Eliot, 'Hayvan Çiftliği'ni neden reddetti?
Savaş, politik karmaşa, komplolar, ezenler ve ezilenler ya da adi politikacılar, George Orwell’den bahsetmek için her zaman iyi fırsattır. Ancak bu seferki yazımın konusu tam olarak Orwell ya da Hayvan Çiftliği kitap değil; bu başyapıtın hem de T.S. Eliot tarafından nasıl olup da reddedildiği. Faber&Faber’in başında olan T.S. Eliot’ın 1944’te Orwell’e yazdığı ve T.S. Eliot’ın eşinin 1969 yılında New York Times’a yolladığı mektuba göz atalım: Sevgili Orwell, Hayvan Çiftliği’yle ilgili hızlı bir karar istediğinizi biliyorum; ama en az iki editörün fikrini belirtmesi gerek ve bu, bir haftada halledilemez. Ama işleri hızlandırmak adına Yönetim Kurulu Başkanı’na da kitaba göz atmasını söyledim. Ne yazık ki diğer editör de ana noktalarda benimle aynı fikirde. Bunun sıra dışı bir eser olduğunda hemfikiriz; fabl büyük bir beceriyle ele alınmış ve anlatım biçimi okuyucunun ilgisinin sürmesini sağlıyor ve bunu Güliver’den beri çok az yazar başarabildi.
Troçkist bakış ikna edici değil
Diğer taraftan günümüzdeki politik durumu eleştirmek için en iyi yolun bu olduğuna ikna olmuş değilim (diğer editörlerin de ikna olmayacaklarına eminim). Genel akışın aksi yönüne giden kitaplar yayımlamak paradan başka şeylerle de ilgilendiğini iddia eden her yayınevinin görevidir. Ama bu tür durumlarda firmadan en az bir kişinin bu sözlerin şu an söylenmesi gereken sözler olduğuna ikna olması gerekir. Bu kitabın söylediklerini savunması koşuluyla, herhangi birinin onu yayımlamaması için hiçbir neden göremiyorum.
Benim bu yapıtla ilgili genel tatminsizliğimin temeli, en yalın haliyle, yapıtın olumsuz havası. Yazarın istediklerine, karşı çıktığı şeylerin bazılarına sempati duyuyorum ama kitaba hâkim olan ve genelinde Troçkist diyebileceğim bakış ikna edici değil. Her iki tarafa da tatmin edici ölçüde bağlı kalmadan oyunuzu böldüğünüzü düşünüyorum -başka bir deyişle daha saf bir komünizm yönünden bakarak Rus eğilimlerini eleştirenlerle, çok daha farklı bir bakış açısıyla küçük ulusların geleceği konusunda endişeye düşenler arasında kalmışsınız. Ne de olsa domuzlarınız diğer hayvanlardan çok daha akıllı ve bu yüzden çiftliği yönetmeye en uygun olan onlar, aslında onlar olmasa ortada bir Hayvan Çiftliği bile olması mümkün değil: yani çiftliğin ihtiyacı olanın daha fazla komünizm değil, daha halkçı domuzlar olduğu iddia edilebilir.
Çok üzgünüm, çünkü bu kitabı her kim basarsa doğal olarak gelecekteki eserlerinizi de basma şansına sahip olacak: Ve çalışmanıza büyük saygı duyuyorum, çünkü iyi yazılmış, bütünlüğü olan bir yapıt.
Saygılarımla,
T.S. Eliot
‘Aşk ve Gurur’a zombiler karıştı
Philadelphia’lı Quirk Yayınevi beklenmedik bir çıkış yaparak herkesin dikkatini çekti. Çıkış yapmalarını sağlayan kitap da son derece beklenmedik olduğundan, bu başarı gazetelere bile yansıdı. İyi tasarlanmış, eğlenceli kitaplar yayımlamasıyla ünlü Quirk’in çıkış yapmasını sağlayan ve satış rekoru kıran kitabı Aşk ve Gurur ve Zombiler’di. Jane Austen’in kitabının mutasyona uğramış hali diyebileceğimiz yapıt, bir bakıma Dr. Who dizisini andırıyor. Austen’in duygusal bileşimine bu sefer bir de zombiler eklenmiş, hikâye kanlı bir hal alıp cesetlerden dökülen et parçalarıyla süslenmiş. Zombili Jane Austen sayesinden krizden paçasını kurtaran yayınevi şimdi de diğer klasikleri uyarlamayı düşünüyor. Listenin ilk sırasındaysa Monte Kristo’nun Cesedi ve Silahlara Veda’nın uyarlaması olan ‘Kollara ve Bacaklara Veda’ var.
Büyük gün 21 Nisan
Dünyanın dört bir tarafındaki kütüphaneler ve arşivler birleşerek, ender harita, film, elyazması ve ses kayıt koleksiyonlarını herkesin bedava yararlanabilmesi amacıyla internete taşıdılar. Toplanması dört yıl süren The World Digital Archive (Dünya Dijital Arşivi) yedi dilde -Arapça, Çince, İngilizce, Fransızca, Portekizce, Rusça ve İspanyolca- hizmet veriyor ve daha da fazla dilde açıklamalar içeriyor. Arşivde yer alan eserler arasında 17. yüzyıldan kalma haritalar, 19. yüzyıldan kalma fotoğraflar ve bir kölenin 101 yaşındaki torununun ses kayıtları da var.
Projeye katılan kütüphaneler arasında ABD, Irak, Mısır, Rusya, Brezilya, İsrail, Suudi Arabistan ve Uganda yer alıyor. Kullanıcılar; yer, zaman, konu ya da eser adını kriter olarak kullanarak arama yapabilecekler. Geçen yıl Avrupa Birliği, binden fazla Avrupa ulusal kütüphanesinin ve kuruluşunun katkıda bulunduğu online bir arşiv olan Europeana’nın prototipini sunmuştu. Saatte bazen 10 milyon hit alan Europeana, bu tür projelerin ne kadar önemli olduğunu ispatlamıştı. Dünya Dijital Arşivi de bunu bir sonraki basamağa taşımış oldu. Bakalım gelecek ne gösterecek?
Z.HEYZEN ATEŞ / Radikal Kitap
|