|
En çok da Haydar Dümen'in 1973'te kaleme aldığı "Cinsel Sorunlarınız" isimli eserini okuduğumda sarsılmıştım. Sanırım o sıralar 13-14 yaşlarında olmamın da etkisi var. Bazen okurken durum öyle bir hal alıyordu ki, inanamayıp aynı satırları tekrar tekrar okuyordum. Bu kitapta bir de bölüm vardı Haydar Dümen'e gönderilen mektupların isimsiz şekilde aktarıldığı. İşte orada bir bayan okur sormuş: "Kocamla her cumartesi rakı sofrasından sonra cinsel ilişkiye girerdik. Yine böyle bir gün içkiyi fazla kaçırmışız ve evde beslediğimiz Alman kurt köpeği ile kocamın da yardımları ile ilişkiye girdim. Acaba hamile kalır mıyım?"
Bu beni gerçekten derinden etkilemişti. Düşündükçe daha da kötü bir hal alıyordu ve o zaman acı gerçeği kavramıştım; insanoğlu aptallıkta sınır tanımıyor.
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|