boksör kırığı
Espri anlayışın her neyse sana katılamam. Anlayabilirim. Anlamasan da olur. Gülmekle aramda kötü bir münasebet yok merak etme, sorabilirsin. Sadece katıla katıla gülemem. Dedim ya espri anlayışın ne olursa olsun. İsterse düşen bi adam görüp sabaha kadar gülen tiplerden ol istersen de çok ince gören sivri zekalılardan. Tebessüm ederim demek için çok gencim. Pekala şöyle diyeyim; içimden gülümserim. Her şeye..
Göğüs kafesimin içinde bir kuş var. Hayır kalbim değil. Hareket etmeyen, küsmüş bi kuş. Tavuk gibi hantal. Sesi çirkin. Çok sigara içmiş gibi ama kendine dikkat etmiş. Ya da boş ver o kuşu. Suya batırıyorum gövdemi. Bu sefer göğüs kafesim gemi iskeleti oluyor. Tanrım çok yaratıcısın. Kafesten gemi yaptım, benden akıllı bi adam olmamı istedin. Olamadım. Olsun. Ben sana aidim.
Kılıçbalığının elleri olduğunu düşünürdüm. Sınırı aşıyorum dikkat. Hatta o elleriyle kılıç savurduğunu hayal ediyorum. Çok cesur ve amaçsız. He-man hiç ilgimi çekmedi. Gölgelerin gücü adına demek komik. İbne kılıklı adam. Ben o kıyafetlerle gezemem anlıyor musun. Denizde rahatım. Biraz açılıktan sonra çıplağım. Benim bölgemdesin sıcaklığı hissetmişsindir, selamlıyorum seni. Sıcak değil mi. Hayır sadece küçükken denize işemeye çekinirdim. Ayaklarım kumda yanardı ve terliği bir türlü ayarlayamazdım hep büyük gelirdi.
Tam manasıyla eğlenemediğimden şikayet ederdim. Şimdi şarkılar söylüyorum. İçimden değil bu sefer. Bazen mırıldanarak bazen bağırarak ve genelde dans ederek. Büyümüşte küçülmüş diyorum kendime. Ne şirinlik çabası ama. Her ne olursa olsun savaşacağımı düşünürdüm. Barış aklımın ucundan geçmezdi. Her şey çok zormuş gibi. Yeryüzünde paraşütle, gökyüzünde şnorkelle, her çukuru iğneyle, her zorluğu sike sike.
ormanda yürürüm kimseyi tanımam
|