Gabriel Garcia Marquez: Yüzyıllık Yalnızlık
"Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli kocaman bir evde, toprak yiyen bir kız kardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları birörnek bir yığın hısım akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım. Yüzyıllık Yalnızlık'ı iki yıldan daha kısa bir sürede yazdım. Ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş, on altı yılımı aldı. Büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü şeylermiş gibi anlatırdı bana. Anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım. Yüzyıllık Yalnızlık'ı büyükannemin işte bu yöntemini kullanarak yazdım. Bu romanı büyük bir dikkat ve keyifle okuyan, hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım. Şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım. Kitaplarımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız."
Kitaptan alıntılar
Dünya öylesine çiçeği burnundaydı ki, pek çok şeyin adı yoktu daha ve bunlardan söz edilirken parmakla işaret edip göstermek gerekirdi.
Tüm köylerde beslenmesi yasaklanan tek hayvan vardı: dövüş horozuydu... Çünkü insanlar hem kendileri hem de doğa mutlu olsun istiyordu.
Birkaç yıl içinde Macondo, üç yüz kişilik nüfusun o zamana kadar çok daha mutlu ve çalışkan köydü. Burası kimsenin ölmediği gerçekten mutlu bir köydü.
İnsanın oturduğu toprakların altında ölüleri yoksa, o adam o toprağın insanı değildir.
Ursula incitmeyen bir kararlılıkla direndi: “sizlerin burada kalması için benim ölmem gerekiyorsa, ölürüm.”
Jose Arcadio Buendia, karısının böylesine irade gücü olduğunu hiç sanmazdı. Olanca hayal gücüyle, toprağa sihirli bir su serpince istediğin yerden meyve ağaçlarının çıktığı, ağrılara sızılara karşı her türlü devanın sudan ucuz satıldığı şaşılası bir dünyadan söz ederek karısını kandırmaya çalıştı. ama bütün bu anlattıkları Ursula'ya vız geldi.
----------------------------------------------------
Marguez,gazetecilik yaptığı 1950'li yıllarda Amerikan karşıtı tutumuyla dikkat çeker. Çözüm arayışlarını devam ettirmek için gittiği Küba'da Castro devrimi'ni incelerken, Fidel Castro'yla uzun yıllar boyunca eleştirileceği bir dostluk kurdu. Küba Komünist Partisi'nin yaşadığı ideolojik bölünmeler sonucunda buradan ayrılmaya karar verdiğinde ise, Küba haber ajansı Prensa Latina'nın Kuzey Amerika birim yöneticiliğini yaptığı için, Amerika'ya girişi 20 yıl yasaklanandı.
'İnsanların yaşadığı değildir hayat
aslolan hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır'
|