|
|
| Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir.. |
Tanrının Adaleti ve Varoluşu ÜzerineFelsefe içerisinde Tanrının Adaleti ve Varoluşu Üzerine konusu: Yanlış anlama mesnetsiz yada alt edici bir tarzda soru sormak gibi bi amacık yok sadece kendimle beraber karşımdakileri de sorguluyorum belki düşünmediğim yada düşünemediğim birşeyler vardır diye yoksa kesinlikle üste ...

17-09-2008, 14:20
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 17-07-2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 214
|
|
|
Yanlış anlama mesnetsiz yada alt edici bir tarzda soru sormak gibi bi amacık yok sadece kendimle beraber karşımdakileri de sorguluyorum belki düşünmediğim yada düşünemediğim birşeyler vardır diye yoksa kesinlikle üste çıkmak gibi bi amacım yok bundan emin olki bir konuda tartışırken birde bundan bahsetmiş olmayız. Sadece şunu anlatmaya çalışıyorum aslında herkes işine geldiği kadar ahlaklıdır ama bazı durumlar da vicdan denen olgudan dolayı durum değişir yani herkesin kendi vicdanının sorunudur bu size çok dürüstçe bir örnek verecek olursam; mesela siz kolay para kazanan biri olsanız bunu dürüst yoldan kazansanız bile eğer çok paranız varsa sizin paranızı elime geçen ilk fırsat da çalardım hiç acımdan vicdanım sızlanmadan çatır çatırda yerdim. Ama tersine zor kazanan biri olsanız aynı miktarda ki birikmiş paranıza elimde çok iyi fırsat olsada dokunmazdım. Demek istediğim aslında sizin söylediğiniz gibi sadece inançlıların ahlaksız olduğu değil her iki tarafında ahlaklı ve ahlaksız olduğudur. Bundan çok eminim çünkü hepsinde bir derece kendince vicdan olgusu vardır, her iki tarafdan da yani inançlı olsun inançsız olsun kim daha ahlaklı kim daha ahlaksız bilemezsin çünkü ikisi de insandır. Hergün haberlerde neler neler duyuyor izliyoruz vurgun yapan çalan çırpan sadece inançlı yada inançsız olanlarmı?
|

17-09-2008, 14:34
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 17-07-2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 214
|
|
|
Benim sevmediğim şey bir tarafın kalkıp genelleme yaparak kesin doğru olan buymuş gibi öteki yada ötekilerini kendileştirmeye çalışıyor işin garibi bunu hepsi yapıyor hiç birinin çokda savunulcak birşeyi kalmıyor doğal olarak çünkü hangisine girersen gir gir bir yerde ahlaksızlığı yada ikiyüzlülüğü göreceksin bir yerde o zamanda nereye gideceğini şaşırsın yada gide gide gidecek yerin kalmaz ben gibi kalkar hepsinden beğendiğin yanları alır kendince bir yol bulur aynı zamanda hepsini ve yenilerini de takip araşadırmaya devam da edebilirsin.
|

17-09-2008, 14:49
|
 |
Hakkaten Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-06-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 47
Mesajlar: 399
|
|
|
Ben ilk yazdığım yazıda kimseyi ahlaksızlıkla suçlamadım, sadece yazılı bir metne dayalı ahlak anlayışının(burada din) ahlakı sınırladığını, ahlakın korku veya ödül çerçevesinde değerlendirilemeyeceğini, değerlendirirse bunun ahlak olmayacağını yazdım... Bu sitede şimdi hatırlamadığım biri ateistlerin tanrı dan korkuları olmadığını ve bu yüzden onlardan her şeyin bekleneceğini bile yazmıştı... Korku yüzünden ahlaklı olmak hem de dogmaların emrettiği her şeyi ahlak olarak kabul edip, diğer herşeyi reddetmek sizin de bahsettiğiniz vicdani ahlak tanımlamasına sığarmı ? Elbette ki ahlak insanın içinde gelişen bir şeydir ama etkileri de göz önünde tutmak gerekir ... Nasıl ki günümüz toplumunda medya, birebir iletişim yoksunluğu, her türlü bilgiye sınırsız ulaşım,milliyetçilik, popülist politikalar, lümpenizm gibi faktörler genel ahlakı biçimlendiriyorsa, çocukluğumuz dan beri damardan enjekte edilen tabu ve dogmalarda birey ve toplum olarak ahlaki karakterimizi etkiliyor... Dikkat ettiniz mi son günlerin modası, ne zaman toplumda kamu ahlakını yakından ilgilendiren bir sorun olsa medya elinde mikrofonlar müftülere, ilahiyatçılara koşturuyor...Adam öz yeğenine şantaj yoluyla evlilik zorlaması yapıyor, bakıyorsun bilmem nere müftüsünün fikri soruluyor...Yok mu lan senin aklın ve vicdanın ? O müftü çıkıp caizdir dese onaylayacakmısın bu davranışı(büyük bir kesim onaylar)... Şunu da unutmayalım ki din ahlakı islamın hedef figürü olan erkeğin çıkarlarına göre düznlenmiştir. Kur'an da kadınlara davranışı düzenleyen ayetlerle, kölelerinize şöyle davranın diyen ayetler birbirinin hemen hemen aynı mantıkla yazılmıştır... Sizin benim dediklerimden ne anladığınız tam olarak çözemedim ama bir kere daha tekrar ediyorum, Ahlak, özgür düşünce ürünü değilse ahlak değildir...
|

