Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Edebi Mevzular

Edebi Mevzular Özgürlüktür edebiyat..


Ölümün Tadına Varmak

Edebi Mevzular içerisinde Ölümün Tadına Varmak konusu: Cicero'nun mektuplaştığı Pomponius Atticus hastalığında, damadı Agrippa'yı ve iki üç dostunu çağırmış, demiş ki onlara: İyileşmeye çalışmaktan hiçbir kazancım olmadığı kanısına vardım. Hayatımı uzatmak için her yaptığım şey acılarımı da ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 14-02-2007, 08:06
...Dengesiz...
 
Üyelik Tarihi: 01-02-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 28
Mesajlar: 2,260
Arrow Ölümün Tadına Varmak

Cicero'nun mektuplaştığı Pomponius Atticus hastalığında, damadı Agrippa'yı ve iki üç dostunu çağırmış, demiş ki onlara: İyileşmeye çalışmaktan hiçbir kazancım olmadığı kanısına vardım. Hayatımı uzatmak için her yaptığım şey acılarımı da uzatıp artırıyor. Onun için hayatıma da hastalığıma da son vermeye kararlıyım. Bu kararımı hoşgörmenizi ve herhangi bir durumda beni vazgeçirmeye çalışmamanızı dilerim.

Kendini açlıkla öldürme yolunu seçen Pomponius nasılsa birden iyileşivermiş: Ölmek için bulduğu yol sağlık getirmiş ona. Hekimler ve dostları bu mutlu olayı kutlayıp onun rahatlamasına sevinirlerken aldanıyorlarmış meğer; çünkü iyileşen hastayı kararından vazgeçirememişler ne yaptıysalar.

Diyormuş ki Pomponius: O türlü, bu türlü nasıl olsa bir gün bu adımı atmak zorunda kalacağım; bu kadar ileriye gitmişken ne diye bırakıp bir daha yeni baştan zora sokayım kendimi. Adam ölüme öyle alıştırmış ki kendini, korkmak şöyle dursun can atar olmuş ona. Giriştiği savaşın doğruluğuna inandığı için onu bir an önce bitirme çabasına düşmüş. Ölümü böylesine tadarak, içine sindirerek beklemek, ölümden korkmaktan çok ötede bir şey.




Filozof Cleanthes'in serüveni de pek benzer buna: Diş etleri şişmiş, çürümüş ve hekimler çok sıkı bir perhiz vermişler ona. İki gün ağzına bir şey koymayınca öyle iyileşmiş ki hekimler artık eskisi gibi yiyip içebileceğini söylemişler. Ama o, perhizin verdiği baygınlığa benzer durumun tadına vararak geri dönmemeye karar vermiş ve bir hayli yaklaştığı yere adımını atmış.

Romalı delikanlı Tullius Marcellinus çektiği bir hastalığın acılarına katlanamaz olmuş. Hekimleri hemen değilse de mutlaka iyileşeceğini söylemişler ama delikanlı hayatına son vermek istemiş ve dostlarını çağırıp ne düşündüklerini sormuş. Kimi, diyor Seneca, kendi korkaklıklarına uygun öğütler vermiş; kimi, dalkavukça, delikanlının hoşuna gideceğini sandıklarını söylemiş; ama bir Stoalı şöyle demiş ona: Uğraşma Marcellinus, önemli şeyler üstüne kafa yorarmış gibi. Büyük bir şey değildir yaşamak: Uşaklar da, hayvanlar da yaşıyor ama dürüstçe, akıllıca ve sağlam yürekle ölmek büyük bir şeydir. Düşün nedir kaç zamandır yaptığın, hep aynı şey: Yemek, içmek, uyumak; içmek, uyumak ve yemek. Hep bu çember içinde dönüp durmaktayız gerçekten. Yalnız başa gelen dertler, dayanılmaz acılar değil, yaşamaya doymak da ölümü istetir insana. Marcellinus kendisine öğüt verecek olanı değil, yardım edecek olanı arıyordu. Hizmetçiler bu işe karışmaktan korkuyorlardı. Ama o filozof anlattı ki onlara, yalnız efendilerinin kendi isteğiyle ölüp ölmediği bilinmediği zaman hizmetçilerden kuşkulanır herkes; onun dışında, efendisinin ölmesine engel olmak onu öldürmek kadar kötüdür çünkü:

Invitum qui servat idem facit occidenti (Horatius)
Ölmek isteyeni kurtarmak öldürmekle birdir.

Sonra Marcellinus'a şunu da anlatır ki, nasıl yemek bitince soframızdan arta kalanı seyircilere dağıtırsak, hayat bitince de işlerimizi yönetenlere bir şeyler dağıtmak yerinde olur. Marcellinus açık ve cömert yürekli bir insanmış: Hizmetçilerine paralar dağıtmış ve avutucu sözler etmiş hepsine. Sonra da bıçaklara, kanlara başvurmamış. Bu dünyadan kaçmak değil, kalkıp gitmek istemiş sadece; ölüme sırt çevirmemiş göğüs germiş.

