|
|
| Edebi Mevzular Özgürlüktür edebiyat.. |
Tanrım.Bu Kadar Acımasız Olamazsın..Edebi Mevzular içerisinde Tanrım.Bu Kadar Acımasız Olamazsın.. konusu: Akşam olmuştu ve paramızın tümünü harcamıştık.İşin kötüsü iki zübbe peşime takılmıştı.Esat ve Halil.Nedensiz yere selamlaşıp dururduk hep.Bu akşam ne olduysa samimi olmuştuk veya öyle zannediyorlardı.
Eh dedim, yapacak bi şey ...

10-03-2009, 18:16
|
 |
ganimet tüccarı
|
|
Üyelik Tarihi: 29-05-2008
Nerden: ankara, kütahya
Mesajlar: 468
|
|
Tanrım.Bu Kadar Acımasız Olamazsın..
Akşam olmuştu ve paramızın tümünü harcamıştık.İşin kötüsü iki zübbe peşime takılmıştı.Esat ve Halil.Nedensiz yere selamlaşıp dururduk hep.Bu akşam ne olduysa samimi olmuştuk veya öyle zannediyorlardı.
Eh dedim, yapacak bi şey yok parka gidip çimlere uzanalım.Olur dediler.Daha gitmeden pişman etmişlerdi beni.Yol boyunca yaptıkları gereksiz işleri anlatıp gülüştüler.Ben de ya öyle, iyi yapmışsınız deyip sırıttım salak gibi.İşin kötüsü hava güzel diye herkes parktaydı.Onlara burada olmamızın iyi fikir olmadığını ve herkesi rahatsız edeceğimizi söyledim.İçmiyoruz merak etme dediler.Bahane bulamadım.Haklıydılar.
Sanırım bi saatten fazla gülüşüp durdular.O kadar boktan anıları vardı ki küçük çocukların bile imreneceğinden şüpheliyim.Arada bi Nihat’ı da olayın içine dahil ediyorlardı.Nihat onlardan değildi.Biraz daha başına buyruk ve çok daha gözü kara biriydi.Yan yanayken inanılmaz keyif alırdık yaptıklarımızdan.Annesiyle babası yoktu, abisiyle yaşıyordu.Hiç anlatmazdık geçmişimizi, sarmazdık da.Abisinin ufak tefek sabıkası vardı.Geçen sene hapisten çıkmıştı ama Nihat’tan daha makul bi insandı.Efendi, ağır başlı ve daha insancıl.
Patlayacaktım sıkıntıdan ki Alper’i gördüm.O gelmeseydi ölecektim sanırım.Aramızda en düzgün insan oydu.Kötü işler yapmaya meyilliydi ama heyecanı izin vermiyordu bi türlü.Ben de istemezdim zaten.Bunların yanında ne işin var gibi göz kırptı bana.Bende gülümsedim.Moralim biraz olsun düzelmişti.Hem park tenhalaşmış hem de Esat’la Halil’in eve gitme saatleri yaklaşmıştı.Halil müsaade istedi.Kucakladık ve gitti.Esat’ta hala tık yoktu.Dinleme sırası ona geçmişti ve ne konuşacağımızı merak ediyordu.Eyvallah dedim kendi kendime gelene git demem gereksiz olur.
Alper iki bira kapıp geldi, bağdaş kurup oturduk.Enteresan işlerimiz aklımıza geldikçe gülüyorduk, güldükçe daha çok konuşuyorduk.Uzaktan bi fren sesi geldi.Hay bu zengin piçlerinin.. dedi Alper.Katıldım.Ve o araba hızla parka doğru yöneldi.Sert bi fren yaparak yanımızda durdu.İki dayı kapıyı açıp hırsla çıktılar.Yine çevre halkını rahatsız etmiştik sanırım ve sağdaki adamı tanıyordum.Dedim ki:
--Hiç zahmet etmeyin abi, eve gidiyoruz şimdi.
--Nereye gidiyorsun lan!
--Eve işte abi.
--Bekleyin bakim hemen nereye böyle?
Bu sözü hatırlıyorum.Kimlik soracaktı bi de olursa üstümüzü arayacaktı üşenmezse.Cüzdanı çıkarmak için elimi arkaya attım.Tam o sırada bi yumruk yedim çeneme.Yığılıverdim.Ensemden yakalayıp:
--Girin lan arabaya.
Girdik.Korkuyorduk.Hepimiz birbirimizden şüpheleneliyorduk.Esat’ın eve gitmeyişine takmıştım.Acaba ne halt yedi bu lavuk?Kulağına fısıldadım noluyor lan diye.Çıt çıkarmadı.Gözleri kocaman açılmış, dişlerini kenetlemiş ve titriyordu.Bi şey anladıysam Arap olayım.
