Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Edebi Mevzular

Edebi Mevzular Özgürlüktür edebiyat..


Charles Bukowski - Sıradan Delilik Öyküleri ( Bir Dolar Yirmi Sent )

Edebi Mevzular içerisinde Charles Bukowski - Sıradan Delilik Öyküleri ( Bir Dolar Yirmi Sent ) konusu: Bir Dolar Yirmi Sent Yaz sonunu seviyordu en çok, hayır sonbaharı, sonbaharı belki de, her neyse, kumsal serin oluyordu ve gün batımından hemen sonra sahilde yürümek hoşuna gidiyordu, kimseler olmazdı, ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 16-02-2010, 18:58
AbyssTheBlue - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 09-12-2008
Mesajlar: 65
Standart Charles Bukowski - Sıradan Delilik Öyküleri ( Bir Dolar Yirmi Sent )




Bir Dolar Yirmi Sent

Yaz sonunu seviyordu en çok, hayır sonbaharı, sonbaharı belki de, her neyse, kumsal serin
oluyordu ve gün batımından hemen sonra sahilde yürümek hoşuna gidiyordu, kimseler olmazdı, su kirli görünürdü, ölümcül görünürdü su ve martılar uyumak istemezlerdi, nefret ederlerdi uyumaktan, martılar üstüne doğru uçtular, gözlerini, ruhunu, ruhundan arta kalanı ister gibi uçtular üstüne doğru. Ruhundan arta fazla bir şey kalmamışsa ve bunun farkındaysan biraz ruhun vardır yine de. Kuma oturup suya bakardı, her şeye zor inanılırdı suya bakınca, Çin diye bir ülke olduğuna ya da ABD'ye ve Vietnam'a, bir zamanlar çocuk olduğuna, hayır, buna inanmak zor değildi, onu unutamazdı, bir de erkeklik çağını: çalıştığı işler ve kadınlar, sonra kadınsızlık, şimdi de işsizlik, altmışında bir berduş, bitmiş, bir hiç. Bir dolar yirmi sent nakit vardı cebinde, bir haftalık kirasını ödemişti bir de. Okyanus...
kadınları düşündü yine. Birkaçı iyi davranmıştı ona. Diğerleri kurnaz, gürültücü, biraz deli ve çok zor kadınlar olmuşlardı, odalar ve yataklar ve evler ve Noeller ve işler ve şarkılar ve hastaneler ve donukluk, donuk günler ve geceler ve anlam eksikliği ve fırsat eksikliği ve şimdi, altmış yılın karşılığı: bir dolar yirmi sent.
Sonra gülüşmeler duydu arkasında, battaniyeleri vardı, kutu biraları vardı, kahveleri ve sandviçleri vardı, güldüler, güldüler, iki delikanlı ile iki genç kız. İnce, esnek vücutlar,
kaygısız, sonra içlerinden biri onu fark etti.
"hey, NEDİR O?"
"tanrım, bilmiyorum!"
"insan mı?"
"nefes alıyor mu? Düzer mi?"
"neyi düzer mi?"
Güldüler.
Şarap şişesini kaldırdı, biraz kalmıştı dibinde, içmenin tam sırasıydı.
"KIMILDADI! bak, KIMILDADI!"
ayağa kalktı, pantolonuna yapışmış kumlan silkeledi.
"kolları ve bacakları var! yüzü var!"
"YÜZÜ MÜ?"
güldüler yine. Anlayamıyordu. Böyle değildi gençler, genç insanlar kötü değildi, neydi
bunlar?
yanlarına gitti. "yaşlılıkta utanılacak bir şey yoktur."
gençlerden biri bira kutusunu fırlattı.
"harcanmış yıllarda vardır, babalık, sen harcanmışsın bana kalırsa."
"hâlâ iyi bir adamım ben evlat."
"kızlardan biri altına yatsa ne yapabilirsin, babalık?"
"böyle KONUSMA, Rod!" dedi uzun kızıl saçlı genç kız. Rüzgârda saçını düzeltiyordu, kendi
rüzgârda uçuşuyor gibiydi, ayak parmaklarını kuma gömmüştü.
"ne diyorsun, babalık? Ne yaparsın? kızlardan biri altına yatsa ne yaparsın? ha?"
yürümeye başladı, battaniyenin etrafından dolanıp kumda kaldırıma doğru yürüdü. "ne biçim konuştun zavallı adamla, Rod? Bazen NEFRET ediyorum senden!"
"BURAYA GEL, güzelim!" "HAYIR!"
Arkasına baktı, Rod'un kızı kovaladığını gördü, kız bir çığlık attı, sonra güldü. Rod kızı
yakaladı, kumda yuvarlandılar, gülerek boğuştular. Öbür çiftin ayağa kalkıp öpüştüğünü gördü. Kaldırıma ulaştı, banklardan birine oturup ayağındaki kumlan temizledi, on dakika sonra odasındaydı, ayakkabılarını çıkardı, yatağa uzandı, ışığı yakmadı.
kapı çalındı. "Bay Seed?"
"efendim?"
kapı açıldı, ev sahibesi Bayan Conners gelmişti, altmış beş yaşındaydı Bayan Conners,
karanlıkta yüzünü seçemiyordu. İyiydi yüzünü seçememesi.
"çorba pişirdim, çok güzel, size bir tas çorba getireyim mi?"
"hayır, istemiyorum."
"hadi Bay Seed. Nefis çorba, leziz! Bir tas getireyim!"
"peki."
Yataktan kalkıp iskemleye oturdu ve bekledi. Bayan Conners kapıyı açık bırakmıştı, ışık
süzülüyordu içeri, bir ışık demeti, bacaklarına ve kucağına dökülen bir ışık demeti. Bayan Conners çorbayı kucağına yerleştirdi, bir tas çorba, bir kaşık.
"çok beğeneceksiniz, Bay Seed, güzel çorba yaparım."
"teşekkür ederim," dedi.
Oturup çorbayı seyretti, çis şansıydı, tavuk suyu. Etsiz, çorbadaki yağ kabarcıklarına baktı
öylece, bir süre oturdu, sonra kalkıp kaşığı şifonyerin üstüne koydu, çorbayı pencereye götürdü, tel örgüyü sessizce açıp çorbayı toprağa döktü, buhar çıktı topraktan, tası şifonyerin üstüne koydu, kapıyı kapattı ve yatağa girdi, her zamankinden daha karanlıktı, severdi karanlığı, karanlık anlamlıydı. Kulak kabarttı, dalgaların sesini duydu, bir süre okyanusu dinledi, sonra iç geçirdi, derin bir iç
geçirdi ve
öldü.
Charles Bukowski
Sıradan Delilik Öyküleri
Parantez Yayınları




