|
|
| Edebi Mevzular Özgürlüktür edebiyat.. |
High Hopes'in Kaleminden...Edebi Mevzular içerisinde High Hopes'in Kaleminden... konusu: güneş ışığı içerde
güneş ışığı giriyor içeri
bana dokunmadan geçiyor yanımdan
tüllerin içinde serin bir sabah doğuyor sanki
bir çay alıyorum ocaktan
güneşe dost bir dokunuş bırakıyorum bardağa
aşk şarkıları ...

26-06-2007, 18:28
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 20-06-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 31
Mesajlar: 897
|
|
Güneşli Şiir
güneş ışığı içerde
güneş ışığı giriyor içeri
bana dokunmadan geçiyor yanımdan
tüllerin içinde serin bir sabah doğuyor sanki
bir çay alıyorum ocaktan
güneşe dost bir dokunuş bırakıyorum bardağa
aşk şarkıları duyuluyor televizyondan
günün en can arkadaşı vakti
güneş ışığı içerde
kendimi arıyorum hüzmelerin içinde
durduğum yerde sessizliği arıyorum
hüzmelerimin içindeyim ama bunu bilmiyorum belki
Mehmet Oral
NOT: Askerde, kantinde otururken yazmıştım bu şiiri. 
Konu High Hopes tarafından (12-01-2008 Saat 21:57 ) değiştirilmiştir..
|

26-06-2007, 18:31
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 20-06-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 31
Mesajlar: 897
|
|
26 Satır
Ne yazsam
Bir çizik atıp
Kalanını boş mu bıraksam kağıdın
Sinirimden nasibini alan bir çizik
Bir yandan öte yana sürüklediğim
Nefret nedir?
Telefonu yüzüne kapattıklarımdan öğrendiğim
Boş mu bırakmalıyım kağıdı
Beyaz, tertemiz
Sıfıra sıfır bomboş bir sayfa.
Ne yazmalıyım
Bu ses makinede dolaşan parmakların sesi
Kızgınlık derecesi göreceli
Kelimeleri üzmesem bari
Maviden eser yok gökyüzünde
Bir ton can sıkıntısı
Bulutlarım bulut bulut gri
Onlar da düşünceli
Bir kaç damla yağmuru esirgiyorlar sanki topraktan.
Bu kurşunkalemi kim yonttu böyle
1.4-3.1 şeklinde ondört çizgi
Büyük bir karalamayı görmediniz
Rüzgarı da duyamıyorsunuz
Buradayım
Siz de şuan buradasınız
Ama yoksunuz.
Mehmet Oral
Konu High Hopes tarafından (12-01-2008 Saat 21:57 ) değiştirilmiştir..
|

26-06-2007, 18:32
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 20-06-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 31
Mesajlar: 897
|
|
İz
uzun ve uzak
kısık ve kısa
durmadan başlangıçlar
ve bitişler, durmadan
mavi ve sessiz
yakın ve yalnızlık
gibi gökyüzü
uzun ve uzak
hüzün
sise dokunabildiğin kadar
zamansız
ve donuk
olabildiğince sen
ve biz, olabildiğimiz kadar
Mehmet Oral
Konu High Hopes tarafından (12-01-2008 Saat 21:56 ) değiştirilmiştir..
|

26-06-2007, 20:00
|
|
...Dengesiz...
|
|
Üyelik Tarihi: 01-02-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 29
Mesajlar: 2,260
|
|
|
|

29-06-2007, 16:24
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 20-06-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 31
Mesajlar: 897
|
|
|
Bir an...
Adadaki kiliseye çıkışımız geliyor şu an gözlerimin önüne. Seni izlemiştim. Öyle tatlıydın ki...
Çok şey saklı o tepede. Orada uzaklıklar var. Yalnızlıklar, sevinçler, hüzün, ümit var. Boşlukta bir balıkçının motor sesi, kelebeklerin molekülleri, birbirini tutan iki elin heyecanı ve sıcaklığı var.
Ben yokum orada, sen de yoksun. Biz varız. Hayallerimizn elinde beyaz bir uçurtma ile. Onu boşluğa salıyoruz, rüzgarı tutup bize getiriyor. Bir kanadına şiir yazıyorum ben, sen çilekli bir öpücük konduruyorsun diğer kanadına. İşte, bizim oluveriyor her şey o an, içimize akıyor...
Ben yapayalnız bir çocuğu unutuyorum, sen hüznü unutuyorsun. İkimiz "önceyi" unutuyoruz.
Bomboş parklara git, yapraklara karışmış bir banka otur, deniz kıyılarına, vapur iskelelerinin en kimsesiz saatine git. Oralarda oku bu satırları. O tepede oku, orada. Boşluğa uzat elini sonra, boşluğu tut; elimi tut.
Daha çok akşamüstleri oluyor. Geziniyor büyük parklarda, vapur iskelelerinde ağlıyor zaman zaman, uzun yolları yürüyor. Ne buluyor oralarda, ne hissediyor bilmiyorum. Ruhunu dindiriyor belki de. Belki de acıdan tat almasını deniyor.
En çok akşamüstleri oluyor. Eve dönüyor sonra. Yazıyor, yazıyor... Kimseye okumuyor yazdıklarını. Cam kenarındaki çiçeğinin yaprağını okşayıp salona gidiyor...
Mehmet Oral
Konu High Hopes tarafından (12-01-2008 Saat 21:56 ) değiştirilmiştir..
|

