|
|
| Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir.. |
Tanrının Adaleti ve Varoluşu ÜzerineFelsefe içerisinde Tanrının Adaleti ve Varoluşu Üzerine konusu: Alıntı:
Charlie ´isimli arızadan alıntı
İyi işler yapan ama inançsız olan insanlar niye cehenneme giriyor diye bi yanılsama var burda.Kimin cennete gireceği kimin cehenneme gireceğini Allah'tan başka kimse bilemez,eğer birisi ...

27-08-2008, 18:09
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 17-12-2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 105
|
|
Alıntı:
Charlie´isimli arızadan alıntı
İyi işler yapan ama inançsız olan insanlar niye cehenneme giriyor diye bi yanılsama var burda.Kimin cennete gireceği kimin cehenneme gireceğini Allah'tan başka kimse bilemez,eğer birisi bu insan cehennemliktir derse bu insan kendisini Allah yerine koymuş olur ve büyük günahlardan olan Allah'a şirk koşmayı işlemiş olur.Nitekim Kuran'ın birçok yerinde Allah'ın çok bağışlayıcı ve merhamet edici olduğunu söylemiştir.Bir bakarsınız bir karıncayı ezmemek için özen gösteren birisi bile cennete girmiş..
|
Kesin bir yargı koymadım zaten.Sadece kitaplarda belirtilenlere göre az buçuk bir fikir belirttim.Kaldı ki inanmayan insanın ne olursa olsun,her şekilde cehenneme gideceğini söyleden de dindar insanlar.Yani bunu bizim uydurmadığız gibi kitaplarda yazanlarda onları doğruluyor.
Asıl tartışılması gereken bence Tanrının neden insanlara sevap ya da günah yoluyla birşeyleri zorla dayatmaya zorladığı.Yani eğer çok yüceyse bunu insanlara dinler ya da buyrukları olmadan da aktarabilirdi.Belki bu insanların daha çok hoşuna gider,insanların gözündeki despotik Tanrı inancı oluşmayabilirdi.İnsanlara değer veren,insanla ilgili olan kul hakkını en büyük günahlardan biri sayan Tanrı;insana değer veren,onlara faydalı olmaya çalışan insanı sırf kendisine inanmadı diye cehenneme atıyorsa ortada bir çelişki vardır bana göre.Burada cehenneme atıyorsa derken kutsal kitaplardaki yazanlardan yola çıkarak hüküm koyuyorum yanlış anlaşılmasın.
|

