Edebi Mevzular içerisinde ALINTILARIM... konusu: EMİLE ZOLA GERMİNAL 2. CİLT SON SAYFA
“Ayaklarımın altındaki derinden gelen ısrarlı kazma vuruşları devam ediyor.Attığım her adımda bana eşlik ediyorlar. Pancar tarlasının altında, iki büklüm olmuş kesik soluğu vantilatörün ...
“Ayaklarımın altındaki derinden gelen ısrarlı kazma vuruşları devam ediyor.Attığım her adımda bana eşlik ediyorlar. Pancar tarlasının altında, iki büklüm olmuş kesik soluğu vantilatörün horultusuna karışan şu kadın Maheude değil miydi? Toprak nisan güneşinin bütün görkemiyle parladığı geniş göğün altında ısınarak yeşeriyordu. Bu anaç göğüsten hayat fışkırıyor,tomurcuklar yeşil yapraklar halinde patlıyor,tarlalar onların yeşillenme hevesiyle ürperiyordu. Tohumlar şişiyor,çatlıyor,sıcağa ve ışığa olan özlemleriyle toprağı delip boy veriyorlardı. Taşkın bir öz suyu fısıldayarak akıyor,tohumlar öpücük sesleriyle yayılıyorlardı. Arkadaşları vuruyor, vuruyor sanki yüzeye yaklaşmışçasına kazmaya devam ediyorlardı.Doğanın, güneşin alev saçan ışığı altında uyanmakta olduğu bu sabah vaktinde, kırlar kazma uğultuları ile inliyordu. Topraktan insanlar bitiyor,gelecek yıl ürün vermek için büyüyen, pek yakında filizlenmek için toprağı çatlatacak olan kara bir insan ordusu ağır ağır yeşeriyordu!!
CHARLES BUKOWSKİ "GÜNEŞ İŞTE BURDAYIM" ADLI KİTABINDAN SEKS VE EVLİLİK ÜZERİNE DÜŞÜNCELER BÖLÜMÜNDEN
“Hayatımın yarısı yatakta geçiyordu bir ara. Bilmiyorum bir trans haliydi galiba, düzüşme transı. Düzüş, düzüş…(gülüyor) …öyleydim!(gülüyor). Ve kadınlar, birkaç laf ettikten sonra bileklerinden kavrarsın. ‘hadi güzelim!’ Yatak odasına götürür düzersin ve itiraz etmezler. O, ritme girdikten sonra takılırsın. Çok fazla kadın var ortalıkta. İyi görünürler, ama kopmuşlardır. Tek başlarına yaşarlar, işe giderler, eve dönerler… Birinin onları öyle götürmesi büyük şeydir onlar için. Birde oturup içiyor ve konuşuyorlarsa, iyi vakit geçiriyorlar demektir. İyiydi… Şanslıydım. Çağdaş kadınlar… Söküklerini dikemezler ama… Onu unut…”
YİNE AYNI KİTAPTAN
İnanç üzerine; “inanan insanlar için iyidir inanç. Benim sırtıma yüklemeyin ama. Bir tesisatçıya kutsal ruhtan daha fazla inancım var benim. Tesisatçılar son derece yararlı iş yaparlar. Bokun akmasını sağlarlar.”
onun yokluğunda hayat bana çok boş görünüyordu fakat dönüşünün de hayatıma hiçbir şey katmadığını hissediyordum artık. ona anlatmadığım düşüncelerimin ve izlenimlerimin bir suç işlemişim gibi vicdanımı rahatsız ettiği günler, her hareketini, her sözünü mükemmellik örneği gibi algıladığım, birbirimize bakarak mutluluktan kanatlandığımız günler, o kadar değişmişti ki, bunun farkına varamamıştık.
