkiye’de pek çoğalmaya başladı. Aylarca, bazen yıllarca en çok satan kitaplar listesinde kalıyorlar (The Secret, hâlâ listelerde mesela). James Arthur Ray’in kitabı henüz yayınlandı, ama birçok baskı yapacağına hiç şüphe yok.
Durup dururken neden bu ideolojik, felsefi, kültürel yeni bombardıman peki? Hangi boşluğu dolduruyor şu sıra?
Bütün dünyada sol düşüncenin, entelektüel sermayesini bir türlü yenileyememesinden kaynaklanıyor olmalı bu. Sol ideolojiler, kendilerini bir türlü yeniden üretemiyorlar zira. Sınıf olgusunun yok edildiği, artık zamanını tamamladığı fikri ne kadar da yaygın bir hale getirildi.
Akan suyun boşluğu doldurması misali, bu ultra idealist ve metafizik ideolojiler, sol düşüncenin boşluklarını, küçük karıncalar gibi, akıl almaz bir hızla dolduruyor.
Uzaktan leziz bir havuç gibi gösterilen sırların peşine düşmüş safdillerin kendilerini koruyamamaları doğal değil mi bu durumda?
diye döktürmüştü pakize barışta
|

07-06-2009, 11:21
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 08-04-2009
Nerden: Samsun
Yaş: 21
Mesajlar: 107
|
|
|
Bülent Orakoğlu kişisel gelişimi yerden yere vuran ''İçinizde ki öküze oha deyin '' isimli eseri kişisel gelişimcileri kızdıracak bir eserdir.Aynı zamanda neo- tasavvuf özelliğide taşır.Ancak yazar neo- tasavvuf özelliğini verememiştir.Dipnotlara baktığınızda tasavvuf hakkında okuduğu eser sayısının 2 tane olduğuna inanırsınız.Ki onlarda zaten İmam Gazali'nin Kimyayı saadet ve Bostan eseri.Kimya'yı saadet'in tasavvuf özelliğide taşımaz zaten.İlgililere duyurulur, yüzünüzde tatlı bir tebessüm oluşturacak eser.
Kişisel gelişime gelince kapitalizmin insanların arasına soktuğu nifaktan başka bir şey değil.Boş boş şeylerden patronu etkileme sanatı örnek olarak iş arayan proleteryanın dişleri beyazsa patronda bu işçinin disiplinli bir hava bıraktığını gösteriyor ve de dişlerinin beyazlığı işe girmesi için olumlu imaj bırakıyor.Eger dişleriniz yoksa ''sen iş bulamazsın aslanım '' dersi veriyor.
Mesela işyerinde onur getir bunu götür işiyle mükellef bir ayakçısınız.Sizi öyle bir gazlar verir ki bu kitaplar '' sen yaparsın, sen edersin, a... bile korsun, sen içinde taşıdığın cevheri bilmiyorsun'' gazıyla uçuşa geçen ayakçı kendini bir 5 sene sonra başbakan olacağını söylerse şaşırmayız.Milyonlar içinde istisnaları tanıtırlar '' dün boktu bugün koktu, ne eksiğin var senin ondan'' laflarıyla aranıza bir yarış sokmasıyla '' benden bir s..kim''' olmaz derken bir bakarsın '' benden bereket Tanrısı bile olur'' havasına kaplırsın.Birde başı boş atasözleri serpiştirirler sayfaların arasına ve sizi bu yarışa sokmada ikna edecek bir değer taşır.
|

07-06-2009, 15:42
|
 |
isteyipte söylemediklerim
|
|
Üyelik Tarihi: 12-12-2008
Nerden: Dünya
Mesajlar: 275
|
|
|
kişi kendini geliştirebiliyorsa, "kişisel gelişim kitabına" gerek kalmaz.
|

07-06-2009, 18:26
|
 |
sırtın aptalı
|
|
Üyelik Tarihi: 14-05-2009
Nerden: samanyolu galaksisinde bir yer.
Yaş: 28
Mesajlar: 90
|
|
|
syn insan
konuyu çok güzel açıklamışsın teşekkürler
Kimine göre yalnızlık, hasta kişinin kaçışıdır; kimine göre de, hasta kişilerden kaçıştır. (Nietzsche)
|

