Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Edebi Mevzular

Edebi Mevzular Özgürlüktür edebiyat..

Ayrılık Acısı

Edebi Mevzular içerisinde Ayrılık Acısı konusu: Günlerdir yemek yemiyorum. Uyuyorum. Uyumak denilirse eğer... Bayılmak denilebilir. Bayılıyorum. Ayıldığımda bir kaç sigara içiyorum. Sigara içmek denilirse eğer... Yemek denilebilir. Sonra tekrar uyuyorum. Kâbuslar! Bitmek bilmiyor. Birilerinden kaçarken, başkalarına ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 23-01-2011, 21:06
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 23-01-2011
Mesajlar: 1
Standart Ayrılık Acısı

Günlerdir yemek yemiyorum. Uyuyorum. Uyumak denilirse eğer... Bayılmak denilebilir. Bayılıyorum. Ayıldığımda bir kaç sigara içiyorum. Sigara içmek denilirse eğer... Yemek denilebilir. Sonra tekrar uyuyorum. Kâbuslar! Bitmek bilmiyor. Birilerinden kaçarken, başkalarına yakalanıyorum. Öldürülüyorum... Öldürmek zorunda kalıyorum. Bir kaç cinayet işledikten sonra, bir kız giriyor rüyalarıma... Sarışına yakın bir kumral... Karamel rengi saçları omzuna kadar uzamış. Gözleri gülümserken, kaşları çatık. Bende gülümsüyorum. Ben gülümseyince, suratı asılıyor. Kâbus gene başlıyor. Kız ağlıyor. Güldürmeye çalışıyorum. Başaramıyorum. Ağlıyor. Teselli etmeye çalışıyorum. Başaramıyorum. Ağlıyor. Dayanamıyorum. Bende ağlamaya başlıyorum. Bu kez gülüyor. Benimle dalga geçiyor. Kan ter içinde uyanıyorum. Duvardaki saatle konuşuyorum.
�Kaç saat oldu?
�Yirmi sekiz saat.
Yirmi sekiz saattir uyuduğumu fark ediyorum. Otuza iki saat kalmış. Bir sigara yakıyorum. Son zamanlarda daha az sigara içiyorum. Ne de olsa artık sigara içmek bile keyif vermiyor. Uyumaya devam ediyorum. Rüyamda da uyuyorum. Birileri gelip beni uyandırmaya çalışıyor. Uyanamıyorum. Rüyamda uyanamıyorum. Uykumda ölmüşüm. Kendi cenazemi kendim gömüyorum. Mezarıma çiçekler bırakıyorum. Çevremde bir kaç tane daha mezarlık beliriyor. Mezarlardan insanlar çıkıyor. Bir mezardan onlarca insan... Korkuyorum. Kaçmaya çalışıyorum. Kendi mezarımı bırakıp kaçıyorum. Takım elbiseli ölüler kovalıyor beni. Siyah takım elbise giyinmişler. Yasta olsa gerekler. Ne de olsa ölmüşler. Kişinin bundan büyük yası olmaz. Mezarlıkta kayboluyorum ama, ölüler beni buluyor. Bir tanesi tam bana dokunacakken, mezarlık bir çiçek bahçesine dönüşüyor. Ölülerin hepsi birer çiçek oluyor. Ceset kokusu, çiçek kokusuna dönüşüyor. Her şey çok güzel. Bu güzellik midemi bulandırıyor. Kusuyorum. Tam da papatyaların üzerine. Papatyalar sinirleniyor. Az ileride bir çift görüyorum. Onların elinde de sinirli papatyalardan var. Papatya falı bakıyorlar. Sinirli papatyalar konuşuyor.
�Sevmiyor, aldatıyor, sevmiyor, aldatıyor...
Nerede olduğumu anlamak için bir kaç saniye bakınıyorum. Yatağımdayım. Odamdaki yatağımda. Yatağımdan kalkıyorum. Masamın üzerindeki suyu içiyorum. Bir kaç günlük su. Tadı belli ediyor. Bir sigara yakıyorum. Hiçbir şey düşünmüyorum. Gerek yok. Suyu tekrar yudumluyorum. Yatağıma geri dönüyorum. Tabi duvar saatinin de halini hatırını sormayı ihmal etmiyorum.
