Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Edebi Mevzular

Edebi Mevzular Özgürlüktür edebiyat..

DaDa...

Edebi Mevzular içerisinde DaDa... konusu: Gazeteciler için bilinmeyen bir dünyanın kapılarını açan bir sözcüğün büyüsü -DaDa- bizim icin hic önemli degldir. Bir manifesto ortaya atmak icin ABECE 'yi istemek ve 1,2,3 e lanet okumak,sinirlenmek ve ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 24-09-2008, 01:06
DadAist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 23-09-2008
Nerden: istanbul
Yaş: 27
Mesajlar: 1
Standart DaDa...

Gazeteciler için bilinmeyen bir dünyanın kapılarını açan bir sözcüğün büyüsü -DaDa- bizim icin hic önemli degldir.
Bir manifesto ortaya atmak icin ABECE 'yi istemek ve 1,2,3 e lanet okumak,sinirlenmek ve fethetmek için kanatları sivriltmek,büyük ve küçük a'yı, b'y, c'yi döküp saçmak, imza atmak ,haykırmak,küfretmek,mutlak ,çürütülmez bir acıklıkla bir metin kaleme almak,daha ötesinin olamayacagını kanıtlamak ve yeniliği,Tanrının varlıgını kanıtlayan bir fahişenin en son ortaya cıkısı gibi gören bir hayatı desteklemek gerekmektedir.Tanrının varlıgı ,akerdeonla,peyzajla ve tatlı sözle zaten kanıtlanmıştır.Kişinin ABECE 'sini kabul ettirmeye calısması dogal ve bu nedenle can sıkıcıdır.Bunu saydamblöfmeryemana veya bir parasal sistem veya bir farmasötik terkip altında , yakıcı ve verimsiz ilkbahara bir cagrı olarak cıplak ayakla herkes yapar.Yenilik aşkı ,naif bir bananeciligi,nedensiz, geçici,pozitif bir işareti kanıtlayan sevimli bir aractır.Sanata aşırı bir yalınlık-yenilik-duygusu vererek,eglenceye karşı insani ve sahici,can sıkıntısını carmıha germek icin tepkisel ce coşkulu oluruz.Isıklı kavsaklarda uyanık ,ormanda dikkatli olup yıllarca bekleriz.Bir manifesto yazıyorum ve hicbirsey istemiyorum,yinede bazı şeyler söylüyorum ve ilkesel olarak manifestolara karşıyım,ilkelere karşı oldugum gibi (her cümlenin etik degerinin desilitresi-fazla kolay;tahmin izlenimcilerin icadıdır).Bu manifestoyu karşıt eylemlerin tek bir solukta , birlikte yapılabilecegini göstermek icin yazıyorum; eyleme karşıyım ;sürekli celişme ve olumlamaya gelince , ne savunuyorum nede karşıyım,sagduyudan nefret ettigim icin acıklama getiremiyorum.
-DaDa- işte düşünceleri av yapan br sözcük;her burjuva biraz oyun yazarıdır,farklı konular bulur, sandalyelerdeki krizalit gibi olan zekasının düzeyindeki uygun kişilikleri bulmak yerine,konuşan ve kendini tanımlayan öykü ile dalaverelerini güclendirmek icin nedenler ve amaclar (uygulandıgı psikoanalitik yönteme göre) bulmaya cabalar.
Bir sözcügü acıklmaya calısıyorsa(bulmak!)her izleyci bir dalaverecidir.Sarmal karışıklıgın dolgu malzemesi ile doldurulmus sıgınagından sezilerinin bicimlendirilmesini saglar.Evlilik yasamındaki mutsuzluk burdan baslar.
Acıklamak: boş kafataslarının degirmenlerinde kırmızıgöbek eglencesi.

