Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Felsefe

Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir..


Spinoza

Felsefe içerisinde Spinoza konusu: Spinoza sistemini kurmaya mutlak ve değişmez olarak en başta kabul ettiği Tanrı'dan başlar. Tanrı belli ve değişmez bir düzen verdiği tüm varolanları kendi özünden türetmiştir. Eğer Tanrı kavaramı bilinirse ondan ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 18-05-2009, 20:01
Equites
 
Üyelik Tarihi: 09-12-2008
Nerden: Atteleia
Mesajlar: 634
Blog Başlıkları: 2
Standart Spinoza

Spinoza sistemini kurmaya mutlak ve değişmez olarak en başta kabul ettiği Tanrı'dan başlar. Tanrı belli ve değişmez bir düzen verdiği tüm varolanları kendi özünden türetmiştir. Eğer Tanrı kavaramı bilinirse ondan türeyen tüm varlık alemi bilinebilir. Bu görüş ile yola çıkan Spinoza'nın kullandığı yöntem geometrik bir yöntemdir. Buradaki ilgi Tanrı'nın tek tek nesneler karşısındaki durumu ile uzayın geometrik şekiller karşısındaki durumu gibidir. Onun yönteminde geometride şekillerin, ve aralarındaki bağlar ile yasaların uzaydan türetilmesi gibi, her türlü bilgi Tanrı'dan türetilir. Nasıl uzay olmadan nesneler olmuyor ve anlaşılamıyorsa, Tanrı olmadan da varlıklar olmaz ve anlaşılamaz.Böylece evren zorunlu bir sistem oluyor ve Descartes felsefesindeki ruh ve madde arasındaki kopukluk giderilmiş oluyor.

Spinoza Tanrı'yı şöyle tanımlar; "Kendi kendisinde varolan, kendisiyle kavranan, kavramı başka bir şeyin kavramına bağlı olmayan". Tanrı meydana gelmemiştir, yok olmayacaktır, kendini bölemez, sınırlayamaz ve tek olandır. Onda Tanrı ve Doğa ayrı şeyler değildir çünkü doğa dediğimiz şey Tanrının bir görünüşünden başka birşey değildir. Ruh da böyledir. Tanrı herşeyin nedenidir ama şeylerin dışında ayrı bir varlığı yoktur.

İnsanlar ise Tanrı'nın sonsuz nitelikleri arasında sadece ruh ve maddeyi bilebilir. Bilebildiğimiz bu iki niteliğin dünyasının kendine has yapısı vardır. Birinden ötekini türetemeyiz ve birinden ötekini anlayamayız. Onları kendi içlerinde, yani ruh dünyasını düşünce ile maddi dünyayı ise yer kaplayan uzamı ile anlayabiliriz.

Evren zorunlu bağlantılar zincirinden ibarettir. Birşeyin varoluş nedeni başka birşeydir ve bu nedenler zinciri sonunda Tanrı'ya ulaşılır. Bu nedenle tek tek nesneler ancak Tanrı'yı anlayarak anlaşılabilir. Burada Malebranche ve Geulincx'inki gibi occasionallist bir düşünce var ama temel fark Tanrı'nın varolanların içinde olması onların özünü oluşturuyor olması, onlardan ayrı bir varoluşu olmaması anlayışıdır. Tanrı evreni yaratmamıştır, evrenin kendisidir.

Spinoza Tanrı'nın görünüşlerini (Modus) sonlu ve sonsuz olarak ikiye ayırmıştır. Sonsuz olanlar Tanrı'nın özünden doğrudan görünürler, sonlu olanlar ise bir başka görünüşü gerektirirler. Sonlu olanlar hep birbirlerini gerektirirler ve sayısızdırlar. Sonsuz olanlar ise sonlu olanların ortaya çıktıkları bir bağlantıdır. Sonlu görünüşlere örnek; Madde özelliğinde, Uzaydaki nesneler, ruh özelliğinde ise düşüncedir. Sonsuz görünüşlere örnek; Madde özelliğinde, hareket ve durgunluk, ruh özelliğinde ise psişik olaylardır.

Ancak maddi ve ruhi olan bu görünüşler arasında bir ilgi olmasa da tek bir Tanrıdan türemiş oldukları için bir paralellik vadır. Spinoza şöyle der; "Gerçek dünyanın düzeni ile ideal dünyanın düzeni birdirler". Maddi dünyadaki her görünüşün ruhi dünyada bir paraleli, bir karşılığı vardır. Bu iki görünüş aynı Tanrıyı paylaştıkları için birbirini etkiler. Yani maddi dünyadaki bir değişim ruhi dünyada da olur. Örneğin ruhunda pozitif bir gelişme olan insanda aynı pozitif etki vücudunda da meydana gelir

. Evrende var olan zorunluluk nedeniyle bir rastlantıdan söz edemeyiz. Bir duruma rastalantı dememiz aslında gerçek nedeni bilmeyişimizdendir. Madde görünüşündeki olaylar hareket ve durgunluk bakımından bir nedenler zinciri ile matematiksel zorunlulukla ortaya çıktığından Spinoza'nın evreni tamamen mekanist bir görünümdedir. Aynı durum ruh görünüşünde de geçerlidir ve tüm düşünceler, kararlar kendisinden önceki düşüncelere zorunlulukla bağlıdır. Sonuçta Spinoza istenç özgürlüğünü reddetmiştir.

