Anarşist Bir Halk Edebiyatı Yaratılabilir mi?
Bilindiği gibi egemen ideoloji sadcee üretim araçları üzerinde değil, yaşamın temas ettiği bütün alanlarda kendi örgütlenmesini kurmuştur. Bunun en büyük ne en tehlikeli etkileri de "dil" üzerine yerleşmiştir. Büyük olduğu gibi tehlikeli bir etkidir çünkü, egemen'in kabulünü ve yeniden tanımını sürekli olarak sil baştan yeniler, ve onu keskinleştirir. Bu yüzden çoğu dil gibi Türkçe de eril bir içeriğe ve etkiye sahiptir. Post-yapısalcı feministler de bu durumu önemsemiş, hatta dilin dönüşümüne inanmış ve bunun için mücadele vermiştir.Bu alanda başka bir görüş ise dilin kendisinin değil kullanımının eril olabileceği şeklindedir. Yani bu görüş(özellikle Kristeva da) dilin kullanımıyla özgürleştirilebileceğini savunur.
Dilin özgürleşmesi denilince belki de ilk yapılabilecek şey edebiyatla yola başlamaktır. insanlara özgürlük fikrini deneyimletecek metinler, şiirler ortaya konulmalıdır. Bu anlamda halk edebiyatının kanımca tartışılmazdır. Halk edebiyatı ister iktidar olsun, ister iktidarda gözü olan muhalif kesimde olsun çolukla kullanılmış ve bolca faydası görülmüştür. Ancak yazık ki bu topraklarda felsefi anlamda da , pratik anlamda da çokça taban bulamaış olan anarşist felsefe sanatın hemen hiçbir dalında boy gösterememiştir. Tabi öncelikle "anarşist bir edebiyat mümkün mü" sorusunu cebimizde tutmakla birlikte, anarşizmin halk arasında hızla yayılması ve kabul görmesi için olası anarşist bir halk edebiyatının çok faydalı olacağına inanmaktayım. Bu başlık altında bu konuyu görüşlerinize sunmak istedim. Bir parça neşe sunması adına da bir manzume karaladım. İsyan, Devrim, Anarşi!!!
Kara Manzume
Dünyadan silinmedi paylaşanların izi,
Bu saflara gelin çağırıyorlar sizi,
Zalimin zulmünden sakın ola korkmayın,
Kara karanlıklar saklayacak bizi
Ey irade sen dağları yıkan selsin,
Bırak bakışların çelik duvarları delsin,
Biz de koşarak gittiğimizde kapısına,
Özgürlük güvercin adımlarıyla gelsin.
Beynimize kıvrımlarına kadar sızmış yalan,
Bu medeniyetten sadece budur kalan,
Aç kalıp bir ekmeği cebine koyan değil,
Fırın denen eşyayı mülk edinendir, çalan.
Orduları var silah verirler elimize,
“Bak o düşman, öldür onu” derler bize,
Ölme, öldürme diye haykıralım,
Mühür de vuramazlar ya dilimize,
Güzel bir akşam sokaklara çıkalım,
Açlığın sefaletin boğazını sıkalım,
Adalet ve hakikat sarsın diye dünyayı,
Gelin çıplak ellerle devletleri yıkalım.
İktidar olmasın amaç, onun belli olmaz sağı solu,
Bakarsın sen de olmuşsun zulmün bir kolu,
Yakalım, yıkalım ve kurmayalım yenisini,
İnsanca yaşamanın anarşidir, tek yolu.
Derin Nane
|