DaDa 'nın HiCBiR ANLAMI YOKTUR..!!!
Eger işe yaramaz ise ve zamanımızı anlamı olmayan bir sözcükle kaybetmek istemiyorsak...Butür kişilerin kafasında dolasan ilk düsünce bakteriyolojik bir düzendedir : en azından etimolojik ,tarihi veya psikolojik kökenini bulmaktır.Krou zencilerinin kutsal bir inegin kuyruguna DaDa adını verdiklerini gazetelerden biliyoruz.DaDa ,Italya'nın bazı yörelerinde küp ve anne anlamına geliyor.Rusca'da ve Romence'de tahta at ,sütanne,çifte dogrulam demek DaDa.Bazı bilgic gazeteciler onu cocuklar icin bir sanat olarak görüyorlar.Tek bir sözcük üzerinde bir duyarlık olusturulamaz.Hertür yapı , sıkıcı bir mükemmelige , yaldızlı bir bataklıgın durgun düsüncesine , görece bir insan ürününe dogru yönelir.Sanat yapıtı, ölü oldugu icin ,güzelligin kendisi olmamalıdır; ne neselidir , ne acıklı, ne aydınlık ne de karanlık, azizlerin hanesinden posta sunarak veya dolambaclı yolda terleterek insanları neselendirmek veua hırpalamaktır.Bir sanat yapıtı hicbir zaman yasa ile ,herkes icin,nesnel olarak güzel olamaz.Öyleyse eleştri yarasızdır.Herkes icin öznel olarak vardır ve en ufak bir genel özelligi dahi yoktur.Tüm insanlık icin ortak bir ruhsal temel bulunabilirmi?? Isa'nın ve incilin girişimi hayırsever ve geniş kanatları altında şunları gizliyor islik hayvanlar ve günler.
Bu sınırsız, bicimsiz degişimi, insanı olusturan kaosu düzene sokmayı kim isteyebilir? Komşunu sev ilkesi yalandır.''Kendini tanı'' ütopyadır fakat kendi icinde kötülügü barındırdıgı icin daha kabul edilebilir.Acıma yok.Kırımdan sonra bize kalan saf bir insanlık düşü.Sürekli kendimden söz ediyorum, cünkü inandırıcı olmak istemiyorum, başkalarını kendi sularıma cekmeye hakkım yok,kimseyi beni izlemeye zorlamıyorum,kişi,okları yıldızlara yükselen veya kadavra çiçeklerinin ve dogurgan spazmların maden yataklarına inen sevinci tanıyorsa eger , kendi sanatını istedigi bicimde yapar.Sarkıtlar : her yerde onları arayın , acının büyüttügü kreşlerde meleklern tavşanları kadar beyaz gözlerde.Yani DaDa bagımsızlık gereksinimden ,topluma karsı güwensizlikten dogdu.Bize katılanlar özgürlüklerini korurlar.Hicbir teori tanımıyoruz.Yeterince Kübist ve Fütürist akademimiz var: resmi düsüncelerin laboratuvarları.Para kazanmak icinm yoksa kibar burjuvları mutlu etmek icin mi sanat yapıyoruz? Uyaklar paranın yarım uyagıyla çınlıyor ve eğrilik , yandan , karın çizgisi boyunca kayıyor.Her sanatçı topluluğu çeşitli kuyruklu yıldızlara binerek sonunda bankaya gidiyor.Minderlerde,yemeklerle yan gelip yatma olasılıgına kapılarını açık bırakarak.
Burada bereketl toprağa demr atıyoruz.
Ürpermeyi ve uykudan uyanışı bildiğimiz icin , burada bunları söylemeye hakkımız var.Enerji ile sarhoş olmuş hayaletleriz,tasasız ete üç dişli çatalı saplıyoruz.Baş döndürücü bir bitki örtüsünün tropik zenginliğinde ilenç ırmaklarıyız.Reçine ve yağmur terimizdir bizim,kanıyoruz ve susuzluktan yanıyoruz,kanımız güçtür.
Kübizm, nesnelere yalın bir şekilde bakmaktan doğdu: Cezanne, bir bardağı göz hizasının yirmi santimetre aşagısında çizerdi,kübistler bardağa yukarıdan bakarlar, kimileri ise dikey bir kesit oluşturarak ve onu bir kenara yerleştirerek görünüşü karmaşıklaştırırlar.(yaratıcıları unutmuyorum,ne de kesin kıldıkları maddenin önemli nedenlerini.)
Fütürist aynı bardağı, bir kaç haylaz cizgi ile , hareket halinde , biri diğerinin yanında bir dizi nesne olarak görür.Bu yalnızca entellektüel sermayenin yatırımına tahsis edilecek olan tuval üstündeki resmin iyi yada kötü olmasını etkiler.Yeni ressam,öğeleride araç olan,gösterişsiz,kesin,tartışmasız bir calısma,bir dünya yaratır.Yeni sanatcı karsı cıkar ; artık yalnızca resim (sembolist ve illüzyonist taklit) yapmaz,doğrudan doğruya taştan ,ağaçtan,demirden,kalaydan,kayalardan veya geçici duyguların saydam rüzgarıyla her yöne cekilebilen lokomotif organizmalardan sanat yaratır.
