|
|
| Edebi Mevzular Özgürlüktür edebiyat.. |
Can YücelEdebi Mevzular içerisinde Can Yücel konusu: Ynt: Can Yücel
« Yanıtla #1 : Mayıs 17, 2006, 09:58:42 ÖÖ »
--------------------------------------------------------------------------------
Kim Özlerdi Avuç İçlerinin Kokusunu
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan ...

10-08-2008, 15:37
|
 |
..
|
|
Üyelik Tarihi: 04-08-2008
Nerden: hatay
Yaş: 20
Mesajlar: 38
|
|
Can Yücel
Ynt: Can Yücel
« Yanıtla #1 : Mayıs 17, 2006, 09:58:42 ÖÖ »
--------------------------------------------------------------------------------
Kim Özlerdi Avuç İçlerinin Kokusunu
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
Dayanılması o kadar da zor değildir,
büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.
Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.
Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.
Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.
O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.
Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.
Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.
Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de,
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.
Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.
Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.
Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.
Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.
O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.
O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.
Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.
Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.
Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.
Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.
Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.
Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.
İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde "onca ayrılığın birinci dereceden failidir" denmeseydi eğer.
Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.
Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse...
Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!
Can Yücel
****************************************
Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında
Sevdalanmiş onun deli dalgalarına.
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,
Yüreğindeki duruluğa...
Demiş ki suya:
Gel sevdalım ol,
Hayatıma anlam veren mucizem ol...
Su dayanamamiş ateşin gözlerindeki sıcaklığa
al demiş;
Yüreğim sana armağan...
Sarılmış ateşle su birbirlerine
sıkıca, kopmamacasına...
Zamanla su, buhar olmaya,
ateş, kül olmaya baslamış.
Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...
Baştan alınlarına yazılmıs olan kaderi de
yüreğindeki kederi de
alıp gitmiş uzak diyarlara su...
Ateş kızmış, ateş yakmıs ormanları...
Aramiş suyu diyarlar boyu,
günler boyu, geceler boyu
Bir gün gelmiş, suya varmış yolu
Bakmış o duru gözlerine suyun,
biraz kırgın, biraz hırçın.
Ve o an anlamış;
Aşkın bazen gitmek olduğunu,
Ama gitmenin yitirmek olmadığını....
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla.
İşte o zamandan beridir ki:
Ateş sudan, su ateşten kaçar olmuş...
Ateşin yüreğini sadece su,
Suyun yüreğini sadece ateş alır olmuş...
CAN YÜCEL
***********************************************
--------------------------------------------------------------------------------
Buluşmak Üzere
Diyelim yağmura tutuldun bir gün,
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek,
Öbür yanda güneş kendi keyfinde,
Ne de olsa yaz yağmuru,
Pırıl pırıl düşüyor damlalar,
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın,
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına,
İşte o evin kapısında bulacaksın beni.
Diyelim için çekti bir sabah vakti,
Erkenceden denize gireyim dedin,
Kulaç attıkça sen,
Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan,
Ege denizi bu, efendi deniz,
Seslenmiyor
Derken bi de dibe dalayım diyorsun,
İçine doğdu belki de,
İşte çil çil koşuşan balıklar,
Lapinalar gümüşler var ya,
Eylim eylim salınan yosunlar,
Onların arasında bulacaksın beni.
Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya,
Çakmak çakmak gözleri,
Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı,
Herkes orda sen de ordasın,
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından,
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim,
Özgürlüğe mutluluğa doğru,
Her işin başında sevgi diyor,
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili,
Bi de başını çeviriyorsun ki,
Yanında ben varım.
Can Yücel
|

11-08-2008, 15:42
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 06-08-2008
Nerden: izmir
Mesajlar: 8
|
|
|
ben aşığım bu adama..
SEVGİ DUVARI
sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa
kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
dilimizde akşamdan kalma bir küfür
salonlar piyasalar sanat sevicileri
derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni
yakanda bir amonyak çiçeği
yalnızlığım benim sidikli kontesim
ne kadar rezil olursak o kadar iyi
kumkapı meyhanelerine dadandık
önümüzde altınbaş altın zincir fasulye pilakisi
aramızda görevliler ekipler hızır paşalar
sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
çöpçülerin elleriyle okşardın beni
yalnızlığım benim süpürge saçlım
ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi
baktım gökte bir kırmızı bir uçak
bol çelik bol yıldız bol insan
bir gece sevgi duvarını aştık
düştüğüm yer öyle açık seçik ki
başucumda bir sen varsın bir de evren
saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
yalnızlığım benim çoğul türkülerim
ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi
Can YÜCEL
|

11-08-2008, 19:53
|
 |
sevdalinka
|
|
Üyelik Tarihi: 30-07-2008
Nerden: izmir
Mesajlar: 61
|
|
|
....
Dinlensin diyedir gözlerimiz
Bu önümüzde açılıp giden manzara;
Bu dünya , yoruldu mu kuşlar konsun diyedir,
Ve tanrılar boşluktan bıkınca.
...
* Sevgili perhaps; " Ateş ve Su" adlı şiir Nazım Hikmet ' e aittir.