Spinoza felsefe tarihindeki en içine kapalı ve tutarlı sistemlerden birini kurmuştur. Bu nedenle sonraları sistemini geliştirme çabasına pek girişilmemiştir hatta öğretisine Spinozacılık denilebilir. Üstelik Spinozacılığın değeri ölümünden yaklaşık yüz yıl gibi uzun bir zaman sonra felsefe dünyası tarafından anlaşılmıştır.

Hegel şöyle der; "Bir filozof olmak için önce Spinozacı olmalısınız, eğer Spinozacılığınız yoksa, hiçbir felsefeniz de yoktur".


Qui nil potest sperara,desperet nihil...
http://epigrafi-mitoloji.blogspot.com/
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 19-05-2009, 16:03
lunatic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 16-07-2008
Mesajlar: 499
Blog Başlıkları: 1
Hegel'in sözü umarım Spinoza öncesi felsefeyi kapsamıyordur (:

Spinoza'yı görünce aklıma geldi lise yıllarındaki bir felsefe sınavı öncesi anı;
Yazılıyı tenefüslerde hazırlanıp girecek kadar kaale alan bir arkadaşımız,biraz da sesli çalışarak ikide bir içinde Spinoza adı geçen cümleleri tekrarlamaktadır,o kadar çok tekrarlamıştır ki hatta sınavda Spinoza ile ilgili tek bir soru,alaka olmamasına rağmen bütün soruların cevaplarının bir köşesini illa ki Spinoza ile alakalandırıp,Spinoza Spinoza diye yazılı kağıdını doldurmuştur.

Ben burdan Hegel'e şu cevabı verebilecek bişeyler çıkardım;"Bir filozof olmak için en son Spinozacı olmalısınız,eğer Spinozacılığı ilk sıraya alırsanız zaten diğerlerine geçme fırsatınız hiç olmayacaktır" .


“Yumruğumda bir ordu hissediyorum - ya ölüm ya özgürlük!”
Friedrich Schiller
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 20-05-2009, 12:10
delibasozi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
anarşit
 
Üyelik Tarihi: 22-12-2008
Nerden: Eskişehir
Yaş: 23
Mesajlar: 115
lunatic, senin o arkadaş anlaşılan Spinozacı olmaktan ziyade ezberci olmayı benimsemiş

Spinoza; Machiavelli gibi genel felsefe ve düşünce aleminde üvey evlat muamelesi görmüştür. Nedeni de Tanrı merkezli bir sistem düşünce sistemi oluşturduğu iddiasıdır. Yanlış da bir iddia değil; insan-tabiat-tanrı arasındaki benzerlikleri eşitleyerek bunların birbirinden ayrı tasarlanmalarına olan en büyük göndermeyi yapmıştır. Onun düşüncelerinde-kurgusunda herkes kendi Tanrı inancına vereceği şekilden Tanrıtanımazlığına uygun düşüncelere; özgürlüğünün kaynağından sınırlarına kadar her şeyi bulabileceğini söyleyebiliriz. Hayatında dininin ritüel boyutlarının yerine fizik bilimini koyan, tanrı inanışını evrene olan bakış açısında değerlendiren Einstein'in; Spinoza'da kendine pay çıkaran fikirler bulması; (her)hangi inanışa sahip olun (ya da olmayın) düşüncelerini açıkladığı panteist yaklaşımda kuşatıcı bir faktör olarak evrenin/tanrının var olduğunu sergileyerek kabul ettirmesi; hatta özgürlüğün zorunlulukta bulunabileceğini ima etmesi; Spinoza'nın kötü imajlı madalyonunun diğer yüzünde ne düşüncelere ve insanlar üzerinde ne etkilere sahip olduğunu gösterir.

Anarşist anlayışla Spinoza'yı okumak-yorumlamak
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 20-05-2009, 20:49
rovereagle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kimliksiz
 
Üyelik Tarihi: 07-08-2008
Yaş: 20
Mesajlar: 212
Filozof olmak için spinozacı olmak gerekir mi bilmiyorum ama bir şey kesinki Ateist kesimin eleştirmesi gereken en son kişinin spinoza olması gerekir.
Şöyle bir iddaada bulunursam ne kadar doğru olur bilmiyorum.İddaam şu ki günümüz bilimsel ateizminin temelinde Demokritostan çok spinozanın olduğunu düşünüyorum ki zaten Spinoza
döneminde düşüncelerinden dolayı Tanrıtanımaz olduğu iddaasıyla acımasız eleştirilere tabi tutulmuştur. Üstelik onun Tanrı anlayışı hiç ama hiç bir Dogmatik oluşuma yer vermez, bilimseldir hata ve hatta bilim Spinozasaldır.
Diyalektik Materyalizmin öncülüğünü yapan Marx, Engels gibi daha bir sürü Teorisyenin fikir babası olan Hegelin Spinozanın Diyalektik tanrı anlayışından etkilendiği ortada olmak şartıyla şu sonuca ulaşılırki Spinoza nın Marx'ın ve Engels'in dedesi olduğu aşikardır. Bu nedenle de Spinozacıdırlar.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
spinoza


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Baruch Spinoza Janice Biyografiler 1 09-06-2010 19:28


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:09 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info