Rose, oh reiner Widerspruch, Lust,
Niemandes Schlaf zu sein unter soviel
Lidern.
R. M. Rilke
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 22-02-2010, 18:04
no faith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
1.T.Ş.
 
Üyelik Tarihi: 03-03-2009
Mesajlar: 531
bukowski işte


You are young and life is long and there is time to kill today
And then one day you find ten years have got behind you
No one told you when to run, you missed the starting gun
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 27-03-2010, 23:10
ssh abacio - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Barınak Şövalyesi
Tetris Champion, Snake Champion, Bowling tgfg Champion
 
Üyelik Tarihi: 15-11-2009
Nerden: Herhangi Bir Karadelikten
Mesajlar: 163
insan okurken bile yaşıyor, harika


''BEŞ KESİK PARMAK BİR EL ETMEZ.''
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
bukowski, charles, delilik, dolar, sıradan, yirmi, Öyküleri


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Charles Bukowski non serviam Biyografiler 36 25-02-2011 15:20
Charles Bukowski - Pis Moruğun Notları... berkan04 Edebi Mevzular 1 21-12-2009 18:32
Charles Bukowski - Factotum 'dan non serviam Edebi Mevzular 7 04-07-2009 02:34
Charles Bukowski - Ekmek Arası akeboshi Edebi Mevzular 0 15-05-2009 09:18
Charles Bukowski Şiirleri detays Şiirler 11 12-04-2009 01:07


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:50 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info