SESSİZ CİNAYET
Saat 01.50… Bu gece diğer gecelerden daha karanlık sanki… Yorulmuş hissediyorum ama bedenim hala direniyor, uyumak istemiyorum. Gece devam ediyor gözlerim kanlanmış. Hayal kırıklıklarına doymuş ruhum biraz daha hırçın! Uzandım ve kocaman bir boşluğu seyrediyorum, gecenin sessizliği yavaş yavaş sarıyor bedenimi, gözlerimi kapatıp bir anda hayal ettim yine seni, gözlerini; gözlerim doldu yine…
…
Yeter artık rahat bırak ruhumu, bedenimi! Senin için dökülmüyor bu gözyaşları mutlu olmana gerek yok! Kendime acıyorum sadece ondan ağlıyorum!
Saat 04.00 oldu. Odam soğuk ve rüzgâr; camın kenarın içeri sızıyor… Başım arıyor; ilaç çözüm değil biliyorum. Yatağımın altındaki şarap şişesini, çekmecemden bardağımı çıkardım. Yerde oturuyorum. Sabah olması için her şey tamam gibi gözüküyor. Bir şişe şarap, bardak, sigara ve biraz sessizlik…
07.15
Sabah oldu. Şişemin dibi gözüktü ve az sigara kaldı… İnsanlar için hayat başlamıştı ama biraz daha bitiyordum ben, bitiyorum kendimi…
Odam da yavaşça aydınlanıyor, işte sessizlik bitti! Artık sadece biraz müzik dinlemeliyim. Bugün çabuk geçti gibi, sensizlikte bir gece daha öldüm.
…
Güneş tamamen aydınlattı odayı. Biraz kendime gelmeliyim…
Soğuk duş ve sert kahve yine yeni bir gün onlar için, ayakta dimdik olmalıyım biraz tebessüm ve dostlar, içimdeki fırtınalar hep devam ediyor aslında…