29-06-2007, 17:28
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 20-06-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 31
Mesajlar: 897
|
|
|
'Where We Start' için
Onu dinlerken, daha doğrusu onunla yaşarken içimden dökülenler... Valsden bahsediliyor şarkıda, bir çiftin ayışığı altındaki valsinden. Şarkı, kendisinin söylemek istediği...
Ay ışığında vals yapabilir misin sen?
Tertemiz bulutsuz bir gecede, ay ışığı altında narin bir vals
Sonsuza yönlenen adımlar, dönüşler, dokunuşlar...
Belki bir adanın üzerinde, adanın en yeşil tepesinde bembeyaz bir vals.
Yeşil tarlalarda - vadilerin aktığı bir zamanlar -
Yüzüne güneş değdiği zaman gözlerin kamaştığında, yine de gülümseyebilir misin?
Gülümsemen sonsuz yeşil tarlaya karışarak çoğalır mı senin?
Çoğalır ve gülümsememiz daha da büyür gibi geliyor içimden.
O ufacık taşlara gözyaşı da akıtmışsındır, bilirim
Bir cep dolusu taşı denize fırlatırken nasıl mutlu oluruz değil mi, onca ağırlıktan kurtulduğumuzda
Suyun üzerinden ufak bir gülümseme de geçer belki - geçer bence, kırmaz bizi -
Bizimki gibi güzel olan bir gülümseme.
Şarkı çalıyor şuan, ikimizin de sevdiği o şarkı, ve aklımda bir vals
Adanın en yeşil tepesinde ay ışığıyla çevrelenmiş bir vals, bizim valsimiz
Bembeyaz ve narin, ikimize de yakışan
Ve yakışdıkça güzelleşen içimizde ve etrafımızda.
Döndürsün bizi
Valsin akıp giden bulutlara benzeyen sessizliği.
Mehmet Oral
Konu High Hopes tarafından (12-01-2008 Saat 21:57 ) değiştirilmiştir..
|

06-07-2007, 17:13
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 20-06-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 31
Mesajlar: 897
|
|
|
Bitirmeli miyim bu sancıyı, yoksa geç mi kalmalıyım rüyama?
Gecemle birlikteyim yine
Masanın başında, bir sürü dizenin hemen altında, gazetelerin arasında
Bir sürü dize, evet, bu kağıdın üst tarafında yazılıp kalmış
"gidelim" demişim mesela
Gidelim
Yolların ardımızda kalan buğusundan
Bahçelerden geçerek, sokakları eskitip, geçmişten kurtararak her yerimizi, gidelim
Gidelim
Ama nereye?
Odasız bir aydınlığa mı, kıyısız bir denize mi, yoksa bir ırmak kenarına veya bir deltaya mı?
Hastalıktan kalınlaşan sesimi duymuyorsun
Ben de senin çay bardağına dokunan parmaklarının çıkardığı sesi duymuyorum
"çay" desem, bir sahil vurulup kalır aklında, bir masayı ve ufacık şekerleri düşlersin
Dördüncü bardakta olmalısındır şimdi
Benimse içim dışım kupkuru: çaysız, yağmursuz, karsız
Üstteki dizeler mavi bir kazak ortaya çıkarsa
Sana hediye etsem
Bilmiyorum kaç günde dokurum onu
Kaç çay içerim, kaç nefes alırım onunla uğraşırken.
Tertemiz bir sayfa işte
10.20, 10.21, 10.22 -Sayma çocuk, sayma!
Sürekli devam eden bir mutsuzluk musun sen? - zamana soruyorum -
Mutluluğa sapan gizli sokaklarım var benim, bulmalısın onları - cevap, zamandan -
Pek bulamadım ben o gizlekleri
Mutsuzluk kabuk gibi sardı beni
Gizlek: renklerin kendini pek göstermeyişi, ruhun odaya uğrayıp ayrılması, küçük bir kız çocuğunun bir gelinliği giyip çıkarması.
Kahkahalar geliyor merdivenin başından
- Kaçıncı çay? Benim 'kaçıncı' hiç olmayanım -
Kar tozlarının arasından mı geçip gidelim?
Kardanadamları eldivensiz bırakarak
Erirler yalnızlıktan, hem ağlarlar da
"kar" desem, büyük bir park alır beni, ucunda deniz görünen bir park
Bembeyaz yağmış denizin üstüne, birikmiş biraz
Geçelim üzerinden, gel, yürüyelim karşı kıyıya doğru
Belki birden abuk sabuk bir derinlik
Balıksız, kumsuz bir zaman. Ana rahmi gibi mi acaba?
Gidelim
Ana rahminin doğurduğu çocukların saçlarının arasından da.
Hasta sesim yok, çay bardağı yok
Mutluluk, mutluluk, mutluluk...
Her zaman, her zaman, her zaman, her zaman...
Mehmet Oral
(Bingöl, kış 2007)
Konu High Hopes tarafından (12-01-2008 Saat 21:53 ) değiştirilmiştir..
|

06-07-2007, 17:16
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 20-06-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 31
Mesajlar: 897
|
|
|
HÜZÜN
gelmesen bir hüzün uğrar bana
gelsen bir başka hüzün...
sanki aynı gibi, ama farklı renklerde
olmayışın, olamayışın, oluşun, gidişin ve kalışın...
hepsinde hep bir hüzün
şiirlerimiz çocukluğumuz
çocukluğumuz hüznümüz
ve bunu düşündüğümüzde nedense üzgünüz
sen, ben ve şiir
bir şehir, sen ve ben
sen, ben ve deniz
sevdiklerimiz, yaşadıklarımız
ben'im, sen'in
mayası hüzün, paydası hüzün...
Mehmet Oral
Konu High Hopes tarafından (12-01-2008 Saat 21:53 ) değiştirilmiştir..
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:04 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|