Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Edebi Mevzular

Edebi Mevzular Özgürlüktür edebiyat..


Yaşamın Ucuna Yolculuk...

Edebi Mevzular içerisinde Yaşamın Ucuna Yolculuk... konusu: Yaşamın daha doğrusu yaşamın ortasında, tüm özlemlerimin doyumsuz kaldığını nasıl da algılıyorum. Ama artık yorulmaksızın aramak yok. Aranan yaşantılar arandı. Yaşandı. Bir kısmı gömüldü. Yeniden toprak oldu. Canlılıklarını duyduğum, canlılıklarını ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 14-08-2009, 00:33
There[ya] - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
*Râ ..
 
Üyelik Tarihi: 20-04-2009
Nerden: ' ℓєв-ι ∂єя`уα
Mesajlar: 13
Arrow Yaşamın Ucuna Yolculuk...

Yaşamın daha doğrusu yaşamın ortasında, tüm özlemlerimin doyumsuz kaldığını nasıl da algılıyorum. Ama artık yorulmaksızın aramak yok. Aranan yaşantılar arandı. Yaşandı. Bir kısmı gömüldü. Yeniden toprak oldu. Canlılıklarını duyduğum, canlılıklarını birlikte bölüştüğüm birtakım insanlar gitti. Onlar adına, onları da özlemek, onlar için özlemek, onlar için de sevmek. İnsan yaşamının mutlak en önemli olgusu sevilen bir insanı özlemek, istemek. Onun yanındayken de özlemek, istemek. Oysa yaşam genellikle insanın bir başına kalması. Uykuda. Uykuyu araken. Derin uykuların ötesinde bile zaman zaman düşünde sezinlemiyor mu insan bir başınalığın çaresizliğini?

Yollarda. Okurken. Pencereden caddelere bakarken. Giyinirken. Soyunurken. Herhangi bir kahvenin içinde oturan insanlara gelişigüzel bakarken. Hiç bir şey aramazken. Herhangi bir kahvede oturan insanları görmezken, başka olgular düşünürken. Yosun kokusunu yeniden duymaya çalışırken, bir kavşakta karşıdan karşıya geçerken, arabalar dünyasında yaşadığını son anda algılarken, büyük bir bulvarın tüm kahvelerinde oturanlardan hiç birini tanımazken, bir mağazadan gelişigüzel yiyecek seçerken, ya da bir satıcıdan herhangi bir malı isterken, aynı anda özlem ve yalnızlıkları düşünürken, gidenleri, gelenleri, bölünenleri, ölenleri, doğanları, büyüyenleri, yaşamak isteyenleri, yaşamak istemeyenleri özlerken, severken, sevilirken, sevişirken, hep yalnız değil miyiz?

Yaşam özlemini doyuracak bir olgu mümkün mü.

Her anı ölüdür.

Sordukları zaman, bana ne iş yaptığımı, evli olup olmadığımı, kocamın ne iş yaptığını, ana babamın ne olduklarını sordukları zaman, ne gibi koşullarda yaşadığımı, yanıtlarımı nasıl memnunlukla onayladıklarını yüzlerinde okuyorum. Ve hepsine haykırmak istiyorum. Onayladığınız yanıtlar yalnız bir yüzey, benim gerçeğimle bağdaşmayan bir yüzey. Ne düzenli bir iş, ne iyi bir konut, ne sizin "medeni durum" dediğiniz durumsuzluk, ne de başarılı bir birey olmak, ya da sayılmak benim gerçeğim değil. Bu kolay olgulara, siz bu düzeni böylesine saptadığınız için ben de eriştim. Hem de hiç bir çaba harcamadan. Belki de hiç istediğim gibi çalışmadan. İstediğiniz düzene (ayak uydurmak) o denli kolay ki...

Ama insanın gerçek yeteneğini, tüm yaşamını, kanını, aklını, varoluşunu verdiği iç dünyasının olgularının sizler için hiç bir değeri yok ki. Bırakıyorsun insan onları kendisiyle birlikte gömsün. Ama hayır, hiç değilse susarak hepsini yüzünüze haykırmak istiyorum. Sizin düzeninizle, akıl anlayışınızla, namus anlayışınızla, başarı anlayışınızla hiç bağdaşan yönüm yok. Aranızda dolaşmak için giyiniyorum. İyi giyinene iyi yer verdiğiniz için. Aranızda dolaşmak için çalışıyorum. İstediğimi çalışmama izin verdiğiniz için. İçgüdülerimi hiç bir işte uygulamama izin vermediğiniz için. Hiç bir çaba harcamadan bunları yapabiliyorum, bir şey yapıldı sanıyorsunuz.