27-08-2008, 19:03
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-07-2008
Nerden: Gurbette
Mesajlar: 117
|
|
|
Insanin muhtacligi Anne karninda basliyor. 9 Aylik bir sürecte ve sonrasinda. Günesin hergün dogmasi ihtiyacindan degil ama insanin günesten hergün yararlanmasi ihtiyacindan ve kainatin tüm nimetleri insanin yasamasinda ve rahatliginda bir ihtiyaci oldugunu görüyoruz.
Insanin bilgi edinmesi muhtac olmasindan kaynaklanirken, bilginin insana hicbirsekilde ihtiyaci olmadigini görebiliriz. Insan bilgiyi ögrenmesede onda bir hal degisiklik yaratmaz onun kademesini düsürmez ya da yükseltmez. Bilgili bir insan ile bilgiyi almayan insan arasinda farkliliklar vardir bu da ihtiyaca isarettir.
Zümer 9 da “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Diyor yüce yaratici. Ibadette bir bakimdan bilgi gibidir. Ibadet insana muhtac degildir aksine insan ibadete muhtactir. Yine Allah-u tealanin birbirinizi sevin,kötülük etmeyin,calisin... gibi söylemleride bizi bu noktaya getirip sunu dedirtemez"benim birini sevmemi neden söylüyorsun buna muhtacmisin ya da calismami neden istiyorsun buna muhtacmisin bu tanri olamaz" Iste bu söylemlerde bunun vesilesi ile kaybolur gider. konuyu biraz daha acarsak
Gözün yaratılışında görme vardır, ona görmenin emredilmesi ne ise, insana ibadetin emredilmesi de onun gibidir. Şu farkla ki, bu ikincisinde insan iradesi devreye girer. Dünya imtihanının bir gereği olarak, insanoğlu kendi fıtratına uygun hareket edip etmemekte serbest bırakılmıştır.
Bir doktor, bir hastaya bazı ilaçları mutlaka kullanması gerektiğini söylese, hasta da o doktora: Bu ilaçları benim kullanmama senin ne ihtiyacın var diyebilir mi? Hayır. Çünkü o ilaçlara doktorun değil hastanın ihtiyacı vardır. Bunun gibi ibadetlere de haşa Allah'ın değil bizim ihtiyacımız vardır.
Yeryüzünün tamamını küçücük aynalardan oluşmuş farz edelim. Bu aynaların ışık ve sıcaklığı gökteki güneşten alacakları apaçık bir gerçektir. Gökteki güneşin aynalarda yansımasında, onları ışıklandırmasında bir ihtiyacı olduğu düşünülemez. Yani güneşin aynalarda yansıyıp yansımaması bir ihtiyaçtan dolayı değildir. Yansıma hadisesi olmasa da onun ışığından, sıcaklığından, yedi renginden hiçbir şey eksilmez. Güneş, ışığı ve kütlesi ile ne ise yine odur. Yansıma olayındaki bütün fayda ve menfaat, ancak aynalara aittir. Onlar, karanlıktan kurtulup, ışığa kavuşma hususunda güneşe muhtaçtırlar. Yoksa güneş, onların aydınlığa çıkmalarına muhtaç değildir.
Bir Müslüman köyü düşününüz. Bu köyde ezan okunmasın. Hiç kimse - ne bayram, ne cuma, ne de vakit - namazlarını kılmasın. Hiçbir fert oruç tutmasın, zekât vermesin, hacca gitmesin. O köyde yaşayanlar Kur'an okumasın, haram-helâl tanımasın, farz-vacip nedir bilmesinler. Kalplerinde Allah sevgisi ve korkusu bulunmasın. O'nun nimet ve ihsanlarına karşı, hiç kimsenin hatırına hamd ve şükür etmek gelmesin...
Böyle bir köyün ahalisi, Kur’an-ı Kerim'in açtığı en geniş yola, Peygamber Efendimizin (s.a.v) hayat tarzına, başta sahabeler olmak üzere bütün evliya ve asfiyaya, bütün müçtehit ve mücedditlere, müfessir ve muhaddislere ve nihayet bütün âbid, salih ve müttaki insanlara zıt bir konuma düşmezler mi?
Evet, İslâm sadece teorik ve vicdani bir sistem değildir. Kur'ân-ı Kerim'de birçok ayet-i kerimede imandan sonra hemen amel-i salih kavramı kullanılmakta ve salih amelin, imanın bir sonucu olduğu ders verilmektedir.
Genellikle Alaaddin basar yazilarindan derledigim bu kissalarda size anlamaniz acisindan yararli olur ümidiyle. Ben baktigim aynadan cevap verme mecburiyeti hissettim
Yazilan yazilardan anlamadiginiz yerleri hic cekinmeden sorabilirsiniz
Allahım! İnsanlar seni verdiğin nimetler yüzünden severler; bense seni verdiğin belalar yüzünden severim.
|

11-09-2008, 08:41
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 26-08-2008
Mesajlar: 81
|
|
|
işin içinde bir cennet ve bir cehennem olmasaydı acaba insanlar allahın varlığından bu kadar bahsedermiydi
|

11-09-2008, 08:50
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 26-08-2008
Mesajlar: 81
|
|
|
ateist olmak istemiştim biraralar .çünkü cehennemi sadece ateism yok kabul edebiliyor. Ancak eksik olan okadar çok şey varki herşeyi yaparken bizler bir amaç uğruna hareket ederek planlar yapıyorsak bu kadar kusursuz bir bir düzen amaçsız olamaz.ben böyle düşünmeyi seçtim kafam daha rahat oluyor.O kesinlikle var. yok desekte var ,var desekte.içinden çıkamayacağımız suya atlamak intahardır .söyleyebileceğim tek şey bu konu hakkında şüphem olmadan allaha kesinkes inandığımdır.
|

