|
|
| Edebi Mevzular Özgürlüktür edebiyat.. |
Senaryo.. Bir deneme...Edebi Mevzular içerisinde Senaryo.. Bir deneme... konusu: Çarşamba günü 23:14 te uykulu bir halde başka şehire giderken otobüste akla gelmiş,yazılmıştır...
"İşte yine başlamıştı... Şimdi sete gidecek,oyunumu oynayacaktım... Sıkılmıştım bu durumdan. Silik bir rol oynuyordum. Gereksizdim.. Sadece boşluk ...

12-12-2008, 17:37
|
 |
Karamsar
|
|
Üyelik Tarihi: 15-04-2008
Mesajlar: 131
|
|
Senaryo.. Bir deneme...
Çarşamba günü 23:14 te uykulu bir halde başka şehire giderken otobüste akla gelmiş,yazılmıştır...
"İşte yine başlamıştı... Şimdi sete gidecek,oyunumu oynayacaktım... Sıkılmıştım bu durumdan. Silik bir rol oynuyordum. Gereksizdim.. Sadece boşluk doldurmak için vardım,oynasam da olurdu, oynamasam da. Yine hareketli bir müzik eşliğinde türlü sakarlıklar yapacak,aptal aptal gülümseyecek ve kendimi ona buna rezil edecektim. Sevdiğim kızı ise O kapacaktı. O yakışıkıydı,uzun boyluydu seyircilere ve yönetmene göre de bu zeki ve güçlü olduğu anlamına da geliyordu. O yine gözümün önünde sevdiğimi öpecek, sarılacak bende çok mutluymuşçasına yanlarında sırıtacaktım.. Yine bu günlerden biriydi... Nefretle içeri girdim... Kimse umursamadı... Fonda çalan, hareketli saçma müziği duyunca rolüme başladım... Önce çok değerli bir tablonun üzerine kola koyup "Onlar" a götürdüm... Sevdiğim hemen gülmeye başladı. Yakışıklımız ise yönetmenden ve seyircilerden aldığı cesaretle bana bağırdı çağırdı. Sevdiğim kız ise"Aaa yazık cahil işte " deyince yakışıklımız sakinleşti. "Git gözümün önünden" dedi. Sevdiğim kızın bana çocuk gibi davranması moralimi bozmuştu,keşke küfretseydi diyordum içimden... Bu denli umursamazlık ağrıma gitmişti. Odadan çıktığımda ise sevdiği mkızın zevk iniltilerini duymam beni iyiden iyiye üzmüş,ruhum şırıngayla çekilip ayaklarımın dibine enjekte edilmişti adeta... Sinirim bozuluyordu.. Ben silik bir tiptim işte... Bana satışıyorlardı,yakışıklımız ise gelip kurtarıyordu beni... Güçlüydü o çünkü yakışıklıydı... Aşık olmayı ondan başka kimse bilemezdi çünkü yakışıklıydı... Ben içki içince sapıtır oraya buraya düşerken, o sevdiğim kızla öpüşürdü romantik sözler eder, ve sevdiğim kızla bana bakıp alay ederdi... Yine günlerden bir gün o hareketli müziği duyunca sinirlenip yönetmenime konuyu açtım... Yanıma bir sevgili ve biraz daha zekice davranmak istediğimi söyledim... Sevgili teklifimi zorda olsa kabul etti. Sevgillim rolünü oynayacak kişiyle tokalaştım. Rolümüz başladı... Sevgilim rolündeki kişi dudaklarını büzerek konuşuyor,olur olmadık yerlerde düşüyor ve benden daha aptal olduğunu göstermeye çalışıyordu. Yine sinirlenmiştim.. Çocuksu bir yüze ve tombul bir vücuda sahip olmam demek, aptal,sakar olduğum anlamına geliyor,beni sevenin ise en az iki kat daha sakar ve aptal olması gerekiyordu... Çünkü biz güzel değildik.. Çirkinler ne anlardı aşktan?... Bir gün yine içip içip sızdım... Yakışıklımız beni ayılttı.. Sevdiğim kız ise bırakalım da uyusn diyerek beni yalnız bıraktı... Taksim'e gittiklerini duydum çok sonra... Oturup öpüşmüşler falan.. Endişelenmemişler aslında.. Dedim ya olsam da olur,olmasam da diye! Elimdeki kağıda baktım. Yarın ki senaryom yazılıydı... Yine türlü sakarlıklar yapmam gerekiyordu.Bu duruma sinirlendim... Kimse yokken stüdyo ya girip Yakışıklıyı beklemeye başladım...Onu görünce ne olduğunu bile anlamadan sırtına bıçağı saplayıp,defalarca 360 derece döndürdüm.. Ayaklarımın dibine düştü... Ölmüştü...
Aradan 3 ay geçti... Sevdiğim kızla beraber olacağımı umuyordum.. Halbuki ondan daha yakışıklı birini getirdiler... Bana yine şans verilmemişti... Ben yine arka da çalan hareketli gereksiz müzik eşliğinde sakarlıklar yapacaktım... Bu duruma dayanamıyordum... Ne yakışıklılar sevdiğim kızları elimden almaktan usanacak,ne yönetmenler beni insan yerine koyacaktı... Çirkindim çünkü... Tabancamın şarjörüne 1 tane mermi koydum... Başıma dayadım..
Bu satırları okuyan gereksiz,sakar figuranların bir gün huzura ermesi umuduyla...

