huzursuzuz.
huzur da 'aşk gibi 'öfke' gibi gelip geçici bir hal. sadece bunu böyle olduğunu henüz kanıksanamadı.
huzur'u kalıcı bir hal olarak görüyoruz huzur'a erince

orada kalacağız sanki...kalmalıyız sanki!
''An'' işte. 'an'lar toplamı=huzurlu olma hali...
Geçiş dönemi.
Ve hayat....
Geçişler toplamı.
temelde birkaç (belki 3-belki 300) fazımız var ve hayat fazlar arasıdeğişimler, duraksamalar...yine değişimler. bir faza hayatımız boyunca x kere dönüşsek de xi de farklı....edilgeni etkeni farklı. özünde öznesi farklı. bisiklet tekeri gibi... sürekli dönüyor....sürekli ilerliyor...her dönüşünde farklı yerde oluyor...ilerlemiş oluyor. tekerin AYNI yeri FARKLI bir noktaya dokunuyor...
eh, bu hayatın tutsakları, sabitleri de var tabi; ARAYANLAR..
aşkı arayanlar, huzuru arayanlar, mutluluğu arayanlar...arama fazında kalmışlar, Ulaşamazlar. tekerin aynı yeri değsin sürekli zemine...değişmesin...ama ben ilerleyim diyenler...İlerleyemezler.
Hayat...elimizdeki Tek Şey.....(her zaman 2. seçenek vardır

)
Tamam, idealist olmayalım....Herşey bizim elimizde değil...elimizde diyelim ya da ..ama bedeli var... çemberin ortasında 'BEN' olsa da, bu bir değiş tokuş oyunu
acı çekmeden gömlek değiştiremez yılan...oysa insan herşeyi ister; istekler çoğaldıkça risk de artar...kaybetme riski...
Cesaret işi demek ki yaşamak...
ya da cesareti, isterkleri, hayalleri, kanatları, ruhu bi kenara bırakıp sırtını toplumcu-radikal gerçeklere dayayıp biyolojik varlığını sürdürme işi...
SEÇİM İŞİ DEMEK Kİ YAŞAMAK