11-09-2008, 11:50
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 02-09-2008
Mesajlar: 1
|
|
|
Tanrı'nın varlığına inanabilirim..
Öte dünyaya da.. Mahşer gününe, ilahi adalete, cennnetin ve cehennemin varlığına..
Bütün bunlar iyi, hoş; hatta mantıklı, adil ve yürek ferahlatıcı..
Kafamın tek basmadığı, işi gücü bırakıp, kadınların orası burasının görünmesi ya da erkeklerin günde kaç vakit önünde eğilip kalktığını ya da, domuzlar ve alkollü içeceklerle ilgili fikirlerini hayat mevat meselesi haline getirmiş bir Tanrı.
Tanrı büyüktür, kadir-i mutlak, alim-i mutlak. Herşeyi gücü yeten, herşeyi bilen, herşeyi gerçekleşmezden önce gören. Aklın alabileceği (alamayacağı) en yüksek, yüce, büyük varlık. Başı ve sonu yok..
İyi de, bu denli yüce ve büyük bir varlığın insanları sırf kendisine inanmadıkları (inanamadıkları) için ya da sırf kendi koyduğu iddia edilen giyim-kuşam, yeme-içme, sevişme-evlenme kurallarına riayet etmedikleri için cehennem denen yerde sonsuza kadar yakmak istemesinin sebebi ne olabilir?
Tanrının varlığı üzerine felsefi spekülasyonların anlamsızlaştığı yer de burası bence. Tamam bir yaratıcı olmalı, tamam ilah-i adalet olmalı, tamam iyi ve kötü, günah ve şer gerçek, hepsine eyvallah da öyleyse hangi Tanrı?
Varlık bilimsel olarak herşeyin bir başlangıcı olacağına ikna edilebilirim ama peki ya etik?
Bütün semavi dinlerde, işi gücü bırakmış, insanların sevişmelerine, yiyip içmelerine, giyim kuşamlarına türlü çeşit yasa koyup bunlara uymayanları sonsuz cehennem azabıyla tehdit eden bir Tanrı portresi çiziliyor.
İnsanlar kendi korkularından, cinsel tercihlerinden, hukuk-düzen anlayışlarından bir Tanrı yaratmışlar, dönüp herkesin buna uymalarını bekliyorlar. Dindarların sıkça yineledikleri gibi karşısında bir kum tanesi kadar bile olamayacağımız o akıl almaz yücelikteki varlığın, bizlerin cinsel organlarımızı nasıl kullanacağımız, ya da neyle besleneceğimiz konusuna bu kadar kafayı takmış olması size de biraz tuhaf gelmiyor mu?
|

11-09-2008, 12:27
|
 |
kimliksiz
|
|
Üyelik Tarihi: 07-08-2008
Yaş: 20
Mesajlar: 212
|
|
|
Panteizm ya da Tümtanrıcılık (Doğatanrıcılık Kamutanrıcılık) Evrenin bütününü Tanrı olarak kabul eden felsefî görüştür. Panteizm'de, pan-enteizm'den (kamusaltanrıcılık) farklı olarak herşeyi tanrının bir parçası olarak kabul edilir, tanrı her şeydir ve her şey tanrıdır. Panteizme göre Tanrı'nın evrenden ayrı ve bağımsız bir varlığı yoktur. Tanrı doğada, nesnelerde, insan dünyasında vardır. Her şey Tanrı'dır.
Dünyada var olan dinler yüzünden bir çoğumuz ateist olabiliyor veya tanrıya sitem ediyor. Oysa tanrıya sitem etmek hiç bir şeyi değiştirmeyeceği gibi tanrıya inanmamakta gerçeği inkar etmekten başka birşey olmayacaktır. İslamın Bahsettiği Tanrının bir çok insani özelliği vardır. Örneyin İSlamda Tanrı kulları sever bu da ona insani bir özellik kazandırır. Oysa gerçek tanrı insani özellikler taşımaz. Tanrının varlığı hakkında şüpheye düşmeden Panteizm yada Tasavvuf geleneğini araştırın tanrının ne olduğunu göreceksiniz.
'''HERŞEY BİRŞEYDİR'' O BİRŞEYDE TANRIDIR

