Alıntı:
rugerm´isimli arızadan alıntı
senin yerinde olmak isteyen.....
|
Sesindeki coşkulu sahtekarlığı homurtulara karışarak kısılan genç kadın devam etmedi ve bahçenin diğer köşesine yürüdü. Feryal’in ensesini takip eden Asude, upuzun masanın köşesinde özenle hazırlanmış ikramlıkları, eskimiş İngiliz çay fincanlarını ve sandalyede oturan sırtı dönük adamı gördü.
Ötesine bakamıyordu.
Yaşlandıkça daha da küçülmüş Dadısı, bir yandan likörlü kurabiyelerden tıkıştırmak için Asude’nin yarı açık ağzına uzanmaya çalışıyor bir yandan da hızlı hızlı konuşuyordu.
“Ah Hanimim, ne çok oldu şizi görmeyeli. Güzelleşmişsiniz, ah zaten hep güzel idiniz ya. Paşa babanız çok sevinecekler şizi” durakladı ”şizi gördüğümüze hepimiz çok sevindik” dedi bir çırpıda.
Çay servisi için sofaya yöneldi aynı hızla.
Damardan eli masaya yaslanmış ihtiyar adam, mumyalanmışçasına yüzyıllardır orada duruyordu da Asude eski bir lahite tapınmaya gelmiş gibi bu mabed sessizliğini bozacak bir mucize bekliyordu.
Feryal yarı ölü bedenin kımıltısızlığının aksine genç ve diri ağzıyla yalarcasına Refik Paşa’nın diğer elini öpüyordu. Gözlerindeki yapmacık minnet Asude’yi tiksindirmedi.
“Babacığım bakınız Asude geldi” diye kimsenin söylemeye cesaret edemediğini söyleyip omuzlarını düşürdü şımarıkça.
Asude Refik Paşa’nın evlatlığıydı.
Yalıya geldiklerinde beş en fazla altı yaşlarındaydı. Kısa bir süre sonra annesini sır dolu bir kazada yitirmiş, Refik Paşa da Asude’nin bakımını üstlenmişti. Kendi kızlarından da ayrı tutardı Asude’yi. Feryal tüm yaşamını bu kıskançlıkla geçirmişti.
Ta ki o geceye kadar…
Refik Paşa eklemsiz boynunu hafifçe geriye attı ve gözlerinin on ikisine eski zamanlardan kalma bir bakış sapladı.
Bulutlar çekildi ayaklarının altından birden Asude’nin.
Çakılıyordu.
Kütlesi değişir miydi.
Değişmişti.
Ayak bileklerinden yanaklarına tırmanan utançla yanıyordu.
Dudaklarının kenarındaki küstah, pervasız kıvrım, o bakışla unufak olmuş moloz yığınına dönmüştü tüm yüzü. Bunu saklamaya cesaret bile etmedi.
O gece; yangının ve yağmurun harp ettiği o gece, aynı bakışı ve bu bahçeyi son kez görüşüydü…
Not: Bu “hikayeyi” biraz aşacak gibi, “roman” desek mi, ya da uzun hikaye…) Bu arada bu metne toparladıktan sonra ortaklaşa bir isim de koymalı derim. Lilith, rugerm ve diğer arkadaşlar şimdi sıra sizde, pilavdan dönenin kaşığı kırılsın:P.