Sabah kalktım.
“Bugün ne yapmalıyım” diye sordum kendi kendime.
"Bir şeyler biriktirmeliyim" dedim.
Ama ne?
Sonra kendi kendime düş kurdum.
"Herkes ne istiyorsa onu biriktireyim" dedim.
Eğer herkesin istediğini biriktirirsem herkes bana gelir.
Peki, herkes ne istiyor?
Şöyle bir çevreme bakayım.
İlk önce, herkesin ne istemediğini belirleyip,
Onları biriktirmekten vazgeçeyim.
Herkesin istemediği nedir?
Herkes üretmek istemiyor
Herkes paylaşmak istemiyor
Herkes kitap istemiyor
Herkes eşitlik istemiyor
vb. vb.
Peki, herkes ne istiyor?
Herkes araba istiyor
Herkes ev/kat/yat istiyor
Herkes ün/mevkii istiyor
Herkes telefon/bilgisayar/televizyon istiyor.
Herkes yazlık istiyor.
İstiyor da istiyor…
Kısaca herkes bu araç değerlere sahip olmak için “para” istiyor.
Tamam, ben “para” biriktirmeliyim.
Para biriktirirsem herkesin sahip olmaya çalıştığı
Araç değerlere de sahip olurum.
Araç değerlere sahip olursam herkes bana gelir.
Herkesin istediği kişi olurum.
Herkes benim çevremde toplanır.
Herkes bana hizmet eder.
Herkes bana yalakalık yapar.
Peki, parayı nasıl kazanmalıyım?
Para kazanmanın yolları nelerdir?
Çalışarak kazanamam bu denli parayı.
En iyisi çok para kazanacak işlere girmeliyim.
Parası olanlara hizmet etmeliyim.
Parası olanlara yalakalık etmeliyim.
Parası olanların çevresinde dönmeliyim.
Para biriktirsem bütün düşlerim gerçekleşir.
Herkesin düşü de ben olurum.
Ben herkesin merkezinde olmalıyım.
Allah mı?
Manevi değerler mi?
Onları param olunca düşünürüm/düşlerim.
Şimdi yapmam gereken;
Herkesin istediğini, yani "para biriktirmeliyim".
Biriktirdikçe büyümeliyim.
Ölüm mü?
Yok, daha neler…
Tansel Semir
Kaynak: ÖZGÜRLÜK; DÜŞÜNMEKTİR