A S I R L I K ‘T U T K U’ S A V A Ş L A R I
Posted 23-11-2008 at 20:58 by RoNiNeX
Bazen her şeyin dışında kalmak da yeterli olmuyor… Kâhillik zırvalarını da bir kenara bıraktığımızda, geride, tüm olan bitene kendimizi kaptırışımız kalıyor… Bu dairenin dışında imkânsızı başarıp, abstre kalmış tüm canlılar nasıl da tuhaf gözükür…
Evet, bütün canlı türler arasında soyutlanmış ya da bir şekilde kendini ‘o bildik daireden’ ayrı kılabilmiş canlılar da yaşar! Tuhaf olan, bunların farkında olmamıza rağmen, bu tür canlılarla her karşılaşmanın tekrar eden yeni bir şaşırtıcı etki yapmasıdır…
Öyle ya, nasıl yaşar böyle bir varlık?
Gündelik hayatın ‘tekdüze mutluluğuna’ kapılıp gitmek varken, bir canlı neden az kullanılan patikayı seçer?
K oalaları bilir misiniz? Özenç ile hatırladığım –abstrelik söz konusu olduğunda, aslında hiç zihnimden çıkarmadığım- bir canlıdır… Okaliptüs ağaçlarının olağanüstü sevimli ve içlek canlısı; neredeyse özdeşleştiği bu ağaç üzerinde tüm zamanını geçiren bu varlık bende en nadide abstre örneğidir…
Farkındayım, yaşam boyunca arzularının tutsaklığında, ‘engellenmiş’ canlılar olarak, henüz biri nihayet bulmamışken bir diğeri onun yerini alıp, bir türlü tatminkârlık sağlayamayan, “arzular yumağı” bir türü, “asil bir türü” temsil etmek; ve bu meşgaleden soyutlanmayı kutsamak ne kadar anlamlı? Bunun da farkındayım…
Bütün bunların dışına çıkabilir misin kutsal soy? O akın akın üstüne yürüyen ‘istek’lerin çizgisinden sapabilir misin?
Ya eni sonu uçup giden şeylere tapınma? Bunun da tefrikindeyim; nasıl bir kalp, yitireceğini bildiği şeyi sonsuz kavrayabilir, duyumsayabilir? Sevebilir mi olmalıydı anlaşılır olması için?
Heyhat! Şimdi ‘bir parçayı’ daha geride bırakıp, yeni patikaya yönelme vakti…
Heeyy! Bak, geride ne bıraktın?
Modern Zaman Ritüelleri… ( III )
14.11.2004 [06.40]
Evet, bütün canlı türler arasında soyutlanmış ya da bir şekilde kendini ‘o bildik daireden’ ayrı kılabilmiş canlılar da yaşar! Tuhaf olan, bunların farkında olmamıza rağmen, bu tür canlılarla her karşılaşmanın tekrar eden yeni bir şaşırtıcı etki yapmasıdır…
Öyle ya, nasıl yaşar böyle bir varlık?
Gündelik hayatın ‘tekdüze mutluluğuna’ kapılıp gitmek varken, bir canlı neden az kullanılan patikayı seçer?
K oalaları bilir misiniz? Özenç ile hatırladığım –abstrelik söz konusu olduğunda, aslında hiç zihnimden çıkarmadığım- bir canlıdır… Okaliptüs ağaçlarının olağanüstü sevimli ve içlek canlısı; neredeyse özdeşleştiği bu ağaç üzerinde tüm zamanını geçiren bu varlık bende en nadide abstre örneğidir…
Farkındayım, yaşam boyunca arzularının tutsaklığında, ‘engellenmiş’ canlılar olarak, henüz biri nihayet bulmamışken bir diğeri onun yerini alıp, bir türlü tatminkârlık sağlayamayan, “arzular yumağı” bir türü, “asil bir türü” temsil etmek; ve bu meşgaleden soyutlanmayı kutsamak ne kadar anlamlı? Bunun da farkındayım…
Bütün bunların dışına çıkabilir misin kutsal soy? O akın akın üstüne yürüyen ‘istek’lerin çizgisinden sapabilir misin?
Ya eni sonu uçup giden şeylere tapınma? Bunun da tefrikindeyim; nasıl bir kalp, yitireceğini bildiği şeyi sonsuz kavrayabilir, duyumsayabilir? Sevebilir mi olmalıydı anlaşılır olması için?
Heyhat! Şimdi ‘bir parçayı’ daha geride bırakıp, yeni patikaya yönelme vakti…
Heeyy! Bak, geride ne bıraktın?
Modern Zaman Ritüelleri… ( III )
14.11.2004 [06.40]
Toplam Yorumlar 0















