Samuel Beckett'in mektupları
Bu ay Samuel Beckett'in mektuplarından yeni bir seçki Cambridge tarafından yayımlandı: ‘Samuel Beckett, Yazışmalar, 1929-1940'. Dört bölümden oluşan seride Beckett'in mektuplarından 2500'ü yer alıyor. Mektupların nasıl seçildiklerine gelince, buna Beckett'in kendisi 1985 yılında karar vermiş: ‘Mektuplardaki işlerimden bahseden pasajlar kullanılmalı'. Az kelimeden hoşlanan bir adam için Beckett fazlasıyla mektup yazmış diyebilirim. Sayıları 15 bini bulan bu mektupların bir kısmı geçmişte yayımlanmıştı. Örneğin Godot’yu Beklerken’in ABD’de ne kadar başarısız olduğunu ve Beckett’in buna ne kadar aldırmadığını Schneider-Beckett yazışmalarından biliyorduk. Genelde yazarın oyunları çerçevesinde dönen bu yazışmalarda Beckett “başarı ya da başarısızlık beni ilgilendirmiyor. Hatta başarısız olduğumda kendimi daha rahat hissediyorum” diyordu. “Ne de olsa hayatımın büyük kısmını onunla geçirdim.”
Cambridge’in editörleri bu söze sadık kalmaya çalışmış ama kişisel detayları dışarıda bırakmamışlar. Şimdilik batılı eleştirmenlerden yükselen soru neden 1929’dan başlandığı. Beckett biyografisini yazması için izin verdiği James Knowlson’a yapıtlarındaki pek çok detayın kökenini çocukluk ve ergenlik döneminde aramak gerektiğini söylemişti. Yazarın yatılı okuldan ailesine yolladığı mektupların varlığı biliniyor, öyleyse neden editörler bu mektupları seçkiye dahil etmek ihtiyacı duymadılar? Bunun yerine mektuplar 1929’da yazarın kolejden mezun olmasıyla açılıyor. Beckett’in körleşmekte olan Joyce’la tanışmasını, Dublin, Londra, Paris arasında geçen hayatını okuyoruz. 1936’da Sergei Eisenstein’a “sinemayla ilgilendiğini” yazıyor ve Thomas McGreevy’ye ilk yazar bunalımından bahsedişine şahit oluyoruz. 1938 önemli bir yıl çünkü yazarın ilk romanı Murphy yayımlanıyor ve Beckett yazar Prudent adlı Fransız bir pezevenk tarafından sokakta bıçaklanıyor. Beckett’in anlatımına göre neden diye sorduğunda, “bilmiyorum, çok özür dilerim efendim” karşılığını veriyor pezevenk.
Mektuplarda Beckett’in ağzından çıkmış olmasına şaşıracağınız türde küfürlü, kaba ve bol argolu bölümler de var. Yaptığı bazı değerlendirmeler Bukowski’yi aratmayacak türden. Kitabın editörlerinin yer yer dip notlarla yumuşatmaya çalıştıkları bu bölümler yazarın farklı bir yönünü ortaya koyuyorlar. Bu anlamda yazarın yapıtlarını belki de mektuplardan daha iyi bir imaj çizdikleri söylenebilir. Ya da belki ilerleyen yıllarla beraber mektupların dilinin de değiştiğini görürüz ve bunun da ayrı bir önemi olur.
Yayınevleri hele de içinde bulunduğumuz kriz döneminde bu tür kitaplara (Sontag’ın Notları ya da Beckett’in mektupları) ilgi gösterirler mi bilmiyorum. Umarım gösterirler ve en kısa zamanda bu yapıtların Türkçelerine kavuşuruz.
Şampiyon gibi düşün
Ekonomik kriz giderek büyürken yayımcılık da krizden nasibini aldı. Tek bir tür dışında: Ekonomi kitapları. İnsanlara krizi nasıl değerlendirmeleri gerektiğini söyleyen kitaplar yayımcılığın motoru durumundalar. Krizi fırsat bilen pek çok yazar da insanlara paralarını ne yapmaları gerektiğini söyleyen kitaplarla yeniden piyasaya çıktılar. Bunlardan biri de Donald Trump. Trump 15 Nisan’da çıkan Şampiyon Gibi Düşün kitabıyla New York Times’ın başköşesindeydi. Times’ın yazarlarından Deborah Solomon’un sorularını yanıtlayan Trump, kitabında kriz ve Madoff’tan bahsediyor. Solomon’un “Şampiyon gibi düşünmek başımızı belaya sokmadı mı?” sorusuna “hayır, başımızı belaya sokan bir grup insanın aç gözlülüğüydü” yanıtını veren Trump; AIG ve Edward Liddy’nin boylarından büyük işlere kalkıştıklarını, bankerlere insanların paralarını kaybettikleri için 30-50 milyon dolarlık bonuslar vermenin son derece anlamsız olduğunu ekliyor. Röportajın en ilginç kısmıysa Trump’a Bernard Madoff’la arkadaşlığının hatırlatılması. Trump bu sözün altındaki imayı duymazdan gelip (kendi golf kulübünün de reklamını yaparak) Madoff’un golf sevdiğinden bahsediyor. Trump hiçbir zaman Madoff’a yatırım yapmamış çünkü onun sağlam pabuç olduğunu düşünmemiş. Ayrıca sadece baba Madoff’un değil, bütün ailenin hapse atılması gerektiğini düşünüyormuş. Trump’ın yeni kitabı şimdiden ABD çok satan kitaplar listelerine girdi; gerçi insanlara herkesle tokalaşmamak gibi öğütler verdiği bir önceki kitap da listelere girmişti. Bakalım akıbeti ne olacak?
Z.HEYZEN ATEŞ / Radikal Kitap
|