O, kimi hala korunan, zarif edeları ile bekleyen sokak lamlarının olduğu yerlerde yürüyüş yaparım çoğunlukla...
Özellikle akşamın ilk saatlerinde sakin bir sokakta ne de hoş görünürler...
Nedendir bu takıntım bilmem, hatırlattıkları fazla olduğundan olsa gerek; Novalis, Hölderlin, Blake, Coleridge, Goethe ve diğer Romantizm kuşağına -özellikle ürettikleri kültüre bayılırım; işte Novalis gece gezilerini çok severmiş, en nihayetinde de devamlı altından geçtiği bir sokak lambasında...
Us düşkünü eskiler doğru bir mantık ile evreni ve yaşantıyı anlayıp anlamlandırmaya çalıştılar sonra us sahibi olduğunu farzeden bir yeniyetme(3. binyıl düşüncesine hazırlık anlamında)çıkıp "şimdiye kadar filozoflar hayatı anlamaya çalıştılar, ama sorun onu değiştirmektir" diye yararsız bir uğraş başlattı...
Oysa gaye herhangi bir şeyden 'kurtuluş' ise ne anlamaya ne de değiştirmeye ihtiyacımız var; tek sorun yok etmekte ve bunu nasıl yapacağımız ile ilgili...