17-09-2008, 15:24
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 17-07-2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 214
|
|
|
Tabiki özgür düşüncedir ama o toplumu bundan dolayı suçlayamam çünkü farkında değiller sorun orda. Bir düşünürün lafı; Kapan da olduğunuzu farketmeden kapandan kurtulamazsınız. Demekki bunu çok istemek gerçek yada gerçeklerin peşine düşmek gerekiyor, ama birazda yapı meselesi ben mesela şart olduğu halde kurban kesmeye karşı bir vicdan taşıyorum banada aşağı yukarı aynı şeyler empoze edildiği halde. Bütün dinler hatta bütün ideolojiler de kalkıp kurban kesmek kan akıtmak ona bir hediyedir bir lütufdur deseydi bile kıyamazdım bir canlının canına ancak ve ancak kendi canım için sözkonusu olursa ki son kavramalarımdan sonra Tanrı ile ilgili algılamalarım çok değişdiği için kurban kesebilirim artık. Tanrı insan ve evrendir bütünsel tam tarifi mümkün değil aynı bahsettikleri gibi birşey işde.
|

17-09-2008, 17:35
|
 |
.b/s/en s/b/enim
|
|
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Mesajlar: 536
|
|
|
.!insan hem kendine hem de başka insanlara karşı adaletli mi ki tanrısından adalet beklesin
.gölge'li_\
|

17-09-2008, 18:10
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 30-07-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 31
Mesajlar: 22
|
|
Alıntı:
lunatic´isimli arızadan alıntı
Zorla cennete sokacaklar!!! 
|
Orası Nere?

DO WHAT YOU WANT, DO IT UNTIL YOU FIND
|

17-09-2008, 20:16
|
 |
Mutlak Anarşist
|
|
Üyelik Tarihi: 14-09-2008
Yaş: 25
Mesajlar: 26
|
|
|
Din (İslam,Hıristiyanlık vs.) kimine göre toplumalrın afyonu, kimine göre günümüz dünyası kapitalizme uydurulmuş kölelik modeli, kimine göre özgürlüğü kıstlayıcı ahlak anlayışı, kimine göre de tek çıkış yolu...
Bu böyle uzar gider. Peki ne biliyoruz ki din hakkında? İslamiyeti ele alalım; cahiliyet döneminde Arap yarımadasında ortaya çıkmış yeni bir oluşum. Her dönemde yeni düşünceler, yeni insanlar düşünürler vardı peki neden çoğu bu din kadar sempatizan toplayamadı?
Yani o cahiliyet döneminde her ne kadar beğenmesek de kişi onca sözü bir araya getirip böylesine edebi bir dilde kurallar koydu; kimdi bu kişi cidden ilahi bir güçle deninenleri dile getiren bir peygamber mi yoksa böylesine nüfuz eden sözler saçan bir edebiyatçı mıydı? Gerçekten mucizeler göstermeden nasıl yayıldı bu din?
Ahlak sınırları her ne kadar bir kitapla sınırlı olmasa da biliyoruz ki çevremizde bu kurallar sayesinde gerçekten mutlu yaşayan insanlar yok mu? Sadece bu yolda ilerleyip hayatını düzenli bir şekilde yaşayıp çoğu kişinin imrenen gözlerle bakıp düzenini kurmuş insanlar yok mu?
Bence çıkış noktamız bu olmalı. Belki o zamanlar insanlar hakikatten mutlu mesut yaşıyorlardı ama sonradan değiştirildi bu din ve bu hale geldi...
Demek istediğim belki gerçekten bu sözleri söyleyen bir tanrı vardı.
Tanrı vardır dinini insanlara yol göstermek için göndermiştir demek ne kadar basitse; din insan ürünüdür insanları belli ahlak kuralları çerçevesinde özgür düşünceden mahrum bırakmak için yaratılmıştır demek de o kadar basittir bence.
|

