ebemkuşağı renginde umut
Parmağımda kapanmakta olan bir yara var..Kanayan ama yalnızca görüntüsüyle kanamayan..Hatırlattıklarıyla kanayan, kanatan.."ney"imle parmağıma aldıgım ufak bir darbe..oysa ki ben onu beynime hayatıma atılan 5 senelik bir darbe olarak kazıdım..Parça tesirli bir atıştı yegane hedefi hayat'ım olan...İsmi umut idi paralel evren dahil tüm anlarda ve anlamlarda anlamını yitiren bir sevgi..
İnsanın canı çok yanıyor yahu..
Hak etmediğin zamanda bitince..hakkını vermeli insan ayrılığn bile.haksız olan, şeriat kanunlarıyla tabiat kurallarının birliğinde idam edilmeli düşüncelerin boynunda..Sikicem hakkı da haklıyıda diyorum boş veriyorum en tuzlu gözyaşımda..
Aslında bilimin en boktan çağına denk gelmiş bahtsız bir nesiliz biz..Soktuğum mars 300 senede bir ]yazıyla] ay ile yanyana geliyormuş..biz bunu izlemeliymişiz..hatta şarabımızı, sigaramızı, müziğimizi, laçimizi, minderimizi alıp terasa taşınmalıymışız..gelmedi..bekledik biz..şişenin sonuna kadar tüm sadakatimizle..sonra masal geldi aklıma..gökten düşen elmaları yakalayamadan kıçına baka baka 'umut' ettiğini bulamayan çocuk hevesinde..
Hayır mars-ay analojosinde böyle bişiy var diyelim..sanane arkadaş,,sen değil misin hergün bilime, teknolojiye bunlar bağlamında kendin dahil tüm insanoğluna giydiren..ne bu edalar..Git taş devrine hocam! git bak bakalım adamın herhangi bi derdi var mı..Saf insan lan öyle işte..uyuyor, uyanıyor, keşfediyor..(!)
ETME..(yılmaz erdoğanın okudugu şiir geldi aklıma bağlantısız)
<Dur abi sen orda> diye tarihin fotografına elimi sokarak müdahale etmek istiyorum..
Şimdi geldim taş devrinden..gelirken taşı,tuncu tüm devirlerin toplamı ağırlığında geldim.yüküm ağırlığınca bidonlara doldurulmuş umutlarım..döküldü hepsi yerlere saçıldı.ebemkuşağı renginde..yaratılan ilk kadın olan pandora açmalıydı oysa ki..içinde ki çıldırtan merakıyla kapaklarını tek tek..
Pandoradan geriye ne kaldı umut'a dair..Anı sayfaları "bkz" göndermesi yapıyor olympos dağının doruğuna..Doruktan atılan Hephaistos'un çirkinliğinde..
Mitolojinin anlamına bu kez sesimle müdahale etmek istiyorum..Mitolojinin kelime anlamı bundan böyle;
< [söylen(meme)cebilim]>
İtirazı olan yoksa konu kapanmıştır diyorum en tok sesimle..Odamdayım, Pandora gelip karşıma oturuyor.Umursamadan üst rafta ki sırt çantamı alıyorum..2 rengi kaçmış penye ve bir şort..şu sigaram bitsin sonra gidicem diyorum Pandora'ya azrailmişçesine, hissetmeden..
Umut diyor bana..!!!
Yani pandora hakkaten boksun kızım sen! ne diye kutuyu açtıgın zaman umut'u kutunun içerisinde bırakıyorsun dünyanın en gizemli şeyiymiş gibi..
Parmaklıkların diğer tarafına geçiyorum..Tüm kötülükler mevzuyu duymuş gelmiş yanlarında da by Nietzsche.Salome diyorum o an şuursuz.."hani sende aşıktın karaktersiz adam diyorum!".ben demiştim modunda gülümsüyor..özlemişler umut'u almaya gelmişler..Umutta onları görünce sevindi..beş sene kadar soluklanmıştı bende..vitamin olsun diye kanımı ruhuma karıştırıp ikram etmiştim..Afiyetle içti, misafirlik kısa olur ama biraz vaktini aldım dedi..ve kutu açıldı sonsuzlukca, umut gitti..
Umut her yerde!
Altı azap saatten sonra görülen ifadede, uyanılan kabusta, öpülen dudakta, kitabın ilk sayfasına atılan tarihin altında, şapşal bir oyuncağın siyah çerçeveli gözlüğünde,truva'nın gökyüzünde, uçamayan bir leyleğin kanadında, YÖK'ün kara listesinde, flashback of a fool'un final sahnesinde ki mektuba düşen gözyaşında, janis joplin'in sesinde, Freud'un gözünde..
Sigaramın dumanından uçuyor ve gidiyor aforizmalar eşliğinde ve paralel evrende hakkını veriyor anlamının ve ayrılığının...
mode stoned
if ı cannot dance it is not my revolution!
|