Bana cübbesinin altına saklanmş ateist bir rahip,ustasını öldürmek isteyen bir çırak,patronundan nefret eden bir hizmetçi verin Dünya'yı yerle bir edeyim..
|

12-12-2008, 20:37
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 11-03-2008
Yaş: 35
Mesajlar: 21
|
|
|
bu yazdığın eğer synopsis ise -ki pek benzemiyor, kusura bakma ama ilk denemen olmalı... premise olarak "yakışıklılık güçtür" diyorsan bu da yanlış... konflik yaratmayı başarmışssın ama olay akmıyor, karakterler yok... velakin hikaye desem hiç değil... umudunu kırmak istemem ama oyun yazmak bu dünyanın en zor işlerinden biridir... eğer gerçekten istiyorsan ileride gerçekten güzel şeyler başarırsın, tabiki birçogu gibi bıkıp gitmezsen...
|

12-12-2008, 20:42
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 11-12-2008
Mesajlar: 5
|
|
Ah ergenlik... 
|

13-12-2008, 16:12
|
 |
Hakkaten Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-06-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 48
Mesajlar: 399
|
|
Alıntı:
demenan´isimli arızadan alıntı
bu yazdığın eğer synopsis ise -ki pek benzemiyor, kusura bakma ama ilk denemen olmalı... premise olarak "yakışıklılık güçtür" diyorsan bu da yanlış... konflik yaratmayı başarmışssın ama olay akmıyor, karakterler yok... velakin hikaye desem hiç değil... umudunu kırmak istemem ama oyun yazmak bu dünyanın en zor işlerinden biridir... eğer gerçekten istiyorsan ileride gerçekten güzel şeyler başarırsın, tabiki birçogu gibi bıkıp gitmezsen...
|
 Türkçe konuş, anlamıyom, çok gücüme gidiyon...
|

13-12-2008, 19:22
|
 |
Rütbesiz anarşik
|
|
Üyelik Tarihi: 02-06-2008
Nerden: heryerland
Yaş: 20
Mesajlar: 472
|
|
|
Düz yazı olarak iyi diyebilirim ama senaryo için yeterli değil.Sinopsis değilse iç mekan dış mekan,zamanı gece gündüz falan filan diye ayırman gerekir ki sinopsis bölümü içinde(eğer öyleyse)diyorum.Soyut olarak ele aldığından karakter tahlili yapmak oldukça zor.Ama şunu da söyleyebilirim: "ruhum şırıngayla çekilip ayaklarımın dibine enjekte edilmişti adeta"işte bu kelimeler beni benden almıştır.=)
Herkesin hayalgücü tükendiğinde artık hiçkimse dünya için tehdit olmayacak ...
|

13-12-2008, 23:50
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,329
|
|
Senaryo yazmanın "synopsis"inden, "premise"inden ve oluşan "conflict"lerinden (o ne ise ve yazının neresinde ise artık) hiç anlamam. Deneme yazmaktan minimum birşeyler anlarım. Senaryo açısından "ruhunun şırınga edilip ayaklarına enjekte" edilmesinin çekimde nasıl anlatılabileceğini tahayyül edemedim, ama deneme yazısı için hoş bir ifade tarzı bu. Sanırım yazı olsa olsa bir anafikir verecek halde, sadece kilometre taşlarıyla örülmüş, bu haliyle deneme olmaktan da uzak bu kısalık ve yüzeysellikte. Muhayyile kullanması gerekiyor okuyan kişinin sürekli, oysa yazar daha fazla işin içinde olmalı. Yine de ben ifadeyi de, ana fikri de beğendim. Üzerinde çalışırsan çok daha hoş hale gelebilir. Bu arada fikri aşırmak serbest mi?
Bu kişisel fikirlerden sonra seni sergileme cesaretin için tebrik etmek isterim. İnsanların çoğu eleştirmekle yergiyi birbirine karıştırmayı marifet sayarlar. Çoğu da kendisini anlatır zaten, seni değil. Yıllar önce üniversite kantininde "abi ya, dinlesene yeni senaryomu" şeklinde yakamıza yapışıp bizi illallah ettiren bir arkadaşımız vardı. Hatta o kadar ki, kantinde onu görünce zaman zaman diğer kantine yöneldiğimiz de oluyordu... Sonra o, allem etti kallem etti, Tabutta Rövoşata ile kendi kapısını ittirerek açtı. Oysa herkes ona "oğlum baydın ya, kimse bakmaz bunlara" demekle meşguldü... Buraları hiç de kriter alma bence 