18-09-2008, 03:27
|
 |
Hakkaten Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-06-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 47
Mesajlar: 399
|
|
Alıntı:
LaXoRy´isimli arızadan alıntı
Tabiki özgür düşüncedir ama o toplumu bundan dolayı suçlayamam çünkü farkında değiller sorun orda. Bir düşünürün lafı; Kapan da olduğunuzu farketmeden kapandan kurtulamazsınız. Demekki bunu çok istemek gerçek yada gerçeklerin peşine düşmek gerekiyor, ama birazda yapı meselesi ben mesela şart olduğu halde kurban kesmeye karşı bir vicdan taşıyorum banada aşağı yukarı aynı şeyler empoze edildiği halde. Bütün dinler hatta bütün ideolojiler de kalkıp kurban kesmek kan akıtmak ona bir hediyedir bir lütufdur deseydi bile kıyamazdım bir canlının canına ancak ve ancak kendi canım için sözkonusu olursa ki son kavramalarımdan sonra Tanrı ile ilgili algılamalarım çok değişdiği için kurban kesebilirim artık. Tanrı insan ve evrendir bütünsel tam tarifi mümkün değil aynı bahsettikleri gibi birşey işde.
|
Bakın ilk defa bir nokta da uzlaştık... Toplumu suçlayamayız evet ama ayrı nedenlerden dolayı... Bu toplum yüzlerce yıldır bastırıldı, sindirildi, şiddetle terbiye edildi, cahil bırakıldı... Bunların üstüne dogmaların uyuşturucu ve yönlendirici etkisini de ekledikmi, yine de iyi durumda diyorum... Şimdi ise en kötü senaryoyla karşı karşıyayız ne yazıkki, dogmalar yoluyla sömürü iletişim çağında müthiş bir devinim kazandı...Yönlendirmeler artık beyin yıkama aşamasına geldi... "Jesus Christ Superstar" da yahuda İsa ya şöyle sesleniyordu "Neden yirminci yüzyılda doğmadın İsa... Medya sayesinde bir süperstar olurdun ve kimse sana dokunamazdı" yada buna benzer birşey işte...
|

18-09-2008, 04:38
|
 |
çatısıcamdan
|
|
Üyelik Tarihi: 17-09-2008
Mesajlar: 105
|
|
Alıntı:
Enfeksiyon´isimli arızadan alıntı
"Jesus Christ Superstar" da yahuda İsa ya şöyle sesleniyordu "Neden yirminci yüzyılda doğmadın İsa... Medya sayesinde bir süperstar olurdun ve kimse sana dokunamazdı" yada buna benzer birşey işte...
|
ben başka bi söz biliyorum "isa şimdi aramıza dönüp "sizi kurtarmaya geldim dese"insanlar bukez onu eskisinden daha hızlı çarmaga gererdi"
|

20-09-2008, 15:09
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 01-08-2008
Yaş: 24
Mesajlar: 10
|
|
Alıntı:
Hokage´isimli arızadan alıntı
Kaç kişi oturup kuran üzerine araştırma yaptı bilmiyorum ama, benim okuyup gördüğümden çıkardıklarım şudur ki; çok fena aldatılıyoruz! Bize din diye yutturdukaları şeylerin temeli paganizme kadar gidiyor. En iyimser olarak yahudi gelenekleri diyebiliriz. Kuranın korunmuşluğu falan da hikaye. Gayet düzeninde giden bir surede bir soru sorulup ardından gelen ayette başka bir konuya atlanıyor, süregelen konuyla çok alakasız ve genel mantığa ters düşen bir takım zırvalar anlatıldıktan sonra 20 ayet sonra o sorulan sorunun cevabı veriliyor. İnsanın aklına araya bir şeyler sıkıştırıldığından başka bir şey gelmiyor doğal olarak.
Kimse müslüman olarak doğmadığı, namaz kılmadığı, içki içtiği, hatta adam öldürdüğü, hatta sapıklık yaptığı (daha sert şeyler de olabilir) için cehennemde yanacak diye bir ibareye ya da imaya rastlamadım ben. Şeytan denilen şeyin kendi beynimiz olduğunu, adem ile havva hikayesinin temsili bir tiyatro olduğunu, meleklerin kanatlı ruhani yaratıklar olmadığını, sevgilinizle şevişmenizin zina olmadığını, içki içmenin günah olmadığını, namaz kılmak denilen şeyin yatıp kalkıp arapça dualar okuyarak yapılan bir jimnastik olmadığını, zekat denilen şeyin bayram seyranda fakirlere sadaka vermek demek olmadığını ve daha bir çok şeyi şaşırarak öğrendim. En çok içki ve zina ile ilgili kısımlara sevinmekle beraber, bizlerden beklenenin sadece dürüst ve iyi insanlar olmamız olduğunu öğrenmek de tanrıya karşı sempatimi arttırdı (o kadar gerizekalı olmadığını biliyordum).
Benim açımdan netice şu oldu ki; ateizmden müslümanlığa döndüm diyebilirim. Herkese tavsiyem Turan Dursun gibi yalancı insanların (belki yalancı ağır kaçar; ama o kadar kitabı araştırmadan yazdığına inanmak da güç) peşine takılmak yerine her şeyi sorgulamak en iyisi.
Özet olarak söylemek istediğim; tanrı mutlaka bizi gülerek seyrediyordur. Ben tanrı olsaydım ben de mutlaka yarattığım canlılara özgür irade verirdim. İsteyen istediğini yapar, isteyen istediğine inanırdı. Ben de oturup seyrederdim. Çok eğlenceli olurdu. 
|
İlginç sonuç,bu kanıya nasıl vardın? "sevgilinizle sevişmenizin zina olmadığını..." demişsin,Kuran da yazıyor mu zina yapanları öldürün diye,kuran ı okumadım ancak öyle diyenler de var.Töre cinayetlerine şiddetle karşıyım da...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:24 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|