Ne Mutlu Milletsizim Diyene!!!!!!!
Konu rovereagle tarafından (11-09-2008 Saat 12:30 ) değiştirilmiştir..
|

14-09-2008, 00:06
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-09-2008
Mesajlar: 34
|
|
|
Tanrı dediiimiz şey yaşamıyordur çünkü doumumu ve ölümü olmayan bişey asla yaşamamıştır , her yerde olduu gibi aynı zaman gibi hiçlik gibi hiç bi yerde deildir,insanın beynine asla sığmaz (zamana sığmamak , başlangıcı ve sonu olmamak,hiç bir şekilde fiil olaraktanımlayamazsın okadar) yani insanın beynine sığmayan sadece terim olarak kalan şey aslında yoktur veya varlııı ve yokluu arasındaki farkı anlayamazsın eer varsa tanrıya kum tanelerinden ileriye geçmez onun için sadece ibadet eden sefil yaratıklarızdır,tanrı insanın sıınma içgüdüsüdür adalet arayışıdır,din insanların sorulara cevap bulmak için uydurduu hikayelerdir(masalllar).Sonra iyi şeylerin yaratıcısı olduu gibi kötününde yaratıcısıdır,bize zevki veren ve bunun güçsüz bi irade veren o dur şeytan yine o dur ne öyle ya böyle idddaya giriyo iki tane terim ve bizde oyunlarının bi parçası oluoz.Beni yokluktan var edioken bana ona kulluk etmem konusunda sordumu.Yaşadıım hayatın hiçde güzel bi yönü yok onun oyunun bi parçasıyız.Ve adalet denilen bi şeye asla inanmadım yani bi insanın yargı kısmı üç şeyden etkilenir 1genlerinden 2 yaşadıkları şeylerden 3 çevresi ve idol olarak seçtii şahıstan yani erkekliin penis boyuyla orantılı olduu bi toplumda yaşıoruz ve bir erkek tecavüze uğradıysa tecavüz etmekonun için en doal şeydir ve bunun komple bir günah veya suç olduunu düşünmüorum,yani bi insan bi eylemi yapıorsa bunun için milyonlarca sebeb vardır ve bazılarını kendisi sayabilir bazılarınıdı derinden gelen bir içgüdü olduunu söyleyebilir.Adalet dediin bi noktadan bakma deildir iki tarafıda anlama sanatıdır tecavüz edene göre bişey yoktur ama tecavüze uğrayan için o kişinin kafası çoktan kopartılmalıydı
|

14-09-2008, 00:08
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-09-2008
Mesajlar: 34
|
|
|
Ve bide herşeyi biliyorsa o zaman kimin cennet veya cehenneme gideceini de biliyordur yani bu oyunu kısa kesebilirdi.Ya cidden bizimle oynuor yada cidden bilmedii bişeyler var ve ben nereye gideceimi biliyorum
|

14-09-2008, 00:08
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-09-2008
Mesajlar: 34
|
|
|
Solucanlar kırallına yerin iki arşın altına
|

14-09-2008, 00:43
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 22-01-2008
Mesajlar: 10
|
|
|
tanrının insan aklına sığmaması.. ne büyük saçmalıktır. sevgi kavramı üzerinde ciddi tartışmalara girebilen bir insanın ve insani özelliklere sahip olan bir tanrının insan aklından üstün olması.. İnsanın tanrı yaşantısında bir robot olması? Sevilen bir yaratık olarak pek mümkün olmayan samça bir kısa yoldan, kıvırmadan, açıklama derdine düşmemekten başka bir şey değildir tanrının insan aklından üstün olması- kavramı .- Ya da doğduğun anda sana bildirien şeydir ama nereden! tamamen insandan gelen bir bildiri. Yani insan kadar yabani ve saçma bir bilgiden, bilgiye küfretmekten başka bir ahmaklık değildir bu.
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:24 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|