Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Edebi Mevzular

Edebi Mevzular Özgürlüktür edebiyat..

Öykü mü?

Edebi Mevzular içerisinde Öykü mü? konusu: Tanıştığım edebî kimliklerden biri hariç (Hakan Şenocak) hemen hepsi şair ya da romancıydı şu güne kadar... Bir romanı ya hiç okumuyorsam (ki bunu genelde yapmam), Poe'nun öykü kitabının arasına bıraktığım ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 24-09-2007, 00:01
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Standart Öykü mü?

Tanıştığım edebî kimliklerden biri hariç (Hakan Şenocak) hemen hepsi şair ya da romancıydı şu güne kadar... Bir romanı ya hiç okumuyorsam (ki bunu genelde yapmam), Poe'nun öykü kitabının arasına bıraktığım ayraç aylardır aynı yerde duruyor...


Öykü yazarı roman ya da şiir türlerindeki gibi şöhrete kavuşmuyor, bilinçli öykü okuru da azınlıkta...
Bunun nedenleri ne olabilir?


Öykü türü ülkemizde 50'lerden başlayarak 60'larda hız kazanmıştır, 61 Anayasasının getirdiği özgürlükçü ortamın kuşkusuz katkısı vardır.(Her ne kadar 61 anayasasını aşacağız diyenlere bakmayın siz!) Bu yüzden de; roman ve özellikle şiir gelenekten hayli yaralanırken, öykü için böyle bir gelenek birikimi yine de kısıtlıdır; Dede Korkut hikayelerini ve Binbir Gece masallarını unutmuyoruz...


“Roman yazmak için akla ve birikime sahip olmak lazımdı, biz önce hikayeyle başladık, adam olduk, sonra romana geçtik” Yakup Kadri



Önceden beri öykünün romana sıçrama tahtası gibi görülmüştür. Her anlatı türünde eser verme kaygısı güden kimi yazarlar asıl başarılı olduğu türleri yadsımışlar, popüler olana yönelmişlerdir. Roman anlatısının belki de kristalize edilerek gerçek ya da fantastik ögelerle yazılan öykü türü yazar ve okuyucu anlamında neden yetersiz?


Arz-talep meselesi olarak görülmesi ve edebiyatla ilgili insanların öyküden kaçınmaları olabilir mi? Popularite tuzağına gerçek edebiyattan bahsediyorsak fazla katılmıyorum ben; yığın okuyucu kitlesine yönelik hareket eden kalem, ancak "piyasa"ya "iş" sunabilcektir.


Her anlatı türünün kendine has zorlukları olduğunu düşünüyorum, bu bağlamda şiirin tüm edebî türlere kaynaklık ettiği düşünmek akılcı mı ve neden?


Tüm solungaçlarını kendine çevirmiş şiir yazıcılarını, kendi yansımasını görmek için öykü türünün okuyucu ve yazıcı zorluğu açısından çilesini göze alamayan şiir esnaflarını bir kenara bırakırsak, öykü türünün neden yazar ve okur bağlamında azınlıkta olduğunu merak ediyorum...?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 24-09-2007, 00:35
Henüz arızalanmış
 
Üyelik Tarihi: 22-08-2007
Nerden: ankara
Yaş: 27
Mesajlar: 24
öykü türü şu sıralar yazar ve okur bağlamında eskiye oranla çoğunlukta ama tabii ki yeterince değil. yine de sadece öyküye yönelik birçok dergi çıkarılıyor kısıtlı imkanlarda, özellikle gençler öykü yazmaya son yıllarda daha bir hevesli. ne kadar yaralı oldukları tartışılsa da "yaratıcı yazarlık atölyeleri" genel olarak öykü türüne yoğunlaşıyor ve buralara talep edebiyatseverler tarafından gittikçe yoğunlaşıyor. iyisi kötüsü bir yana ben bütün bunları umut verici görüyorum.

