Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Edebi Mevzular

Edebi Mevzular Özgürlüktür edebiyat..

İshak Paşa Sarayı

Edebi Mevzular içerisinde İshak Paşa Sarayı konusu: İshak Paşa Sarayı / Dallas / Büyük Memeli Kız Kejra / Kuyu Ganimetleri… Alelade bir Pazar on beşi; tam otuz dokuz gündür televizyonu açmamışım, temizledim pasaklı yüzünü, kurşuni bir kir ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 05-12-2007, 14:28
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Standart İshak Paşa Sarayı

İshak Paşa Sarayı / Dallas / Büyük Memeli Kız Kejra / Kuyu Ganimetleri…

Alelade bir Pazar on beşi; tam otuz dokuz gündür televizyonu açmamışım, temizledim pasaklı yüzünü, kurşuni bir kir bağlamış, ne yapsa içini temizleyemiyor insan...Eh Pazar günleri nefis bir kahvaltının keyif çaylarındayım; elimde herhangi bir gazete sanki sırf okumuş olmak için okunanlardan, hepsi de birbirine mi benzemeye başladı son zamanlarda; güzel kokuyorlar diye alıyorum çoğunu, ilk ben koklamayınca da fırlatıp atıveriyorum bir kenara...
Bir yudum daha ince belli kırıtık bardaktan, tavşandan özlü sözlü kan bu ya hu...
Gözüme ilişen bir fotoğraf bir anda beni odamdan, çaydan, kokulu gazetemden alıp götürüveriyor...

Doğubeyazıt’la ilgili bir gezi-belgeselin kareleri...

Çocukluğuma, ah İshak Paşa Sarayı’na, soylu kadına, soğuk tepeye, en yeşil koyağa, Pazar gezilerimize, sarayın her mevsim donmayan suyuna gidiveriyorum...İlçeye ve ilk kan kardeşim büyük memeli kızı anımsıyorum; Kejra'yı...
Bellek ki hatırlamanın her aşamasın da kıyım kıyım, ne hileli mekanizma...

İlk (ve tabi ki son olmuştu) hırsızlığım geldi aklıma, en utandıklarımızı en erken mi hatırlarız bazen ne…
Küçük sıvası dökük lojmanımızın alt katı bir karakoldu; bahçeye bağladıkları koyunlardan biriyle ahbaplık kurmuştum. En sevmediğim asık yüzlü polis amcalardan birinin "kurbanı"ydı üstelik; en gaddarına düşmüştü, ondan mıydı acımam, sevimliliğinden miydi; hatırlayamıyorum…Dakikalarca geviş getirmesini seyreder onu besledik sıra dünyayı kurtarıyormuşum hissiyle çocuk yüreğimi anlamlandırırdım, kara gözleriyle bir bakışı vardı ki; müdana edip bir teşekkür edişi: Bir daha hiç öyle bakanım olmadı galiba….Adı “Babi” di, o ara Dallas dizisi çok meşhurdu, ellerinde çerezlerle anne-babamın en ilginç a-sosyal tercihlerini hiç unutamıyorum, Lusi ve Rey öpüşüyorlar diye bizi saçma sapan bahanelerle uyumaya yollamalarını da. Halbuki ben çerezde-çerez bende, benim neyime elin ecnebisinin yediği nane. Fukaralık yıllarıydı, kıymetliydi, şimdi market raflarında bir reçelini yapmadılar çerezin…
Babi en sevdiğim adamdı, en öpüşmeyeni, en çok çerez yedirebileni, adı Babi’di o yüzden kuzumun...Bir gün sonra Babi’nin gideceğini biliyordum, o gece uzun uzun anlattım ona dünyayı nasıl kurtaracağımı, aklıma ilk onu kurtarmak geldi sonra, keşke söylemeselerdi, saklar mıydım yoksa onu en gizli karanlığıma, en değerli eşyalarımı attığım kuyuya...
Ertesi gece nezarethanede yattım, ilk hırsızlık vukuatımda tutuklanmıştım, belki beş belki altı yaşlarındaydım, son yatışım oldu içerde, legal yaşadım edindiğim tecrübeyle; babi’siz, çerezsiz, üstelik yere saçılmış gazeteler hiç de güzel kokmuyorlardı orada, iki saat yetti bana... Hala içerlenirim beni salmayan polis amcalara, hala bir daha o kadar yalvarmam diye söz verişlerim gelir aklıma, ”olmaz amirimin emri salamayız suçluyu”...Ama amirin yukarda çerez yiyip, öpüşen adamları ve kadınları izliyor Dallas eyaletinde, ben burada sidikli raziye...

