Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Edebi Mevzular

Edebi Mevzular Özgürlüktür edebiyat..


Fernando Pessoa: Ophélia’ya Mektuplar

Edebi Mevzular içerisinde Fernando Pessoa: Ophélia’ya Mektuplar konusu: Çoğul kimlikli ve gizemli bir yazar ve şair Fernando Pessoa. Sınırlı koşullarda yaşayan, yaşamının her anında yapıtını ön planda tutmayı düşünen, ama sağlığında Portekizce bir tek yapıtı (Mensagem: Mesaj) yayımlanmış ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 14-05-2009, 16:03
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 10-03-2007
Mesajlar: 159
Standart Fernando Pessoa: Ophélia’ya Mektuplar

Çoğul kimlikli ve gizemli bir yazar ve şair Fernando Pessoa. Sınırlı koşullarda yaşayan, yaşamının her anında yapıtını ön planda tutmayı düşünen, ama sağlığında Portekizce bir tek yapıtı (Mensagem: Mesaj) yayımlanmış olan Fernando Pessoa, sessiz sedasız sonsuzluğa göçtüğünde yazdıklarını sakladığı bir sandıkta yirmi yedi bin el yazılı metni ortaya çıkmıştı. Bu metinler yarattığı ve zaman zaman ardına gizlendiği yetmişin üstünde “takma ad, alt kimlik, dış kimlik ya da kurmaca kimliğin” (heteronimo) imzasını taşıyordu. Yazar en bilinenleri Alvaro de Campos, Alberto Caeiro, Ricardo Reis ve Bernardo Soares olan bu alt kimlikler için, farklılıklarını doğrulayan özgeçmişler oluşturmuştu; her birinin üslubu farklıydı, hiçbiri Fernando Pessoa değildi ama tümü bir arada onun böylesine çeşitlilik gösteren yaratıcılık evrenini yansıtıyordu.

Yaratıcılık ürünü verme bakımından bu kadar verimli olan Pessoa’nın özel yaşamına ilişkin bilgilereyse onun nişanlısına yazdığı mektuplardan ulaşıyoruz: Cartas de Amor de Fernando Pessoa (Fernando Pessoa’nın Aşk Mektupları).
Pessoa’nın dokuz yıl arayla iki ayrı dönemde (1920; 1929) hayatındaki tek kadın olan nişanlısı Ophélia Queiroz’a yazdığı mektuplar ilk bakışta onu bizlere bir sevgili konumunda sunuyor; ancak okurun satır aralarında yer yer onun gündelik yaşamına, özeline, kişiliğine ilişkin birtakım ipuçları yakalamasına da olanak veriyor.

Sevgi dolu söylemi karamsarlığını, yalnızlığını, kıskançlıklarını, kuşkularını, psikiyatri kliniğine yatma isteğini, iç sıkıntılarını ele veriyor; söylemi bize onun o ciddi görünümü altında yer yer çocuklaşabildiğini gösteriyor. Yazarın bu mektuplarda dille oynadığını, sözcük biçimlerini bozduğunu saptıyoruz; sevgisini, öfkesini, şakacılığını, serzenişlerini mektupların hitaplarında buluyoruz. Edebiyat yapıtını oluşturma zamanının geldiğini belirtirken zamansızlıktan şikâyet ettiğini görüyoruz; yaşamının edebiyat yapıtının çevresinde döndüğünü ama geri kalan her şeyin ikinci planda kaldığını anlıyoruz; huzur ve yalnızlık istediğine ama yalnızlıktan şikâyet ettiğine tanık oluyoruz; özelini korumaya özen gösterdiğini, duygularını başkalarının öğrenmesini istemediğini, özel yaşamından söz etmeyi hiç sevmediğini saptıyoruz.
Aşağıda Pessoa’nın bütün bu özellikleri içeren mektuplarından bir örnek sunuyoruz.





