Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Edebi Mevzular

Edebi Mevzular Özgürlüktür edebiyat..

Sonbahara yalnızlık yakışır

Edebi Mevzular içerisinde Sonbahara yalnızlık yakışır konusu: Yaza kalabalık yakışır. Sokaklar, bahçeler, meydanlar, kahveler, plajlar ne kadar çok dolarsa yaz o kadar güzel geçer.Kalabalıkların uğultusu, ona karışan müzik sesi yaza kendisine has bir enerji verir. Ne kadar ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 02-02-2008, 16:31
High Hopes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 20-06-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 31
Mesajlar: 897
Standart Sonbahara yalnızlık yakışır

Yaza kalabalık yakışır. Sokaklar, bahçeler, meydanlar, kahveler, plajlar ne kadar çok dolarsa yaz o kadar güzel geçer.Kalabalıkların uğultusu, ona karışan müzik sesi yaza kendisine has bir enerji verir. Ne kadar çok ses varsa, insanlar o kadar mutlu ve keyifli demektir. Yazın, akşamın nispeten getirdiği serinlikte sokaklarda dolaşan insanlar oldukça serbest davranırlar, genellikle umarsızdırlar ve hatta, kadın erkek fark etmez, daha hafif meşrep bir ruh hali içindedirler.
Yazın güzelliği insanları uçurmasındadır.

Sonbahara ise yalnızlık yakışır.

Yaprakların hafiften sararmaya başlaması, güneşin artık teninizi daha yumuşak yalaması, günü daha erken terk etmesi insanları sokakları boşaltmaya, erkenden evlere doluşmaya teşvik eder.

Sonbaharda birden yalnızlığınızı hissedersiniz.

Zaten Hazan’a hüzün yakışır.

Hüzün de ortalık yerde, kalabalıkların ortasında yaşanmaz.

Hüznün en yakın dostu yalnızlıktır.

Hüzün tek başına yaşanır, hatta ruha tek başına yaşanırsa garip bir tat verir.

Buruk ve kekremsi bir tat!

Eğer yazlık bir köyde yaşıyorsanız, sonbaharın geldiğini bir sabah uyandığınızda hiç kimseyi görmeyince anlarsınız.

Saros’da yazları geçirdiğim Yayla Köyü Temmuz başında dolar taşar. Gündüzleri deniz kenarları, kumsallar insan yığınları ile doludur.

Geceleri gençler eğlence yerlerine, insanlar sokaklara üşüşürler. Sokaklar kol kola,el ele, omuz omuza yürüyen insanlar ile baş etmeye çalışır. Hep birlikte çekirdek çiğnedikleri için, ortak çıkarılan seslerden, etrafı çekirge sürüsünün kapladığı izlenimi edinirsiniz.

Gece yatağa yattığımda gençler henüz yeni havaya girdiklerinden açık penceremden içeri müzik sesi dolar. Ses uzaktan gelir ama nettir.

Saros’un insanları Ağustos ayı bittiğinde yaz mevsiminin de bittiğine inanırlar. Bir sabah kalkar ve her zamanki gibi dışarı baktığınızda gözlerinize inanamazsınız. Kimseleri göremezsiniz. Sokakları, plajları dolduran insanlardan geriye tek tük insan kalmıştır.

Kulaklarınıza da inanamazsınız. Sağır olduğunuzu zannedersiniz. Hiçbir ses duymamayı çok yadırgarsınız.

Sokaklar insan dolu iken varlıklarına pek dikkat etmediğiniz sokak köpekleri şimdi sokakların hakimi haline gelirler. Rüzgarın uçuşturduğu gazete kağıtlarını kovalarlar.

Sonbaharın geldiğini ben gece yatağa yattığımda müzik sesi yerine, hava rüzgarlı ise dalga sesi duyduğumda, yok hava normal ise sessizliğin sesini dinlemeye başladığımda anlarım.

Ortalık aniden öyle bir boşalır ki plajın arkasındaki kır kahvelerinin sadece müşterileri, çalışanları değil, güneş tenteleri, plastik masa ve sandalyeleri de aniden yok olurlar.

Üç gün evvel iğne atsan yere düşmez kahvehane alanı birden çıplak kalır.

Bekçi Bülent’e sorarım: "Herkes gitti mi?"

O da mahzun cevap verir: "Gitti, herkes gitti!"

Açık söylemez ama içinden de muhakkak geçirir: "Sen de yakında gideceksin, hep birlikte beni yapayalnız bırakacaksınız!"

Sonbaharda Saros’da bekçiler, sokak köpekleri ve nobetçi bakkallar kalır.

Ben de bu sonbahar, Saros’u erken terk ettim, kendimi bu yaz hayranı olduğum Assos’daki o dünya güzeli otele attım.

Hiç olmazsa burada birkaç insan var.

Henüz yalnızlığın mahzunluğu ile yüzleşmeye hazır değilim.

Sonbahar Ege’ye de gelmiş. Bu yaz yaşanan acı sıcaklardan sonra sonbahar erken mi bastırdı ne! Geceleri basbayağı serin. Yatakta tedbirli olmak lazım. Ben kaçtım ama sonbaharın yalnızlığı buraya da ulaşmış. Otel nerede ise boş. Malum, Ramazan ayı da insanları etkiledi.

Ancak, yine de gece odama çekildiğimde önce kayaları yalayan dalgalar gelip benim ruhumu da yalıyor. Beşikte sallanan çocuk duygusu içinde kendimi dalgalara bırakıyorum. Uyku önce hafiften, sonra ağırlaşarak bastırıyor.

Yazın neşenin sesi olan dalgalar sonbaharda yalnızlığın habercisi haline geliyor.

Hazan vaktine yalnızlık yakışır.

Yalnızlık da hüzünden beslenir.

Yalnızlığın da tıpkı hüzün gibi, belki de ondan bulaşan kekremsi bir tadı vardır.


Cüneyt Ülsever / Hürriyet (Eylül 2007)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
sonbahara, yalnizlik, yakisir


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
yalnızlık serhoş Edebi Mevzular 2 23-06-2011 01:43
Bu Sevdaya Ağlamak Yakışır .... duarden Hayata Dair.. 5 05-07-2009 00:25
Yalnızlık aşktır.... duarden Hayata Dair.. 0 08-04-2007 22:53
yalnızlık vampyré Medresetul Lugat 4 03-03-2007 18:13
Hayaller ve Yalnızlık... Ebruli Felsefe 0 28-02-2007 15:37


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:09 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info