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

14-12-2008, 16:00
|
 |
Karamsar
|
|
Üyelik Tarihi: 15-04-2008
Mesajlar: 131
|
|
Öncelikle herkese yorumları için teşekkür ederim.
Açıkçası kendi yazıma sizin yorumlarınızdan farklı bir şey getirecek değilim haklısınız.
Bu yazının ne olduğuna gelince koca bir hiç..
Deneme işte  Öylesine "denenmiş" bir şey...
Yorumlarınızdan biri de karakterler olmuş.
Evet karakterler yok.
Bir sürü şarkı dinlerken msn de ileti alırken buraya yazdım
Çok çirkin falan gibilerinden bir şey yazacaktım başına ama itici buldugum için yazmadım.
Bazıları ergenlik falan demiş ama pek bir ilgisi yok..
Benim hayatımın buradaki "karakter"le de bir ilgisi yok.
Öylesine denendi işte..
Ben değil, o denendi
Tekrar teşekkürler...
Umarım iyi yazılar da asabilirim
Not: Senaryo yazının adı, yazmak istediğim senaryo değil.

Bana cübbesinin altına saklanmş ateist bir rahip,ustasını öldürmek isteyen bir çırak,patronundan nefret eden bir hizmetçi verin Dünya'yı yerle bir edeyim..
|

14-12-2008, 16:03
|
 |
Karamsar
|
|
Üyelik Tarihi: 15-04-2008
Mesajlar: 131
|
|
Alıntı:
alchemy´isimli arızadan alıntı
Senaryo yazmanın "synopsis"inden, "premise"inden ve oluşan "conflict"lerinden (o ne ise ve yazının neresinde ise artık) hiç anlamam. Deneme yazmaktan minimum birşeyler anlarım. Senaryo açısından "ruhunun şırınga edilip ayaklarına enjekte" edilmesinin çekimde nasıl anlatılabileceğini tahayyül edemedim, ama deneme yazısı için hoş bir ifade tarzı bu. Sanırım yazı olsa olsa bir anafikir verecek halde, sadece kilometre taşlarıyla örülmüş, bu haliyle deneme olmaktan da uzak bu kısalık ve yüzeysellikte. Muhayyile kullanması gerekiyor okuyan kişinin sürekli, oysa yazar daha fazla işin içinde olmalı. Yine de ben ifadeyi de, ana fikri de beğendim. Üzerinde çalışırsan çok daha hoş hale gelebilir. Bu arada fikri aşırmak serbest mi?
Bu kişisel fikirlerden sonra seni sergileme cesaretin için tebrik etmek isterim. İnsanların çoğu eleştirmekle yergiyi birbirine karıştırmayı marifet sayarlar. Çoğu da kendisini anlatır zaten, seni değil. Yıllar önce üniversite kantininde "abi ya, dinlesene yeni senaryomu" şeklinde yakamıza yapışıp bizi illallah ettiren bir arkadaşımız vardı. Hatta o kadar ki, kantinde onu görünce zaman zaman diğer kantine yöneldiğimiz de oluyordu... Sonra o, allem etti kallem etti, Tabutta Rövoşata ile kendi kapısını ittirerek açtı. Oysa herkes ona "oğlum baydın ya, kimse bakmaz bunlara" demekle meşguldü... Buraları hiç de kriter alma bence 
|
Alchemy beni anlamış. Teşekkür ediyorum... Ama dediğim gibi senaryo yazının adı yazmak istediğim senaryo değil
yine dediğim gibi bir sürü ileti alarakg gürültüler eşliğinde ana fikir dışında hiç düşünmeden bir anda yazdım...
Benim de yorumlarım sizden farklı değil merak etmeyin.
Tekrar teşekkürler

Bana cübbesinin altına saklanmş ateist bir rahip,ustasını öldürmek isteyen bir çırak,patronundan nefret eden bir hizmetçi verin Dünya'yı yerle bir edeyim..
|

14-12-2008, 16:37
|
 |
Hakkaten Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-06-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 48
Mesajlar: 399
|
|
"Not: Senaryo yazının adı, yazmak istediğim senaryo değil."
Ya işte bütün karışıklık buradan çıkıyor... Synopsis sandık bizde, premise olarak beğenmedik, konflik idare eder dedik...Şimdi hepsi güme gitti gördünmü... 
|

14-12-2008, 16:51
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,329
|
|
Alıntı:
Enfeksiyon´isimli arızadan alıntı
Synopsis sandık bizde, premise olarak beğenmedik, konflik idare eder dedik...Şimdi hepsi güme gitti gördünmü... 
|
Sadece şunu anlamaya çalışıyorum; öylesine bir deneme neden bir siteye gönderilir? Öylesine düşünceleri de konulara yazabiliriz bu mantıkla. Herşey öylesine olabilir. Başkasına bunu yapmaya ne demek lazım? Takmayalım kafamıza, öylesine mi? Bu şekilde öylesinelikler diğerlerinin algılarını karıştırıp belki de sinirlendirmekten başka işe yaramazlar gibime geliyor. Sevmedim ben bu öylesineliği. Öylesine sinirlendim de sayılabilir hatta. Yazabilirim tabi bunu, sakıncası yok. Olmadı ama oldu işte. Öylesine...

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:55 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|