Küçük Ophélia,
Beni küçümsediğinizi ya da en azından bana karşı gerçekten ilgisiz olduğunuzu göstermek için ne bu kadar uzun bir söylemin belirgin biçimde örtük olması gerekirdi, ne de bana yazdığınız ciddiyet ve inandırıcılıktan uzak bir dizi “neden” göstermeye gerek vardı. Yeterdi bunu bana söylemeniz. Böylece, çok iyi anladım, yalnız bu bana daha da acı verdi.
Flört ettiğiniz genci bana yeğliyor ve kuşkusuz onu çok seviyorsanız, benim buna gücenmeye nasıl hakkım olabilir ki? Küçük Ophélia kimi isterse onu yeğleyebilir: O ne beni sevmek zorundadır –ben buna yürekten inanıyorum– ne de gerçekten beni seviyormuş gibi yapmak zorunda (yeter ki canı eğlenmek istemesin).

Gerçekten seven kişi adli dilekçelere benzer mektuplar yazmaz. Aşk, nedenleri bu kadar incelemez, insanlara da “yakalanması” gereken sanıklar muamelesi yapmaz.

Niçin açık davranmıyorsunuz bana? Size –ne size ne de bir başkasına– hiç kötülük yapmamış bir insana acı çektirmeye ne gerek duyuyorsunuz; bu insan yalnız ve yürek karartıcı yaşamını yeterince ağırlık ve acı olarak taşıyan biri; sahte umutlar yaratarak, yapmacık sevgi gösterileri yaparak ona yaşamının ağırlaştığını göstermeye ne gerek var?

Üstelik bunda sırf eğlenmekten başka çıkar da yok; ya da alaydan başka yarar da yok.

Bütün bunların gülünç olduğunu, en gülünç yanının da ben olduğumu kabul ediyorum.

Kendim de gülünç bulurdum zaten, eğer sizi bu kadar sevmeseydim ve eğer bana vermekten zevk aldığınız acıdan başka şey düşünmeye vaktim olsaydı; bu acıyı hak etmedim ben, sizi sevmek dışında; ve sanırım sizi sevmek de, bu acıyı hak etmek için yeterli bir neden değil. Neyse...

İşte bu da benden istediğiniz “yazılı belge”. İmzamı noter Eugenio Silva doğrulayacaktır.


1 Mart 1920
Fernando Pessoa
Kitap-lık: Sayı: 124 Şubat 2009
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 14-05-2009, 23:16
Sunasu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 07-05-2009
Mesajlar: 349
Pessoa içindeki kalabalığı bir şiirinde şöyle anlatır :

Sayısız insan yaşar içimizde,
hissetsem de düşünsem de bilemem
kim düşünür içimde kim hisseder.
Düşünceler ya da hisler için
yalnızca sahneyim ben.

Ruhsa, birden fazla var bende.
Ben'se benden daha fazlası.
Herkes kayıtsız oysa
yaşadığım hayata:
Susturuyorum onları,
kendim konuşurken.

Hislerim, hissetmediklerim
onlardan doğup da birbiriyle
çelişenler. Farkına varmıyorum
hiçbir şeyin yalnızca yaşıyorum ben,
olmak istediğime kimsenin bir sözü yok


Ben def ettikçe alçak virüsler ürüyor. Ben doğrumu deştikçe onlar komikmiş gibi gülüyor. Bilmiyorlar aslında onlar karşımda yavaşça ölüyor....
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
fernando pessoa, ophelia, ophélia’ya mektuplar


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Ah! Sevgili Ophélia... akeboshi Edebi Mevzular 0 14-05-2009 15:27
Ahret'ten Mektuplar YeCinni Komik Çizgiler 2 10-04-2009 17:34
Fernando Pessoa'dan şiirler... Uzak Şiirler 5 10-12-2008 22:19
Apocalyptica’nın Yeni Albümü ’’Worlds Collide’’ 23xx Müzikal Enfeksiyon 0 11-09-2007 22:28
73’lük malul dedeye ’çalış’ emri KemalistGNC Güncel Mevzular 1 19-02-2007 17:27


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:53 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info