Sen bizim şu, insanlardan uzak, küskün, katı yaşam tarzımız için yaratılmış değilsin. Ne pervasızsın ne de hain. Yalnız gençliğin gözükaralığına, ateşine sahipsin. Bu da bizim davamız için uygun değildir. Senin gibiler, yani soylular, soylu bir alçak
gönüllülükle soylu bir öfkeden öteye geçemezler ki ikisi de incir çekirdeğini doldurmaz. Sizler, örneğin, mücadele etmezsiniz... gene de yavuz birer delikanlı olarak görürsünüz kendinizi... Oysa biz mücadele etmek istiyoruz.
Peki, o zaman ne olacak?
Bizim kaldırdığımız toz sizin gözlerinizi yakar, kirimiz sizi pisletir. Zaten bizim düzeyimize ulaşamadınız ki daha! Kendi kendinizi beğenmemek elinizde değil. Kendi kendinize sövüp saymak sizin hoşunuza gidiyor ama bizim canımızı sıkıyor. Bize başkaları lazım; bizim başkalarını tuzla buz etmemiz gerek!
Sen efendi çocuksun, ama olup olacağı yufka bir liberal soylunun oğlusun... annemle babamın dediği gibi e volatou, hepsi bu!
Bazarov Arkadi'ye..
"Eğer insanlar Tanrı olsaydı, kendilerini demokratik olarak yönetebilirlerdi. İnsanlar Tanrı olmadıklarına göre, mükemmel bir devlet insanlara göre değildir."
Jean-Jacques Rousseau
Konu müşkülpesent tarafından (01-05-2009 Saat 14:14 ) değiştirilmiştir..
Yaşıyorum, dedi delikanlıya, aysız ve kamp ateşsiz bir gece, hurma yerken. Ve bir şey yerken yemekten başka bir şey düşünmem, yürüdüğüm zaman da yürüyeceğim, hepsi bu. Savaşmak zorunda kalırsam, ölüm şu gün ya da bu gün gelmiş vız gelir. Çünkü ben ne geçmişte, ne de gelecekte yaşıyorum. Benim yalnızca şimdim var ve beni sadece o ilgilendirir. Her zaman şimdide yaşamayı bilirsen, mutlu bir insan olursun. Çölde hayat olduğunu, gökyüzünde yıldızlar olduğunu ve insan hayatının özünde bulunduğu için kabile muhariplerinin savaştıklarını anlayacaksın. O zaman hayat bir bayram, bir şenlik olacak, çünkü hayat yaşamakta olduğumuz andan ibarettir ve sadece budur.
Eğer saf bir kalbim olsaydı ya da her birinizde doğal olarak bulunan o eser miktarda iyiliğe sahip olsaydım, kötücül vesvese ile aldanarak seni tatmin edebilirdim sevimli kız… Oysa içimde hiç iyilik yok, kalbim dipsiz karanlık; bu yüzden ancak ayartabilirim… Ayartılamam…
* Ersin Hilav
Not: “Kan Kitabı” için düşülen aforizmalardan biri…
Schopenhauer, Nietzsche, Cioren, Pavese ve envai çeşit kötümserleri benim gelişime hazırlık yapan müritler olarak görüyorum...
İnsan hiç mülk edinmese bile hayatının başından sonuna kadar kendi bedenine sahip olduğunu düşünür ve bedeni üzerindeki yetkisini karşı cinsle gönüllü olarak paylaşır
*John Berger / A'dan X'e -Metis Kitap
Aşkta ve inançta soru sormaya başladın mı büyü bozulur.Dindar soru sormaz,aşık da kör militan da öyledir.Onlar inanırlar ve inandıkları için huzurludurlar.
*Oya Baydar / Sıcak Külleri Kaldı - Can Yayınları
Aymazlığın bu kadarı da tuhaf öyle değil mi?Hitler Yahudilere,o dejenerelere ,akıl hastalarına ,eşcinsellere ve başka sapkınlanra ,untermenschenlere neler yapacağını hem söylemiş hem de yazmıştı.Tıpkı Lenin ve arkadaşlarının ,tarihin mahkum ettiği toplumsal sınıfların düşününü ilan etttiği gibi.
*Michel de Castillo / Kardeşim Budala - Can Yayınları
Kahrolsun ulusal egemenlik. İnsanın vatanı yoktur!