belki edebiyat sevgisi, belki öğrencilik, belki Ankara... öyküye hızla artan bir ilgi var benim gördüğüm, hatta ilk başta "bunu da moda yapacaklar" diye endişelendiğim. piyasa edebiyatına, edebiyat tacirliğine tepkiler yok değil ama "öyle çabuk dönüp gidiyor ki insanlar. sesiniz ağzınızda dağılıp kalıyor. güvenlik duygusundan başka akçesi, metası olmayan bu pazar yerinde kiminle hangi acıyı yürüyebilirsin ki.." diyesim geliyor Şükrü Erbaş'tan araklama...yine de çok öykü yazarı/yazar adayı var çevremde, umutluyum..

öykü türünün diğer türlere göre azınlıkta olmasının nedeni, öykü anlayışımızın daha yeni yeni oturuyor olması olabilir. öykü yazıyorum deyince sıradan okur (ya da okumaz) öykünün "hikaye" eşanlamlısının üzerinden bir zihinsel sıçrayışla sanki fabl yazıyormuşsun gibi algılıyor ilk başta. edebiyat dergileri ve yalnızca öykü üzerine çıkarılan dergiler çok verimli ve zengin, üstelik yeni kalemlere açık, bazı köklü dergiler dışında hiçbiri yol kesmiyor. ama öykülerini kitaplaştıran yazar sayısı az. öykü yazan fazla olsa da "öykü yazarı" kimliğinde yazar maalesef çok az...


"Gerçekten bucak bucak kaçıyorum. Birini sıkıntıda görünce çocuk gibi ortadan kaybolmak istiyorum. Korkaklıktan değil, kendimi onun yerine koymaktan. İnsanların karşısında bazen de o eski utangaçlığım yüzünden dikilip kalıyorum. Gitmek gerektiği halde bir türlü uzaklaşamıyorum. Kitaplarla, yani bir çeşit masal dünyasıyla hayatı karıştırıyorum eskisi gibi. Galiba gittikçe de düzeltilemez oluyorum bu konuda. Masalın nerede bittiğini, hayatın nerede başladığını fark edemiyorum. Bazen duratıma bir garip bakıyorlar; o zaman uyanır gibi oluyorum..."
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 24-09-2007, 01:00
demkaçkını - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
....!
 
Üyelik Tarihi: 22-09-2007
Mesajlar: 337
[


Her anlatı türünün kendine has zorlukları olduğunu düşünüyorum, bu bağlamda şiirin tüm edebî türlere kaynaklık ettiği düşünmek akılcı mı ve neden?


tarihsel açıdan bakılınca ilkel köminal dönemden itibaren şiir en eski ve en işlevsel tür olduğundan tüm diğer türlere kaynaklık etmiş başka bir değişle ilk şiir vardı sonra öykü sonrada romanlar ortaya çıktı
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 24-09-2007, 01:08
demkaçkını - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
....!
 
Üyelik Tarihi: 22-09-2007
Mesajlar: 337
günümüzde roman türünün ön planda olma sebebi ise tamamen ekonomi politik nedenlerdir

yazarlar patronlarına roman yazmaktadır belki yazarın niyeti bu olmasada bu yolda ancak büyük patronların istediğini yazmak durumundadır

öykü nün ise bu çark içinde şimdilik bir rolü yoktur
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 24-09-2007, 01:44
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Sevgili Nerrantsula;
Basılan romanlar ve şiir kitaplarının yanında öykü kitaplarının azlığı; öykü günleri düzenleme ve bazı yayımevlerinin öykü türünü canlandırmak adına çabaları, ve öykü yarışmalarını da görüyoruz -yani kurtarılmaya çabalanan bir tür gibi görünüyor- ...
Öykü; kitlesini şiir veya roman okuyucusu sayesinde bulması gerekirken, rağmen bulamıyor sanki...Tüm sanatlar birbirini beslemeliyken, birbirlerine köstek mi oluyorlar acaba? Ankara ve öykü, başlı başına atağa geçti zaten, haberlerinizi alıyoruz...
Bahsettiğiniz tespitlerinize katılıyorum, umut verici gelişmeler de yok değil, insanların yazınla ilgilenmesi -hangi türde olursa olsun- oldukça kıymetli...

