hayatın içinden
Gece geç yattığım halde bu sabah çok erken kalkmalıydım. Dersim vardı. Alarmdan yarım saat sonra kalktım. Geç kalıyordum. Üstüme bişeyler geçirip saçımı bile taramadan çıktım yola. Talihsizlik işte otobüs gelmedi. Sinir oldum. Üniversite durağına yürümemi gerektiren bir minübüse binmek zorunda kaldım. O da ikide bir yolcu almak için durdu. Sinir oldum. Son durakta inip üniversite durağına yürümeye başladım. Kaldırımda insanlar yavaş yavaş yürüyorlardı. Onları geçmek için zikzaklar çizerek yürümek zorunda kaldım. Düştüm,kalktım. Sinir oldum. Tam üniversite durağına varmıştım ki otobüs beni almadan kalktı. Sinir oldum. Tekrardan minübüse binmeye karar verdim. 'Erken çıkar mı?' diye sordum. '5 dakkaya çıkar ablaa' dediler. Minübüsün kalkması için 15 dakka bekledim sinir oldum. Bi yandan 'geeeel geeeelll üniversiteye,hastaneye' diye gevrek gevrek bağıran muavinlerin sesi kulağımı tırmalıyordu.' Bu kadar bağırmalarına ne gerek var' diye düşündüm sinir oldum. Kalktı sonunda minibüs. Ama tıklım tıklım. Neyse ki yer bulmuştum. Şoför bütün durakları aksatmadan geçiyordu. Ve her seferinde biniyorlardı münübüse. Sinir oldum. Yaşlı bir amca bindi yer vermek zorunda kaldım 'niye bu kadar dolu olduğu halde biniyor ki' diye düşündüm sinir oldum. Ayakta düşmemek için tutunacak yer bile bulamazken hem oturan hem de arada bir çantam saçına değiyor diye bana kızgın kızgın bakan kıza sinir oldum. Üstelik adamın biri oğluyla binmiş ondan ayrı kalmamak için üstüme abandıkça abanıyor.Rıh kokusu ter kokusu birbirine karışmış. Çocuk biraz kenara kaysa hepimiz rahatlayacaz. Ama ısrarla yanyanalar. Bi ara adam nerdeyse üstüme düştü. Üstelik hala oğluna sarılmış vaziyette. Sinir oldum. Tam dönmüş adama bişey söyleyecektim ki adamın çığlıklarını işittim. 'Özgür neyin var,oğlum Özgür' diye bağırıyordu.Çocuksa yerde debeleniyor. Kaldırdılar arka koltuklara uzattılar çocuğu. Benzi beti attı çocuğun. Minibüsü durdurdular. Çocuk kendine geldi sonunda.Biri adama sordu 'çocuğun nesi var' diye.' Sara hastası' dedi ve çevresine, perişan bir halde diğer yolculardan özür dilercesine uzun uzun baktı.
Bir anda kafama dank etti; sabah çıkarken bol bol parfüm sıkmıştım. Belki de benden kaynaklıydı çocuğun krizi.Gözlerim doldu, çaktırmadan ağladım biraz... Acaba sinir olmuş muydu? Hiç sanmıyorum.Köylü adam bizim gibi sinir olmayı bilmez.Asıl rıh kokusunun bizden yayıldığını da. Bilse de bakmaz kusurumuza....
Antiope
Konu antiope tarafından (09-09-2011 Saat 05:44 ) değiştirilmiştir..
|