Arabadan indik, bi odaya sokmuşlardı bizi.Lan dedim ne oluyor burada?Neden buradayız?Göreceksiniz dedi ve kapıyı kilitledi.
Alper konuşursa ağlayacaktı belli.Dokunmadım ona.Dedim ya Esat’tan şüpheleniyordum.Ona baktığımı görünce valla ben bi şey yapmadım oğlum dedi.Her neyse konuşturacak halim yoktu.Konuşturacaklardı nasıl olsa.Acaba konuşturmayacaklar mı diye düşünüp kendi kendimi tedirgin ettim bi an.Ama çok saçmaydı.Birilerinin bize neler olduğunu anlatması lazımdı.
Saatin kaç olduğundan haberim yoktu.Böyle sıkıntılı zamanlarda dakikalar saat gibi geçer biliyorum.Ama bu hakikaten çok uzun sürdü.Rahatlamıştım gerçi.Nasıl olsa bi olaya karışmamıştım.Ben çıkacaktım ama ya onlar?...
Sonunda kapıyı açtılar.
--Alper hanginiz?
Alper elini kaldıramadı.Öylece bakıyordu mavi gözlerini ürkekçe kısarak.Esat Alper’i parmağıyla işaret etti.Çok üzülmüştüm.Alper gibi bi çocuk acaba ne yapabilirdi bu kadar büyük kovalamaca yaşatacak?Ama bu kadar korkuyor olması da can sıkıcıydı.Esat’la tek kelime konuşmadım.15 dakika sonra kapı tekrar açıldı.
--Esat hanginiz?
Kalktı.Adam kolundan sürükleyerek dışarı çıkardı.İyice tedirgin olmaya başladım.Hangisiydi ve ne bok yemişlerdi.Tanrım!Acaba ben mi bi şey yaptım?Düşünmeye başladım, göz gezdirdim yakın geçmişime, temizdim.Kapı tekrar açıldı.Ben oturuyordum.
--Erkan hanginiz?
--Şu, bak tavandaki.
Bi tekme salladı bacağıma.Bense gülüyordum.Neden bilmiyorum.Böyle ciddi zamanlarda kendimi kontrol edemiyorum.Koridorları geçtik.Adamın arkasına takıldım.Kapıyı tıkladı içeri girdik.İki kişi vardı içerde.Beni getiren hayvan dışarı çıktı.İçeride kaç sigara içildiğini tahmin etmesi çok zor.
--Alper’le Esat nerede?
--Dur bakalım genç.
--Neler oluyor burada, ne yaptım?
--Anlayacaksın.
Bu ses tonu daha çok ayvayı yedin cümlelerinde kullanılanlardandı.Merakımdan ölecektim veya korkumdan.Hayır bi saniye, korkmuyorum sadece bilmek istiyorum.Önlerindeki sandalyeye oturdum.
--Sana kim otur dedi?
--Hiç kimse.
Ayağa kalktım.Olay ciddiydi.Birilerinin canı fena yanmıştı ve bizim de başımız büyük beladaydı.
--Nihat nerede?
--Bilmiyorum.
--Eğer onun yerini söylersen sana bi şey yapmayacağız.
--Ben bi şey yapmadım zaten ve Nihat nerede bilmiyorum.
Çık dışarı dedi bağırarak.Çıktım.Hayvan kapıda bekliyordu.Kolumdan tutup başka bi koridora götürdü.
--Neler oluyor burada?
Ses çıkarmadı.Bana da öfkeliydi.Susmak en iyisi.
Yeni bir odaya girdim.Bu sefer ışıklar açıktı fakat pencereden aydınlık geliyordu.Sabah olacaktı 1 saate kadar.Oturdum, düşünmeye başladım.Hepimiz suçsuzduk.Yine Nihat bi dolap çevirmişti ve kabak bize patlamıştı.Elbette nerede olduğunu biliyordum.Bana Adana’ya gidip eski bi dostunda kalacağını söylemişti.Ve neden gittiğini söylememişti.Bu piçlere arkadaşımı satmayacaktım.Onu sevdiğimden dolayı değil, bize bile böyle davranıyorlarsa ona kim bilir neler yapacaklardı.Ne yapmıştı bu orospu çocuğu?...