Sevgili Demkaçkını, şiir yazdığını biliyorum, öykü dalında denemelerin de oldu mu?
Yoksa şair doğdum, şair öleceğim mi diyorsun?:=)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 24-09-2007, 12:06
demkaçkını - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
....!
 
Üyelik Tarihi: 22-09-2007
Mesajlar: 337
şair doğmadım ki şair öleyim öyle biride yok yeryüzünde üstelik halen şair olmuş da değilim

öyküde düzyazıda yazıyorum ama benim dalım şiir umarım yeterli bi cevap olmuştur
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 24-09-2007, 12:23
botan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 22-09-2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 180
maria ya hakan şenocak hakkında katılıyorum kendisi gerçekten türkiyenin en iyi öykücülerinden biri özellikle naj....
okumak gerekir ama anlaşılan ve farkedilen o ki türkiyede öykü okuma alışkanlığı yok..........
basit üstünde yoğun emek harcanmayan romanlar best sellerde SATIYOR GERÇEKTEN DÜŞÜNDÜRCÜ


farzet ki bir anka olmuşum ve küllerimden yeniden doğmuşum................
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 24-09-2007, 13:00
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gözüm apla...
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 34
Mesajlar: 3,878
Türkiye'de öykü okuma alışkanlığının aslında daha çok polisiye tarzda kısa yazılar olarak algılanmasının etkisi yüksek.Çünkü -tam tarihi hatırlayamıyorum bağışlana- bir döneme damgasını sadece polisiye roman (mı) olarak damgasını vurmuş bir sürece sahibiz. sanırım birazda bu yüzden geri çekilmişlik mevcut diye düşünüyorum..yanılıyorsam düzeltin...


Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 24-09-2007, 13:45
botan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 22-09-2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 180
doğru tespit........


farzet ki bir anka olmuşum ve küllerimden yeniden doğmuşum................
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 24-09-2007, 16:12
Henüz arızalanmış
 
Üyelik Tarihi: 22-08-2007
Nerden: ankara
Yaş: 27
Mesajlar: 24
Alıntı:
demkaçkını´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
günümüzde roman türünün ön planda olma sebebi ise tamamen ekonomi politik nedenlerdir

yazarlar patronlarına roman yazmaktadır belki yazarın niyeti bu olmasada bu yolda ancak büyük patronların istediğini yazmak durumundadır

öykü nün ise bu çark içinde şimdilik bir rolü yoktur
tam da bu çark içinde "henüz" rolü olmadığından ötürü öykü okuru sayısı azınlıkta...

edebi dalların birbirine köstek olduğuna inanmıyorum. şiir demkaçkını'nın da dediği gibi bütün yazın türlerine kaynaklık etmiş bir alan. öykü ile şiir de bence birbiriyle iç içe alanlar. şiir yazan birinin öykü yazması çok daha kolaydır ve öykü dili bu sayede çok daha yalındır.


"Gerçekten bucak bucak kaçıyorum. Birini sıkıntıda görünce çocuk gibi ortadan kaybolmak istiyorum. Korkaklıktan değil, kendimi onun yerine koymaktan. İnsanların karşısında bazen de o eski utangaçlığım yüzünden dikilip kalıyorum. Gitmek gerektiği halde bir türlü uzaklaşamıyorum. Kitaplarla, yani bir çeşit masal dünyasıyla hayatı karıştırıyorum eskisi gibi. Galiba gittikçe de düzeltilemez oluyorum bu konuda. Masalın nerede bittiğini, hayatın nerede başladığını fark edemiyorum. Bazen duratıma bir garip bakıyorlar; o zaman uyanır gibi oluyorum..."
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
oyku


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:05 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info