Sen mi güçlüsün ben mi, diyerek yemeyi içmeyi kesmiş; üç gün sonra üstüne ılık sular döktürerek yavaş yavaş kendinden geçmiş, geçerken de bir çeşit keyif duyduğunu söylemiş. Gerçekten de bitkinlikten yürekleri durur gibi olanlar hiçbir acı çekmediklerini, tersine, bir uykuya dalma, rahatlama duygusu içinde olduklarını söylerler. (Kitap 2, bölüm 13) -
Montaigne
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 23-07-2009, 14:10
mOr_gözyaşı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
uCuBe
 
Üyelik Tarihi: 17-06-2008
Nerden: kafamın içinden
Mesajlar: 230
bu yazı bi arkadaşımı hatırlattı bana.. ölümü arzuluyordu sadece..ölüme giderken son zamanlarını onunla geçirdim. imzasını bırakırken hayata yanındaydım ve gördüm ki gitmek istemek de son derece haklı..şunu da gördüm insanlar aslında o kadar uzaklar ki birbirlerine onların bulundukları boyuttan gitmek isteyen birini anlamayı geçiorum fark etmiyorlar bile...


tırmandım, tırmandım, düşledim, düşündüm; ama her şey sıkıYoRDu beni. Ağır işkenceden yorgun düşmüş ve daha beter bir düşle uykusundan uyandırılmış bir hasta gibiydim..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 24-07-2009, 02:46
elif_depres - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 14-04-2009
Nerden: nevşehir
Yaş: 23
Mesajlar: 167
ölmek isteyeni kurtarmak öldürmekle birdir...bencede...


dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 24-07-2009, 03:03
shit hole - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
mawi anarchy
 
Üyelik Tarihi: 29-06-2009
Nerden: kanalizasyon
Mesajlar: 137
korkmadan ölmek için boka batmalısın ne derseniz diyin bokun tadına bakmadan ölmektense yaşamayı yeğlerimmm....


I hATe PeoPlE anD tHE WOrlD!!!!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 24-07-2009, 16:30
elif_depres - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 14-04-2009
Nerden: nevşehir
Yaş: 23
Mesajlar: 167
Alıntı:
shit hole´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
korkmadan ölmek için boka batmalısın ne derseniz diyin bokun tadına bakmadan ölmektense yaşamayı yeğlerimmm....
çok mu baktın onun tadına...tuvalete her girdiğimde senin şu bok merakın aklıma geliyor...


dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 24-07-2009, 22:22
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
herkeste bir ölüm merakı gidiyor; forum üyeleri olarak topluca bunalıma girip topluca intihar etmenizi öneriyorum


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 24-07-2009, 22:39
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 08-06-2009
Yaş: 26
Mesajlar: 127
ölüm anındaki duyguları,Yüzyıllık Yalnızlık adındaki kitapta Gabriel Garcia Marquez veya Martin Eden'de Jack London çok güzel betimliyor...Sanki siz ölüyormuşsunuz gibi geliyor...Martin Eden intihar etme düşüncesiyle suyun yüzlerce metre derinine dalarken gördüğü renk cümbüşü veya Arcadio'nun kurşuna dizildikten sonra niye çıktığını anlamaya fırsat bulamadığı fakat kasıklarını yakan sıvının yakıcılığında görüyorsunuz onu...Çok hoş...Ama başıma gelsin istemem
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 25-07-2009, 17:31
1majezik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 09-07-2009
Nerden: Wonderland
Mesajlar: 94
ismini şu an hatırlayamadığım bir türk yazar arkadaşımız da sol bilek damarını kestikten sonra sağ eliyle de son yazısını yazmıştı,ölüm üstüne tabi.Manyak mıydı? Kesinlikle.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 01-08-2009, 01:21
aykutkilitcioglu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
skoya
 
Üyelik Tarihi: 06-06-2008
Nerden: istanbul
Mesajlar: 65
ölümü ne sanıyorsunuz.örnekleyemezsiniz bile.hanginiz en yakın arkadaşınızın kurşun yarasına el bastınız akan kanı tuttunuz.öldüğünü bile bile.yazıyorsunuzbol bol .

albatros kanadını kıracam bir atışta her şeyi bidiğini zannaden zenne


Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 21-12-2009, 15:26
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 01-12-2009
Mesajlar: 34
Ölümle ilgili çok hikayeler var kimsenin hikayesi diğeri ile aynı değil diye anlayamamakla suçlayamazsınız.her kişi hayatında bir kere ölüme dokunmuştur ve her kişi için kar tanesi gibi eşsiz izleri kalmıştır ölümün.tekelleştirmeyin lütfen.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
olumun, tadina, tadına, varmak, Ölümün


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:24 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info