Yaşamım boyunca içimi kemirttiniz. Evlerinizle. Okullarınızla. İş yerlerinizle. Özel ya da resmi kuruluşlarınızla içimi kemirttiniz. Ölmek istedim, dirilttiniz. Yazı yazmak istedim, aç kalırsın, dediniz. Aç kalmayı denedim, serum verdiniz. Delirdim, kafama elektrik verdiniz. Hiç aile olunmayacak bir insanla bir araya geldim, gene aile olduk. Ben bütün bunların dışındayım. Şimdi tek konuğu olduğum bu otelden ayrılırken, hangi otobüs ya da tren istasyonuna, hangi havaalanı ya da hangi limana doğru gideceğimi bilmediğim bu sabahta, iyi, başarılı, düzenli bir insandan başka her şey olduğumu duyuyorum.

İnsan çoğu kez her şeyin son bulduğu duygusuna kapılıyor, oysa yaşamın sonsuzluğunu algılayabilmek için bile yeterli değil bir insan ömrü.

* * *


Birdik ve koptuk, tanrının laneti üstümüze yağdı ve cezamız aslında cennetten kovulmak değil eşimizden ayrılmaktı.. ve onu aramak ömür boyu.Çoğu insan gözünü onsuz kapatır, onu bulamadan, bize bahşedilen bu bedenin tadına onunla varamadan.Çünkü ancak onunla sevişirsek, ruhumuzu da katıp sevişebiliriz.Bir doğa hizmetinin, binbir hata ve yanılgının ötesine geçebiliriz..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 14-08-2009, 22:53
vesaire - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vesaire
 
Üyelik Tarihi: 24-11-2007
Mesajlar: 7
Yaşananların farkında olmak, bizi farklı kılıyor. Buna ancak kıyaslama yolu ile ulaşabiliyoruz. Farkındalığın farkının olması için, başkalarının yaşamlarının olması gerekiyor. Kurulmuş ve bu noktaya getirilmiş bir yaşam ve uygarlık var. Bu yaşam farklı olabilir miydi dersen olabilirdi derim ama değişen bir şey olmazdı. Biz yaşam hangi şekilde kurulursa kurulsun yine yalnız ve çaresiz kalmaya devam edeceğiz. Yine sevdiklerimiz gözümüzün önünde yitip gidecekler ve biz de bizi sevenlerin gözünün önünden yitip gideceğiz.Gerçek anlamda paylaşılan tek şey çaresizlik aslında.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 25-10-2009, 17:51
duarden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
solus et moriturus
 
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 34
Mesajlar: 1,885
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
vesaire´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
.....
Kurulmuş ve bu noktaya getirilmiş bir yaşam ve uygarlık var. Bu yaşam farklı olabilir miydi dersen olabilirdi derim ama değişen bir şey olmazdı. Biz yaşam hangi şekilde kurulursa kurulsun yine yalnız ve çaresiz kalmaya devam edeceğiz. .....
Gerçek anlamda paylaşılan tek şey çaresizlik aslında.
Hangi şekilde kurulursa kurulsun...
Sonu gelmeyecek kapalı bir labirent mi bizi bekleyen.
Kimbilir belki de...


House of Duarden
Alıntı:
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
ucuna, yaşamın, yaşamın ucuna yolculuk, yolculuk...


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kokoloji;Çölde Yolculuk Testi titania Sosyoloji & Psikoloji 13 22-01-2012 02:44
Ölerek yaşamın onurunu korumak;Sokrates'in savunması non serviam Felsefe 20 30-07-2008 21:07
AnKa KuŞu ile yolculuk.. Vos Amo Radyo Khaos 5 26-07-2008 14:18
Yaşamın Kıyısında HattoriHanzO Film Arşivi 6 26-11-2007 18:44
Yolculuk var... Yolcu da var... Hancı da var... akRAP Geyik Mevzular 1 29-08-2007 15:28


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:01 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info