Hiç Yetmez Ki
‘’Dişlerimi sıkar, başparmağımı avuçlarımın arasında eritmeye çalışırım.Şakaklarımdan kan fışkıracakmış gibi hissederim.Ruhum ısınmaya ve vahşileşmeye başlar.Binlerce düşünce kafamda geçer.Utanırım.Merhamet ve nefret arasında gidip gelirim.
Odamın içinde yürümeye başlarım.Oval koordinatlarım vardır.NASA’daki profesörler bile çözemez bunu.Başımı öne eğer ve burnumdan solurum.Hep aynı yerlere basmaya çalışırım.Yapacaklarım kafamda bellidir ama yapamam bi türlü.Basamam düşündüğüm yerlere.Ona da sinirlenirim.Duvarlar üzerime gelir.Halı ayağımın altından kaymaya başlar.Dayanamam..
Ayakkabımın bağcığı bile bana karşıdır.Düğümleyemem kolay kolay.Merdivenlerden aşağıya iner ve kapıyı açarım.Dünya varlığını hissettirir o an.Umursamıyordur, sen hiç kimsesin der ve göz kırpar.Herkesin beni anlamasını hissederim ama anlamayacağını bilir buna da öfkelenirim.Başkalarının dertlerine güler fakat içten içe de sinirlenirim.
Bi an kulağıma birisinin bi şey fısıldadığını duyar gibi olurum.Sakinleşirim yavaş yavaş.Mükemmeldir o an.Oluk oluk huzur akar içime.Umursamaz olmaya başlarım.Hayat sana dişlerini göstermeye başladığında sen de ona gösterirsin kaybedeceğinden eminsen..’’
Böyle cevap vermiştim bana kızınca ne hissedersin diye sorduğunda.Benden daha çok vurup dökmemi beklediği ta en başından beri belliydi, şaşırmıştı.Gözlerimin içine bakıyordu.Bakma oraya..Boşluğu görmüştü, buna dayanamam.Ellerimi gözüme siper yaptım bi korkak gibi ve çay kaşığıyla oynamaya başladım.
--Neden bana bakmıyorsun?
--Bilemiyorum.
--Seni çapkının teki sanıyordum.
--Ya ne demezsin.
Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını çok erken yaşta fark ettim veya fark ettirildim.Her zaman ‘’biraz daha’’ya ihtiyacımız var.Biraz daha zaman, biraz daha sabır, biraz daha güç, biraz daha sigara, biraz daha hayat..
ormanda yürürüm kimseyi tanımam
|