�Nasılsın?
�Otuz dört saat oldu.
Bayılıyorum tekrar... Bir doktor görüyorum bu kez. Bir şeyler anlatan bir doktor. Neler anlattığı hakkında hiçbir fikrim yok. Güzel şeylerden bahsetmediği kesin! Konuşuyor da konuşuyor. Sustuğu sırada, etrafa bakınıyorum. Doktorun muayene odası. Duvarda bir hemşire portresi. İşaret parmağı dudaklarına dayalı değil yalnız. İşaret parmağını şakağına dayamış. Başparmağı ile doksan derecelik bir açı var. Diğer üç parmaklarını yummuş. Her an kendini öldürecekmiş gibi. Portrenin ne anlatmaya çalıştığını düşünüyorum. Rüyamda düşünebiliyorum yani... O sırada, kapı açılıyor. Duvarda portresi bulunan hemşire, içeriye giriyor. Korkuyorum. Doktor bana bakıyor. Hemşireye dönüyor. Konuşuyor.
�Hasta eks oldu.
Uyanıyorum. Terlemişim. Kıyafetlerimi değişiyorum. Bir kaç yudum su ve bir sigara içiyorum. Gelmeye çalışıyorum. Kendime! Zor. Zor olduğu için uğraşmak istemiyorum. Tekrar yatağıma geri dönüyorum. Bayılmak üzereyken bir ses duyuyorum. Ne sesi olduğu belli değil. Sadece bir ses. Bu ses daha sonra gürültüye dönüşüyor. Çekiçler, örslere ve saclara vuruyor. Demirler dövülüyor. Ses giderek şiddetini arttırıyor. İçimde büyük bir tedirginlik oluşuyor. Her yer kararıyor. Karanlık büyüyor. Kalbimde bir ağırlık oluşturuyor. Kaldıramıyorum. Ciğerlerimi daha büyük nefesle doldurmam gerektiğini düşünüyorum. Derin nefes almaya çalışıyorum. Olmuyor. Nefesim kesiliyor. Karanlıktan bir ışık çıkıyor. Ölüm meleği! Konuşuyoruz.
�Bitti mi?
�Son nefesler!
Uyanıyorum. Utanıyorum. Ölümden! Saatle göz göze geliyoruz. Kızıyor.
�Kırk dört saat oldu!
Kalkıyorum. Bir şeyler yiyorum. Avuç avuç tuz, avuç avuç şeker. Tat yok. Tatsız, tuzsuz. Ciğerim yanıyor. Su içiyorum. Litrelerce su. Yangın sönüyor. Bu kez acı başlıyor. İçim acıyor. Dayanamıyorum. Ağlamaya başlıyorum. Sessizce. Sadece gözlerimden akan yaşlar, ağlamamın tek belirtisi. Yavaşça hızlanıyorum. Sessizlik bozuluyor. Gözyaşları yerini çığlıklara, naralara bırakıyor. Bağırıyorum. Ağlamıyorum. Haykırıyorum. İsmini! Duvarlara çarpıyor. Dönüyor, dolaşıyor. Yüzüme çarpıyor. Canım daha çok yanıyor...
Ayrılık bu... Uyutuyor bedenimi... Uyuşturuyor beynimi... Kâbuslarsa cabası...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
acısı, ayrılık


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Ayrılık Kolyesi mekanbodrum Edebi Mevzular 0 27-12-2010 12:35
Bu Bir Ayrılık, Bir Özlem Yazısıdır... gulfiros Edebi Mevzular 0 07-09-2008 10:18
Ayrılık... LYNX Hayata Dair.. 2 14-06-2007 22:33
Ayrılık duarden Hayata Dair.. 0 10-05-2007 18:45
Hangi Ayrılık?! patis Hayata Dair.. 0 05-03-2007 17:43


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:59 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info