Ben düşündükçe var dünya. Ben yok ,o da yok
|

11-08-2008, 21:36
|
 |
..
|
|
Üyelik Tarihi: 04-08-2008
Nerden: hatay
Yaş: 20
Mesajlar: 38
|
|
|
uyarınız için teşekkürler syn neriman fakat bir çok şiir ve edebiyat sitesinde Can Yücel şiiri olarak geçtiğini gördüm .Sitelerde yanılıyor olabilir iyisimi yeniden bakıyım tekrar teşekkürler.
|

12-08-2008, 15:05
|
 |
efendisiz
|
|
Üyelik Tarihi: 08-07-2008
Nerden: ankara
Mesajlar: 170
|
|
|
seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklıgını taa içimde hissetmek.
seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
''seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.
seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. ve buradayken bile seni çılgınca özlemek.
seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. senin yanında olan seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.
seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?
tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana...
elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. elimde kırçiçegiyle seni beklemek... aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.
seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak...
okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.
seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek...
sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. yalın ayak yürümek bıçagın en keskin yerinde. kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.
seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
nereden bileceksin? sen benimle hiç olmadın ki. olsaydın avuçlarım terlemezdi... ısırmazdım dilimin ucunu... özlemezdim seni yanımdayken... kıskanmazdım. korkmazdım yollarda yürümekten. ıslanmazdım yağmurlarda... yıldızlara aya dert yanmaz böyle her şarkıda sarhoş olmazdım.
korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize...
ve her kulaçta haykırırdım seni
ama sen hiç benimle olmadın ki...
ya aklın başka yerlerdeydi ya yüreğin...
Konu loszeit tarafından (12-08-2008 Saat 15:12 ) değiştirilmiştir..
|

16-08-2008, 18:29
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 06-08-2008
Nerden: izmir
Mesajlar: 8
|
|
|
MARE NOSTRUM
En uzun koşuysa elbet Türkiyede de Devrim,
O, onun en güzel yüz metresini koştu
En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...
En hızlısıydı hepimizin,
En önce göğüsledi ipi...
Acıyorsam sana anam avradım olsun,
Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!
Can YÜCEL
EL TUTUŞA TUTUŞA
Ne kadar çok elimiz varmış meğer!
İlkin, senin elinle tutuşan benimki
Sonra çocuklarınki
Gençlerinki
Tekel İşçilerininki
Sonra, ellerin elleri...
Ne kadar çok elimiz oldu, baksana,
Tutuşa tutuşa
Bir orman yangını gibi
Can YÜCEL
|

31-08-2008, 21:12
|
 |
uykusuz
|
|
Üyelik Tarihi: 23-11-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 29
Mesajlar: 229
|
|
|
Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
Ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru,
Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen' e
Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
Seni yalnız komak var, o koyuyor adama.
William SHAKESPEARE
Çeviri : Can YÜCEL
ölmek nedir?
yaşadım diyebilmektir. ya yaşamak?
ölebilmektir çırılçıplak orta yerinde yaşamın.
Nevzat Çelik...
|

10-09-2008, 14:30
|
 |
efendisiz
|
|
Üyelik Tarihi: 08-07-2008
Nerden: ankara
Mesajlar: 170
|
|
|
...............

Das macht uns arm bei allem Reichtum, daß wir nicht allein sein können, daß die Liebe in uns, solange wir leben, nicht erstirbt
İşte bu, dostum! Bu, bizi bütün zenginlikler içinde yoksul kılan: yalnız olamamamız: içimizdeki sevginin, yaşadığımız sürece, ölüp gitmemesi.
(Johann Christian Friedrich Hölderlin)
Konu loszeit tarafından (10-09-2008 Saat 15:04 ) değiştirilmiştir..
|

10-12-2008, 00:30
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 02-07-2008
Mesajlar: 16
|
|
|
Bir gün şayet camsız çerçevesiz penceresiz
Bir gün ben, çadır bezi bir perdeden
Günlerin toz-toprak şarkısını çırparken
Canevimin önünden geçersen,
Bir gün şayet boynumda yem torbası hayallerim asılı
Bir gün şayet samançöpü bir sokak dişlerim arasında
Canevinin önünden geçersem
Anlatırım nasıl nerde
Bir ulu çınara takılı bir kuyrukluyıldız
Bir yeşil telaşta çırpınan ışığımız
Anlatırım nasıl nerde...
Sonra eğilir kulağına derim: Bekle
Çocukken kaçırdığım uçurtma dönsün gelsin
Hele çarpsın bu çerçi yükü şehirlere,
Hele ürksün fincancı katırları!
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Benzer Konular
|
| Konu |
Konuyu Başlatan |
Forum |
Cevap |
Son Mesaj |
|
Can Yücel
|
Theatron |
Biyografiler |
27 |
10-05-2009 19:12 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:54 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|