Babi ilk cinayetimdi, sebebi ceyar polisti, annem üzüntümü görünce bana bezden üç bebek dikti, renkli fasulye gözleri olan; Babi, Ceyar ve Suelın…Babam uzun süre yüzüme bile bakmadı, öldürdüğüm kuzunun yenisi biz almak zorunda kaldık...Babi yüzünden sadece nezarethanede yatmakla kalmadım, gazlı kafayla birkaç saat soğukta da elem çektim….Annemin o ara en öfkelendiği şeydi bitlenip bitlenip eve gelişlerim, saçımı erkek çocuğu gibi kesmesine üç gün ağladım en seslisinden zırlayarak…
Kejra yıkanmıyordu, ben gazlanıyordum, Kejra Babi’e aşıktı, ben hayıflanıyordum..Kejra lojmanımızın karşısındaki kerpiç evlerde yaşayan bir kürt kızıydı. Benden yaşça büyüktü, memeleri vardı, edepsizdi. Evleri kötü kokardı, nemli ve soğuk kilimin altından toprak görünürdü, ama “yasak bölgeyi” öyle çok severdim ki, gitmeden duramazdım o eve, hem de rüşvetim Babi’i Kejra’nın kollarına teslim etmek olsa bile, bir daha hiç -bezden bile olsa- insan satamadım sonra. Başka arkadaşım da yoktu, hepsi benden büyüklerdi ve oyunlarına katmazlardı beni.
Kejra'nın annesi buruşuk yüzlü, yol yol çizgilerinde kaybolduğum, etinde yorulduğum, esmer bir kadındı, gülünce altın dişleri görünürdü çirkin ağzında. Beni mühim misafirden sayar zeleke ikram ederdi. Annesini severdim, yaşlıydı ve kızı kadar arsız değildi; Babi’yi oğlu gibi severdi...
Bir sabah Kejra’nın evinden feryatlar yükseldi, babamın karda telsizini kaybettiği gündü, üst kat komşumuzun merdivenlerden kayıp da bacağını kırdığı, bekçi olan Allahverdi amcanın kornişle kocaman sarkıtları kırdığı akşam, sesten bir bulut gökyüzüne tırmandı, Küçük Ağrı’ya kadar vardı figanlar, aşağıda bir ateş bir kıyamet günü, o ağıt-türküyü hiç unutamayacağım çocuk kulaklarıma çivilenen….

Kejra’nın annesi aşiretin en bilgili kadınlarındandı, yaşlıydı, kıdemliydi, otoriter lakin yapıcı bir yanı vardı, onca insanı, gençleri ve kadınları o yönlendirirdi, neden öldürüldüğünü hâlâ bilmem…O garip ölümden sonra o eve hiç gitmedim bir daha; zeleke yemedim, bitlerim de olmadı, gazlı kafayla bekleme nöbetlerim de, ama onu hep özledim, bakışlarını, esvabını, oyalı yemenisini, beni okşayan kauçuktan buruşuk ellerini..İshak Paşa o kadının başıydı, o kadın hep orada yaşadı o günden sonra, heybetli sisli yemenisiyle sarayın rüzgarlarında, her Pazar su bidonlarıyla gitmeyi en sevdiğimiz çocukluk anılarımda…

Şimdi sarayın yıkık dökük avlusunda iki küçük memur çocuğunun süt dişleri yenice çıkmış iki gülümseyen çocuk ağzının fotoğrafına bakıyorum...Belki zordu yaşam orada ama çocuktuk, anlamadık ki, bize yalnızca mutlu anılar kaldı...

1997 / İzmir / Anılar Odasından
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 05-12-2007, 16:09
yas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
yas yas isimli Üye şimdilik offline konumundadır
.....
 
Üyelik Tarihi: 11-11-2007
Mesajlar: 91
Doğubeyazıt 'güneşin doğduğu yer'


izm'ler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir... (Cemil MERİÇ)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 05-12-2007, 16:17
hypatia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sıtkı sıyrılmış inat yara
 
Üyelik Tarihi: 25-09-2007
Nerden: izmir
Yaş: 33
Mesajlar: 277
anlattığın anı çok etkiledi beni, ama anlatım daha da etkileyici ...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 05-12-2007, 16:42
SberK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 10-11-2007
Nerden: Westanbull
Yaş: 22
Mesajlar: 434
Blog Başlıkları: 2
Anlatım gayet şık.. Okunmaya değer..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
ishak, pasa, sarayi


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Tosun Paşa (1976) HattoriHanzO Film Arşivi 0 01-09-2007 21:25


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:07 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info