15-06-2009, 23:59
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 15-06-2009
Yaş: 18
Mesajlar: 6
|
|
Alıntı:
zienog´isimli arızadan alıntı
son yıllarda bir kişisel geliş lafıdır almış başını gidiyior hatta bunun uzmanları bile oluştu her buldukları kalabalıklara bazı hikayeden nağmeler anlatıp duruyorlar. bazı kendini çağdaş zanneden az okumuş çok duymuş vatandaşlarımızda bu seminerlere toplantılara iştirak ediyorlar. neyse sözün özüne geleyim bu kişisel gelişim adı altında yutturulan mükemmel insan olma hayali bu seminerlere katılınca gerçekleşiyor mu yada kişisel gelişim kitaplarından seminerlerinden ne fayda gördünüz uzun vadede size hayatı öğretiyor mu? kim şuana kadar bilmediği neyi öğrendi kişisel gelişimcilerden pardon uzmanlardan.
|
kişisel gelişmen için bilgiyi başkasından alman değil,yaşaman lazım kendin öğrenmen lazım...bu cins kitaplardan okudum..bahsedilen gelişmek olayı saçmalık.kişisel ahlak anlayışı diye bir şey var sonuçta;ama bazı deneyleri yapılmış daha nesnel konularda yardımcı olabiliyor insana,sadece ufak püf noktalar.
|

30-07-2009, 21:56
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 30-07-2009
Mesajlar: 1
|
|
|
kişisel gelişim kitapları ortalıkta boş kafalı,ahmak ,cahil,kültürsüz...v.s kişilerin kasılarak dolaşmasına sebebiyet veren ,ego şişirmekten öte işe yaramayan kitabımsı şeylerdir;zira kitapları çok severim,haksızlık etmiyeyim yoldaşlarıma.
|

31-07-2009, 06:04
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 26-07-2009
Yaş: 17
Mesajlar: 35
|
|
|
Kişisel gelişim kitabı çok ilginç hiç almadım okumadım ama duydum
içinde ne olduğunu bilen varmı daha doğrusu nasıl geliştircekmiş?

Yalan samanlığında , Gerçekliğin acı dikenini arıyorum.
_____MEHMET ORHAN_________
Düz yolları sakladın, çıkardın yokuşları
Hamal gibi sırtıma, yük ettin acıları
Payıma düşürdüğün; hazan sarısı renkler
Her köşede kederler,benim yolumu bekler
Sancılı yanlarınla, hep kahır çekiyorum.
Benimle derdin ne? Onu da bilmiyorum.
Nerdesin diye sordum! Kaf dağını gösterdin.
Zümrüdü Anka’ya bin; seni getirsin dedin.
Dedim ya Ey hayat; bu aralar yordun beni,
Tercih et dedin; elbise yerine kefeni
Sevinme! Yorgun sabırla, yokluğuna inat,
Tırnağımla yapıştım, Varlığına ey hayat…
|

28-08-2009, 13:48
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2009
Yaş: 25
Mesajlar: 27
|
|
|
işim gereği arada bu tarz kitapları elime aldığım olmuştur.ama insanın değişken ruhuna hitap edebilecek,onu revize edebilecek bir kitaba rastlamadım.çünkü bu kitaplar genelde bilimsel olmaz.sadece yazan kişinin 'gelişim' kavramını nasıl gördüğü olabilir ancak.onlarca gelişim kuramcısı var,bu bile kişisel gelişimin ne kadar karmaşık bir yapıya sahip olduğunu gösterir.piyasadaki kitaplar ise güyya kapitalist düzende ruhunu kaybetmiş asalaklara yol göstermek amacıyla 'yeni moda polyannacılık' öğretmeyi hedefler.
|

28-08-2009, 18:27
|
 |
Körpe
|
|
Üyelik Tarihi: 10-12-2008
Mesajlar: 77
|
|
baştan aşağı saçmalık..Acizlik..Kendini kendi kendine geliştiremeyen insancıkları kısa bi süre gaza getiren,etkisin çabuk kaybettiren bişey işte..Kapitalizmin emperyalizmin vs aracı olduğunu düşünmüyorum etkili deil çünkü..Bir an gaza gelip 'başarağım,ben kazanacağımmm,en büyük benim,benim ne eksğim var ki onlardan' (  ) gibi laflar eden 2 gün sonra sönüveren eski uyuşuk,salaş yaşamına geri dönen kişiler tanıyorum..Hayır böyle bişey yaşanması daha kötü oluyo başaramayınca bu sefer adamın olmasını ümit ettiği güveni artık ümit bile edemeyeceği bi hayale dönüşüyo..
bide abartmışlar bu işi yaşam koçları çıkmış adama para veriyosun gel beni geliştir diyosun 
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:34 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|