Dinlenmeme epey müsaade ettiler.Baya bi uyumuştum.Güneş tam tepedeydi ve ben kan ter içinde kalmıştım.Çok geçmeden kapının açılacağını umuyordum.Hayvanla aynı repliği tekrar edecektim.Çok zevkli olacaktı.Fakat öyle olmadı.Kapı açılır açılmaz yerimden kalktım ve peşine takıldım.Yine aynı odaya gelmiştim ve bu sefer 4 kişi vardı içeride.Ciddiydiler.Bağırıp ağlamak geliyordu içimden ama hayır.Bi korkak gibi görünmek istemiyordum.Yeni olanlardan biri ayaktaydı ve eli belindeydi.Bana vurmasını istemiyordum.Çok küçük düşürücüydü.Oturan adam:
--İyi dinlenmişsindir umarım.
--Evet ama yastık yoktu.
Ayaktaki üzerime yürüdü.Konuştuğum kişi bana dokunmamasını söyledi.Çok sinirliydi.Anlamıyorum.
--Nihat’ın nerede olduğunu hatırladın.Değil mi?
--Birazcık.
Eğlenmek istiyordum açıkçası.Onların bana bunu yapmaya hakları yoktu.Ayaktaki adamın bu sefer bana vuracağından emindim.Yakamdan tutup gözlerimin içerine öyle bi bakışı vardı ki beni öldürmek istediği çok açıktı.
--Dalga geçiyorsun bizle ha?Demek dalga geçiyorsun..!
--Hayır.
Yakamı bıraktı.Oturanlardan biri devam etti.
--Son kez soruyorum Nihat nerede?
--Mersin’de.Bi petrolcü akrabası vardı.Zenginler.Muhtemelen orada.
--Muhtemelen mi?
--Orada eminim.Yani bana uzun süre orada olacağını söylemişti.
--Dua et orada olsun.
--Gerek yok.
Yine aynı sahne tekrarlanıyordu.Kolumdan tutup odaya soktu beni.Alper’le Esat’tan haberim yoktu hala.Zavallılar konuşamamışlardır.Kim bilir neler yapmışlardır konuşturmak için.Ama bi çığlık sesi duymamıştım.Acaba öldürmüşler miydi?Ya da bana suçu yükleyip çıkmışlar mıydı?Bu üç ihtimali de kafamdan silmek istiyordum.Hepsi insafsızcaydı.Daha büyük dertlerim vardı ve öncelik bendeydi.
Nihat’ı bulamadıklarında bana ne yapacaklardı?Tanrım yalvarırım ölmeme izin ver..Aşağılanmak istemiyorum veya acı çekmek.Yapılması gereken tek şey düşünmemekti, ok yaydan çıkmıştı.Ve öyle yaptım.Uzandım gözümü tavana dikip.Saatlerce öyle durdum.Kapı açıldı.İçeriye ekmekle su bıraktılar.Oysa benim aklıma hiç gelmemişti.Benden daha düşünceli insanlardı deyip sırıttım.Suyu bi dikişte bitirdim.Ekmeği de hiç olmadığım kadar iştahla yedim ve tekrar uzandım.Kafamdan binlerce düşünce geçiyordu fakat tek düşündüğüm bana ne yapacaklarıydı ve uyudum.
Gece yarısı kapı yavaşça açıldı.Bizim hayvandı içeri giren.Neredeyse ölecektim korkudan.Tekrar odaya götürüyordu beni.Dua etmeye başladım ve tanrıdan beni affetmesi gerektiğine ikna etmeye çalıştım.Kapı açıldı ve içerideydim.
--Bana bak Erkan, dedi.
İşte dedim, duyduğun son cümleler, korkma, keyfini çıkar.Devam etti.
--Sen akıllı adamsın.Bi daha başına iş getirecek işlere bulaşma.
--Neye yarar ki, dedim
Başıma gelecekleri tahmin edemiyordum.Ölmeyecektim.Bu cümlelerden o anlaşılıyordu.Belki de ölümden beter edeceklerdi ve böylece başıma iş alamayacaktım.Ölmeyi yeğlerim.
--Serbestsin.
--Ne..Nasıl yani?
--Çıkabilirsin, özgürsün.
Anlamıyorum.Neler olmuştu?Kapıdan çıktı.Dış kapıya kadar eşlik etti bana.Alper’le Esat’ı gördüm.Tek parçaydılar.Kapıyı açtım ve Alper bana sarıldı.Yürümeye başladık.Neler sorduklarını, neler olduğunu sordum.Aynı şeylerdi.Peki dedim nasıl çıkabildik?İkisi de yerini bilmediklerini söylediler.Fakat Esat odadayken Nihat’ı Mersin’de petrolcüde yakaladıklarını duymuş.
--Herhalde parası bitince haraca bağladığı yere o petrolcüye gitmiş, dedi Esat.
Bense..Bense ölmek istiyordum.Kahkahalarla ağlıyordum.
Tanrım!Bu kadar acımasız olamazsın…
ormanda yürürüm kimseyi tanımam
|

