Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Edebi Mevzular

Edebi Mevzular Özgürlüktür edebiyat..


Mum FısıLtıları..

Edebi Mevzular içerisinde Mum FısıLtıları.. konusu: "Gerçek bir kadın ve gerçek bir muma ithaf..." Pek çok tenin iki dudak boyu ürpermeden Pek çok tenin kendi bedeninde mahsur kaldığı Hayat dediğin kuş uçuşu katedilen bir kelebek düşü! ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 04-12-2007, 04:42
Lethe..
 
Üyelik Tarihi: 30-09-2007
Mesajlar: 291
Standart Mum FısıLtıları..

"Gerçek bir kadın ve gerçek bir muma ithaf..."


Pek çok tenin iki dudak boyu ürpermeden
Pek çok tenin kendi bedeninde mahsur kaldığı
Hayat dediğin kuş uçuşu katedilen bir kelebek düşü!
Ben şanslıyım: Ey serseri ruhum, döndünse üç kere vur kapıyı!
Ya ölüm?...
Korkma, gel yanıma; Bendeki acizliğinin sırrını merak etmiyor musun yoksa?

Mum dedi ki:
"Ben bile yanaklarım alev alev, titrek bakışlarımı kaçırıyorsam, damla damla eriyorsam nefeslerinizden
anladım buraya kadar aşktı; ya bundan ötesi?..."
Ne gam!
Adını sen koy; salt hüznün ve şehvetin değil senin de tuzun bulunsun bu kızgın deryada.
Ruhların köşe kapmaca oynadığı bir an!
Zaten bu anlardan ibarettir hayat... Gerisi mağarada Karagöz-Hacivat!
Mum söyle; an yaşın kaç senin?
Serse ser, sırsa sır; istediğini al! Ama bil:
Beni sadece o yaş'landırıyor; gençleştirdiği kadar!...
Şahidimiz yok senden başka. Kadim hüznümüzdür bu;
Sen de yum gözünü istersen; aşksız tutku olsa da tutkusuz aşk olur mu?

Ancak sevgiyle şefkatin koynunda uyur sadakat. Böyle diyor elmanın resmi tarihi.
Oysa bir serçe kadar tedirgin ve korunmasız orada.
Aşksa, Tanrıların secde ettiği sadakat!
Biliyorum, tam burada hazlarımı köreltmem lazım. Yaşım geldi; azla yetinmeliyim artık.
İğdiş etsinler beni! Derimi yüzsünler! Dağlasınlar gözlerimi!
İzin versinler bu kadarcık kötü olmama; bir kokusu kalsın, yeter!
Yağmur sonrası taze kır kokusu haram; sade nefesi...
Üstümde sadece onu taşıyabiliyorum zaten
Nefesi nef(e)simdir benim
Ölürüm köreltirsem!

Mum dedi ki:
"Hayat kadar kısa ve kırılgan aydınlığımın ardına gizlenip... neden solgun ışığımı yeğlersin ki
göz kamaştıran aydınlıklara?..."
Aydınlattığın değil bıraktığın karanlık kadar kıymetlisin...
Benden kalan tek aydınlık, kapladığım karanlık!
Hayatla arama girip ruhuma düşürdüğü gölgesi tek canlı yerim; o karanlık emziriyor beni.
Girdiğim bin bir duygu hallerinden ben bunu seçtim!
İsterdim elbet,
Tutkusuz bir bedene haps'olmaktansa onunla saydam bir damlanın içine saklanmak:
Naylon terliklerle buzda titreyen bir kız çocuğunun yanaklarından süzülen bile olsa.
Ve isterdim tabiî her şeye rağmen kavuşamayacaksam ona
Bu âna dek zihnimden seken en sitemkâr dizenin ılık titreşimine asmak kendimi.

Keşke yapabilsem; ama hayat, bereketli ihtimaller ormanı!
Hâşâ! Ondan başka beklentim yok. Başka korkum da.
Rüyalarımı da elimden aldıktan sonra bir tek ölümüm kaldı; bana ait olan.
Öldüğümde ölecek olduğum değil, onun tapusu bende yok;
Onsuz kaldığım âna ait olan!
Ne çok ölmüşüm, ne çok ölüyorum Tanrım!... Yaşamaktan çok!

Ekmek-su gerekmez; buğulu bakışını versin bana; belki göğsümde nemli bir saç teli
Bir de yüzyıllar geçse aynı suda bu günahla arınacağım turuncu bir nehir...
Ya ben?... Ben ne vereyim ona?
Bir ömürdür çektiğim bu eprimiş özlem, ne işine yarar ki onun?
Ben... Ben canımı vereyim ona; canım bende kaldığı kadar da sadakat!
Aşk, kıt kanat kavuşmalarla yapabildiğim tek zanaat!
Gözümün gördüğünde kalsın. Aklımın yettiğinde. Avutmuyor artık imgeler!
Örtsün üstünü, ruhum daha fazla üşümesin!

Mum dedi ki:
"Asıl ben üşüyorum; sabaha bir şey kalmayacak benden... Karanlık kapıda!
Bu gerekli mi? Neden ben?..."
Ne gam!
Geleceği varsa göreceği de var gelenin!
Seni eriten aydınlık zamanlarca sürecek
Gitmek, bıraktıkların kadar zor: Kederin bundan.
Ya yaşayacak kadar bırak zihninde; ya bırakmayacak kadar yaşa gönlünce!
Ya aşka düşseydin benim gibi?
Ölümü alt ettin diyelim; aşkın gıyabında yaşanmaz ki...

Bedensiz Ruhlar, birleşin!
Seri ilanlarda aradığınızı bulamazsınız; baharı bekleyin.
Ruhsuz Bedenleri ıskartaya ayırın!
Sadece fotoanaliz yapar onlar; ışık görmeyen bir yere yatırın.
Mahsur kalmış Ruhlara acıyın ama belli etmeyin;
Vicdanlarının mozolesine gömün onları
Deftere bir meczup yazsın son sözü:
"Oysa yeterince bencillik hayata saygıydı..."

Mum dedi ki:
"Ben......."
Üf! Ne çok konuştun sen: Püf!
Bu gece tutkuyla kavrulmuş bedenleri yurt edinen aşka düşmüş Ruhların zamanı:
Zaman; soyun!
İşte, şimdi kolla kendini ölüm!


Hakan İşcen
(borges defteri'nden)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 04-12-2007, 06:04
habip20 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
yıvgım
 
Üyelik Tarihi: 20-11-2007
Yaş: 32
Mesajlar: 157
sadece fısıldaşıyor insan artık..daha az ses,daha az cümle,,daha az sözcük ve daha az yaşıyor artık her şey çoğaldıkça..her yaraya bir kabuk bağlıyor insan ve her kabuk daha da sertleştiriyor tüm bedenleri...narinlik yok,his azaldı ve sonunda herkes duyarsız herkese..
yitip giden zamanın borcunu hangimiz ödeyecek
alıp gittiklerimiz
yitirilen bunca sözleri kimin için söylediler
alıp götürdüler her şeyi yaşamdan
çorak topraklarda insan yetişmiyor artık
zamanın bedelini kim ödeyecek söyleyin bana!!
sessizce söyleyin sizde
mum gibi derinden yanın
fısıldaşarak söyleyin
her doğruyu söylediğiniz gibi....
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
mum, fisiltilari


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:40 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info