Tüm plastik sanatlar ve resim sanatı yarasızdır; aşagılık ruhlara korku salan bir canavar olsa bile veya insan kılıgındaki hayvanların yemekhanesini , insanlıgın bu acıklı masalının resimlerini süslemek icin yavan olmasa bile. - Bir tablo,bir tuval üzerinde,gözlerimizin önünde, geometrik olarak paralel oldugu saptanan iki cizgiyi, yeni koşullara ve olanaklara göre dönüştürülmüş bir dünyanın gerçeginde kesiştirmektir.Böylesi bir dünya , sanat yapıtında belirtilemez ve tanımlanamaz.Sonsuz sayıda çeşitlemesiyle birlikte izleyiciye aittir.Yaratıcısı icin ise nedensiz ve teorisizdir.Düzen = düzensizlik; ben= ben olmayan ; olumlama=olumsuzlama: mutlak bir sanatın olagan üstü bir parıltısı.Kozmik ve düzenli karmaşanın saflıgında mutlak, süresiz,soluksuz,ışıksız,kontrolsüz,bir saniyelik kürede sonsuz...Eski bir yapıtı yeniliginden dolayı severim.Bizi gecmise baglayan yalnızca karşıtlıktır...Etik dersi veren,psikolojik ilkeleri tartışan ve ıslah etmeye çalışan yazarlar , kazanmaya karşı gizli bir istek duyma isteklerinin yanı sıra,sınıflandırabilecekleri,pay edebilecekleri ve yönlendirebilecekleri gülünc bir hayata sahiptirler; tempoya ayak uydurmaya calısırken , kategorilerin dans ettigini görmeye can atarlar.Okuyucuları bıyık altından güler fakat okumaya devam ederler .Yararı ne bunun?
Obur kitlelere ulaşamaya br edebiyat var.Yazarının gerçek bir ihtiyacından dogan ve yazarı icin yazılan yaratıcıların eserleri.Yasaların gücünü yitirdiği en yüksek derecede bir egoizm...Her sayfa infilak etmeli,derin ve agır bir ciddiyetle ,kasırgayla,baş dönmesiyle,yeniyle, sonsuzla,ezici bir şakayla,ilkelerin coşkusuyla yada tipografisiyle.İşte cehennem gamının çıngırakları ile nişanlı,kaçış halnde yalpalamakta olan bir dünya, öte yanda ise kaba,yerinde duramayan,gözyaşlarının üzerinde ata binen yeni insanlar .İşte sakat bir dünya ve iyileştirilme ihtiyacındaki şarlatan edebiyat hekimleri.
Size söylüyorum : başlangıc yoktur ve biz korkmuyoruz., duygusal degiliz . Bulutların ve yakarışların örtülerini yırtan öfkeli bir rüzgar gibiyiz ve yıkımın yangının büyük göstermine hazırlanıyoruz.Yasa son vermeye hazırlanıyor ve gözyaşlarının yerini bir kıtadan diğerine yayılan sirenlerle dolduruyoruz.Zehrin mutsuzlugundan yoksun yoğun sevincin sesi...DaDa, soyutlamanın göstergesidir; reklam ve ticarette şiirsel unsurlardır.
Beyin ve toplumsal organizasyonun çekmecelerini yıkıyorum: ahlaki çöküşü her yerde yaymak ve cennetin elini cehenneme ,cehennemin gözlerini cennete atmak,evrensel bir sirkin dogurgan tekerligin,gercegin gücüne ve her bireyin fantezisine yerleştirmek.
Felsefe sormaktır : hayata,tanrıya, düşüncelere veya herhangi bir şeye nereden bakmalı?Baktıgımız hersey hatalı.Görece sonucun, yemekten sonra pasta ile kiraz arasında yaptıgımız tercihten daha önemli olmadıgına inanıyorum..Düşüncelerini,dolaylı olarak zorla kabul ettirmek icin,olaylara hızlı bir sekilde karsı bakıs acısıyla bakmak diyalektik olarak adlandırılır,bir diger deyişle bardagın yarısı boş demek yerine yarısı dolu demektir.Şöyle haykırsam :
ideal,ideal,ideal
bilgi , bilgi, bilgi
bumbum,bumbum,bumbum
Herkesin kişisel bumbumuna göre dans ettigini ve kendi bumbumu hakkında ,haklı oldugunu söyleyebilmek icin,marazi merakın tatminini,acıklanamaz gereksinimlere özel zili,banyoyu,parasal güclükleri,hayata yansımalı bir mideyi,hayvan amonyagı esaslı aşk iksiriyle yağlayan,sessizce selam veren bir hayalet orkestrasının finalini dile getiren gizemli batonun otoritesini söylemek icin, ilerlemeyi, yasayı, etigi ve cesitli zeki insanların,cok sayıda kitapta tartıstıgı tüm güzel özellikleri neredeyse tam olarak kaydetmiş olurum.Bir melegin mavi kelebek gözlügüyle,beş paralık bir ortak şükran icin,icini kazıdılar...Tümü haklıysa ve tüm haplar Pink 'se , bir kez haklı olmamaya çalışalım.İnsanlar düşünce aracılığıyla yazdıklarını rasyonel olarak acıklayabileceklerini düsünüyorlar.Ama bu görece birşey.Düşünce felsefe icin iyi bir şey ,ama bu göreceli bir şey.Psikanaliz tehlikeli bir hastalıktır,insanın gercekdısı egilimlerini uyusturur ve burjuvaziyi sistemleştirir.Son gercek yoktur.Diyalektik,bizi,her durumda savundugumuz düşüncelere,bayagı bir şekilde sevk eden eğlenceli bir araçtır.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 24-09-2008, 02:51
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 03-07-2008
Yaş: 25
Mesajlar: 6
ne içtiysen bende ondan istiyorum adamım harikasın

daldan dala
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
dada...


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:55 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info