10-03-2009, 19:17
|
 |
uCuBe
|
|
Üyelik Tarihi: 17-06-2008
Nerden: kafamın içinden
Mesajlar: 230
|
|
|
yaşadıklarınızı ve hissettiklerini güsel ifade etmişsin.

tırmandım, tırmandım, düşledim, düşündüm; ama her şey sıkıYoRDu beni. Ağır işkenceden yorgun düşmüş ve daha beter bir düşle uykusundan uyandırılmış bir hasta gibiydim..
|

11-03-2009, 15:35
|
 |
1.T.Ş.
|
|
Üyelik Tarihi: 03-03-2009
Mesajlar: 531
|
|
|
güzel kurgu.
biraz daha uzun anlatım ağızda daha güzel bir tat bırakabilirdi..
saygılar
You are young and life is long and there is time to kill today
And then one day you find ten years have got behind you
No one told you when to run, you missed the starting gun
|

11-03-2009, 15:43
|
 |
ganimet tüccarı
|
|
Üyelik Tarihi: 29-05-2008
Nerden: ankara, kütahya
Mesajlar: 468
|
|
|
Haklısın patron...Bende okuduktan sonra keşke dedim.
Beğendiğiniz için de çok mutlu oldum ayrıca.Çok saolun..
ormanda yürürüm kimseyi tanımam
|

14-02-2010, 02:57
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 07-02-2010
Mesajlar: 2
|
|
|
çok güzel kurgu hocam. saolasın paylaştığn için.
|

16-02-2010, 00:04
|
|
Equites
|
|
Üyelik Tarihi: 09-12-2008
Nerden: Atteleia
Mesajlar: 634
|
|
|
uykusuz ellerine sağlık diyelim...çok güzeldi...
|

25-08-2011, 01:30
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-07-2011
Yaş: 26
Mesajlar: 29
|
|
|
beğendim...
|

28-08-2011, 03:55
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 23-08-2011
Yaş: 32
Mesajlar: 6
|
|
|
Elinize sağlık uykusuz keyifle okudum ...
|

28-08-2011, 09:54
|
 |
Belkim..
|
|
Üyelik Tarihi: 18-06-2008
Yaş: 34
Mesajlar: 665
|
|
buyuk bir maraton gibi. ayrıca bundan dolayı bircok seyden feragat edeceklerden ozur dilerim. ben baslamayın derim...
anlatsam mı anlatmasam mı
Konu cebren tarafından (28-08-2011 Saat 10:29 ) değiştirilmiştir..
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:38 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|