Gitmek, kalmaktan ziyade bir kere var olmuş olmak önemli.
Gitmek mi ? ''gitmek,kalmaktan ziyade bir kere var olmuş olmak önemli'' diyor ve; Gözlerini bilinmezliğe kilitleyip, bilinçaltını tanrılar çöplüğüne, benliğini de akbabalara öğün sağlayıp, kayboluyorum... Hoşçakal
Haa sen nasıl olsa dayanıklısın! diyorsun peşi sıra incecik, çirkince...
Neden bana benziyorsun ki... Bak biz aynı yıldızda seviştik ama ne yaptımsa sana benzeyemedim. Nedenmi; ben hep denek oldum ameliyat verilen partilerde. Sen ise genel cerrahdın, bildiğim hastalar harici. En büyük lanetli salsacı palyaço neşterine tutundu, paramparça oldu yine benzeyemedi.
Neyinim: keşke anlaMAsam... Bir özleyenin var, daima senden arta kalanlar ile yetinen...
Az geldiğinde yosma melekler çölünde yol gösteren ve cehennemim de liste başı yer eyleyip konaklayan.
Yere basmadığım günlerden birgün ''Hayatta herşeyin bedeli var'' üzerine epeyce ömüre mazi olacak ''bu günahtir'' diyen aptal düşünürlerin aforizmalarına değinmiştik, bil ki halen süslemekte görmediğim günleri. Bedel verdim ışık saçıcı bedel, hiç hayal bile edemeyeceğin kadar! Ya sen? Sustun. Yine sus, öyle bir suski yeryüzü böyle susmaya şahit olmasın bir daha. Zaten en can alıcı yerinde hep susmayı seçtin.
Devrik cümlelerimin efendisi serzenişim o içindeki derede masal yazan küçük çocuğa; umut ettiğin o gitme vakti hiç gelmeyecek, bekleme ziyan etme göreceğin göremeyeceklerimizi. ...Çizen, yöneten, var edip yok sayan da palyaçon. Bak aklıma bir söz geldi, bıraktığın bu harebeye sığınan birinden ''Bizim hiç bir senaryoda rolümüz olmadıki'' deyip senaristi düren, rafta toz kalesi yapan. Sen rolünü gereğince yaptın, burda sayıklamam boşa biliyorum. Zincirleme var ettiklerim de, yaklaştıkça uzaklaşma bu olsa gerek.
Hani derler ya ferah olunması gerektiğinde , döktüklerine kuş börtü böcek kat diye.. Nerde buldum seni adı bile yok, kahredende bu ya... Bir kuşun can verirken çığlığındamı, yoksa asırlar öncesi hamam böceği gibi evrim geçirmeyip o masum yüreğini koruduğun börtü yuvasındamı. Yine karamsarlaştım ve beceremedim, saçmalıyorum ama içimi döküyorum ya bu herşeye değer.
Yok Yok ''bir kere var olmuş olmak önemli'' düşündüğün gibi korunmasını beklemek herşeye cevap değil. Yarattın yarattığına sahip çık, demezlermi sana? ...Bizim rengimiz var göğün güneş varken denizi maviye boyadığı gibi masmavi vede şaşılası.
''Gitmek'' ne garip bu kelimeyi giymişken, sana kainatı sunmam. Hak ediyorsun bir yandan, omuzun ipten ince, yüküm ağır, sevmelerim ağır ağır oğlu ağır lan.
Halen Türev'in dizelerinden esinlenip, türettiğim cevabı bekliyorum ''Aşk -/+ İhanet +/- ='' birbirinden bağımsız bu iki kavram nasıl olurda yanyana benimsenir... Ceza verdiğin yerde beklemekteyim. Dönme ama dön lütfen ve hiç gitme, hatta hiç gelme, sana yakışan da bu. Dönersen şüphe güderim kabuğundan. Gelmezsen anti-çıkışlarım doğruluk kazanır. Dinleme sen beni, bildiğin taktir ettiğimdir.
Sen de Hoşça kal, ben nasıl olacaksam?
ölüm adın kahpe olsun
|