|
|
| Edebi Mevzular Özgürlüktür edebiyat.. |
Dramatik KomediEdebi Mevzular içerisinde Dramatik Komedi konusu: Özlüyorum.
İçimde nedenini bilmediğim ve bir türlü bastıramadığım bir özlem, bir eksiklik ya da her ne ise bir şey var.
Özlemek deyinde aklıma huzurlu bir sahil kasabasında kıyıda yalnız yürümek ...

04-08-2007, 20:20
|
 |
Buki
|
|
Üyelik Tarihi: 15-02-2007
Mesajlar: 184
|
|
Dramatik Komedi
Özlüyorum.
İçimde nedenini bilmediğim ve bir türlü bastıramadığım bir özlem, bir eksiklik ya da her ne ise bir şey var.
Özlemek deyinde aklıma huzurlu bir sahil kasabasında kıyıda yalnız yürümek geliyor veya ne bileyim işte… Zaten biliyorum özlediğim şey her şeyden çok farklı daha sıcak ve anlamlı bir şey, acaba aşk mı diyorum, ama ben zaten aşkın eksikliğini hiç umursamıyorum.
Her şeyi bırakıp dışarı çıkıyorum, insanların gözlerinin içine bakıyorum, acılar görüyorum. Bir çocuk harçlığını kaybettiği için babasından öldüresiye dayak yiyor, bir öteki istediği oyuncak alınmadığı için babasına öldüresiye kapris yapıyor, bir kez daha lanet ediyorum bu aptal dünyaya. Kendimi macera filmlerindeki uçurumun kenarındaki ya atlayacaksın parçalanacaksın ya da kötü adamlarla baş etmeye çalışıp kurşunlarla delik deşik olacaksın sahnesinin tam ortasında hissediyorum, illa bir çıkış yolu olmalı biliyorum fakat bir türlü filmin devamını hatırlayıp da bir şey yapamıyorum.
Başımı yere eğip yürüyorum.
İçimde kendi başına kocaman bir dünya var, her santimetrekaresine ayak basmaya çalışıyorum ama bir parçası eksik orası neresi bilmiyorum. Sanki koca bir yapbozun tam ortadaki parçasının eksikliği gibi, insanın bütün göz zevkini bozuyor. Ne çok şey kaybettim ne çok şey kazandım bilmem ama hepsi ya bir depremdi ya da bir havai fişek gösterisi içimde, ama bu öyle bir şey ki gidişi çok sakin ve yavaş ama eksikliği çok büyük oldu.
Daha da susuyorum.
Yalanlar işitiyorum, en çok da kendi yalanlarımdan iğreniyorum, aynada bir ben var, içimde sanki on farklı ben. Kendi yüzüme bakmaya tahammül edemiyorum.
Sonra yüksek perdeden bir ses geliyor kulağıma, bütün hayallerim duman gibi dağılıyor gözümün önünden.
“Ne yapıyorsun orda ?” diyor ses.
“Samimiyetimi kaybetmişim hocam bulamıyorum” diyorum.
Herkes gülüyor.
Herkesten çok da ben gülüyorum bu gözden düşmüş palyaço hallerime…
Hande
|

04-08-2007, 20:36
|
 |
M€M€ÑTØ MØRÍ
|
|
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 29
Mesajlar: 2,355
|
|
Kadınlar niçin yazamıyor? diyordum ki birer birer yazmaya başladılar.
Her şeye rağmen samimiyetini kaybetme hocam..
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

04-08-2007, 20:45
|
|
...Dengesiz...
|
|
Üyelik Tarihi: 01-02-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 28
Mesajlar: 2,260
|
|
Aslında insanlar toptan kaybetmeye başladı galba samimiyetini.
Bizlerde etrafımızdaki kötülükleri görünce ister istemez samimiyetmizi kaybetmeye başlıyoruz galba.
Ama bu kötü olarak mı etkiler bizi onu bilemem.
Bu arada şu harçlığı yüzüne dayak yiyen çocuk seni harbi etkilemiş Hande. 
Keza çocuğun hali an itibari ile gözümün önüne geldi içim burkuldu yine.
|

04-08-2007, 20:51
|
 |
Buki
|
|
Üyelik Tarihi: 15-02-2007
Mesajlar: 184
|
|
Samimiyetimizi kaybetmemek mümkün mü artık, btün duyarsızlık pencerelerimizi açtık haddinden fazla cereyanın ortasında kaldık ve tabi bunun neden olduğu hastalık da samimiyetsizlik oldu.
Evet çok etkiledi... Bir yorum bile yapamıcağım kadar çok 
|

05-08-2007, 12:53
|
 |
Zevzek
|
|
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Mesajlar: 897
|
|
İçinde patlayan havai fişeklerin,belki de başka şekillerde,kimbilir bomba halinde,yakamoza halinde vs bizlerin de içinde bulunduğunu bil
Biz bu fişeklerle aydınlanıyoruz,onlarla gözlerimiz kamaşıyor hatta bazen.
Ama ovuşurduğumuzda gözlerimizi çoğu kez hepsinin bir renk süzmesinden ibaret olduğu gerçeği çarpıyor suratımıza.
Dostum,renkler zaten heryerdeler,her daim aydınlatmasalar bile,her daim capcanlılar.
Dramatik bile olsa,hayatın renkleri aslında başlı başına birer komedi.
Tüm vasfa nail o renkler,yeter ki sen o kısımdan görmeyi iste.
Sevgilerimle.
(Keşke bende yazabilsem diyenden korkacaksın esas )
Anladın sen onu 
Mum alevinde ısıtıyorum senli bekleyişlerimi..
ve seni,
dördüncü perdede öpüyorum dudaklarından..
Hangi köşeyi zaptetmişsin ki acaba dönerken karşımda senı buldum..
|

07-08-2007, 14:46
|
 |
Buki
|
|
Üyelik Tarihi: 15-02-2007
Mesajlar: 184
|
|
Aslında öyle şeyler var ki ister pembenin en güzeli olsun ister mavinin en canlısı arkasında acı varsa o rengi,n hiç bir anlamı yok 
|

10-08-2007, 22:33
|
 |
Zevzek
|
|
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Mesajlar: 897
|
|
rengin açık mı koyu mu olduğu önemli bence,acı deterjan gibiddir,yıkandıkça ne hale getiriyor onu bir test ediniz efem
Mum alevinde ısıtıyorum senli bekleyişlerimi..
ve seni,
dördüncü perdede öpüyorum dudaklarından..
Hangi köşeyi zaptetmişsin ki acaba dönerken karşımda senı buldum..
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:40 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|